{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 22/02/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>İHTİYATİ HACİZ İSTEYENİN (ALACAKLI) İDDİALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz eden vekili, Borçlu ... ile eklerinde sundukları e-faturalar ve sevk irsaliyelerine ilişkin ticari alışveriş yaptıkları, Ancak sundukları faturaların şimdiye kadar ödenmediği, Borçlu şirketin Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş  sayılı dosyasıyla ... Tekstil şirketine olan ve aşağıda tarih ve miktarları yazılı bulunan çekleri ödenmediği ve çeklerin karşılıksız kaldığı, anılan dosyayla ihtiyati haciz kararı verildiği, Alınan ihtiyati haciz kararının Denizli İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasından işleme konulduğu ve 31.10.2023 tarihinde yapılan haciz işlemine dair haciz tutanağından ve ekli fotoğraflardan anlaşılmak üzere borçlu şirketin fabrika binasında bulunan mallarını kaçırdığı, fabrika binasında haczi kabul mal varlığı olmadığı,  borçlu şirketten alacağı bulunan farklı alacaklıların da ihtiyati haciz başvurusu yaptığı  ve borçlu aleyhine icra takip dosyaları açılmaya başlandığı, alacağın tahsili için borçlu tarafın taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz  konulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin  borçludan alınarak taraflarına ödenmesine  karar  verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  \"... Alacaklı vekili, taraflar arasında süregelen ticari mal alım-satım sözleşmesinden kaynaklanan ve vadesi geldiği halde ödenmeyen, herhangi bir rehinle temin edilmeyen para alacağının tahsili bakımından faturaya dayalı alacak miktarı kadar borçlu tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebiyle eldeki davayı açmıştır. İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince dilekçe ekinde sunulan cari hesap dökümü incelendiğinde; döviz(USD) cinsinden alacağın 01/01/2023-17/10/2023 tarihleri arasındaki döneme, Türk Lirası(TL) cinsinden alacağın ise 27/04/2023-19/10/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ticari alım-satım sözleşmesine ilişkin olarak düzenlenen e-irsaliyeler ve e-faturalar incelendiğinde, 26/04/2023-19/10/2023 tarihleri arasındaki dönemde gerçekleştiği iddia olunan tekstil ürün alışverişine ilişkin olarak düzenlendiği, satışa konu ürünlerin alıcı tarafa teslim edildiğini kanıtlayacak şekilde \"teslim alan\" olarak herhangi bir isim ve imzanın irsaliyelerde yer almadığı, yani satışa konu ürünlerin alıcıya teslim olunduğunun usulünce kanıtlanamadığı görülmüştür. 24 Nisan 2023 tarihli e-mail yazışmasında alacaklı tarafından borçluya gönderilen \"Merhaba, çekler vadesinde USD'ye dönüleceği için avans hesabına kaydedilmiştir.\" şeklindeki iletiye borçlu tarafın \"Teşekkürler, mutabıkız.\" şeklindeki cevabının, alacaklı tarafa daha öncesinde teslim olunan çeklerin avans hesabına alınması teklifine onay verme anlamında olduğu, bunun, cari hesap dökümünde yer alan TL ve döviz(USD) cinsinden borç bakiyesine onay verilmesi olarak yorumlanamayacağı, borçlu tarafça kaşelenip imzalanan ve borç miktarını içeren 08/04/2022 düzenlenme tarihli belgenin ise, borçlunun 31/12/2022 tarihi itibari ile alacak borç durumunu gösterir belge olduğu, ihtiyati hacze konu alacağın ise 2023 yılı Nisan ayı ve sonrasındaki dönemde gerçekleşen alışverişe ilişkin olduğu, bu durumda 08/04/2022 düzenlenme tarihli belgenin, iddia olunan alacağın varlığını delil teşkil etmeyeceği, yukarıda irdelenen deliller dışında BA(Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim)- BS( Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim), vergi kaydı gibi birtakım yan delillerle iddianın kuvvetlendirilmediği, sadece e-fatura ve e-irsaliyelerin birer sureti ile alacak tarafından oluşturulan ve yine başkaca yan delillerle(mutabakat mektubu vb.) desteklenmeyen cari hesap dökümünün sunulmasıyla yetinilmiştir. Buna göre; alacak iddiasının dayanağı olan faturaya/faturalara konu mal(lar)ın/hizmetin teslimine ilişkin aranan ölçüde ispat sağlanamadığı gözetilerek, İİK'nın 257. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun eldeki davada alacaklı tarafça yerine getirilememiş olduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir malın tesliminden ve bir hizmetin verilmesinden sonra 7 gün içinde düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, bu kapsamda gerek alacaklı müvekkili şirketin gerekse borçlu şirketin e-fatura ve e-irsaliye sistemine kayıtlı olduğundan ve tüm fatura ve irsaliyelerini e-fatura ve e-irsaliye olarak düzenlediklerini, UETS sistemi üzerinden fatura ve irsaliyelerin borçlu şirkete gönderildiğini, borçlu şirketin sistem üzerinde bulunan kabul / red seçeneğinden kabul tercihinde bulunduğunu, dolayısıyla borçlu şirket tarafından gerek e-faturaların gerekse e-irsaliyelerin itiraza uğramaksızın kabul edildiğini, dolayısıyla yerel mahkeme tarafından dosyaya sunulan irsaliyelerde teslim alan adı altında imza bulunmaması nedeniyle satışa konu ürünlerin teslim edildiğinin kanıtlanamadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, TTK'nın 94. maddesinde hesap mutabakatı ile ilgili düzenlemenin bulunduğunu, buna göre, hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılacağını, saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan tarafın aldığı tarihten itibaren 1 ay içinde noter aracılığıyla taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren yazıyla itirazda bulunmamış ise bakiyeyi kabul etmiş sayıldığını, dosyaya sunulan 07/04/2023 tarihli hesap mutabakatından görüleceği üzere alacaklı müvekkili ile borçlu şirket arasında ara dönem hesap mutabakatı yapıldığını, bu mutabakat ile borçlu şirketten geçmişten gelen 1.584.760,87 TL tutarında borcu kabul ettiğini, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, faturalara konu malların borçlu şirkete teslim edildiğini, faturalandırıldığını, ancak borçlu şirketin borcunu ödemediğini, sunulan muavin hesabından ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyerek kabul edilen e-irsaliye ve e-faturalardan kaynaklı olarak 24.836,90 USD (702.360,21 TL) ve 5.150.322,34 TL olmak üzere TL bazında toplam 5.852.682,55 TL alacaklı olduğunu, borçlu şirketin müvekkili şirketine Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasında görüleceği üzere çekleri verdiğini, ancak toplam 5.500.000,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığını ve ödenmediğini, Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararının Denizli İcra Dairesinin .... Esas sayılı takip dosyasından işleme konulduğunu, 31/10/2023 tarihinde borçlu şirketin fabrika binasında yapılan haciz tutanak ve ekli fotoğraflardan bütün mallarını kaçırdığı, fabrika binasında haczi kabul mal olmadığı, ihtiyati haciz öncesi TAKBİS sisteminden yapılan sorgulamada mal varlığının bulunmasına rağmen ilgili takip dosyasından sonra tüm taşınmaz mal varlıklarının satış gösterilerek kaçırıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin alacağının toplamının müvekkili firma için ciddi risk oluşturduğunu, alacağın tahsil edilememesinin müvekkilini, müvekkilinin iş yaptığı firmaları, aynı zamanda müvekkili firmada çalışan personeli de olumsuz etkileyecek miktarda olduğunu belirterek, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, faturaya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>2004 sayılı İİK'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257 nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir. İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kuralına göre hareket edilmelidir.   <br>2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ve kesin ispat zorunlu olmayıp (Yargıtay 19. H.D'nin 2019/2300 esas 2019/5531 Karar sayılı vb. içtihatları), yaklaşık ispat için delil sunulması yeterlidir. <br>Fatura düzenleyenin imzasını taşıyan bir tür yazılı belgedir. Senet niteliğinde olup olmadığı tartışmalıdır. Çünkü bir belgenin senet olarak nitelendirilebilmesi için borç altına giren kişinin imzasının bulunması, bir borç ikrarı taşıması gereklidir. Oysa faturalarla bir başkası aleyhine borç yaratılmış olmaktadır.<br>Faturaya itiraz edilmemesi sonucu kabul edilmiş sayılan fatura içeriğinden ne anlaşılması gerektiği hususu, Yargıtay kararlarıyla belirlenmiştir. Faturaya itiraz etmeyen kişi, öncelikle faturada yer alan miktara ilişkin hususları kabul etmiş sayılmaktadır. Faturada sadece sözleşmenin ifası aşamasına dair yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususların var olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla faturaya itiraz edilmemesiyle kabul edilmiş sayılan içerik bunlarla sınırlıdır.<br>Faturaya itiraz etmeyen kişi, bu hususların dışında faturada belirtilen malı teslim aldığını, hizmetten yararlandığını ya da işin yapıldığını da kabul etmiş olmaz. Bu durumda, malın teslim edildiğini veya hizmetin görüldüğünü ispat etmek faturayı düzenleyen tacire düşmektedir. Bu konunun ispatı ise sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura, teslim makbuzu, BA-BS formlarıyla mümkündür. Dosya kapsamında sunulan fatura ve sevk irsaliyelerinde malın teslim edildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt ve imza bulunmadığından mahkemece dayanak faturalar uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Ancak, ihtiyati haciz talep dilekçesi ekinde sunulan ve ihtiyati hacze dayanak yapılan 31/12/2022 tarihi itibariyle alacaklının karşı taraftan 1.584.760,87 TL alacağı bulunduğuna ilişkin mutabakat yazısına cevaben borçlu tarafından verilen 24/04/2023 tarihli e-ileti ile mutabık olunduğu yönünde cevap verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla alacaklının mutabakata konu miktar kadar alacaklı olduğu hususunda yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirmiştir. (Yargıtay 19. H.D'nin 2015/685 Esas 2015/13030 Karar ve 2017/101 Esas 2017/3502 Karar sayılı kararları doğrultusunda). Mahkemece mutabakata konu alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi ve muaccel olması nedeniyle 1.584.760,87 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. <br>Sonuç olarak, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İhtiyati  haciz talep eden  vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2023 tarih ve ... D. İş Esas, .... D. İş Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Talep edenin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE<br>1.584.760,87  TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilememiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK. 257. maddesine uygun olmakla, borçlu ...'nin menkul ve gayri menkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek kadarının İHTİYATİ HACZİNE,<br>b-İhtiyati haciz talebinin %20'ine tekabül eden 316.952,17 TL nakti teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde İcra Müdürlüğünce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine,\t<br>c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 704,50 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,90 TL harcın karşı taraf borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>c-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan 184,00 TL yargılama giderinin karşı taraf borçludan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,<br>d-İhtiyati haciz talep eden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.700,00 TL vekalet ücretinin karşı taraf borçludan alınarak ihtiyati haciz talep eden alacaklıya verilmesine, <br>e-6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden;<br>a-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın istek halinde ihtiyati haciz talep eden alacaklıya İADESİNE, <br>b-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf başvuru harcı, 242,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 980,00 TL istinaf yargılama giderinin  karşı taraf borçludan alınarak ihtiyati haciz talep eden alacaklıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından ihtiyati haciz talep eden alacaklı lehine istinaf vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA,<br>d-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,<br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.22/02/2024      <br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e841b97a76a4831e","SID":"bc76d49412e117c9"}}