{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2020<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/01/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 12/08/2016 tarihinde müşteri taşıt tanıma sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme şartlarına uyulmaması neticesinde oluşan fesih  davalı/ borçlu aleyhine Antalya 14 İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, davalı tarafın yetkiye ve borca itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalının yetkiye itirazlarının  haksız ve yersiz olduğunu, takip sözleşme de de belirlendiği gibi yetkili yer icra dairesinin Antalya İcra Dairesinde açıldığını, davalının haksız yetki itirazının reddi ile takibin yetkili icra dairesi olan Antalya 14 İcra Dairesinden devamına, davalının borcun tamamına ve faize ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine  en az % 20 icra inkar/kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili,  icra dairesine yapılan borca itirazda da belirttikleri üzere icra takibi yetkili icra dairesinde açıldığını,  davalının ile .... bayisi olan davacı ile arasında  taşıt tanıma sözleşmesi imzaladıklarını, bayi tarafından müşteriye fatura edilecek akaryakıt üzerinden iskonto uygulanacağının tahhüt edildiğini, davalı tarafından sözleşme gereğince düzenli olarak akaryakıt satın alınmışsa da davalı tarafından sözleşme maddesi gereği taahhüt edilen iskontonun uygulanmaması üzerine iskonto bedelinin fatura edilerek gönderildiğini, bu faturaya haksız ve yersiz olarak  itiraz edildiğini, davalı taraflar arasın ki sözleşmeye güvenilerek sözleşmenin 2. Maddesi kapsamında tesis edilen TSS Cihaz bedeli için  de ödeme yapıldığını, bu bedelden de sözleşmeye aykırı davrandığını davacının sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini, davalı müvekkili şirketin adresi İzmir olduğundan yetkili icra dairelerinin İzmir İcra Daireleri olduğunu, davacı aleyhine  İzmir 16. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davacının yetki itirazında bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...  taraflar arasında 12/08/2016 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 5.3.11 maddesi ile davalı tarafından aylık 20m3 akaryakıt alınacağı yönünde taahhüt bulunulduğu, buna karşılık olarak sözleşmenin 5.2 maddesi ile davacı bayinin müşteriye fatura edilecek akaryakıt bedeli üzerinden KDV hariç toplam %6 oranında fatura üzerinden iskonto yapacağının hüküm altına alındığı görülmektedir. Davacı taraf sözleşme uyarınca taahhüt edilen aylık yakıt miktarı tamamlanmadığından sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği görülmektedir. Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafından taahhüt edilen iskontonun yapılmadığı, bu nedenle feshin haksız olduğu ileri sürülmüş ise de bilirkişi aracılığı ile incelenen taraf defterleri ve faturalar nazara alındığında davacı tarafça sözleşmede taahhüt edilen iskontonun uygulandığı buna rağmen davalı tarafından taahhüt edilen aylık 20 m3'lük yakıt alımının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.  Buna göre taraflar arasındaki imzalanan 12/07/2016 tarihli sözleşmenin 5.3.10 maddesi uyarınca yakıt alımı yönünden şartlar yerine getirilmediğinden davacının sözleşmeyi tek taraflı ve haklı sebeple fesih hakkının doğduğu, davacı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı, bu nedenle sözleşme ile belirlenen  ve bilirkişi raporu ile de hesaplanan cezai şart bedeli olan 12.000,00 USD + KDV olmak üzere toplam 14.160,00 USD cezai şartı talep etmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığını, itirazlarının değerlendirilmeden, gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan davacı tarafından sunulan sözleşmenin hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sözleşmenin 5.2 maddesine aykırı davranarak iskonto uygulamadığını, sözleşmenin tek bir nüsha olarak düzenlendiğini, davacıya imzalı olarak gönderilen sözleşme örneğinin müvekkilinin onayı alınmadan sözleşme süresi ve metre küp sınırlamasına ilişkin kısmın davacı tarafından sonradan doldurulduğunu, bu nedenle sözleşmenin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin yüksek bir tazminat ödemesine sebep olan bu şartın dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, alacağın likit alacak olmadığını, mahkemece davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan 12/08/2016 tarihli müşteri taşıt tanıma sözleşmesi nedeniyle davalının akaryakıt almaması iddiası ile davacı tarafça sözleşmenin feshedilerek sözleşmenin 5.3.10. maddesi uyarınca belirlenen cezai şart ve KDV ile damga vergisi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>1-HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 11. maddesinde, Antalya mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırılmasına, tarafların tacir olması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olmasına, dolayısıyla Antalya mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun anlaşılmasına, sözleşmenin her sayfasının davalı tarafından imzalanmasına, davalı tarafından sözleşme süresi ve metre küp sınırlamasına ilişkin kısmın davacı tarafından sonradan doldurulduğuna ilişkin herhangi bir yazılı delilin sunulmamasına, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında, davacının 31/08/2016- 30/09/2017 tarihleri arasında davalıya düzenlediği faturalarda iskonto uyguladığı, davalının 2017 Eylül ayından itibaren taahhüt ettiği aylık 20 m³ akaryakıt tüketimini yapmadığı, sözleşmenin 5.3.11. maddesi uyarınca, müşterinin taahhüt ettiği tüketimi yapmaması durumunda, bayinin iskonto uygulamayabileceğinin düzenlenmiş olmasına, davacının sözleşmede belirtilen şekilde e-posta ile fesih iradesini davalıya bildirmesine, davacının sözleşmedeki asgari akaryakıt alım taahhüdüne uyulmadığından dolayı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin anlaşılmasına, sözleşmede düzenlenen cezai şartın ifaya ekli nitelikte olmasına, davalının 24 aracının sisteme dahil edildiği ve sözleşmenin 5.3.10. maddesine göre araç başına 500-USD olmak üzere toplam 12.000-USD cezai şart talebi ve 18,48.-TL sözleşme damga vergisi talebinin de yerinde olmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 11.400,82.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin anlaşılmasına, kararın aşağıda belirtilen bent haricinde yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2-Davacının cezai şart alacağı için KDV talebine ilişkin yapılan değerlendirmede;<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde ticari, sınaî, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler ile bu maddenin 3 üncü bendinde sayılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, işlemin katma değer vergisine tabi olabilmesi için bir teslim veya hizmetin bulunması ve söz konusu teslim veya hizmetin katma değer vergisinin konusuna giren işlemlerden olması gerekmektedir. Konuya ilişkin açıklamaların yer aldığı 60 No.lu KDV Sirkülerinin \"1.2. Tazminatlar\" başlıklı bölümünde, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemelerin prensip olarak KDV'nin konusuna girmediği, bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemelerin, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, KDV’ye tabi tutulmayacağı belirtilmiştir. Nitekim Yüksek Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere cezai şart miktarı hesaplanırken KDV’nin cezai şart bedeline dahil edilmesi mümkün değildir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın aşağıdaki özelgelerinde de bu durum belirtilmiştir:<br>“Cezai şart olarak alınan tazminatlar, bir teslimin veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, bu ödemeler KDV ye tabi olmayacaktır.” (GİB.in 05/09/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1476 sayılı Özelgesi)<br>“Bir mal teslimi veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan dolayısıyla malın süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sadece sözleşme şartlarına uyulmaması sonucu ortaya çıkan tazminatlar katma değer vergisinin konusuna girmediğinden, tazminat tutarı üzerinden katma değer vergisi hesaplanması söz konusu olmayacaktır.” (GİB.in 23/02/2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-240 sayılı özelgesi)<br>“Sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle kesilen ceza bedelleri herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV nin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, ticari imtiyaz sözleşme hükümlerine istinaden tahsil ettiğiniz ancak bir teslim veya hizmetin karşılığı olmayan ceza ve tazminat bedelleri üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.” (GİB’in 13/07/2011 tarihli ve B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-315 sayılı özelgesi)<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu, yerleşik Yargıtay içtihadları ve Gelir İdaresi Başkanlı’ğının görüşleri doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklı cezai şart bedeli, bir hizmet veya mal karşılığı olmadığı, her ne kadar davalının araçlarına takılan cihazlar olsa da sözleşmenin 10. Maddesinde göre sözleşmenin feshi halinde cihazların iadesi şartının düzenlendiği anlaşıldığından bu alacak kalemi için KDV talep edilmeyeceği kanaatine varılmakla davacının cezai şart alacağına yönelik KDV talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2020 tarih ve ... Esas, ....Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>Davalının Antalya 14. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; 12.000,00.-USD cezai şart alacağı ve 18,48.-TL sözleşme damga vergisi alacağı  üzerinden DEVAMINA, USD cinsinden olan alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca belirlenen faiz oranının, TL cinsinden olan alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %7 ve değişen oranda faiz oranının UYGULANMASINA,<br>57.004,08.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden 11.400,82.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>b-Alınması gerekli 3.893,95.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 811,25.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.082,70.-TL harcın davalıdan TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA,<br>Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2021 tarih ve .... Esas - ....Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafından yatırılan 811,25.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 205,10 TL posta, talimat ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.046,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 886,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e-Davalı tarafından yapılan 17,40 TL tebligat giderinin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan 2,70 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>f-Davacı vekille temsil olunduğundan istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,<br>g-Davalı vekille temsil olunduğundan istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.257,41.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,<br>h-Karar kesinleştiğinde bakiye gider gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, <br>ı-Karar kesinleştiğinde 14. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasının ilgili merciye iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden;<br>a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.149,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde  davalıya İADESİNE,<br>b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 48,50 TL posta masrafı, 11,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 221,60 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,<br>4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.26/01/2024      <br><br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"319e006c608a28bd","SID":"5f7dc744277be3c1"}}