{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/429 <br>KARAR NO: 2024/473 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2022<br>ESAS NO: 2022/249 <br>KARAR NO: 2022/756<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2022 tarih ve 2022/249 E - 2022/756  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun, davacıya olan borcunu ödememesi sebebiyle 12/03/2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız İcra takibi başlatıldığını, söz konusu takip ile 25.251,03-TL asıl alacak, 567,80- TL faiz olmak üzere toplamda 25.818,83-TL (takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti hariç olmak üzere) alacağının tahsilinin talep edildiğini, davalının 08/04/2021 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiğini, takibin icra dairesi tarafından durdurulduğunu, yapılan bu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, söz konusu takibin 22/01/2021 tarihli faturada belirtilen hasar, hasar keşif özetinden de görüleceği üzere malzeme bedeli ve üçüncü kişilere ait muhtelif elektronik cihaz hasar bedellerine ilişkin oluğunu, davalının ödeme emrinde gösterilen borcunu ödemediğini, ödediğine dair belge sunmadığını, davalının söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, davaya ve icra takibine konu alacağın icra takibinde düzenlenen ödeme emrinde ayrıntılı olarak gösterildiğini hasar tespit raporuna göre davalı tarafından, 02/09/2020 tarihinde ...  Mahallesi, ... Sokak, ...  numara önünde, davacıya ait elektrik şebekesine zarar verildiğini, davacıya ait elektrik kablosu hasar gördüğü için yakın çevrede bulunan bina sakinlerinin bu durumdan zarar gördüklerini, davalının haksız eyleminin elektrik kesintisine ve beraberinde voltaj dalgalanmasına sebep olduğunu, bunun sonucunda elektrikli cihazları zarar gören tüketicilerin davacı şirkete hasar başvurusunda bulunduklarını, tüm hasarların davalının iş yaptığı ve davacıya zarar verdiği adreste meydana geldiğini, tüketicilerin hasarları ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğunu, davacı tarafından tüketicilerin zararlarının giderildiğini, cihazların davacı tarafından tamir edildiğini, davacı şirket tarafından olay tarihinde hasar nedeniyle keşif tutanağı düzenlendiğini, buna göre, davacının 1 kv, 3x95+50 mm2 NYY ek mufu ve üçüncü kişi tüketicilerin muhtelif elektronik cihazlarının hasar gördüğünü, bu hasarların davalı tarafından karşılanması amacıyla davacının dava şartı arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak tarafların anlaşamadıklarını belirterek davalının borca vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıdan alacağı bulunmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlattığını, davalının yasal izinleri alarak kazı işlemi gerçekleştirdiğini, işlem sırasında gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davalının faaliyetleri neticesinde çevre sakinlerinin uğramış olduğu bir zararın meydana gelmediğini, davacının bunu ispatla yükümlü olduğunu, davacının dosyaya sunduğu hasar tespit raporu ve keşif tutanağının tek taraflı olarak düzenlendiğini ve davalıyı bağlayıcı olmadığını, tek taraflı olarak herkes adına düzenlenebilen hasar tespit raporu ve keşif tutanağının davacının iddialarını ispatlamaya yeterli olmadığını, davacı şirkete tüketiciler tarafından birtakım başvurular olduğunu, söz konusu zararın ortaya çıkmasında davalının sorumluluğu olmadığını, yapılan kazı işlemi ile davacı firmaya karşı yapılan başvurulara sebep zarar arasında illiyet bağı olmadığını, somut olayda davalının bir kusuru olmadığı gibi tüketicilerin zararları arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalının yasal izinleri alarak kazı çalışması yaptığını, davacının bu esnada koruyucu önlemler almadığını, kazı çalışması esnasında elektrik, doğalgaz, su gibi altyapı şebekelerine zarar verilme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, resmi izinler alınarak yapılan kazı bölgelerinde önlem amaçlı olarak elektrik, su, doğalgaz kesintileri yapıldığını, ancak davacının elektrik kesintisi yapmadığını, ortaya çıkan bir zarar varsa bu zararın gerçekleşmesinde davacının ağır kusuru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İddia ve savunmalar, yapılan yargılama, toplanan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ve tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; takip dayanağı olan ve davacı tarafça davalıya düzenlenen 22/01/2021 tarihli 25.251,03-TL tutarlı faturanın Erciyes Vergi Dairesi ve Gevher Nesibe Vergi Dairesi'nin mahkememizin yazdığı müzekkeresine vermiş olduğu cevap yazılarından, hem davacı tarafça hem davalı tarafça vergi idaresine Bs/Ba formları ile beyan edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça fatura bedelinin ödendiğine yönelik herhangi bir belge dosyaya sunulmamış ve bu konuda bir iddia ileri sürülmemiştir. Mahkememizin bilirkişi görevlendirme ara kararında faturanın düzenlenme tarihinden takip tarihine kadar geçen dönem için faiz hesaplanması talep edilmiştir. Muhasebe uzmanı bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 06/09/2022 tarihli raporda söz konusu dönem için takip konusu fatura bedeli üzerinden 567,80-TL avans faizi hesaplanmıştır. Fatura bedeli ile faiz toplamı 25.251,03-TL*567,80-TL = 25.818,83-TL olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu rapor dosya kapsamıyla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.  Tüm bu açıklamalar ışığında; icra takip dosyası, form Bs/Ba belgeleri, davacının ticari defter ve kayıtları ve denetime ve hüküm vermeye elverişli bulunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı icra takibine davalının vaki itirazının iptaline, 25.251,03-TL asıl alacak, 567,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.818,83-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına, 25.251,03-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %16,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine  karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini de talep etmiştir.  İİK'nun 67/1. maddesine göre \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacağın faturaya dayalı olduğu, ticari defter ve kayıtlardan tespitinin mümkün olduğu, bu nedenle alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen  25.818,83-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekmiştir. Davanın KABULÜ ile, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı icra takibine davalının vaki iTİRAZININ İPTALİNE, 25.251,03-TL asıl alacak, 567,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.818,83-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA,  25.251,03-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar %16,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,  İtirazın iptaline karar verilen 25.818,83-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı  davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ...  A.Ş. tarafından müvekkil şirket aleyhine 12/03/2021 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, mesnetsiz olarak başlatılan bu takibe karşı müvekkil şirketçe itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptali amacıyla mahkemeniz nezdinde işbu dava açıldığını, uyuşmazlığa konu itirazın yapıldığı icra dosyasında müvekkil şirket vekille temsil edildiğini, ancak mahkeme nezdinde açılan işbu davaya ilişkin dava dilekçesi vekile tebliğ edilmediğini, işbu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu,  Yargıtay kararları da bu hususa değindiğini, ancak buna rağmen yerel mahkeme dava dilekçesinin usulsüz şekilde tebliğ edildiğine dair itirazlarımızın reddine karar verdiğini, söz konusu karar açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket vekili tarafından 02/09/2020 tarihinde ...  Mah. ...  Sokak ... numara önünde davacı şirkete ait elektrik şebekesine zarar verildiği, elektrik kablosunun  hasar görmesi nedeniyle yakın çevrede bulunan bina sakinlerinin zarar görerek bir takım elektronik cihazlarının etkilendiği ifade edildiğini, bu zararların ortaya çıkmasına müvekkil şirketin olay mahallinde yapmış olduğu işlemler gerekçe gösterildiğini, ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bahse konu zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, dolayısıyla bu zarar bedelleri üzerinden müvekkil şirket aleyhin haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket gerekli yasal izinleri alarak Beyazşehir mahallesinde kazı işlemi gerçekleştirdiğini, bu işlem sırasında müvekkil şirket tarafından gerekli tüm güvenlik önlemleri alındığını, davacı vekilinin iddia ettiği gibi müvekkil şirketin faaliyetleri neticesinde çevre sakinlerinin uğramış olduğu bir zarar meydana gelmediğini, davacı bu iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, ancak davacı tarafından dosya kapsamında müvekkilin sorumlu olduğunu kanıtlar somut deliller ortaya konamadığını, her ne kadar davacı tarafından müvekkilin vermiş olduğunu zarara ilişkin olduğu iddiası ile hasar tespit raporu ve keşif tutanağı sunulmuşsa da; bu rapor ve tutanak tek taraflı olarak düzenlendiğini ve müvekkil şirketi bağlayıcı olmadığını, kaldı ki tek taraflı olarak, herkes adına düzenlenebilen hasar tespit raporu ve keşif tutanağı davacının iddialarını kanıtlayacak niteliğe haiz olmadığını, davacı şirketin müvekkile karşı ileri sürdüğü alacağının temelini haksız fiil sorumluluğu oluşturduğunu, haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, somut olayda müvekkil şirketin bir kusuru olmadığı gibi tüketicilerin yaşamış olduğu zararla müvekkil şirketin olay tarihinde yapmış olduğu faaliyet arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilin faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan bir zarar olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; şayet ortaya çıkan bir zarar varsa bu zararın gerçekleşmesinde davacı şirketin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, kusur sorumluluğunda illiyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuruyla kesileceğini, istinaf başvurusunun kabulü ile kanuna ve hukuka aykırı olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/249 Esas ve 2022/756 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının ispat edilen alacağı nedeniyle davanın kabulüne ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2022 tarih ve 2022/249 E - 2022/756  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 1.763,68 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 440,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.322,76 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"617978dcb4303353","SID":"511611d80155919d"}}