{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/893 <br>KARAR NO\t\t: 2024/141<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.01.2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/871 E. - 2021/10 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 23.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.01.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2021 tarih 2017/871 E. - 2021/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 21/03/2017 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı  olan dava  dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki  ... plakalı araç ile  dava dışı  sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, kaza sebebiyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili 25.12.2019 tarihli değer arttırım dilekçesi ile, 250,00 TL'lik talebini 12.500,00 TL'ye çıkarmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacı tarafın dava tarihi öncesinde davalı şirkete husumet yöneltilebileceğini tespit edebilecekken iş bu davayı açmış olmasının kusurunun bulunması ve kötü niyetli olarak hareket etmesi davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken HMK 124/4 gereğince taraf değişikliği talebinin kabul edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,  kusurun tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/63 D.İş sayılı dosyasında tespit edilen hasara itiraz ettiklerini, müvekkili şirkete gereken evraklarla usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden ve davada 02/01/2019 tarihi itibariyle tebliğ edildiğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 21/03/2017 tarihinde davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı  olan dava  dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki  ... plakalı araç ile  dava dışı  sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, kaza sebebiyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin davalı ... şirketinden tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının aracının hasarlandığı, hasarın kapsamı itibariyle değerlendirme yapıldığında pert-total işlemine tabii tutulması gerektiği, aracın piyasa değerinin 17.500-TL olduğu, hasarlı sovtaj değerinin 5.000-TL olduğu, hasarlı araç sigortalıda kaldığından bakiye hasar bedelinin 12.500-TL olduğu, zararın tazmininden 2918 sayılı yasanın 91. md göre  davalı ... şirketi faizi ile birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, 12.500-TL hasar bedelinin 03/08/2017 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı tarafın taraf değişikliği talebinin mahkemece kabul edilmesi, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirkete başvuru yapılmaksızın işbu dava ikame edilmiş olup, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerekirken; yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, gerek istinaf dilekçesine konu dosyada, gerekse İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 207/63 d.iş dosyasında aleyhe hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmamakla birlikte gerekçe ve ayrıntıdan da yoksun olduğunu, yerel mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davacı tarafça müvekkil şirkete hurda tescil belgesi ibraz edilmeden hasara uğrayan araca pert-total işleminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki yetkili ve özel servislerin kimler olduğu bu hususta nasıl bir çalışma ve araştırma süreci yürütüldüğünün açıklanmadığını, araç rayiç bedelinin denetime elverişli şekilde tespit edilmediğini, %100 kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, gerekçeli kararda faiz başlangıç tarihinin davanın ikame tarihi olarak belirlenmişse de, müvekkil şirketin faizden sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi taraf değişikliği yapıldıktan sonra davanın davalı şirkete tebliğ tarihi olması gerektiğini, yerel mahkemenin kararının eksik olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, 21.03.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle karşı araç zorunlu mali mesuliyet sigortacısından hasar bedeline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavanın ilk olarak dava dilekçesi ile ... aleyhine açıldığı, daha sonra davacı tarafça HMK 124/4.maddesi kapsamında sunulan talebine nazaran Mahkemece davacı vekilinin talebi yerinde görülerek davalı sigortanın ... olarak kabulü ile aleyhine hüküm kurulduğu, HMK'nun 124/4.maddesinde düzenlenen tarafta iradi değişiklik başlıklı düzenlemede \"Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, Hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir...\" şeklinde düzenlenmiş olup, meydana gelen kazadan sonra kazaya karışan araç sürücüleri ... ve ... tarafından tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ... tarafından doldurulan tutanak kısmında sigorta şirketinin unvanının \"...\" olarak gösterildiği ve davacının yanılgısının bu nedenle kabul edilebilir olduğu yönündeki Mahkeme kabulü yerindedir. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni isabetli görülmemiştir.<br>\t26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 5. maddesiyle değişik 2918 sayılı Kanunun 97. maddesi ile zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir.  HMK'nın 114. maddesinde dava şartları gösterilmiş, 115/2. maddesindeki “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindeki düzenleme gereğince,  eksik  olan  bir  dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. HMK'nın 114. maddesinde gösterilen dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu\" belirtilmiştir. Yargıtay 4. ve 17.Hukuk dairelerinin yerleşik uygulamalarında   KTK'nın 97. maddesinde düzenlenen , dava şartının tamamlanabilir dava şartı olduğu, kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkemeye tüm belgelerin sunulduğu ve rapor alınarak karar verildiği anlaşılmakla, dava şartı eksikliğinin bulunmadığının kabulü ile, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>\tYerel Mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/63 D.İş sayılı dosyasının getirtildiği, dosyanın uzman bilirkişilerden oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdii edildiği, alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporunda, kazanın oluşumunda davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84 maddesinin \"j\" bendindeki manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hükmünün ihlali niteliğinde olduğundan dolayı kazanın oluşumunda % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yana ait ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal eden herhangi bir davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı 1997 model ... araçta yenisi ile değişen hasarlı parça fiyatları, parçaların onarım ve tamirattaki işçilik bedelleri 2017 yılı yedek parça ve işçilik fiyatlarının piyasa rayiçlerine göre tespit sonucunda yedek parça ve işçilikler toplamı 25.948-TL (KDV dahil) olduğu, pert-total değeri hesaplamasına göre aracın toplam hasar tutarı ve pert total değeri karşılaştırıldığında aracın toplam hasar bedelinin pert-total değerinden çok yüksek olduğundan aracın tamiri gayri iktisadi olduğundan aracın perte ayrılmasının uygun olduğu, buna göre aracın 2. El piyasa rayiç değerinin 17.500-TL olduğu, aracın sovtaj değerinin 5.000-TL olduğu, araca pert-total işlemi uygulandığında davacı yanın zararının 17.500-5.000 = 12.500-TL kabul edileceği, dosyaya Sigorta Gözetim Merkezi'nden gelen cevap ve davalı ... şirketi tarafından örneği gönderilmekle kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketine 26/10/2016-2017 tarihleri arasında geçerli ve ... sayılı poliçe ile ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu, kazanın 21/03/2017 tarihinde sigorta teminat süresi içinde meydana geldiği, davacı yanca davadan önce İzmir 7 SHM 2017/63 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığı ancak dosyanın incelenmesinde tespit talebinde davalı ... şirketine tebligatın yapılmadığı, taraf değişikliğinin kabulünden sonra 08/10/2018 tarihinde davalı ... şirketine müracaat edildiği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı ... Şirketi'nin kazanın oluşumunda  sigortalı aracı kullanan dava dışı sürücünün tamamen kusurlu olmasına ve teminat limitinin 33.000-TL olduğu dikkate alınarak 12.500-TL zararın giderilmesinden sorumlu bulunduğu değerlendirilmiş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br>\tAncak davalı vekilinin faiz başlangıç tarihinin taraf değişikliği yapıldıktan sonra davanın davalı şirkete tebliğ tarihi olması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin incelenmesinde; davalı ... şirketine davadan önce herhangi bir müracaatın bulunmayıp, kaza tespit tutanağındaki davalı araç sürücüsünün yanlış beyanının taraf değişikliği yönünden HMK 124/4.maddesi kapsamında haklı bulunması karşısında davalı ... Şirketi'ne davanın tebliğine ilişkin tebligatın 02.01.2019 tarihinde yapılmış olmasına nazaran davalı ... şirketinin temerrüdünün (8) iş günü sonrası gerçekleştiği düşünülmekle, davalı aleyhine hükmedilen faiz başlangıç tarihinin 15.01.2019 tarihi olarak hükmedilmesi gerekir iken dava tarihi olarak hükmedilmesi yerinde değildir. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda faiz başlangıç tarihi haricinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.01.2021 tarih 2017/871 Esas 2021/10 sayılı kararının  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile, dava konusu 12.500,00 TL hasar bedeline yönelik maddi tazminatın 15.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 853,87 TL'den peşin alınan 31,40 TL ve ıslah ile alınan 209,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 613,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 12.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı tarafından yapılan ilk masraf 67,40-TL, ıslah harcı 209,20-TL, 16 davetiye gideri 172-TL, 5 müzekkere gideri 50,80-TL, bilirkişi ücreti 1.440-TL, değişik iş tespit gideri 950-TL toplamı 2.889,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalının ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46a41de7ab1773ec","SID":"743f2e7ae47e46ce"}}