{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1251 <br>KARAR NO: 2024/252<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/02/2021<br>NUMARASI: 2018/104 ESAS 2021/112 KARAR<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emri müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden müvekkilinin takipden haberdar olmadığını,takibin kesinleştiğini, müvekkilinin hesaplarına konulan haciz ve blokeler nedeniyle başkaca bir işlem yapma fırsatı bulamadan söz konusu bedeli icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, takibe konu faturaların müvekkilince kabul edilmediğini, bazı bilgisayar yazılım programlarının alımı konusunda davalı ile sözlü olarak anlaşıldığını, davalının ... ve ... no'lu faturalarına konu ürünler nedeniyle davalıya 42.795-USD ödeme yapıldığını, bu iki faturanın kalan bedelinin müvekkili çalışanlarına davalı tarafça eğitim verilmesinden sonra yapılacağının kararlaştırıldığını,eğitimin yarıda bırakıldığını, diğer programlar ile entegrasyonun sağlanmadığını, ayrıca kurulan programların Türkçe karakterlere uygun olmaması nedeniyle kullanılamadığını, bu nedenle faturaların davalıya iade edildiğini, davalının bu iki fatura nedeniyle bakiye alacağının kalmadığını, davalının ... no'lu faturasına konu program konusunda ise müvekkilinin bir siparişi, teklifi ya da kabulünün bulunmadığını, bu nedenle bu faturanın da davalıya iade edildiğini, davalı tarafın kestiği faturalarının sadece ürün bedeli olmayıp, satış sonrası hizmet bedeli ve kurulum sürecindeki yapılan harcamalar dahil meblağlar olduğunu, ancak davalının satış sonrası bir hizmet sunmadığını, ayrıca davalı taraf ile yapılan görüşmelerde kurun sabitlendiğini, bu nedenle ödemenin fatura tarihindeki kur üzerinden talep edilmesi gerektiğini belirterek, davalının başlattığı icra takibi nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 171.548,52-TL'nin ödeme tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın 10.02.2015, 09.04.2015 ve 31.07.2015 tarihli sipariş formlarına istinaden takip konusu faturaların düzenlendiğini, sipariş formlarının davacı tarafça imzalanması nedeniyle geçerli bir sözleşme niteliğinde olduğunu, müvekkilince düzenlenen faturaların davalı tarafça müvekkiline iade edildiğini, davacının eğitimlerin eksik verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,eğitimlerin tam olarak verilerek eğitim sertifikalarının kargo ile gönderildiğini, müvekkilince verilen eğitimler neticesinde ilgili programların halen davacı tarafça kullanıldığını, takip konusu ... no'lu faturanın 31.07.2015 tarihli sipariş formuna istinaden düzenlendiğini, bu sipariş formunda belirtilen program bir yıllık güncelleme ve bakım karşılığında 30.517,44-USD bedel üzerinden anlaşıldığını, ilgili sipariş formunun davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını, ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddialarını ispat edemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; takip konusu yapılan faturalara dayalı hizmetin davacıya teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilmesi nedeni ile davacının fatura konusu hizmetlere yönelik ifanın ayıplı ve eksik bulunduğuna yönelen istirdat isteminin yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkilince yazılım programları alınması konusunda davalı firmaya avans ödemesi yapıldığını, kalan ödemenin de üzerinde uzlaşı sağlanan yazılım programların kurulumunun yapılması ve diğer programlar ile entegrasyonunun sağlanması sonrasında yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının gerekli eğitimleri vermediği gibi dava konusu programın implematasyonunu tamamlamayarak kullanılır hale getirmediğini, davalının kurulumdan yaklaşık iki yıl sonra eksik ifa etmiş olduğu hizmeti tamamlamış gibi faturalandırdığını, müvekkilince faturalara itiraz edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu programların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, yine dava konusu yazılım programının müvekkili tarafından kullanılmadığının, son kullanım tarihinin 16.05.2016 olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının sözleşme bedelini istemesinin mümkün olmadığını, mahkemece hükme esas alınan 17.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda, ... nolu faturaya konu EPDM yazılım programı ile ilgili olarak implematasyona ait gerekli eğitim ve dokümanların davacıya temin edildiğinin tespit edildiğini, ancak implematasyonun tamamlandığı konusunda bir tespit bulunmadığını, bunun davalı tarafından yerine getirilmesi gereken bir hizmet olduğunu, 13.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise dava konusu yazılım programının implematasyonunun tamamlanmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, dolayısıyla yazılım programının implematasyonunun tamamlanmadığının kabulü gerekirken bu hususun ispatlanamadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmediği gibi dosyaya sunulan ekran görüntüleri ile denetlenebilir bir şekilde implematasyonun tamamlanmadığı tespitleri yer alan bilirkişi raporunun dikkate alınmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yazılım programları için müvekkili tarafından davalı firmaya iki ayrı çek ile toplam 42.795-ABD Doları avans ödendiğini, avansın bir kısmından davalının ... isimli yazılım programı için kesilen ... seri no'lu fatura bedeli olan 70.800-TL'nin mahsup edildiğini, kalan kısmın ise işbu dava konusu ... ve ... no'lu faturaların konusu yazılım programlarının bedeli olarak davalının uhdesinde kaldığını, bu durumun Diyarbakır  3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/266 esas sayılı dosyasında tespit edildiğini, o davanın konusu ... isimli yazılım programının bedelinin müvekkilince ödendiğini, ancak buna rağmen davalının karşılığı ödenen faturaya dayanarak tekrar dava açtığını, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmayarak davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, davalı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takipte ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkindir.Davacı şirketin kaşe ve imzasını taşıyan 09.04.2015 ve 10.12.2015 tarihli sipariş formları ile şirket yetkilisinin imzasını taşıyan 31.07.2015 tarihli sipariş formu doğrultusunda davalı şirket tarafından davacıya 02.11.2016 tarihli ... no'lu 12.738,10-USD tutarlı, ... no'lu 37.760-USD tutarlı ve ... no'lu 30.571,44-USD tutarlı faturalar konusu yazılım programlarının satışının yapıldığı, söz konusu faturaların davacı tarafça kabul edilmeyerek yasal süresinde faturalara itiraz edildiği, bunun üzerine ... no'lu faturanın tüm bedeli ile ... no'lu fatura bakiyesi 1.943,10-USD ve ... no'lu fatura bakiyesi 5.760-USD toplamı 38.505,77-USD alacağın tahsili istemiyle davalı tarafından davacı aleyhine 21.12.2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine davacı tarafça icra tehdidi altında icra dosyasına 24.01.2017 tarihinde 135.540,31-TL ve 25.01.2017 tarihinde 36.008,21-TL olmak üzere toplam 171.548,52-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça; davalının çalışanlarına vermesi gereken eğitimin taahhüt edildiği şekilde verilmediği, bu nedenle eğitimin yarıda bırakıldığı, faturalar konusu programların diğer programlar ile entegrasyonun sağlanmadığı, ayrıca kurulan programların Türkçe karakterlere uygun olmaması nedeniyle kullanılamadığı ileri sürülerek, icra tehdidi altında ödenmiş olan fatura bedellerinin istirdadı talep edilmiştir. Davacının ticari defter kayıtları ile uyuşmazlık konusu yazılım programlarının yerinde incelenmesi sonucunda düzenlenen 17.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; uyuşmazlık konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının dava konusu olmayan 06.04.2016 tarihli 70.800-TL tutarlı faturasının kayıtlı olduğu, davacı tarafça davalıya verilen 26.06.2015 keşide tarihli 10.795-USD bedelli çek ile 29.04.2016 keşide tarihli 32.000-USD tutarlı çeklerin bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği, davalı tarafından davacı şirkete teslim edilen Solidwork Premium 2016 yazılımı ve lisansı, Solidwork EPDM yazılımı, ... yazılımının teslim edilerek kurulumlarının sağlandığı, ERP çözümü olarak sunulmuş olan Solidwork EPDM ile SOL standart versiyon kurulmuş olması gerekirken, SOL yazılımının üreticisi tarafından ücretsiz dağıtımı yapılan SOL Express versiyonunun kurulu olduğu, EPDM ve ... yazılımları arasında Türkçe karakter desteği bakımından eksiklik bulunduğu tespit edilmiştir. Aynı bilirkişi kurulunca düzenlenmiş olan 13.12.2019 tarihli ek raporda ise; ... no'lu fatura konusu olmayan EPDM yazılımlarının ... yazılımına entegrasyonu ile implementasyonun gerçekleştirilmesi gerekirken bu sürecin tamamlanmadığı, bu nedenle bu faturaya konu hizmetin ayıplı olduğu, davalının ... ve ... no'lu faturalarına konu hizmetlerin alınmış olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan 17.08.2020 tarihli farklı bilirkişi kök raporu ile 28.12.2020 tarihli ek raporda; ... no'lu fatura konusunun 1 adet SolidWorks Premium 2015 yazılımının 1 yıllık bakım ve güncellemesi, ... no'lu fatura konusunun 5 adet SolidWorks Standart 2015 yazılımının 1 yıllık güncellemesi, ... no'lu fatura konusunun ise 6 adet SolidWorks EPDM 2015 CAD Editör yazılımının 1 yıllık güncelleme ve bakımı, 7 adet SolidWorks EPDM 2015 Contributor yazılımının 1 yıllık güncelleme ve bakım ile 1 adet implematasyon olduğu, davalının siparişe konu yazılımları davalıya teslim ettiği ve gerekli eğitimleri verdiği, implematasyona ait gerekli eğitim ve dökümanların davacıya temin edildiği ve bunun dosyada bulunan onay belgeleri ile sabit olduğu, davalı taraftan temin edilen aktivasyon/log kayıtlarında ise SolidWorks PDM Professional 2017, SolidWorks Premium ve SolidWorks Standard 2016 yazılımlarının kullanıldığı ve aktif olduğu, ... yazılımında Türkçe karakter desteği bulunmadığı, ancak bundan dolayı davacının davalıya bildirimde bulunmadığı, Türkçe karakter desteği olmaması nedeniyle iş akışını etkileyeceği belirtilen yazılımın davacı tarafça halen kullanıldığının tespiti nedeniyle 13.12.2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği bildirilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, uyuşmazlık konusu her üç faturalarına konu yazılımlarının kurulumlarının sağlandığı, faturalara konu yazılımların davacı tarafça kullanıldığı, Türkçe karakter desteği olmaması nedeniyle iş akışını etkileyeceği belirtilen yazılımın davacı tarafça halen kullanıldığının tespit edildiği, EPDM yazılımlarının ... yazılımına entegrasyonu ile implementasyonuna ait gerekli eğitim ve dökümanların davacıya temin edildiği tespit edilmiş olmakla, yazılım entegrasyonunun yapılmamasının bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporları arasında bir çelişki bulunduğundan söz edilemeyeceği, yazılımların kurulumları yapılıp kullanılmasına rağmen davacı tarafça bu hususlarda ve yine personeline eksik eğitim verildiği hususunda davalıya yasal süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça sunulan uçuş kayıtlarına göre davalının fatura tarihlerinden önce olmak üzere, davalı personelinin 2015-2016 yıllarında İstanbul'dan Diyarbakır'a bir çok kez uçuş gerçekleştirdiği görülmektedir. Yine davacının keşide ettiği 28.12.2016 tarihli ihtarnamede, \"firmanız çalışanları tarafından söz konusu program yüklenmiş ise bu müvekkil şirketin bilgisi dışında yapılmıştır\" denilerek programın yüklendiği kabul edilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin, yazılım programlarının kurulumlarının gerçekleştirilmediği, eksik bırakıldığı ve personeline eksik eğitim verildiği hususlarında ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.   Davacı vekili tarafından eldeki davaya emsal gösterilen İstanbul Anadolu 8 ATM nin  2018/137 esas ,2020/188 karar sayılı 03.03.2020 tarihli dava dosyasında verilen davanın kabulüne ilişkin karar İstanbul BAM 43. HDnin 2020/1532 esas 2023/905 karar sayılı ilamı ile aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhine açılan istirdat davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve Dairece de davalı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Söz konusu dava dosyasında taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan davacının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu tesbit edilen  06.04.2016 tarihli 70.800-TL tutarlı faturanın fiyat farkı olduğu belirtilerek ,yine eldeki icra takibine konu faturalarla aynı tarihde düzenlenen fiyat farkı faturasının icra takibine konu edilip davacı tarafından  ödendiği ,bu bedelin istirdat davasına konu edildiği ,yazılımın satış bedelinin düzenlenen faturadan daha fazla olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle  istirdat davasının kabulüne karar verildiği,anılan kararın elde ki davayı etkiler yönü bulunmamaktadır.Davalının uyuşmazlık konusu faturaları davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Ancak faturalar konusu mal ve hizmetlerin davacıya teslim edildiği, davacının yasal süresinde bir ayıp ihbarının da bulunmadığı sabittir. Davacı tarafça davalıya 26.06.2015 tarihinde 10.795-USD ve 29.04.2016 tarihinde 32.000-USD tutarında çek ile ödeme yapılmıştır. Bu ödemelerin uyuşmazlık konusu üç adet fatura toplamı olan 81.069,54-USD'den düşülmesi sonucunda davalının 38.274,54-USD bakiye alacağı bulunmaktadır. İşlemiş faiz ile birlikte bakiye fatura bedelleri davalı tarafça 38.505,77-USD toplam alacak üzerinden takibe konu edilmiş olup, faturalar konusu mal ve hizmetlerin davacıya teslim edildiği, Türkçe karakter desteği ile eksik eğitim iddiasına ilişkin olarak davacı tarafça yasal süresinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı da gözetildiğinde, istirdat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ;karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin  istinaf  başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03e6eb66b9948e7b","SID":"613d69788825b087"}}