{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/755<br>KARAR NO\t: 2024/52<br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br>Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;<br>İDDİA                     ;<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin son Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dava dışı ... ve Ticaret A.Ş.'nin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin (d) bendi gereğince “aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı” gerekçesiyle münfesih sayılarak 04/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 08/08/2014 tarihli ve ... sayılı nüshası ile tescil ve ilan edildiğini ancak sicil kaydının re’sen silindiği tarihte şirketin tarafı olduğu derdest dava ve icra takiplerinin bulunduğunu, TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında; “Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.” düzenlemesine yer verildiğini, bu düzenleme gereğince şirketin ticaret sicilindeki kaydının silinme işleminin hukuka uygun olmadığını; dava açılması için TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında öngörülen ihya için 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi’nin 22/6/2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini; 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrasına aykırı olarak gerçekleştirilen hatalı terkin işlemi nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ihya ilan masraflarına, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini; dava dışı ... tarafından 19/06/2018 tarihli dava dilekçesi ile ... ve Tic. A.Ş.'nin ortağı, temsilcisi, vekili olmamasına ve bu şirket ile herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmamasına rağmen “şirkete ait İzmir İli, Urla İlçesi, ... Parsel sayılı taşınmazın satışı sureti ile ek tasfiyesinin sağlanması için ihyasına karar verilmesi” istemiyle  İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında şirketin ihyası davası açıldığını, dava dilekçesinde de “...şirket ortağı tarafından açılan işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.” şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu gibi dava dilekçesinin imza kısmında da “... San. ve Tic. A.Ş. adına Ortak-Müdür ...” şeklinde gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01/03/2019 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile “şirketin, taşınmazının tasfiyesi amacıyla sınırlı olmak üzere ihyasına” karar verildiğini ve ek tasfiye memuru olarak...’in atandığını, daha sonra aynı mahkemece 04/09/2020 tarihli ek karar ile...'in tasfiye memurluğu görevinin kaldırılarak yerine “ek tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına” karar verildiğini, ...’in bu 04/09/2020 tarihli ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin 04/12/2020 tarihli,  ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine karar verildiğini, bu karara karşı temyizyoluna gidildiğini, Yargıtay ...Hukuk Dairesi’nin 24/03/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin kararının onandığını, ... tarafından “tasfiye memurluğu görevinin kaldırıldığı” hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmediğini, yerine atanan ...’in de tasfiye memuru olarak atandığı kesinleşen 04/09/2020 tarihli ek kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne bildirilmediğini; ...’in, görevi sona ermesine rağmen, kötü niyetle gerçeğe aykırı beyanlar ile resmi kurum ve kuruluşlarda kendi lehine şirket adına iş ve eylemlerde bulunduğunu, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunduğunu, sahte belgeleri resmi kurumlara sunarak sahte belgeleri kullandığını ve şirket adına işlemler yaptığını, ...’in 04/09/2020 tarihinde tasfiye memurluğu görevinin sona ermesinden sonra  hiçbir hak ve yetkisi olmamasına rağmen, şirketi temsil etmek üzere Urla ... Noterliğinde Av. ... ve Av.... adına 07/02/2022 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnameyi çıkardığını, bu vekaletnamenin İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına sunulduğunu; ayrıca şirkete ait ...Parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydına 28/06/2022 tarihinde ... yevmiye numaralı işlem ile ... ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi lehine kira sözleşmesini şerh ettirdiğini; şirketin tarafı olduğu derdest olan dava ve icra takiplerinde şirketi temsile yetkili biri bulunmadığından şirket lehine işlemler yapılamamakta ve şirketin zarara uğramakta olduğunu, nitekim şirket aleyhinde devam eden İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... (...) sayılı dosyasında şirketin taşınmazı üzerine haciz konulduğunu ve satış istendiğini belirterek, öncelikle şirketin son yönetim kurulu başkanı ve % 97,5 ortağı olan ...'in tedbiren temsil ve yönetim kayyımı olarak atanmasına, resen terkin işleminin iptali ile  ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihyasına, tüzel kişiliğinin yeniden ticaret siciline tescil ettirilmesine, ihya kararının ilan masraflarının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP                     ;<br>Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin “Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 17/11/1986 tarihinde tescil edildiğini, en son tescil edilen kararın 06/04/2007 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir tescilin yapılmadığını, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince çıkarılan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyeleri ile Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ gereği 13/03/2014 tarihinde münfesih sayıldığını, tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu durumun 23/03/2014 tarihli 8534 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, yasal süre içinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu durumun 08/08/2014 tarihli 8627 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, ayrıca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı kararına dayalı olarak şirketin 22/08/2019 tarihinde ek tasfiyeye girdiğini, unvanının Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen resen terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine ve tebliğde belirtilen usul ve esaslara bağlı olarak gerçekleştirildiğini, şirkete ve yetkililere ihtarnamelerin gönderildiğini ancak yasal sürede müdürlüklerine herhangi bir başvurunun olmadığını, yapılan kayıt silme işleminin kanun hükmünün uygulanması olduğunu, müdürlüklerinin, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, diğer taraftan 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinin uygulandığı dönemde derdest, dava konusu şirket leyh ve aleyhine açılan icra takibi ve davanın olup olmadığı hususunun müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek, müdürlükleri aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.<br>DELİLLER              ;<br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’ndeki kayıt ve belgeler, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...  Esas sayılı dava dosyası, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... (...) sayılı takip dosyası.<br>GEREKÇE              ;<br>Dava; sicildeki kaydı 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca re’sen silinen dava dışı şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili; İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün... (...) sayılı takip dosyasının ve İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının derdest olduğunu, İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı davasının karara bağlandığını ve istinaf incelemesinde olduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ... Esas sayılı davanın karara bağlandığını ancak henüz kesinleşip kesinleşmediğini bilmediklerini, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasının derdest olduğunu, şirketin faaliyetine devam etmesi bakımından terkininin iptali ile ihyasına; şirketin % 97,5 hisse sahibi olan müvekkilinin temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “sicildeki kaydı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silinen dava dışı Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı” konusundadır.<br>İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi’nin adresinin “.../İZMİR” olduğu, şirketin 13/03/2014 tarihi itibariyle münfesih olduğu görülmüştür.<br>İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ...Pazarlama Limited Şirketi, takip borçlularının ..., ..., ... ve Ticaret A.Ş., ... ve ... Tic. A.Ş., ... Tarım Hayv. Dış ve San. A.Ş. ve... İth. İhrc. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, takipte asıl alacak ve işlemiş faizi ile toplam 35.707,12 TL’nin tahsilinin istendiği, takibin dayanağının 24/11/2008 düzenleme tarihli 30/03/2009 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli ve 24/11/2008 düzenleme tarihli 30/04/2009 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli senetler olduğu görülmüştür.<br>İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ... Üretim Pazarlama Limited Şirketi, davalılarının ..., ..., ... ve Ticaret A.Ş.,... ve ... Tic. A.Ş., ... Hayv. Dış ve San. A.Ş., dava tarihinin 06/08/2014 olduğu, bu davada davalıların İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “davanın kısmen kabulü ile davalıların İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek ve % 11,75 oranı aşılmayacak şekilde ticari avans faizi ile birlikte devamına” ilişkin 19/04/2016 tarihli kararın verildiği, bu kararın kanun yoluna gidilmeyerek 01/06/2016 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; asıl davada davacısının ... mirasçıları olan..., ..., ..., davalılarının ..., ... San. Tic. Ltd. Şti., ...ve Tic. Ltd. Şti.,...,... ve Tic. A.Ş., ... Hayv. Dış. Tic. ve San. A.Ş. Olduğu, dava tarihinin 03/12/2012 olduğu; bu dava ile birleşen İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında yine aynı kişi ve şirketlerin davacı ve davalı sıfatlarının bulunduğu, dava tarihinin 30/12/2013 olduğu, her iki davanın da borç tasfiye sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulüne; birleşen davanın da kabulüne ilişkin 07/11/2018 tarihli kararın verildiği görülmüştür.<br>İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar  sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalılarının ... Tic. Ltd. Şti., ... ve Tic. Ltd. Şti., ...,  ... ve Tic. A.Ş., ..., ...Hayv. Dış. Tic. ve San. A.Ş. olduğu, dava tarihinin 16/01/2015, karar tarihinin 27/10/2015 olduğu, davanın memur işlemini şikayet davası olduğu ve reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... (...) sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklılarının ..., ... ve ...; borçlularının ..., ... San. ve. Tic. Ltd. Şti., ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve Tic. Ltd. Şti.,..., Tasfiye Halinde ... ve Tic. A.Ş., ..., ... Hayv. Dış. Tic. ve San. A.Ş. olduğu, takipte toplam 704.682 Euro alacağın tahsilinin istendiği; takibin dayanağının Kadıköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İstanbul Anadolu ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı, İstanbul Anadolu ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı olduğu görülmüştür.<br>İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalısının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü, dava tarihinin 11/06/2018 olduğu, bu davada; “... ve Tic. A.Ş.’nin uzun zamandır gayrıfaal olduğu, sermaye artışı yapmadığı, 559 sayılı KHK uyarınca sermayesini 01/07/2015 tarihine kadar yükseltmesi gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmediği, bu nedenle ticaret sicilinden resen terkin edildiği, şirketin aktifinde İzmir ili Urla ilçesi ...parsel numarada kayıtlı 1 adet taşınmazının bulunduğu” ileri sürülerek şirketin ihyasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden 04/08/2014 tarihinde terkin edildiği ancak şirket adına kayıtlı taşınmazın bulunduğu, şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne göre yapıldığından söz edilemeyeceği” gerekçesiyle “DAVANIN KABULÜNE; İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün Merkez ... sicilinde kayıtlı ... ve Tic. A.Ş.’nin İzmir ili, Urla ilçesi, ...parsel sayılı taşınmazın satışı suretiyle ek tasfiyesinin sağlanması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak davacının atanmasına, ek tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ek tasfiyenin sağlanmasından sonra şirketin başka bir karara ihtiyaç duyulmaksızın sicilden terkin işlemlerinin ek tasfiye memurunca gerçekleştirilmesine” ilişkin 01/03/2019 tarihli kararın verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna gidilmediği, kararın 02/05/2019 tarihinde kesinleştiği; bu kararın ardından dava dışı ...’in mahkemeye verdiği 27/07/2020 tarihli dilekçesi ile “ihyasına karar verilen şirketin % 99 oranındaki payının kendisine ait olduğunu, ihya davasından haberdar olmadığını, ek tasfiye memuru olarak atanan ...’in ihya kararının sınırlarını aştığını, şirketin taşınmazının elektriğini kestirdiğini” ileri sürerek ek tasfiye memurluğu görevinin müvekkiline veya mahkemenin uygun göreceği bir başka kişiye verilmesini, tasfiye memurunun görevinin sonlandırılmasının istendiği, mahkemece; “dilekçelere yansıyan ve savcılık nezdinde şikayete konu olduğu bildirilen hukuki problemler ve bu ortaklar arasındaki güven problemi karşısında ek tasfiye memurunun değiştirilmesi ve ortaklar dışında birinin atanmasının uygun olduğu” gerekçesiyle “...’in ek tasfiye memuru görevinin kaldırılmasına, yerine aynı konuda ek tasfiye memuru olarak SMMM ...’in atanmasına” ilişkin 04/09/2020 tarihli ek kararın verildiği, bu ek karara karşı davacı... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin 04/12/2020 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile ek karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 04/04/2022 tarihli kararı ile onananarak 04/04/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret  sicilindeki  kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği,  4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan  şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde “...ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği” düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>Somut olay yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde; ihyası istenen Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi 13/03/2014 tarihinde geçici 7. maddeye göre münfesih sayılmış ve 04/08/2014 tarihinde sicil kaydı silinmiştir. Davacı taraf “dava dışı şirketin devam eden dava ve icra takipleri var iken sicil kaydının silindiğini, bu işlemin yasaya aykırı olduğunu” ileri sürerek şirketin, faaliyette bulunması için ihyasına karar verilmesini istemiştir. Dava dışı şirketin tarafı olduğu dava dilekçesinde belirtilen derdest dava ve takip dosyalarda taraf teşkili işlemlerinin sağlanması gerektiğinden davacının bu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinde davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de; bu düzenlemenin amacı söz konusu madde uyarınca terkini gereken bir tüzel kişiliğin ticari faaliyetini devam ettirmek yani şirketi ayakta tutmak değil, sadece açılmış olan davaların ve başlatılmış olan takiplerin sonuçlandırılmasıdır. Diğer yandan; davacı taraf dava açmadaki amacına 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince verilecek ek tasfiye ile ulaşabilecekse  aynı kanunun geçici 7. nci maddesi gereğince yapılan işlemin usulsüz olup olmadığının belirlenmesinde ve şirketin ihyası kapsamında terkin işleminin iptaline karar verilmesinde hukuki yarar da yoktur. Böyle bir durumda, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince yapılan işlemlerin kamu düzenine ilişkin olmadığından şirketin ihyası istenmiş dahi olsa koşullar oluşmuş ise 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi gerekecektir. Somut olaya dönüldüğünde; ihyası istenen şirketin sicil kaydının terkin edildiği tarihte tarafı olduğu dava ve icra takipleri bulunmakla birlikte; aynı şirketin daha öncesinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas ve... Karar sayılı kararı ile birlikte taşınmazın satışı suretiyle ek tasfiyesinin sağlanması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi, bu kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleşmesi, 13/03/2014 tarihinde münfesih sayılmasından bu yana (ve ortada  o tarihlerde dava dilekçesinde belirtilen icra takipleri ile davalar var iken) şirketin faaliyette bulunması amacıyla ihyası yönünde bir davanın açılmamış olması gibi hususlar dikkate alındığında eldeki bu davanın amacının  tüzel kişiliğin ticari faaliyetinin devamı değil, açılan dava ve takiplerin sonuçlandırılması amacını taşıdığı; menfaatler dengesi gözetildiğinde de davacının amacına 6102 sayılı kanunun 547. maddesi kapsamında ek tasfiye ile ulaşabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Emsal kararlar da (Yargıtay HGK'nın 2023/11-340 Esas ve  2023/1236 Karar sayılı vd) bu yöndedir. Bu çerçevede davacı tarafın şirketin ticari faaliyette bulunması amacıyla ihyası yönündeki isteği haklı görülmemiş ve şirketin derdest takip ve dava dosyaları yönünden sınırlı olarak ihyasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br> 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrasında \"davacı ya da davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket ya da kooperatifler hakkında bu madde hükümlerinin uygulanamayacağı\" düzenlenmiş olup, ihyası istenen şirket hakkında derdest dava ve takiplerin bulunduğu görüldüğünden, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü her ne kadar davada yasal hasım konumunda olsa da re'sen silme işlemini yaptığı ve HMK'nın 326. maddesi gereğince kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan tahsil edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur.<br>Davacı vekili her ne kadar 22/01/2024 tarihli dilekçesiyle; \"resen terkin işleminin iptali ile ...A.Ş.'nin ihyasına, tüzel kişiliğin yeniden ticaret siciline tescil ettirilmesine ilişkin istekleri yönünden herhangi bir karar verilmediğini\" ileri sürerek Yargıtay ve istinaf kararları çerçevesinde bu isteklerinin kabulü ile HMK'nın 305/A maddesi gereğince; \"şirketin ihyasına\" şeklinde hükmün tamamlanmasına yönelik ek karar verilmesini istemiş olup, davacı vekilinin bu isteği henüz gerekçeli karar yazılmadan önce sunulmuş olduğundan gerekçeli kararla birlikte değerlendirilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 305/A başlıklı maddesinde hükmün tamamlanması düzenlenmiştir. Bu madde de \"taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurabilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Hükmün tamamlanması yoluna başvurulabilmesi için unutulan talep hakkında hem hüküm fıkrasında bir karar bulunmaması hem de hükmün gerekçesinde bu isteğe ilişkin herhangi bir ifadenin yer almaması gerekir. Eldeki davada davacı vekili ihyasını istediği şirketin dava ve icra takipleri ile sınırlı olarak değil ticari faaliyette bulunması istemiyle ihyasına karar verilmesini istemiştir. Mahkememiz ise şirketin kararda belirtilen takip ve dava dosyaları yönünden taraf teşkili işlemleri ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ve davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteği reddedilmiştir. Dolayısıyla ortada HMK'nın 305/A maddesinde tanımlandığı şekilde unutulan ve hükme geçirilmeyen bir husus söz konusu değildir. Davacı vekilinin ileri sürdüğü istek davanın esasına ilişkin olup istinaf kanun yoluna gidilmesi mümkündür. Bu çerçevede koşulları bulunmayan ve HMK'nın 305/A maddesi kapsamında ileri sürülen hükmün tamamlanması isteğinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM                  ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “Merkez-...” sicil numarasında kayıtlı olan Tasfiye Halinde ... ve Ticaret Anonim Şirketi'nin “İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... (...), İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...  Esas sayılı, İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ve İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında taraf  teşkili işlemlerinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere” ihyasına,<br>2-Ek tasfiye işlemlerinin ek tasfiye memuru olarak davacı  tarafından yerine getirilmesine,<br>3-Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,<br>4-Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,<br>5-Davacı vekilinin dava dilekçesindeki fazlaya ilişkin isteğinin reddine,<br>6-Davacı vekilinin 22/01/2024 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü hükmün tamamlanması isteğinin reddine,<br>7-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın düşülmesi ile kalan 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>8-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç toplamı olan 539,70 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>9-Davacının yapmış olduğu tebligat-posta gideri olan 31,75 TL'lik yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/01/2024<br>Başkan ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br> ¸E-imza<br>Üye ...<br>¸E-imza <br>Katip ...<br> ¸E-imza<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35f83a28c404ee2f","SID":"578959211234a7d0"}}