{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/160 Esas 2024/160  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/160<br>KARAR NO\t\t: 2024/160<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/141 Esas  2021/630 Karar <br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 04/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  araç kiralama faaliyetleri ile iştigal eden müvekkiline ait ...plakalı 2020 model ... marka aracın davalı şirkette kasko poliçesi bulunduğunu, aracın düzenlenen kira sözleşmesi kapsamında kullanıldığı esnada meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...plakalı aracın hasarlandığını, iş bu kaza sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın hemen yukarıda anılan kasko poliçesi kapsamında ... Sigorta Kooperatifi tarafından karşılanmasının gerektiğinin hususunun izahtan vareste olduğunu, meydana gelen kazanın sigorta şirketine ihbar edildiğini, görevlendirilen sigorta eksperi tarafından; aracın kaza öncesi rayiç değerinin 144.000,00 TL olduğunu, aracın onarımının ekonomik olacağını, araçta meydana gelen hasarın KDV hariç ve iskontolu 48.828,65 TL olacağı tespitlerinin yapıldığını ve rapor altına alındığını, hasar dosyası kapsamında gerçekleştirilen tespitlere ve bu doğrultuda düzenlenen rapora karşın, sigorta şirketinin zararın çarpma, çarpışma, devrilme ya da düşme veya devrilme neticesinde ortaya çıkmadığını bu nedenle herhangi bir ödeme yapılmayacağı şeklinde bir gerekçe ile müvekkilinin zararını gidermeyi reddettiğini, uyuşmazlığa konu zararın trafik kazası sonucu meydana geldiğini, zararın ise düzenlenen poliçe teminatı içerisinde yer aldığının kabulünün gerektiğini, kazaya karışan sürücüler ile olayı gören tanıkların ifadelerinde de belirtildiği üzere uyuşmazlığa konu zararın; ...'ın yönetimindeki ...plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana geldiğini, yalnızca sigortacının yararlanabileceği fahiş iskontoların müvekkiline yansıtılmasının mümkün olmayacağını, bu suretle anılan eksper raporu uyarınca sigortacının sorumlu olacağı miktarın 56.227,83 TL, 10.121,00 TL KDV ile birlikte 66.348,83 TL olacağını, arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL hasar bedelinin 14/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekilinin 10.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 45.000,00 TL olan taleplerini artırarak 63.468,83 TL olarak ıslah ettiği görülmüştür.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin davacıya ait olan sigortalı ...plakalı araç ile ilgili ... Kasko Poliçesi ile sorumlu olduğunu, davacının iş bu açmış olduğu dava da tamamı ile haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç ile ilgili olarak kazaya ilişkin hasar ihbarında bulunduğunu ve müvekkili sigorta şirketi tarafından 2005350 hasar dosyasının oluşturulduğunu, hasar dosyası neticesi yapılan inceleme de sigortalı aracın Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca bir kazaya karışmadığını, dava dışı araç sürücüsünün gerek savcılık dosyası gerek kaza anlatımları incelendiğinde, sigortalı aracın kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde bir çarpma ve çarpışma olmadığının izahtan vareste olduğunu, ani ve harici bir etki değil araç sürücüsünün sanıklardan kaçmaya çalıştığını, bu sırada aracı kaçıp kovalama da aracın sürücüsünün iradesi ile diğerlerinden kaçma suretiyle yapılmış bir kaza olduğunu, bu nedenler ile sigortalının hasar tazmini talebinin reddinin gerektiğini, davacının sigortalıya hasar ile ilgili araştırmalar neticesinde, kasko sigortası tanımlı dışında olan hasarı red edildiğine dair bilgilendirme yapılmış olmasına rağmen davacının sigortalı şirket aleyhine çeşitli ithamlarda bulunduğunu ve sosyal mecralarda çirkin karalama kampanyası yürüttüğünü, Cumhuriyet Savcılığı dosyasında verilen ifadeler araştırma ve incelemeler neticesinde, kazanın aniden aracı kullananın iradesi dışında gerçekleşen bir kaza olmadığını, olmayacağını, bu nedenler ile Mahkeme tarafından Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen 2020/4893 numaralı soruşturma dosyasının dava dosyasına celbini talep ettiklerini, ayrıca açılacak davanın da bekletici mesele yapılması talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının araştırmaya verildiğini ve araştırma raporu neticesinde; davacı sigortalı aracın sürücüsü ile diğer kişilerin akraba olduklarının tespit edildiğini, kazanın iki aracın kafa kafaya kovalama sonucunda çarpıştığı ve kazada olay yeri incelemesi ve görüşmeler sonucu tespit edildiğini, kazaya karışan diğer araç ... plakalı araç ile ilgili olarakkira sözleşmesi vs. bilgilerin elde edinilemediğini, somut olay da davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, izah  edildiği üzere kasko sigorta poliçesi konusu dahilinde gerçekleşen adli bir vakayı sanki kasko sigortası konusu dahilinde olduğunu iddia ederek hasarın tazminini talep ettiğini, iş bu nedenlerle davacının açmış olduğu davasının reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu sigortalı araç üzerinden sigorta poliçesinde görüleceği üzere daini mürtehin bulunduğunu, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, sigorta poliçesinin Rent A Car Poliçesi olduğunu, davacı tarafından aracın rent a car olarak kiralık verildiğini, poliçe ile güvence altına alınan herhangi bir kasko hasarında poliçede yer alan aracın hasar tarihinde ki rayiç değeri üzerinden poliçe ön yüzünde belirtilen muafiyetin uygulanacağını, poliçede detayları ilgili muafiyet klozlarında belirlenen diğer muafiyetlerin genel muafiyet hesaplandıktan sonra hesaplanarak toplam hasar bedelinden düşüleceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının avans faizi talebi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini  istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak hakikaten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğu ve sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle uğradığı gerçek zarar nispetinde sorumlu olduğu, davacının rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde imiş gibi ihbar ettiğinin dosya kapsamındaki deliller ve savcılık dosyası birlikte değerlendirildiğinde somut delillerle  ispatlanamadığı, gerçekleşen rizikonun TTK'nun 1409.maddesi  ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, denetime elverişli hükme esas alınabilecek nitelikte bilirkişi raporu ile tespit edilen hasar miktarı esas alınarak davanın kabulüne, 63.468,83 TL' nin 14/01/2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tSigortalı aracın kasko sigortası genel şartları uyarınca gerçek bir kazaya ve ani harici etkisi olan bir kazaya karışmadığını, sigortalı araç sürücüsünün Savcılık tarafından açılan dosyada sanıklardan kaçmaya çalıştığı, bu sırada aracı kaçıp kovalama esnasında kazanın meydana geldiğini, sürücünün iradesiyle diğerlerinden kaçma esnasında kazanın meydana gelmesinden ötürü hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını, mahkemece yargılama sırasında talep edilmesine rağmen kazaya karışan aracın ... Sigorta'dan hasar dosyasının celbi talep edilmesine rağmen istenmediğini, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ve dosya kapsamında yapılan işlemlere ilişkin belgelerin celbi gerektiği belirtilmesine rağmen bu deliller toplanmadan bilirkişiden rapor alındığını, alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişi tarafından sanki olayın rutin bir kazaymış gibi değerlendirildiğini, araç sürücüsünün kaza karıştığı diğer araç sürücüsünden kaçmasına yönelik herhangi bir değerlendirmede bulunmadığını, doğru ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ayrıca bilirkişi heyetince tedarik parça klozosuna ilişkin düzenleme dikkate alınmadan hasar yönünden rapor düzenlendiğini, düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.\t<br>\tÇankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/4893 Soruşturmaya yönelik Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin karar örneğinin incelenmesinde; müşteki şüphelisinin ..., ...  ve ... olup, mala zarar verme, kişisel verileri hukuka aykırı yayma suçlarından ötürü mağdur şikayeti bulunmadığından ve şikayetten vazgeçme durumu gözetilerek kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, <br>\tÇankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/4893 Soruşturma 2020/1699 Esas 2020/145 İddianame nolu iddianamesinin incelenmesinde; müştekisinin ..., şüphelilerinin ...  ve ... olup, iddianamede 10/12/2020 tarihinde saat 16:00 sıralarında ...şüpheli ...'ın kullanımında bulunan araç ile müşteki ...'ın kullanımında bulunan aracı takip etmeye başladığı, şüpheliler ... ve ...'nın kullanımında bulunan ... marka araç ile müşteki ...'ın kullanımında bulunan araca çarparak ...'ın aracının önünü keserek... nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ötürü kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın \"Duruşma yapılmadan verilecek kararlar\" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.\t<br>\tSomut olaya gelince davacıya ait   ...  sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu, davacının meydana trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar meydana geldiğinden bahisle kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik işbu dava açılmış olup, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı yanın iddialarının mahkemece araştırılmadığı, meydana gelen kaza ile ilgili olarak Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/4893 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı, dosyada kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ile birlikte kazaya karışan şahıslar hakkında kamu davası açıldı, tanık beyanlarının yer aldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında ... Marka aracın hasarına ilişkin hasar dosyasının dava dışı ... Sigorta A.Ş.'nden ve soruşturma dosyasının Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan veya mahkemeden eksiksiz bir örneğinin dosyaya celp edilerek meydana gelen kazanın ne şekilde meydana geldiğinin (sigorta hukuku alanında uzman bilirkişinin de heyete dahil edilerek) bilirkişi heyetinden  rapor alınması, söz konusu kaza kasko poliçesi kapsamında kalıyorsa oluşan zararın miktarının denetim ve hüküm kurmaya elverişli şekilde tespiti gerektiği, ayrıca kazanın gerçekleşme şekline dair gerekmesi halinde ceza dosyasının neticesinin beklenmesi gerektiği  anlaşıldığından ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürülen deliller toplanıp, toplanan deliller kapsamında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinden Dairemizce  denetim yapılmamıştır.<br>\t  Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>2- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2021 tarih ve 2021/141 Esas  2021/630 Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davalı tarafından yatırılan 1.083,88 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya tarafa iadesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2024<br><br>Başkan-              Üye -                      Üye - \t                 Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b13352c926acf703","SID":"3b91e17c83399950"}}