{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO 2023/2112 <br>KARAR NO: 2024/161<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/02/2023<br>NUMARASI: 2015/810 Esas -  2023/203 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ve davalılardan ... ait olan ... plaka sayılı aracın, davalı ...  sevk ve idaresindeyken yaya konumunda bulunan vekil edeni davacıya çarpması neticesinde meydana gelen 01/01/2015 günlü trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak uzun süre tedavi gördüğünü, ameliyatlar geçirdiğini, ancak tam olarak fiziksel bir iyileşme sağlanamadığını, ayrıca müvekkilinin eski görünümüne kavuşabilmesi için de bir dizi estetik operasyon geçirmek zorunda olduğunu bu nedenle; kazadan sonra vekil edeninin tedavilerinin yapıldığı ... hastanesine ödenen tedavi giderlerinin davalı SGK'nca karşılanması gerektiğini, davalı kuruma bu kapsamda yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığını ve SGK'nun sorumluluğu dışında kalan tedavi giderlerinin de diğer davalılarca karşılanması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, tedavi gideri, estetik giderler, iş gücü kaybı, bakıcı gideri ve diğer maddi zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın ve ayrıca 20.000,00-TL manevi tazminatın (-SGK'nun sorumluluğu sadece sağlık hizmet bedelleriyle, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu da sağlık hizmetleri dışında kalan diğer maddi tazminat talepleri ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 26/12/2022 günlü ıslah dilekçesi ile de vekil edenin talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.847,21-TL, tedavi gideri zararının 5.587,12-TL, pansuman giderinin 4.000,00-TL ve yol giderinin de 1.000,00-TL olduğunun ve davalı araç sürücüsünün de kazanın oluşumunda %70 oranında kusurlu bulunduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, bu nedenle maddi tazminata ilişkin istek miktarını, davalı tarafa ait kusur oranına göre toplam 9.404,31-TL'ye çıkarttıklarını açıklayarak, 9.404,31-TL maddi tazminatın (-SGK  3.910,98-TL ile, davalı sigorta şirketi ise 5.493,04-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak vekil edenine verilmesini talep etmiştir.Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; talep konusu kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ... %30 oranında, davacının ise %70 oranında kusurlu olduğu, davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde maluliyete uğramadığı, ancak iyileşme süresinin 3 ay bulunduğu benimsenerek 14/12/2022 günlü aktüer bilirkişi raporu ile %100 kusur oranına göre belirlenen maddi tazminat tutarından davacının kusurunun düşülmesiyle kalan miktara hükmedilebileceği, manevi tazminata ilişkin talebin de kısmen kabulüne karar verilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; - Maddi tazminat talebi bakımından ; Davanın kısmen Kabulü ile;-1.993,04-TL  geçici iş göremezlik ve 3.500-TL tedavi gideri tazminatının davalılar  ..., ... kaza tarihi 01/01/2015 tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş.'den (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi 04/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, - Davalı SGK Başkanlığı yönünden, taleple bağlı olarak 3.910,98-TL tedavi giderinin dava tarihi 04/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davacıya verilmesine -Fazlaya ilişkin ve diğer taleplerin reddine - Manevi tazminat talepleri bakımından:-Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulu ile 14.000,00-TL manevi tazminatın  kaza tarihi  01/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,  ... müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... ve ... vekili ile davalı SGK vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. SGK vekilinin istinaf nedenleri; hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak, vekil edeni kurumun sorumluluğu yoluna gidilmesinin hatalı olduğu ve kabule göre de, maddi ve manevi tazminat bakımından  olarak verilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümlerinin de infazda tereddüt oluşacak biçimde hatalı düzenlendiği hususlarına ilişkindir.Davalılar ...  ve ... vekilinin istinaf nedenleri ise; talep konusu kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olması ve maddi tazminata ilişkin taleplerin de  belgelendirilememesi nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının çok fazla bulunduğu, açıklanan bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine  yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin olup, hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00-TL'ye çıkartılmıştır.Görülmekte olan davada, davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ve ıslahla maddi tazminata ilişkin talep miktarını toplam 9.404,31-TL'ye arttırmıştır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının maddi tazminata ilişkin talebi yönünden davalılar ... 1.993,04-TL'si geçici iş göremezlik ve 3.500,00-TL'si de tedavi gideri zararına ilişkin olmak üzere toplam 5.493,04-TL tazminatla sorumlulukları yoluna gidilmiş, ayrıca 3.910,98-TL tedavi giderinin   de bir diğer davalı olan SGK'nundan alınarak davacıya verilmesine hükmolunmuş fazlaya ilişkin maddi tazminat istemin de reddine, karar verilmiştir. Bu durumda davalılar ... ve ... aleyhine hükmedilen maddi tazminat tutarı 5.493,04-TL, davalı SGK aleyhine hükmedilen maddi tazminat tutarı da 3.910,98-TL olup, davacı tarafça  maddi tazminat yönünden karar  istinaf edilmediğinden, istinaf eden davalılar yönünden aleyhe hükmolunan maddi tazminatlar, miktarları itibariyle kesin nitelikte olduğundan yasa yolu kapalı bulunmaktadır.HMK.m.346/1 hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, maddi tazminata ilişkin davalılar ... vekili ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminat yönünden kararın kesin olması nedeniyle usulden  reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar ... vekilinin kusur ve manevi tazminata yönelik istinaf itirazları gelince; Her ne kadar davalılar,  talep konusu kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıya ait olduğunu ileri sürmüşler ise de; yargılama sırasında temin edilen kusur raporlarına göre; davalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu gösterir herhangi bir rapor bulunmamaktadır. Olayla ilgili olarak Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek ... cezalandırılmasıyla sonuçlanan ve yasa yolu denetiminden de geçmek suretiyle 03/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ceza yargılamasına ilişkin 2015/208 esas - 2022/374 karar sayılı ilamdan da anlaşılacağı üzere kazanın meydana geliş şekli itibariyle (-maddi olgu) davalı araç sürücüsünün asli, davacı yayanın ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüştür. Bu durumda  davalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığı kabul edilemeyeceğinden, istinaf eden davalıların manevi tazminatla sorumlulukları yoluna gidilmiş olmasında isabetsizlik mevcut değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih (-01/01/2015), kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği (-davacı kaza neticesinde yüzünde 10 cm kesi oluşacak biçimde yaralanmış ve ayrıca vücudunda kemik kırığı da oluşmuştur), yaşı (-42), davalı araç sürücüsünün kazazedeye yardım etmek yerine kaza yerini terk etmesi olgusu,   tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı TMK'nın 4. Maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre yerinde olup, fazla bulunmadığından davalılar ... vekilinin açıklanan hususları amaçlayan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.3-Ne var ki; bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. (Anayasa m.141/3). İlke, adil yargılanma hakkı kapsamında ve kamu düzenine ilişkin bulunmaktadır. (Anayasa m. 36/1 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6). Mahkeme kararlarının gerekçe bölümünde; sav ve savunmaların özeti, çekişmeli ve çekişmesiz noktalar ile ret ve üstün tutulma nedenleri; sabit görülen olgulardan çıkarılan sonuçlar ile hukuki nedenin gösterilmesi gerekir. (HMK m. 297/1-c). Bundan ayrı, HMK'nun 297/2 madde hükmüne göre; hakim, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları açıkça bildirmesi gerekir.Gerekçe,  mahkemenin benimsediği olgular ile hüküm bölümü arasındaki yasal bağ niteliğinde olup; taraflar nezdinde ve yasa yolu incelemesi bakımından denetim olanağı sağlamalı ve kararın kendi içerisinde herhangi bir çelişki içermemesi ve oluşturulan hükmün infazda herhangi bir tereddüt oluşturmaması da gerekmektedir. Bu açıklamalardan  sonra somut olaya dönüldüğünde;Görülmekte olan maddi ve manevi tazminat talepli davada birden çok davalı olup, manevi tazminat talebi sadece davalılar ...; maddi tazminat talebi ise tüm davalılara yöneltilerek açılmış ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminatlar bakımından davalıların sorumlulukları ayrı ayrı belirlenmiştir.  Bu durumda söz konusu karara bağlı olarak düzenlenecek harç ve yargılama giderleriyle taraflar yönünden belirlenecek vekalet ücretlerinin de bu duruma göre ayrıştırılarak takdir edilmesi ve infazda da tereddüt oluşmamasının sağlanılması gerekmektedir. Bu kapsamda ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların toplamı üzerinden doğru biçimde karar ve ilam harcının belirlendiği anlaşılmakta ise de, karar yerinde hangi davalı veya davalılardan ne şekilde tahsil edileceğinin açıklanmadığı gibi  davalı SGK'nun da yargılama harçlarından muaf olduğunun gözetilmediği tespit edilmiştir.Bundan ayrı hükmün 3. ve 4. bentlerinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin \" davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" verilmiş, ancak hangi davalıdan veya davalılardan alınacağı belirtilmemiştir. Az yukarıda da açıklandığı üzere görülmekte olan davada birden çok davalı olduğundan, bu şekildeki bir hükmün infazda duraksamaya neden olacağı da sabittir. Hal böyle olunca açıklanan şekilde  oluşan yanılgı kamu düzenine ilişkin olup, istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf nedenleriyle bağlı olmaksızın resen gözetilmesi gerektiğinden ve bu hatalı uygulamanın düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan ve reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece  hatalı olduğu sonucuna varılan karar bölümlerinin düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilebilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2023 tarih 2015/810 Esas- 2023/203 Karar  sayılı ilamın maddi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak  davalı SGK vekili ile davalılar ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda  (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  HMK'nın 341/2, 346/1 ve 352. madde hükümleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2023 tarih 2015/810 Esas- 2023/203 Karar sayılı ilamın, manevi tazminata ilişkin hüküm bölümüne yönelik olarak davalılar ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE; davalılar ... vekili ile davalı SGK vekili tarafından yapılan diğer  istinaf başvurularının ise yukarıda (3) sayılı bentte işaret edilen nedenlerle   ayrı ayrı KABULÜNE,a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı SGK harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...  tarafından yatırıldığı anlaşılan  399,68-TL  istinaf karar ve ilam harcı ile davalı  ... tarafında yatırıldığı anlaşılan (179,90 x 2 ) toplam 359,80-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde yatıran davalıya iadesine,c-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,ç-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar  tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan davalı üzerinde  bırakılmasına, 2-)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/09/2022 tarih ve 2021/221 Esas - 2022/651 Karar sayılı kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,  A-) Maddi tazminat talebi bakımından ; Davanın kısmen Kabulü ile;1-1.993,04-TL  geçici iş göremezlik ve 3.500-TL tedavi gideri tazminatının davalılar ..., ...'ten kaza tarihi 01/01/2015 tarihinden itibaren, davalı  ... Sigorta A.Ş.'den (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi 04/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine,  2- Davalı SGK Başkanlığı yönünden, taleple bağlı olarak 3.910,98-TL tedavi giderinin dava tarihi 04/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davacıya verilmesine 3-Fazlaya ilişkin ve diğer taleplerin reddine<br>B- Manevi tazminat talepleri bakımından: 1-Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulu ile 14.000,00 TL manevi tazminatın  kaza tarihi  01/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Alınması gerekli 1.598,73- TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 358,63 TL peşin harç 150,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 508,63-TL harcın düşümü ile kalan  1.090,10 TL bakiye  ilam harcının davalı SGK dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvurma harcı, 358,63 TL peşin harç,150,00 TL ıslah harcı  olmak üzere toplam 536,33 TL'nin  davalı SGK dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı)  6.000,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı üzerinden takdiren  4.775,00- TL'sinin ( davalı SGK'nun sorumluluğu  1.981,62-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine,  bakiye yargılama giderinin  ise davacı üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden  hesap edilen 5.493,04 TL ücreti vekaletin davalılar  ..., ... ve  ... Sigorta A.Ş.'den  müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek ilgili davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hüküm altına alınan tedavi gideri miktarı üzerinden  hesap edilen 3.910,98-TL ücreti vekaletin davalı SGK Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,7-AAÜT gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden  hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalılar  ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek  davacıya verilmesine,  8-AAÜT gereğince reddedilen alınan manevi tazminat miktarı üzerinden  hesap edilen 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ...'e verilmesine, 9-Davalılar tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53f45c3775384096","SID":"6e3eacdf9253b8bc"}}