{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2602 <br>KARAR NO: 2024/658<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2022<br>NUMARASI: 2022/341 Esas -  2022/420 Karar<br>DAVANIN KONUSU Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının alacağı sebebiyle davalıların miras bırakanı ... aleyhinde, Tekirdağ İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip yaptığını, borçlu ...; haczedilen aracın satışının yapılacağı tarihten birkaç gün önce davacı aleyhinde Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/38 E. Sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talepli olarak menfi tespit davası açtığını, mahkemece, 04.02.2021 tarihinde icra dosyasındaki paranın alacaklısına ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ...'in menfi tespit davasında ödeme belgesine dayandığını, ancak; İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığını, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat edilerek tedbirin kaldırıldığı, icra dosyasına yapılan müracaat ile de ödenmeyen dosya bakiyesinin ödendiğini, davacının 04.02.2021 tarihinde icra dosyasından alacağı 36.228,53 TL yi 24.01.2022 tarihinde alabildiğini, Dolayısıyla, Tedbir sebebiyle alınamayanın değeri ile tedbir sonunda alınan değerler arasındaki fark'ın 31.235,06 TL olduğunu, kesin zarar tutarının bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını beyanla şimdilik 5.000,00 TL sinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, müşterek ve müteselsilen sorumlu olarak davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Davacı tarafından, davalıların murisi ... aleyhine Tekirdağ İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiği, davalıların murisi olan ... tarafından Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde menfi tespit davası açıldığı, Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 Esas sayılı dosyası ile görülen yargılamanın 04/02/2021 tarihli tensip tutanağı ile, işbu davadaki davalıların murisi olan ... lehine İİK 72/3 maddesi delaleti ile Tekirdağ İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, tahkikat aşamasında toplanan deliller neticesinde tedbir kararının 14/01/2022 tarihinde kaldırıldığı, ve davacının beyanına göre tahsilatın 24/01/2022 tarihinde yapıldığı, arada geçen zamandaki kur farkı sebebiyle davacının zararının olduğu iddia ettiği ve bu zararın tazmini için mahkememiz nezdinde tazminat davası açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığının ele alınması sonucuna göre görev noktasında bir karar verilmesi gerekmektedir.Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi ve 5/2. maddesiyle özel yasalarda hangi davaların ticari dava olduğu açıkça yazılmıştır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari nitelikte olduğu kabul edilen davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki taraf için ticari sayılan konulardan doğan davalardır. Nispi ticari davadan söz edebilmek için iki koşulun bir arada olması gerekir. Birinci koşul her iki tarafın da tacir olması, ikinci koşul ise davaya konu uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.Dosya kapsamından, davacı tarafın, davalıların murisleri olan ...'in yöneticiliğini yaptığı futbol kulubünde futbolcu olarak hizmet ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, diğer anlatımla mutlak ticari dava kategorisinde bulunmadığı ( Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/208 Esas 2017/5870 Karar sayılı ilamı. ), bu sebeple davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmış,...1-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddeleri gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-)Görevli Mahkemenin Tekirdağ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın mahkemece görülmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava;Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.HMK. 399 (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Bu sebeple Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/38 Esas sayılı dosyasından ... aleyhine 10/03/2021 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir kararı verildiği, aynı dosyadan alınan adli tıp raporunda belgedeki imzanın ... eli ürünü olmadığından ihtiyati tedbirin kaldırılmasına göre davanın esas hakkındaki davanın karara bağlandığı Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekir.  Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih, 2022/341 Esas - 2022/420 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 86,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 341,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"403a8b2385ae0f81","SID":"bbdfebda8d74031f"}}