{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2021/2610 - 2024/96<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2610 <br>KARAR NO\t: 2024/96<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/786 Esas 2020/528 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/02/2024<br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 01.10.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın neden olduğu trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ...’un vefat ettiğini, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, davacı lehine hesaplanacak tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılamayacağını, müteveffanın içinde yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün eşinin öz yeğeni olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; şimdilik davacı için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 207.475,69 TL olarak artırmıştır. <br>\tDavalı vekili, davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, huzurdaki davanın dava dışı sigortalı araç sürücüsüne ihbar edilmesini, kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesince inceleme yapılmasını, emniyet kemeri takmayan müteveffanın kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu, müteveffa ile sigortalı arasında hatır taşıması mevcut olup tazminatta indirim yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilecek olması halinde desteğin muhtemel bütün hak sahipleri araştırılarak payların ayrılması gerektiğini belirterek  davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, dava dışı sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöne geçerek ... plakalı araçlar ile çarpışması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiği, müteveffa ...'un geriye mirasçısı olarak davacı eşi ..., dava dışı kızları ... , ... , ve annesi ...'ın kaldığı, mirasçılardan ...'nın aynı kazada vefat ettiği, ... , ...'nın 22 yaşından büyük ve evli olmaları nedeniyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda destek alma çağını tamamladıkları kabul edilerek, davacı eş, kızı ... ve annesi ...'ın destek payları ayrılarak yapılan hesaplama neticesinde davacının 207.475,69 TL tazminat talep edebileceğinin 05.03.2020 tarihli aktüerya uzmanı bilirkişi raporu ile belirlendiği, müteveffanın kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olmadığına dair tespit olmadığı, bu yönde dosyaya sunulan delil mevcut olmadığı, müterafik kusurunun bulunmadığı, sürücü ...'ın müteveffanın yakın akrabası olduğu (eşinin yeğeni), hatır taşımasından söz edilemeyeceği, sigortacıya dava tarihinden önce yapılan başvurunun 12.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve 15 günlük mehil tanındığı, bu suretle 30.10.2018 tarihinden itibaren sigortacının temerrüde düştüğü, kazaya karışan ... plakalı araç hususi araç olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 207.475,69 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 05.03.2020 tarihli hesap raporunda işleyecek dönemde %10 artırmalı ve %10 iskontolu (teknik faizsiz) progresif rant formülü yerine %1,8 teknik faiz ile ax,n denkleminin kullanıldığı devre başı ödemeli belirli süreli rant formülün üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı iptal kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90'ncı maddesinin birinci cümlesinde yer alan ''...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...'' ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresinin ve yine aynı Kanun'un 92'nci maddesi 1'inci fıkrasının (i) bendinin iptaline karar verildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest ya da kanun yolu incelemesinde olan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulandığını, zarar tespitinin ZMSS Genel Şartlarına göre yapılması gerektiğine dair kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptali sonrası genel şartların uygulanabilirliğinin kalmadığını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, önceki tarihli kararlarında ZMSS Genel Şartlarının yürürlük tarihinden önceki dönemde bakiye ömrün PMF-1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini kabul ettiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, Aralık 2020'de içtihat değiştirdiğini ve bakiye ömrün tespitinde PMF-1931 yerine ülkemize daha uygun olan TRH-2010 hayat tablosunun kullanılması gerektiğine karar verdiğini, bunun yanı sıra Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra zarar hesabının ZMSS Genel Şartlarında belirlenen %1,8 teknik faiz ile ax,n denkleminin kullanıldığı devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre yapılamayacağına, tazminatın yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun olarak %10 artırmalı ve %10 iskontolu (faizsiz) progresif rant formülüne göre yapılması gerektiğine karar verildiğini, 05.03.2020 tarihli hesap raporunda davacı eşin evlenme ihtimalinin rapor yerine olay tarihindeki yaşına göre belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin önceleri trafik kazasında vefat eden desteğin eşinin maddi tazminat istemli dava açması halinde davacı eşin ileride evlenme ve böylelikle destekten çıkma ihtimali olduğundan olay tarihindeki yaşına ve çocuk durumuna göre hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğine karar verdiğini, bununla birlikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yakın tarihte bu içtihadından dönerek evlenme ihtimalinin olay değil rapor tarihindeki yaşa ve çocuk durumuna göre belirlenmesi gerektiğine karar vermeye başladığını, bu yöndeki kabulün, somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağına dair ilkeye de uygun olduğunu, bir kimsenin rapor tarihinde evlenmediği artık somut bir olgu haline gelmiş ise bu somut gerçeklik yerine olay tarihindeki duruma göre varsayımsal hesaplama yapılmasının kabul edilemez olduğunu, ölüm ve cismani zarar nedeniyle açılan sürekli iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminat davalarında gerçeğe en yakın ölçütlerin hükme esas alınmasının zorunlu olduğunu (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/05/2000 tarih ve 2000/9-889 Esas, 2000/904 Karar sayılı ilamı), somut gerçeğin bulunduğu durumlarda varsayımlara dayalı olarak hesaplama yapılamayacağının Yargıtay'ın içtihatları ile ilke haline geldiğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/10/2018 tarih ve 2016/5892 Esas, 2018/8371 Karar sayılı ilamı) ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın neden olduğu trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının eşi ...’un vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDava konusu olay 01.10.2018 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta şirketi tarafından kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası 25.09.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılmıştır.<br>\tOlay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.<br>\tDanıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>\tAnayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle davacıların zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir <br>\tAncak TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı) “destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir.<br>\tMahkemece hükme esas alınan 05.03.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda desteğin ve destekten yoksun kalan davacı eşin destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi için TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmış, rapor doğrultusunda davacı vekili tarafından 10.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına yapılan atfın yargılama aşamasında, hükme esas alınan aktüer bilirkişi rapor tarihi ve ıslah tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması ve Yargıtay uygulamalarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması için ek rapor alınması ve sonucuna hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafınca yatırılan peşin karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yeniden yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"335e7291efe19ae0","SID":"ecb4ec0ea716cffd"}}