{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2613 - 2024/107<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2613 <br>KARAR NO\t: 2024/107<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/317 Esas 2021/561 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle )<br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 31/01/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.07.2014 tarihinde, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması neticesinde araçta yolcu olan davacının ağır şekilde yaralandığını, malul kaldığını, davalı sigorta şirketine tarafından yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 200,00 TL’nin işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacıya maluliyeti nedeniyle dava açılmadan önce 29.05.2017 tarihinde 17,622.43-TL,14.08.2017 tarihinde 12.732,06-TL ödeme yapıldığını,  yapılan ödemelerin davacı tarafça dava dilekçesinde herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden kabul edildiğini, geçici iş göremezlikten SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının araçta hatır için taşındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 11.03.2021 tarih ve 453 sayılı raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği dikkate alınarak yapılan değerlendirilmede davacı ...’nın vücut genel çalışma gücünden %7,2 oranında kaybettiği, 3 ay süresince iş göremezlik halinde kaldığı, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 hafta olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının yolcu konumunda olup, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı,  davalı şirket tarafından davacıya 29.05.2017 tarihinde 17.622,43 TL ve 14.08.2017 tarihinde 13.732,06 TL olmak üzere toplam 31,354,49 TL ödeme yapıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ödeme tarihi verilerine göre yapılan hesaplamaya göre davalı şirket tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazada davacının yaralanması sonucu T11 çökme kırığı tespit edildiğini, bu kırığın kazada meydana geldiğini, mahkemece alınan üniversite raporunda ise kırıkla kaza arasında illiyet bağı tespit edilemediğinin belirtildiğini, raporu kabul etmediklerini, davacının başkaca travmaya maruz kalmadığından yaralanmasının kaza sonucu oluştuğunu, bu hususa ilişkin tanıklarının dinlenmediğini  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu araçta yolcu olan davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili, davacının kaza esnasında belinden de yaralandığını, omurgasında T11 çökme kırığının tespit edildiğini, maluliyet oranının belirlenmesinde bunun dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de, mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan raporda, davacının kazaya ilişkin ve kaza sonrası tüm tedavi evraklarının ayrıntılı şekilde incelendiği, davacının kaza sonrası ilk tedavisinin yapıldığı Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25/07/2014 tarihli Taburculuk Özeti Formunda, “malar ve maksiller kemik kırığı” (göz çevresi ve çene üst kısmı) tanısı girildiğinin, hasta çıkış özetinde ise, trafik kazası sonrası muayene ve gözlem, yumuşak doku bozukluğu tanıları girildiği, “kontrasız kranial BT'de verteks düzeyinde ve sağ orbital düzeyde posttravmatik yumuşak doku değişiklikleri izlendiği, belirgin fraktür, intrakranial hematom saptanmadığı, her iki orbitanın doğal izlendiği, torakal vertebra BT'de inceleme alanına giren torakal-lomber vertebral kolonda belirgin yükseklik kaybı, fraktür hattı saptanmadığının” belirtildiği ve devam eden tedavi süreçleri incelendikten sonra kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda meydana gelen “sağ göz görme kusuru” için %7.2 oranında daimi maluliyet belirlendiği mütalaa edilmiş, davacı vekilinin, davacının tedavi sürecinde omurgasında T11 çökme kırığı tespit edildiğini, davacının kazadan sonra başka bir kaza geçirmediğini, bu yönden maluliyet tespiti yapılması gerektiği yönünde itirazda bulunması üzerine, mahkemece anılan üniversiteden ek rapor tanzimi istenilmiş, 11.03.2021 tarihli ek raporda, davacı vekilinin itirazları yönünden ayrıntılı bir inceleme yapılmış ve “Şahsın Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çekilmiş 02.08.2017 tarihli Lomber MR İncelemesi'nde inceleme alanına giren T1l vertebra korpus yüksekliğinin anteriorda azaldığı (kompresyon fraktürü?) belirtilmesi üzerine 16.12.2019 tarih ve 3727sayılı yazımız ile kaza tarihinde yapılan BT yorumlarında torakal ve lomber vertebralarda yükseklik kaybı olmadığı belirtildiği halde kaza tarihli torakolomber BT'lerinin yeniden yorumlanması istenilmiş, gelen cevabi yazıda 26.02.2020 tarihinde Radyoloji Uzmanı tarafından 25.07.2014 tarihli torokolomber grafisinin yeniden yorumlandığı, 25.07.2014 tarihli servikal, torakal, lomber BT değerlendirmede servikal ve torakal vertebralarda belirgin fraktür hattı ve yükseklik kaybı izlenmediği, lomber vertebra incelemesinde L3 vertebra sol laminada non deplase, lineer şüpheli fraktür hattı izlendiği belirtilmesi üzerine kazadan yaklaşık 3 yıl sonra tespit edilen T11 vertebra yükseklik kaybının kaza ile illiyeti kurulamamıştır. Dosyaya sonradan eklenen 30.12.2020 tarihli Torakal MR İncelemesinde; T11 vertebra korpus üst end plate'inde aksiyal planda yüklenme fraktürü ile uyumlu santral ventral ağırlıklı yükseklik kaybı olduğu belirtildiği anlaşılmakla eklenen bu evrak ile yeni bir bilgiye ulaşılamamış olup T11 yükseklik kaybı ile kaza arasında illivet kurulamamıştır.” şeklinde görüş bildirilerek davacı vekilinin itirazları karşılanmış, hükme esas alınan raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiş, davacıda meydana geldiği ileri sürülen T11 çökme kırığının dava konusu kazadaki yaralanmasından kaynaklandığı iddiası ispat edilemediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br> \t4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine ,<br>\t5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK  olmak üzere  26.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4c96632269ef2ab","SID":"9f95399a5ad94dac"}}