{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2123 - 2024/99<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2123 <br>KARAR NO\t: 2024/99<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/592 Esas 2021/293 Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/02/2024<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 08.06.2018 tarihinde, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Strazburg Caddesi üzerinde seyredip Gazi Mustafa Kemal Bulvarı kavşağına gelip bulvara dönüş yaptığı sırada GMK Bulvarı üzerinde Tandoğan kavşak istikametine doğru seyreden davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsü ile çarpışması sonucu otobüste yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığını, kaza sonrası tedavisinin Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde yapıldığını, hastaneden alınan Engelli Sağlık Kurulu raporunda engel oranının %84 olduğunu, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını, ... Sigorta AŞ tarafından 09.07.2019 tarihinde 24.942,91 TL ödeme yapıldığını belirterek davacı ... için şimdilik 700,00-TL maddi tazminat alacağından 100,00 TL karşılanmayan tedavi giderlerinin Sosyal Sigortalar Kurumu dahil tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakım gideri, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi giderleri, 100,00 TL efor kaybı, 100,00 TL iş gücü kaybı olmak üzere şimdilik 600,00 TL'nin Sosyal Güvenlik Kurumu hariç davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 200.000,00 TL , davacı eş ... için 100.000,00 TL , davacı çocuk ... için 50.000,00 TL, davacı çocuk ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacılar vekili, 28.04.2020 tarihli dilekçesinde, davalı ... Sigorta AŞ ile sulh olduklarını, protokol yaptıklarını, davalı sigorta tarafından 11.116,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan protokol gereğince tedavi gideri hariç diğer maddi taleplerinden feragat ettiklerini, tedavi gideri yönünden ise sadece davalı Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden taleplerinin devam ettiğini bildirmiş, 02.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tedavi gideri talebini 20.704,00 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın davalının aracı olmadığını, bu araç üzerinde herhangi bir şekilde Karayolları Kanununda belirtilen işleten sıfatına da sahip olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru olmadığından öncelikle davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, araç sürücüsü ...’in davalının çalışanı olmadığından davalının kusurlu veya kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda zararın oluşumunda davacının mütarafik kusurunun olduğunu, davacının iddia edilen maluliyeti ile meydana gelen kaza arasında uygun illiyet bağı olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin davacılar açısından zenginleşme amacı taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirkete 13.09.2017 - 2018 tarihleri arasında 4101702763114 numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre sigortalıya asli kusur izafesi yapıldığını bu durumun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde karşı otobüs sürücüsü ... tam kusurlu olduğunu, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılmasının gerektiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılması gerektiğini, davacı tarafça usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan davalı şirket yönünden alacağın muacceliyetinden söz edilmeyeceği gibi  davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, temerrüde düşmediğinden davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla usulüne uygun başvuru yoksa temerrüdün dava tarihi olduğunun kabulü gerekmekte olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDiğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının ... plakalı özel halk otobüsünde yolcu olarak bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, Hacettepe Üniversitesinden alınan rapor ile davacıda %78 oranında daimi maluliyet, 18 aya kadar tıbbi iyileşme süresinin belirlendiği, davacı vekili tarafından sunulan 02.03.2021 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta AŞ ile imzalanan 17.04.2020 tarihli sulh protokolü ile sulh olduklarından bahisle, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakım gideri, bakıcı gideri, tedavi gideri, efor kaybı, iş gücü kaybı yönünden açmış oldukları davalardan feragat etmiş olduklarını bildirdiği, 100,00 TL karşılanmayan tedavi giderinden ise SGK hariç diğer tüm davalılar yönünden feragat etmiş oldukları beyan edilmiş olduğu, kazaya karışan otobüsün Özel Halk Otobüsü olmasının ... Genel Müdürlüğü’ne taraf sıfatı kazandırmayacağı söz konusu aracın ... Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde bulunmadığı, söz konusu araçların güzergahlarını belirlediği, Özel Halk Otobüsleri yönünden bu hususların... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü Özel Halk Otobüsleri Yönetmeliğinden ayrıntılı olarak bu hususların belirlendiği anlaşılmakla adı geçen davalı yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı SGK yönünden ise davacı SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini talep etmiş olup, söz konusu giderlere dayanak olarak davacı tarafından otel ücreti, muayene bedeli farkı, hasta karyolası, sonda, idrar torbası, el dezenfektanı gibi yapılan harcamalara ait faturalar dayanak gösterilerek bu bedeller yönünden dava açılmış olduğu, söz konusu yapılan harcamaların SGK'nın ödemekle yükümlü olduğu kalemler kapsamında bulunmadığı, alınan 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ile de bu hususun sabit olduğu bu sebeple davalı SGK'ya söz konusu harcamalar yönünden husumet yöneltilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesi ile maddi tazminat yönünden, davalılar ... Sigorta, ... Sigorta, ..., ... ve ... yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, davalılar ... ve SGK yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; manevi tazminat yönünden ise, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ... için 200.000,00 TL  davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL  davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 08.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br><br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebi yönünden yargılama aşamasında ödeme yapıldığı için davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davalılar ... Sigorta AŞ ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  maddi tazminat ve manevi tazminatın  davalı ...  yönünden husumet yokluğu  davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın özel halk otobüsü olduğunu, davalının sorumlu olduğunu, talep edilen tedavi giderlerinin belgeli olduğunu, davalı SGK’nın sorumlu tutulması gerektiğini, davacılar ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminatın oldukça az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacılar vekili, davalı ...'nın idaresindeki, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ... idaresindeki, davalı ... Genel Müdürlüğünün işleteni olduğu, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS poliçesi ile sigortalı özel halk otobüsüne çarpması sonucu davacının yaralandığını, malul kaldığını belirterek davalılardan maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.<br>\tBu hale göre yolcu olan davacı ... ile davalı ... Genel Müdürlüğü ve ... arasındaki davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.<br>\tTaşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde \"ihtiyari dava arkadaşlığına\" yer verilmiş, 166/4. maddesinde \"davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı\" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tSomut olayda, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacı ...’in otobüste yolcu olup  ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. <br>\tDava konusu olayda, davacılar ile ... Genel Müdürlüğü ve ... dışındaki davalılar arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. <br>\tHal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.<br>\tBu durumda, davaya konu temel ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacı ...’in  tüketici vasfına sahip olması nedeniyle yolcu konumundaki davacı ile taşıyan davalı ... Genel Müdürlüğü ve ... arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,HMK.nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının   KALDIRILMASINA, <br>\tDavaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e82bd8e3522c19c6","SID":"755f5c844d189af6"}}