{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/04/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... - Av. ... <br><br>DAVA\t\t:  Tazminat <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 30/01/2023<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas - .. Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili aleyhine Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile 851.829,12 TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra  takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından süresi içerisinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini ve  araç, tapu ve diğer malvarlığı değerlerine haciz işlemi uygulandığını, söz konusu takipte müvekkili ile birlikte ...., .... ve ...'un da borçlu olarak yer aldığını, müvekkilinin davalı bankaya böyle bir borcunun ve kefilliğinin de bulunmadığını, borca ilişkin olarak ilgili takipten edinilen tek bilginin ödeme emrinin 4 numaralı bendindeki kredi 602.910,75 TL ve ihtar gideri 679,95 TL olduğunu, ilgili takibin müvekkili aleyhine, haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, yine müvekkili hakkında Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında, 852.409,43 TL toplam alacak üzerinden icra takibinde bulunulduğunu, müvekkilinin ...'dan ipotekli olarak yer aldığını, bu takipteki borcun ...'a ait olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kefilliğinin de bulunmadığını, davalı bankanın kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin yem kredisi için Ereğli Ziraat Bankasına başvurduğunda takipleri öğrendiğini, müvekkilinin yüzden fazla büyükbaş hayvanı ile gelirini sağladığını, banka yetkilisi tarafından borçlardan dolayı hacizli olması nedeniyle kredi başvurusunun reddedildiğini öğrendiğini, kredi çekememesinden kaynaklı hayvanlarını yeterince besleyemediğini ve satamadığını ileri sürerek,  davalının kötüniyetli, haksız ve ağır kusurlu olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere öngörülen hüküm dolayısıyla hesap edilen 170.365,00 TL'nin hesap edilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca, müvekkilin kişilik haklarının saldırıya uğramış olması dolayısıyla 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacının  müvekkili bankanın Konya İli, Ereğli İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkinde ... Ada .. Parsel .. nolu bağımsız bölümdeki ipotekli işyerini, ...'dan ipotekli olarak aldığı için, bankanın ipotek borçlusu olduğunu, davacının, müvekkili bankanın ipotek borçlusu olup, ilamsız takibin de bu nedenle yapıldığını düşünerek takibe itiraz etmediğini, ilamsız takibin sehven yapıldığı anlaşılır anlaşılmaz da davacı yönünden takibin durdurulduğunu, davacının herhangi bir manevi zarara uğramadığını, davacının mağduriyetinin giderildiğini, davacının İİK'nın 72/5 maddesine göre tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının maddi tazminat talebinin bu nedenlerle konusuz kaldığını, sehven yapılan takipten dolayı maddi zararının olduğunu somut belge ve yazılı delillerle de ispat edebilmesi gerektiğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, davacının 2021 yılı içerisindeki kredi başvurusu ve daha evvelki kullandığı kredilere ilişkin belgeler, ipotek borçlusu olan davacı ile davalı banka  arasındaki sözleşme ve tüm belgeler, ipotek belgesi, davacının kredi başvurularına ait tüm bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır.<br>Akabinde mahkememiz dosyası nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir. <br>Sunulan 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı/alacaklı banka tarafından sadece ipotek borçlusu bulunan ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi takibi dışında ayrıca aynı alacakla ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız takip başlatmasının hatalı olduğunu, ilamsız icra takibinde sadece davacı adına kayıtlı 6 adet gayrimenkul ve 3 adet araç üzerine takibin kesinleşmesinden sonra 16.03.2021 tarihinde haciz konulduğunu, hacizler nedeniyle araçların trafikten men edilmesi için yakalama şerhi bulunmadığını, gayrimenkullerin satışının talep edilmediğini ve davacının bankalardan kredi kullanamadığına yönelik dosya kapsamına yansıyan herhangi bir bilgi ve belge olmadığını ve işlenen hacizlerin 6 ay sonra 17.09.2021 tarihinde kaldırıldığını, mahkemece takip çıkış miktarı üzerinden hesaplanan 170.350,00 TL’yi talep edebileceği yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde iş bu 170.350,00 TL’ye takibin başlatıldığı tarihten hacizlerin kaldırılarak takibin kapatıldığı 17.09.2021 tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarının 11.257,10 TL olacağı rapor edilmiştir. <br>Öncelikle davacının huzurdaki davada İİK 72/5 maddesi gereği tazminat talep edebilip edemeyeceği hususu üzerinde durulması gerekmektedir.<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun  72/5 maddesi; \"... Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.\" hükmünü amirdir. İşbu maddeden de anlaşılacağı üzere böyle bir tazminata hükmedilebilmesi için davanın menfi tespit davası olarak açılması, davanın davacı borçlu lehine neticelenmesi ve ayrıca takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekmektedir.<br>Oysa davacının açmış olduğu huzurdaki dava menfi tespit davası değildir. Zira dava tarihi olan 06/12/2021 tarihinden evvel davacı bakımından davalı yanca takip durdurulmuş ve hacizler kaldırılmıştır. Dolayısı ile davacının talep edebileceği tazminat ancak menfi tespit davası neticesinde ve de davacı borçlunun haklı çıkması halinde verilebilecek bir tazminat niteliğindedir. Bu nedenle istenilen tazminatın kabulü yasal olarak mümkün değildir. Zira davacı menfi tespit davası açılmaksızın salt davadan önceki işlemlere dayalı olarak böyle bir talepte bulunmuştur.<br>Öte yandan davacı yan manevi tazminat talebinde de bulunmuştur.<br>Nitekim Yargıtay 11. HD.'nin 2016/7881 E., 2017/5130 K. Sayılı ve 09/10/2017 tarihli ilamında da görüleceği üzere;<br>....\"Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 49. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa dahi alacaklının en azından kusurlu olması gerekmektedir. Haksız yere bir kimsenin mallarının ihtiyaten haczettirilmesi o kimsenin itibarına saldırı teşkil eden ve BK’nın 49. maddesi gereğince manevi tazminat ile sorumlu tutulmayı gerektiren bir davranıştır. Davalının haciz tarihi itibariyle gerçekte alacaklı olup olmadığının incelenmesi ve neticede de davalının gerçekten alacaklı olmadığı halde, ihtiyati haciz uygulattığı sonucuna varılması halinde, manevi tazminat isteminin ilke olarak kabulü gerekir.\" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.<br>Davalı yan ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde davacı ve bir kısım şahıslar bakımından Ereğli İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip yapmasına rağmen, aynı alacak için davacı ve bir kısım şahıslar aleyhine Ereğli İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunmuş ve işbu dosyadan haciz işlemi gerçekleştirmiş ve akabinde takipten feragat etmiştir. Ayrıca bahsi geçen işlemler nedeniyle davacı taraf  Ziraat Bankası Hükümet Meydanı-Ereğli/KONYA Şubesinin dosyada mevcut 09/02/2023 tarihli cevabi yazısında da görüleceği üzere kredi kullanamamıştır. Dolayısı ile davacı söz konusu takip ve haciz işlemleri nedeniyle manevi olarak da zarar görmüş ve itibarı zedelenmiştir. Bu nedenle talep edilen manevi tazminatın kabulü yönünde kanaat oluşmuştur.<br>Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde dosya kül halinde incelendiğinde; Davacı yan vekilince  Ereğli İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine yapılan takip ve hacizler ile sonrasında hakkındaki takipten feragat edilmesi nedeni ile davacının davalıdan İİK. 72/5 maddesi gereği tazminat talebi ile ayrıca manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmekle az yukarıda ifade edilen nedenlerle  İİK. 72/5 maddesi gereği istenen tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kabulüne...\" dair, davacının 170.365,00 TL olarak talep edilen tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı bankanın arabuluculuk başvurusu yapıldıktan sonra takibi durdurduğunu, haksız yere takip yapmakla kalmayıp, kötüniyetli olarak malvarlığına haciz işlemi uyguladığını, arabuluculuk müessessi olmasa müvekkilinin bu davayı direkt olarak mahkemede açacağını ve sonrasında icra takibi dava sürerken müvekkili lehine kapatılmış olsa da mahkemece tazminata hükmedileceğini ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmeyerek maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin Ziraat Bankasından kredi talep etmesine rağmen davalı bankanın açtığı takip dolayısıyla kredi kullanamadığını, mahkemece bu hususun yalnızca manevi tazminat açısından değerlendirdiğini ancak maddi tazminat açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br> Davalı vekili, davacının  müvekkili bankanın ipotek borçlusu olup ilamsız takibin de bu nedenle yapıldığını düşünerek takibe itiraz etmediğini, ilamsız takibin sehven yapıldığı anlaşılır anlaşılmaz da davacı yönünden takibin durdurulduğunu, davacının herhangi bir manevi zarara uğramadığını, yine mahkemece davacının maddi tazminat talebinin de reddedildiğini, mahkemece reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine ve davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının manevi tazminat ve vekalet ücreti  yönünden kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK'nın 72/5 maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; İİK'nın 72/5 maddesinde ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine mündericatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmü düzenlenmiştir.<br>Davacı tarafça işbu hükme dayalı olarak tazminat isteminde bulunulduğu ancak, dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulduğu ve arabuluculuk aşaması sırasında davalı bankanın takibin sehven yapıldığını belirterek davacı yönünden takipten feragat ederek hacizlerin de kaldırıldığını beyan etmiş  olması karşısında, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davası bulunmadan anılan madde kapsamında tazminat isteminde bulunulamayacağından ve bu itibarla, somut olayda anılan madde koşulları oluşmadığından mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve  bu itibarla, davacı vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; Her ne kadar davalı vekilince reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf isteminde bulunulmuş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/4 maddesinde '' Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.'' hükmü bulunduğundan mahkemece reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; 6098 sayılı TBK'nın  58. maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için TBK'nın  58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise, şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. Somut olayda, davalı banka tarafından arabuluculuk aşaması sırasında takibin sehven yapıldığı belirtilerek  davacı yönünden takipten feragat edilerek hacizlerin de kaldırıldığı anlaşılmakla, davacı iddiaları ve dosya kapsamı itibariyle manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığı, davacının kişilik haklarının ihlalinin söz konusu olmadığı nazara alınmaksızın davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A) Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>B) Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>C) Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarih, .. Esas - .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet takdirine yer olmadığına,<br>D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, <br>1- Davacının  maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE, <br>2- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 3.080,19 TL harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.652,59 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,  <br>3- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde görülmediğinden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat istemi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hükmedilen 10.000,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>7- HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,<br>E) İlk derece mahkemesince yazılan 06/07/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>F) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>G) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05e59c5344d7b22a","SID":"047d423b6794b268"}}