{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1209 <br>KARAR NO: 2024/442<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/02/2023<br>NUMARASI: 2021/444 E - 2023/99 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğu, davalının icra takibine bulunduğu itirazları hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafça İstanbul Arabuluculuk Bürosuna ... dosya numarası ve ... başvuru dosya numarası ile başvurulduğu ancak anlaşamama yönünde arabuluculuk son tutanağı düzenlendiği, bu nedenlerle davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Daıresı ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20'den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine,    karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokak No:... numaralı dükkanların (... Ada ... Parsel ... Çarşı)  sahibi olduğu, İstanbul ilinde hiçbir ticari faaliyeti olmayıp iş hayatına Sivas ilinde devam ettiği,  davalıya ait bu dükkanların 16/03/2015 tarihinde ...'e kiralandığı ve kiracı tarafından kullanıldığı, bu dükkanlara ilişkin olarak davacı şirket ile elektrik aboneliğine ilişkin hiçbir zaman abonelik sözleşmesi yapmadığı, dükkanların kiracı tarafından kullanılması sebebiyle davacı ile yapılan abonelik sözleşmelerinin kiracıya ait olduğu, davacı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının bu icra takibi ile ödenmeyen borçlardan ve kaçak elektrik kullanıldığından haberdar olduğu, hiçbir zaman davacı şirket ile eletrik abonelik sözleşmesi yapmadığı, kaçak elektrik kullanmadığı, davaya konu yerde herhangi bir ticari faaliyeti olmadığı için ve böyle bir borcuda bulunmadığı için itiraz ettiği, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, davacı tarafın elektriği abonesiz, kaçak kullanıma ilişkin ilgili memurlar tarafından tutanaklar tutulduğunu ve fatura kesildiğini iddia ettiği, ancak bu tutanakları dilekçesi ekinde sunmadığ, davacı şirketin memurlarının tutanakları ve faturaları keserken yeterli dikkati göstermesi halinde böyle bir karışıklığın oluşmayacağı, davalının orada herhangi bir ticari faaliyeti veya işletme durumu olmadığı için müvekkili şirket yetkilileri tarafından da bu tutanağın imzalanmadığı, davacı tarafından müvekkiline ne kaçak kullanıma ilişkin fatura gönderildiği ne de itiraz etme hakkı tanındığı, davacının yapmış olduğu eksik ve usulsüz işlemler sebebiyle müvekkilinin bu yapılan işlemlere itiraz etmesinin engellenip hakkı kaybı meydana getirdiği, ayrıca davacı tarafın yönetmelikte belirtilen süreler içerisinde elektriği kesmeyerek veya gerekli tespitleri yapmayarak müvekkilinin durumunun ağırlaşmasına sebebiyet verdiğini beyanla,  davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davalı dava konusu dükkanların mülk sahibi olduğu, davacı ile aralarında abonmanlık sözleşmesinin yapılmadığı, davalının söz konusu kaçak tüketimden sorumlu olmamasının gerektiği gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekiliistinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece ,davalının  davaya konu kaçak elektrik kullanılan adresteki gayrimenkulün sahibi olduğu, 16.03.2015 başlangıç tarihli  davalı  ile dava dışı ... arasında 1 yıllık kira sözleşmesi yapıldığı, davada mevcut kaçak elektrik zabıtlarına konu kaçak elektrik enerjisinin davalı tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile reddedildiğini, ilk derece mahkemesince bu husus hiçbir şekilde araştırılmadan her zaman her şekilde ve herkes ile düzenlenebilecek adi bir kira sözleşmesinin mevcudiyeti iddiasına dayanarak eksik inceleme ile davanın reddedilmesinin hatalı olduğu, davalı yanca sunulan adi yazılı kira sözleşmesi gibi bir evrakın, aski ispat oluncaya kadar geçerli delil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı karşısındaki durumu göz önünde tutulduğunda verilen red kararının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun görülmekte olduğu, kaçak elektrik tutanaklarının, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğu, mahkemece yerleşik Yargıtay kararları ve  kaçak elektrik kullanım tespit tutanağındaki verilerin  dikkate alınmadığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan  İstanbul .... İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosyası sureti  incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi  borçlu ... Limited Şirketi olduğu, 13.945,20 TL asıl alacak, 4.211,39 TL işlemiş faiz, 758,04 Temerrüt faizi olmak üzere toplam  18.914,63 TL alacak için 09/05/2018 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine  itiraz ettiği, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takibin durduğu görülmüştür.Mahkemece yargılamada bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır.  22/04/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Dosya kapsamında söz konusu 4 adet kaçak tespit tutanağının görülmediği, kaçak tespit tutanakları tanzim edilmediği sürece ilgili mahalde kaçak elektrik kullanıldığı iddiasının yersiz olduğu görüşü belirtilmiştir.20/12/2022 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı, İstanbul İli ... İlçesi, ... Mahallesi ...Sok. No:... numaralı adresindeki dükkanların sahibi olduğu, söz konusu dükkanları 16.03.2015 tarihinde ...’e 1 yıl süre ile kiralandığı, kira kontratında başlangıç tarihinin 16.03.2015 olduğu, davacının dosya kapsamına sunduğu tüketim endeksleri dökümünün incelenmesinde, kaçak tutanaklarının tanzim edildiği 16.06.2016, 19.07.2016 ve 22.09.2016 tarihlerinde söz konusu dükkanlarda şahıs veya şirket adının olmadığı yani söz konusu kullanıcı bölümünün boş bırakıldığı, dolayısıyla kaçak tutanaklarının tanzim edildiği tarihlerde dava konusu dükkanların boş olduğu, mahalde kaçak elektrik kullanıldığı, ancak dükkanların söz konusu tarihlerde davacının sunduğu endeks dökümlerinde boş olduğu, bu nedenle dükkanlarda kaçak kullanım esnasında mahal yerinde ikame eden kişi/firmanın tespit edilemediği, davalının dava konusu dükkanların mülk sahibi olduğu, davacı ile aralarında abonmanlık sözleşmesinin yapılmadığı, davalının söz konusu kaçak tüketimden sorumlu olması halinde, davacının davalıdan; 13.945,20 TL asıl alacak (taleple bağlılık ilkesi gereği) 2.814,41 TL işlemiş faiz 506,59 TL işlemiş faizin %18 KDV’si 17.266,20 TL talep edebileceği hesaplanmıştır.Davada ispat yükü davacı üzerinde bulunmaktadır.İspat yönünden,kaçak tesbit tutanaklarının ispat gücü yönünden yapılan değerlendirmede; kaçak tesbit tutanağının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Kaldı ki, EPDK’nin ilgili yönetmelikleri gereğince, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda açıklandığı gibi; kaçak tüketimden söz edilebilmesi için kaçak tespit tutanaklarının mahal yerinde tanzim edilmesi ve kaçak tüketimin mahal yerinde ikame eden kişi/firmanın ismi tespit edilerek tutanakta belirtilmesi gereklidir.Somut olayda ,davalı şirket ile davacı arasında abonelik sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı şirket ,kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen dükkanların malsahibi olup, davacı şirketin faaliyet adresinin Sivas ilinde olduğu dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.Davacı abone olmadığına göre ,kaçak elektriğin fiilen davalı şirketçe kullanıldığının ispatlanması halinde ancak bu borçtan sorumlu tutulabilecektir.Davalının sadece mülk sahibi olmasının kaçak elektrikten sorumlu olması sonucunu doğurmayacağı açıktır.Dosya kapsamı itibarıyla ,abone olmayan davalı şirketin fiilen kaçak elektrik kullandığı sabit olmadığından, bu sebeplerle mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,   davacı   tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"266f06bfe6eb9b64","SID":"4d4e454fa1723086"}}