{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   1. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS      NO\t: 2022/944 <br>KARAR NO\t: 2024/169<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/06/2021<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACILAR\t: 1-... <br>\t\t2-... - ... - \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ...-  <br>DAVALILAR\t: 1 -... - ...<br>\t  ...<br>\t  Av. ...\t  <br>\t  2 -... -  -...\t   <br>DAVANIN KONUSU\t: Sözleşmeden kaynaklı Harici Alıma Dayalı Tapu İptali ve Tescil<br>DAVA TARİHİ                  \t: 25/06/2021 <br><br>DAİRE KARAR TARİHİ \t: 05/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/02/2024<br><br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK'nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacılar vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ün diğer davacı ... ... Loj. Gayr. Gıda Akary. Otom. İht. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, davalılardan ...'ın ise ... ... ve ... ...'a ait Mersin ili, ... ilçesi, ... köyünde kain ve tapunun ... ada ... parsel numarasında kayıtlı bulunan arsa vasfına haiz gayrimenkul üzerine Mersin 11. Noterliği'nin 16/05/2014 tarih ve ... yevmiye nolu 'Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi' ile inşaat yapmayı üstlenen müteahhit olduğunu, davacı ile davalı ...'ın çok yakın dostluk kurduklarını, davalı ...'ın kendisini güvenilir ve ekonomik durumu çok iyi bir iş adamı olarak tanıttığını, lüks ve değerli araçlar kullanarak davacıya güven sağladığını, davalının davacıyı ikna ederek 05/10/2015 tarihli sözleşme ile 450.000,00 TL olmak üzere 900.000,00 TL'ye yapmakta olduğu inşaatın kendisine isabet ettiğini söylediği 2. Katı batı, 13. Kat doğu cepheli meskenleri satmayı vaad ettiğini, sözleşmeye göre satış bedelinin 735.000,00 TL karşılıklı takas, kalan 165.000,00 TL için ise ... mağazasının orada 2+1 daire tapusunun verileceğini, sözleşmede takas ve verilecek dairelerin ... plaza 8. Kat batı, 10. Kat doğu 3+1 daireler ve ... civari 2+1 3. Kat batı-kuzey daire ve 2015 model ... ... araç olarak belirlendiğini, sözleşmesinin imzalanmasından çok kısa bir süre sonra davalı...'ın mülkiyeti davacıya ait bulunan Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada ... parsel A blok ... Kat ... nolu ve mülkiyetinin yine davacının yetkilisi olduğu şirkete ait Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada ... parsel ... Kat, ... nolu bağımsız bölümleri yaptığı bir ticari alış veriş karşılığında davalı ...'e tapudan devir edilmesi talimatı verdiğini, davacı şirket yetkilisinin de davalı ile aralarında yapılan sözleşme ve davalı ... tarafından keşide edilerek davacıya verilen ... Mezitli Şubesine yönelik lehtar, keşide tarihli ve miktarı açık C1-... seri nolu çekin kendisine verilmesi üzerine davalı ...'ın isteği üzerine diğer davalı ...'e ... Tapu Müdürlüğü'nün 12/10/2015 tarihinde her iki taşınmazı devrettiğini, bu devirlerde bir süre sonra davalı ...'ın yapmakta olduğu inşaatı durduğunu ve terk ederek kayıplara karşıtığının öğrenildiğini,mal varlıklarını güvendiği kişilerin adına yaparak haksız kazanç sağladığını, güvendiği kişilerden bir tanesinin de davalı ...'in olduğunu, davacıdan devir alınan taşınmazları aralarında hiçbir ticari ilişki ve para alış verişi olmadan davalı ...'in üstüne yaptığını, her ne kadar davalı ...'ın talimatı ile davacının dava konusu taşınmazları tapuda satış gibi göstererek davalı ...'e satış yolu ile devretmiş ise de davacının herhangi bir bedel almadığını, aynı şekilde davalı ...'a da bedel ödenmediğini, davalıların eylem ve fikir birliği içinde hakeret ettiklerini, yapılan devirlerin iptali gerektiğini, davalı ... ile yapılan görüşmede, davalı ...'a faizle para verdiğini, bu tapu devirlerinin ona karşılık aldığını ifade ettiğini, davalıların arasında para alış verişinin olmadığını, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerini, haksız kazanç sağladıklarını, davalılar arasında faiz karşılığı para alışverişi olsa dahi bu durumda TCK'nun 241. Maddesinde tefecilik fiili suç olarak tanımlandığını, kazanç veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin tefecilik suçunu oluşturduğunu, bu nedenle davalılar hakkında Mersin C. Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyusunda bulunduklarını belirterek, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada ... parsel A blok .... Kat ... nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına, Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada, .. parsel, ... Kat, ... nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle;  davalı ...'in diğer davalı ... ile bir kısım ticari ilişkilerinin söz konusu olduğunu, bunların yasaya uygun ticari ilişkiler olduğunu, iddia edildiği gibi piyasayı dolandırma amacı ile yapılan devrin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazlara ilişkin böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davalının söz konusu taşınmazları bizzat davacıdan satın aldığını, resmi kayıtlarla sabit olduğunu, ispat yükünün davacılara ait olduğunu, davacı tarafça dosyaya iddialarını ispata elverişli bir delil sunulmadığını, yazılı delille ispatı gereken iddiaları hususunda tanık dinlenmesine muvafakatlarının bulunmadığını, davacının davalılara yönelik tüm iddialarının asılsız ve çelişkili olduğunu, hiçbirini kabul etmediklerini, davalının tefecilik suçunu işlediğine dair iddialarının sırf hukuki delil yaratma amaçlı olarak ileri sürüldüğünü, gerçek dışı iddialar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 19/11/2019 tarihinde verilen kararda özetle; davalı ...'ın dava konusu taşınmazlarda hiçbir zaman malik olmadığı gibi satış işlemlerinde taraf olmadığı, davacı yan ile davalı ...'e arasında tapuda yapılan satış işleminin geçerli olduğu açık olup, davacı yanca tapudaki devrin davalı ... ile aralarında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden ve davalı ...'ın talimatı ile yapıldığı ve davalı ...'in bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğu hususunun ispatlanmadığı, satış bedelinin nakden ve tamamen tahsil edildiğine ilişkin, resmi senetteki beyanın tersi, davacı tarafından aynı güçte başka bir delille kanıtlanması gerektiği, yani tapuda resmi olarak devredilen taşınmazın bedelinin ödenmediğinin davacı yanca kesin delille ispatlanması gerekitiği, davacı yanca böyle bir delil sunulmadığı, tanık beyanlarına davalının muvafakati de olmadığından itibar edilmediği, bu sebeplerle, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Blok ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, diğer dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Kat ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın ispatlanmadığından esastan reddine yönelik karar verilmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin 19/11/2019 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain .... Kat ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın ispatlanmadığı gerekçeleri ile esastan reddine karar verildiğini, verilen kararın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verildiğini, kararının bozulması /kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporlarında uyuşmazlık ile ilgili taban tabana zıt görüşlere yer verildiğini, mahkemece raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ilk derece mahkemesince bilirkişi Dr.... ... tarafından verilen 26/09/2018 tarihli rapora ve rapordaki görüşlere neden itibar edilmediği hususuna gerekçeli kararda yer verilmediğini, İlk derece mahkemesince dosyaya sundukları davalı ... ile yapılan sözleşme, sözleşmeye göre müvekkilinin üstlendiği edimleri ifa ettiğine dair yazılı devirler, edim dava konusu taşınmazların davalı ...’e devri hususundaki davalı ...’ın yazılı talimatı, ... Mezitli şubesine yönelik lehtar, keşide tarihi ve miktarı açık C1-... seri nolu çek dikkate alınmaksızın ve değer verilmeksizin hüküm  kurulması nedeniyle de kararın kaldırılması gerektiğini, İlk derece Mahkemesi davanın ret gerekçesinde; davacı yanca tapudaki devrin davalı ... ile aralarında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden ve davalı ...'ın talimatı ile yapıldığı ve davalı ...'in bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğu hususu ispatlanmadığı hususuna yer vermiş ise de; bu değerlendirmenin de hatalı olduğunu, satış bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, ödeme beyanı dışında başkaca da bir belge sunulmaması dikkate alındığında; davalılar arasında fikir ve eylem birliği olduğunu, dava konusu taşınmazları dolandırmak suretiyle elde ettiklerinin sabit olduğunun anlaşıldığını, kaldı ki; taşınmazların devrinin yapılması nedeniyle davalı ... müvekkillerine herhangi bir bedel ödemediği gibi, davalı ...’da herhangi bir ödeme yapmamış, ödeme yaptığına dair bir bilgi ve belge de sunmadığını, bu durum da; taraflar arasındaki muvazaayı açıklıkla gösterdiğini, davalı ...'in, davalı ... ile müvekkilleri arasındaki ilişkiden haberdar olduğu ve bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğunu gösterdiğini, taraflarından; davalı ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık eylemi nedeniyle şikayette bulunulduğunu, taraflarından yapılan şikayetin Mersin C. Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilerek; bu dosya üzerinden soruşturmaya devam edildiğini; yapılan soruşturmanın halen derdest olduğunu, ilk derece mahkemesince de bu dosyanın incelendiğini, İlk derece mahkemesince; ret gerekçesinde, tanık beyanlarına davalının muvafakati de olmadığından itibar edilmediğine ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını belirtmiş ise de; HMK 200 maddesinde tanık ile ispat hususunda diğer tarafın muvaffakati aranmakta ise de; HMK.nun 202 maddesi ile istisna getirildiğini, yazılı delil başlangıcı olduğunu ve HMK.nun 203/d maddesine göre de  “Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları” var ise tanık dinlenebileceği kuralına yer verildiğini, bu nedenle de ilk derece mahkemesince verilen karar hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı kararında özetle; \"...Somut olayda; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, ticari işletmeleri ile ilgili olduğu, davaya dayanak olan 05/10/2015 tarihli sözleşmenin alıcı tarafının ... ... Lojistik....San.Tic.Ltd.Şti., satıcının ..., ... İnşaat olduğu, işbu davada davacıların ... ... Lojistik....San.Tic.Ltd.Şti. ve ..., davalıların ... ve sözleşme dışı ... olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bu itibarla mahkemece davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği anlaşılmakla esasa dair hususlar incelenmeksizin davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği...\" şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına yönelik karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ TARAFINDAN YENİDEN VERİLEN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılan yargılama sonucunda;  davalı ...'ın dava konusu taşınmazlarda hiçbir zaman malik olmadığı gibi satış işlemlerinde taraf olmadığı, davacı yan ile davalı ...'e arasında tapuda yapılan satış işleminin geçerli olduğu, davacı yanca tapudaki devrin davalı ... ile aralarında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden ve davalı ...'ın talimatı ile yapıldığı ve davalı ...'in bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğu hususunun ispatlanmadığını, satış bedelinin nakden ve tamamen tahsil edildiğine ilişkin, resmi senetteki beyanın tersinin, davacı tarafından aynı güçte başka bir delille kanıtlanması gerektiğini, yani tapuda resmi olarak devredilen taşınmazın bedelinin ödenmediğinin davacı yanca kesin delil ispatlanması gerektiğini, davacı yanca böyle bir delil sunulmadığını, tanık beyanlarına davalının muvafakati de olmadığından itibar edilmediğini, bu sebeplerle, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Blok ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, diğer dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Kat ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın ispatlanmadığından esastan reddine yönelik karar vermiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Kat ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın ispatlanmadığı gerekçeleri ile esastan reddine karar verildiğini, verilen kararın eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verildiğini, kararının bozulması /kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporlarında uyuşmazlık ile ilgili taban tabana zıt görüşlere yer verildiğini, mahkemece raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ilk derece mahkemesince bilirkişi Dr.... ... tarafından verilen 26/09/2018 tarihli rapora ve rapordaki görüşlere neden itibar edilmediği hususuna gerekçeli kararda yer verilmediğini, İlk derece mahkemesince dosyaya sundukları davalı ... ile yapılan sözleşme, sözleşmeye göre müvekkilinin üstlendiği edimleri ifa ettiğine dair yazılı devirler, edim dava konusu taşınmazların davalı ...’e devri hususundaki davalı ...’ın yazılı talimatı, ... Mezitli şubesine yönelik lehtar, keşide tarihi ve miktarı açık C1-... seri nolu çek dikkate alınmaksızın ve değer verilmeksizin hüküm  kurulması nedeniyle de kararın kaldırılması gerektiğini, İlk derece Mahkemesi davanın ret gerekçesinde; davacı yanca tapudaki devrin davalı ... ile aralarında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden ve davalı ...'ın talimatı ile yapıldığı ve davalı ...'in bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğu hususu ispatlanmadığı hususuna yer vermiş ise de; bu değerlendirmenin de hatalı olduğunu, satış bedeli ile gerçek bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, ödeme beyanı dışında başkaca da bir belge sunulmaması dikkate alındığında; davalılar arasında fikir ve eylem birliği olduğunu, dava konusu taşınmazları dolandırmak suretiyle elde ettiklerinin sabit olduğunun anlaşıldığını, kaldı ki; taşınmazların devrinin yapılması nedeniyle davalı ... müvekkillerine herhangi bir bedel ödemediği gibi, davalı ...’da herhangi bir ödeme yapmamış, ödeme yaptığına dair bir bilgi ve belge de sunmadığını, bu durum da; taraflar arasındaki muvazaayı açıklıkla gösterdiğini, davalı ...'in, davalı ... ile müvekkilleri arasındaki ilişkiden haberdar olduğu ve bu durumu bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğunu gösterdiğini, taraflarından; davalı ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık eylemi nedeniyle şikayette bulunulduğunu, taraflarından yapılan şikayetin Mersin C. Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilerek; bu dosya üzerinden soruşturmaya devam edildiğini; yapılan soruşturmanın halen derdest olduğunu, ilk derece mahkemesince de bu dosyanın incelendiğini, İlk derece mahkemesince; ret gerekçesinde, tanık beyanlarına davalının muvafakati de olmadığından itibar edilmediğine ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını belirtmiş ise de; HMK 200 maddesinde tanık ile ispat hususunda diğer tarafın muvaffakati aranmakta ise de; HMK.nun 202 maddesi ile istisna getirildiğini, yazılı delil başlangıcı olduğunu ve HMK.nun 203/d maddesine göre de  “Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları” var ise tanık dinlenebileceği kuralına yer verildiğini, yerel mahkemece verilen karar incelendiğinde dosyayı görevsizlikle gönderen Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile aynı olduğunu, yapılan itiraz ve taleplerinin göz ardı edildiğini, esasen yeniden yargılama yapılmadığını, yerel mahkemece müvekkillerinin ... yargılanma hakkını zedeleyerek önceki yerel mahkeme kararını tekrar etmekle yetinilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: <br>Taraflar arasındaki dava, davacılar ile davalı ... arasında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı Harici Alıma Dayalı Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir.<br>Bilindiği üzere, tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur. (743 S.K'nun 634.; 4721 S. Türk Medeni Kanunu m. 706; Borçlar K. m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 Sayılı Noterlik Kanunu m. 60, 89) Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenledir ki, gerek mahkemece gerekse Yargıtayca doğrudan göz önünde tutulur. (Yargıtay H.G.K.'nun 05.12.2001 gün ve 2001/13-1021 Esas, 2001/1101 Karar; H.G.K.'nun 16.04.2008 gün ve 2008/8-324 Esas, 2008/328 Karar; H.G.K.'nun 27.05.2009 gün ve 2009/1-181 Esas, 2009/220 Karar; H.G.K.'nun 16.06.2010 gün ve 2010/14-290 Esas, 2010/328 Karar)              \t<br> Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak elde edilen kazanımlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir. Ancak bu durumda, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan dava, sözleşme zamanaşımı süresine tabidir. TBK’nın 146. maddesinde (818 sayılı BK m. 125) sözleşmeye dayanan alacakların, başka türlü hüküm mevcut olmadığı takdirde 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu hükme bağlanmıştır.<br>  Yine 10/07/1940 tarih ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, harici satışın hüküm ifade etmemesi halinde taraflar, satışın kanıtlanması durumunda verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilemez (07.06.1939 tarih ve 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin malvarlığından diğerinin malvarlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır ve bu ilke; haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından istifade ederek kendi malvarlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirme yükümlülüğü altında bulunduğunu ifade eder. (Bknz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/4072 Esas, 2022/4102 Karar sayılı ilamı, )<br>Bu bakımdan, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.<br>Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkânsız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.<br>Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde tutulmalıdır.<br>Mahkemece; ödenen satış bedelinin, ifanın imkânsız hale geldiği tarih itibariyle(çeşitli ekonomik etkenlerin ÜFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle) ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmeli; bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmelidir. (Bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/1385 Esas, 2018/3548 Karar sayılı ilamı, )<br>Somut olayda; davacılar vekilinin, davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 05/10/2015 tarihli sözleşmeye dayalı olarak dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada ... parsel ... blok ... Kat ... nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına, Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ada, ... parsel, ... Kat, ... nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Blok ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel üzerinde kain ... Kat ... nolu bağımsız bölümle ilgili davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacılar vekili tarafından istinafa taşındığı görülmüştür.<br>Dosyaya yansıyan somut bilgi, belge ve delillere göre; davalı malik ... ...'ün adi yazılı sözleşmenin tarafı olmadığı, tapuda yapılan resmi satış akit senedinin aksinin yine aynı kuvvette bir evrak ile ispatının lazım geldiği, davacı tarafın sunduğu deliller ile davalılar arasındaki fikir ve eylem birliğini ispat edemediği sabit olmakla tapu iptal ve tescile yönelik talebin reddine yönelik karar usul ve yasaya uygundur.<br>Davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde değildir.<br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddi gerektiği görüşüne varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin istinafı reddolunduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinafa gelen davacılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK'nın 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>4-Dairemizce celse açılmadan gerekli inceleme yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca, tebliğden itibaren iki hafta içerisinde, Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/02/2024 <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>  ¸e-imza.<br>  <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza.<br>  <br>...<br>Üye<br>...<br>  ¸e-imza.<br>  <br>...<br>Katip<br>...<br>  ¸e-imza.<br>  <br><br><br><br><br><br>  ¸e-imza.\t\t¸e-imza.\t\t¸e-imza. \t                      ¸e-imza.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d069cc3a8bcb97b3","SID":"d2dc528cf823e78b"}}