{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/174 <br>KARAR NO\t: 2024/146<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Tazminat (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/02/2024<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alüminyum ve pvc doğrama otomatik kapı kepenkleri ve güvenlik sistemleri alanında faaliyette bulunan müvekkiline ait işyerinin davalı şirket tarafından düzenlenen 09/06/2017 tarihli 200200021324903 poliçe nolu Özel İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 28/11/2017 tarihinde gece saatlerinde iş yeri kapısının zorlanarak kırılması suretiyle gerçekleştirilen  hırsızlık olayı neticesinde iş yerinde bulunan bir kısım emtianın çalındığını, davalı sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğunu ancak davalı şirketin \"gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı\" gerekçesiyle hasar bedelini ödemediğini beyanla şimdilik 15.000,00 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; sigorta poliçesinde yer alan özel şart hükümlerine göre \"bodrum, zemin ve bahçe katında yer alan sigortalı mahallin dış cephesinde bulunan pencere ve kapıların tamamını kapsayacak şekilde ve mesai saatleri dışında kilitli bulunması şartı ile demir parmaklık, kepenk, panjur sistemi ve/veya özel güvenlik görevlisi önlemlerinden  en az birisi  bulunması \" şartıyla poliçe teminatına dahil olduğunu, davacının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili  ekspertiz çalışması yapıldığını, düzenlenen rapora göre \"sigortalı iş yerine giriş kattaki ofis bölümünün alüminyum  doğrama kapısı üzerindeki asma kilidin kesilip alüminyum kapının kanırtılarak açılması suretiyle girildiği, buradan merdivenler vasıtasıyla imalat bölümüne geçildiği, imalat bölümünden muhtelif emtia ve demirbaşın çalındığı\" hususunun anlaşıldığını, davacı işyerinde gerekli güvenlik önlemlerini almadığından dava konusu olayın hırsızlık sigorta teminatına girmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; \"...davacının, sigorta ettirdiği işyerinin ofis katı olarak kullanılan girişindeki kapısına kepenk, alarm sistemi, aktif çalışan güvenlik kamerası, demir parmaklık, panjur sistemi, bekçi veya özel güvenlik gibi sigorta poliçesinde belirtilen güvenlik tedbirlerini almamış olduğu, hırsızlığın bu kapıdan girilmek suretiyle gerçekleştiği, poliçedeki hırsızlık teminatının ancak bu tedbirlerin alınmış olması halinde geçerlilik kazanacağı dikkate alındığında, davacının, hırsızlık rizikosunu azaltmaya ve engellemeye yönelik olarak gerek işyeri sigorta poliçesindeki gerekse Genel Şartlar uyarınca gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı ve bu durumda sigorta teminatından yararlanamayacağı...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait işyeri sigortalanırken sigorta şirketinin basiretli bir tüccar gibi davranarak güvenlik endişeleri ve riskleri tespit edip sigorta primini belirlediğini, müvekkilinin hiçbir ayrıntıyı gizlemeden sigortalanan alanı, olası riskleri ve mevcut durumu anlattığını, varılan mutabakat sonrası poliçenin düzenlendiğini, akabinde müvekkilinin aldığı ekstra önlemler ile riski minimize etmeye çalıştığını, kendine yüklenen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğini, bu hususların mahkemece değerlendirilmediğini, hakim pozisyonda olan sigorta şirketinin süreci yönetmesi gerekirken bunu yapmadığını, hasar gerçekleştikten sonra ise hukuki mesnedi olmayan bahanelerle hasar ödemesinden imtina ettiğini, davalının eksikliğinin esnaf olan müvekkiline yükletilemeyeceğini, kararın müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini beyan ederek, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\t<br>Dava, davacıya ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan hasarın, işyeri sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi istemine ilişkindir.<br>Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile davacıya ait işyeri 09/06/2017-09/06/2018 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alınmıştır. Poliçede hırsızlık yönünden emtia için 20.000,00 TL, demirbaş için 30.000,00 TL, 3.şahıs emtia için 20.000,00 TL, kasa için 10.000,00 TL sigorta teminatı sağlanmış, Poliçenin Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına tabi olduğu belirtilmiştir.<br>Poliçenin 3.sayfasında; \"Rizikoda Bulunan Hırsızlık Önlemleri; kepenk, demir parmaklık, elektrikli panjur CCTV, kamera sistemi\" olarak sayılmıştır. <br>Yine poliçenin 6.sayfasında \"Kasa Hırsızlık Teminatı\" başlığı altında; \"Sigortalı mahallin; bodrum, zemin ve bahçe kadarında bulunması durumunda geçerli olmak üzere, işbu hırsızlık teminatı;<br>- Rizikonun dış cephesinde bulunan pencere ve kapıların tamamını kapsayacak şekilde ve mesai saatleri dışında kilitli konumda bulunması şartı ile; demir parmaklık, kepenk, panjur sistemi ve/veya <br>-Olay anında aktif durumda bulunması şartı ile; alarm sistemi, bekçi ve/veya özel güvenlik görevlisi önlemlerinden en az bir tanesinin bulunması kaydıyla teminat kapsamına dahil edilmiştir.<br>-Sigortalı mahalin; bekçi yada özel güvenlik birimleri tarafından korunan alışveriş merkezi, işhanı, pasaj, ve iş merkezlerinden birinde faaliyet yapması durumunda yukarıda belirtilen hırsızlık önlem şartları geçerli olmayacaktır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br> Taraflar arasında imzalanan poliçenin, Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına tabi olduğu belirtilmiştir. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları \"A.2. Sigorta Bedelinin Kapsamı\" başlıklı maddesinde; \"Sigorta sözleşmesine, teminat altına alınacak kıymetlerin muhafazası için özel hükümler konabilir. Bu takdirde sigortacı, sözkonusu kıymetlerin sigorta sözleşmesinde öngörülen şekillerde saklanmadığını ispat etmedikçe tazminat ödemekten kaçınamaz.\", \"B.2. Koruma Önlemleri\"  başlıklı maddesinde; \"Sigortalı veya sigorta ettiren, sigorta poliçesiyle temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlüdür...\" düzenlemesi mevcuttur.<br>Somut olayda; hırsızlık nedeniyle meydana gelen hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususunda ihtilaf bulunmaktadır.<br>Olay yeri inceleme raporunda; işyerinin binanın giriş katında bulunduğu, alüminyum doğrama olan giriş kapısının zorlanarak açılmış olduğu, girişte sağda bulunan ofis ve solda bulunan masa çekmecelerinin karıştırılmış olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Ekspertiz raporunda; giriş kattaki ofis bölümünün alüminyum doğrama kapısı üzerindeki asma kilidin kesilip alüminyum kapının kanırtılarak açılması suretiyle hırsızlık yapıldığının anlaşıldığı, işyerinin bodrum kat iniş merdiveni önünde kapı olmayıp dikey sürgülü alüminyum kepenk olduğu, ofis tarafında kepenk, koruma demiri vb bulunmadığı, işyerinin herhangi bir alarm tertibatının bulunmadığı, güvenlik kameralarının ise arızalı olması sebebiyle işlevsiz olduğu, poliçede kasa hırsızlığına ilişkin olarak düzenlenmiş olan güvenlik önlemlerinin aranıp aranmayacağı hususunda takdirin sigorta şirketine ait olduğu, hasar tutarının KDV hariç 14.886,81TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkemece güvenlik uzmanı, makine mühendisi ve sigorta uzmanı  bilirkişi heyetinden mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan raporda; Taraflar arasında akdedilen Sigorta Poliçesinde \"rizikoda bulunan hırsızlık önlemleri\" başlığı altındaki düzenleme, \"Kasa Hırsızlık Teminatı\" başlığı altındaki düzenleme ve Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nda sigortalının hırsızlık olayının gerçekleşme riskini en aza indirgemek için gerekli güvenlik önlemlerini alması gerektiğine ilişkin hükümler gereğince; davacının işbu sigorta poliçesindeki hırsızlık teminatından yararlanabilmek için giriş katta bulunan ofisinin giriş kapısına ve dış cephe camlarına kepenk, demir parmaklık, aktif çalışan alarm ve/veya kamera sistemi gibi güvenlik tedbirlerini alması gerektiği, ancak sigortalı işyerinin giriş katta bulunan ana cadde üzerindeki kapısında aktif çalışan bir alarm sisteminin, aktif çalışan güvenlik kamerasının, kepenk, demir parmaklık veya panjur sisteminin bulunmadığı, alüminyum doğrama olan kapının üzerinde yalnızca kilit bulunduğu ve bu kilidin kırılabilir, kapının da açılabilir olduğunun tespit edildiği, dava konusu olayda giriş kattaki kapı kilidi kırılarak alüminyum doğrama kapının açılması suretiyle içeri girildiği ve alt kattaki atölyeye de ofis katındaki iniş merdiveninden geçilmesi suretiyle hırsızlık gerçekleştirildiği, atölye katında bulunan kapının önündeki kepengin hırsızlık riskini azaltıcı ve önleyici bir etkisinin ise bulunmadığı, sigorta poliçesinde belirtilen güvenlik tedbirlerini almayan davacının sigorta teminatından yararlanamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11/1 maddesinde \"Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.\", 11/4 maddesinde \"Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır.\"6102 Sayılı TTK'nın aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423. maddesinde; \" (1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler.\" hükümleri yer almaktadır. TTK'nın 1423.maddesi de dikkate alındığında, davacı sigortalının kurulan sigorta sözleşmesine itiraz ettiğine ilişkin bir iddia olmadığı gibi bu yönde bir bilgi veya belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta poliçesi, mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı niteliktedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10580 E. 2017/8051K. sayılı ve 21/09/2017 tarihli kararı). Poliçenin 3. ve 6.sayfasında yukarıda yer verilen hükümler gereğince sigortalının kepenk, demir parmaklık, elektrikli panjur CCTV, kamera sistemi gibi koruma önlemlerini alması gerektiği yine demir parmaklık, kepenk, panjur sistemi, alarm sistemi, bekçi ve/veya özel güvenlik görevlisi önlemlerinin bulunması şartıyla hırsızlık eylemlerinin teminata dahil edildiği ancak somut olayda söz konusu önlemlerin hiçbirinin mevcut olmadığı anlaşılmakla, dava konusu hasar teminat kapsamında olmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/02/2024<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f913a778e2b9c267","SID":"b3caaac05cf71fe8"}}