{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/325 <br>KARAR NO\t: 2024/191<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 11/10/2019<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA<br>Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava  dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 16.01.2017 tarihinde denetim ve tasdik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin üstlendiği tüm edimleri sözleşmeye uygun biçimde ifa ettiğini, sunmuş olduğu hizmetlerin karşılığı bedelini davalı şirkete fatura ettiğini, işbu faturalara itiraz edilmediğini, bir ödeme gerçekleştirilmediğini, faturaya konu bedellerin tahsili amacıyla 10.01.2018 tarihinde İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe geçmişse de davalı şirketin işbu ilamsız icra takibine  itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; icra takibine müvekkili şirket tarafından 11.01.2018 tarihinde itiraz edildiğini, bu itiraz üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra davacının itirazın iptali davasını açtığını, bu nedenle yasal olarak “1 yıl içerisinde açılması gereken itirazın iptali davasının “süresinde açılmadığından dolayı, öncelikle bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından takibe konulan faturalara ilişkin olarak müvekkili firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun defterlerinin incelenmesinden sonra da açıkça ortaya çıkacağını ileri sürerek, davanın reddine, icra takibinin iptaline, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece \"Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında sözleşme düzenlendiği ve  ticari ilişki bulunduğu,  davacının faturalara dayalı alacağının  tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği,  faturaların sözleşme hükümlerine uygun düzenlendiği,  davalı şirketin takip ve dava konusu fatura içeriği hizmetlerin alınmadığı yönünde herhangi bir itirazının bulunmadığı, davacının  ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,  bu durumda davalının bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluştuğu, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği,  bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, düzenlenen uzman bilirkişi raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu faturadan kaynaklanan 17.700,00 TL alacağının bulunduğu sabit olmuştur.Davacı tarafın başlattığı İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 17.700,00 TL asıl alacağa  yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,   her ne kadar takipten önce işlemiş faiz talep edilmişse de; somut olayda davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine,   ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si(3.540,00-TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine'' karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası\" süresinde açılmadığından dolayı, öncelikle bu yönüyle davanın reddi gerekirken sayın mahkemece bu talebimizin reddi yönündeki kararı usul açısından yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca davanın başından beri dile getirdiğimiz üzere davacı tarafından takibe konulan faturalara ilişkin olarak müvekkil firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Öte yandan sayın mahkeme davanın kısmen kabul-kısmen REDDİ yönünde karar verdiği halde müvekkil aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Mahkemenin kararından da anlaşıldığı üzere dava bedeli kesin olmayıp yargılamaya muhtaç olduğundan müvekkil aleyhine verilen İcra inkar tazminatı usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Zira sayın mahkemece verilen kararda müvekkilimin icra dosyasına yapmış olduğu itirazda  kısmen haklı olduğu hüküm altına alınmıştır. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; <br>Dava, taraflar arasında imzalanan denetim ve tasdik sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davacının İstanbul 14. İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasında 02/01/2018 tarihinde faturalardan kaynaklanan 17.700,00 TL asıl alacak, 888,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.588,48 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 04/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 10/01/2018 tarihinde borca itiraz ettiği,  borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.Davalı vekili icra takibinin süresinde açılmadığına yönelik itirazda bulunmuşsa da icra dosyasında ödeme emrine itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine ilişkin evrak bulunmadığından ve bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından mahkemece itirazın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; \"taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil olma niteliği taşıdıkları, davalı şirketin 2016 yılından devir 5.824,40 TL borç bakiyesinin bulunduğu, borca karşılık 27.01.2017 tarihinde 27.04.2017 vadeli aynı tutarda çek tahsil edildiği, belirtilen tarih itibariyle davalı şirketin herhangi bir bakiyesinin bulunmadığı, aralarındaki sözleşme kapsamında Şubat- Aralık 2017 döneminde düzenlenen 11 adet fatura sebebiyle de davalı şirket hesabına toplam 17.700,00 TL borç kaydedildiği, bu borca karşılık herhangi bir tahsilat yapılmadığı, anılan bakiyenin 24007 no.lu yevmiye kapanış maddesinde davalı şirket cari hesabının karşısında aynen yer aldığı, yapılan işlemler sonucu 2017 yılında davacı şirket hesabına 23.524,40 TL alacak kaydedildiği, borca karşılık 5.824,40 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla 31.12.2017 tarihi itibariyle davacı şirketin 17.700,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, anılan bakiyenin 160 no.lu yevmiye kapanış maddesinde davacı şirket cari hesabının karşısında aynen yer aldığı, dolayısıyla; 31.12.2017 tarihi itibariyle 17.700,00 TL olan davacı şirket alacak bakiyesinde tam mutabakat bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında; verdiği hizmet karşılığında davacı şirket tarafından KDV dahil toplam 17.700,00 TL tutarında fatura düzenleneceği, davalı şirket tarafından ödemelerin aylık eşit taksitler halinde yapılacağı  kararlaştırıldığı, faturaların sözleşme hükümlerine uygun düzenlendiği,  davalı şirketin takip ve dava konusu fatura içeriği hizmetlerin alınmadığı yönünde herhangi bir itirazının bulunmadığı\" şeklinde rapor düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde  yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille  bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin  kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra  iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi  uyarınca alacağını ispatladığının  kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.<br>Somut olayda, dava konusu faturalar, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının faturalara itirazı söz konusu değildir, davalı kayıtlarına göre davacının alacağı sabittir, mahkemece asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.İİK 67/2.maddesinde \"...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü yer almaktadır. Takip tutarı asıl alacak sözleşmeye göre düzenlenen faturalar bedeli olup alacak likit/belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br> Açıklanan nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvusunun  esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 301,87 TL'nin mahsubu ile bakiye 125,73 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"baebbbee1fa3fd39","SID":"f979411b33bd0968"}}