{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2044 <br>KARAR NO: 2024/150<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/06/2021<br>NUMARASI: 2017/30 Esas - 2021/427 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 13/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 04.02.2016 tarihinde sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı traktör ile hareket halinde iken yol kenarında bulunan ...'e çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı traktörün sigortasının olmaması nedeni ile üzere 5684 sayılı sigortacılık kanununun 14. Maddesi kılavuzluğunda zarar poliçe limiti dahilinde ...ndan tazminat talep edildiğini belirterek meydana gelen trafik kazasında müvekkil ...'in bedensel zarara uğraması nedeni ile 6100 sayılı Yasanın 107.Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatının ... yönünden sigorta limitini aşmamak üzere tahsili ve temerrüt tarihinden işletilecek faizine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun adresinin Şişli/İstanbul olup davalının ikametgahı mahkemesi kuralı gereği davanın yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiği, dava öncesi yazılı başvuru şartı yerine getirilmediğini, ... yönetmeliğinin 9. ve 15.maddelerine göre zarar ile zarar sebebinin irtibatlandırılması ve ilgililerin zararlarının tazmini için gerekli evraklarla birlikte usulüne uygun şekilde ...na başvurulması gerektiğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davadaki usule ilişkin itirazların ikmalinden sonra davanın ... plakalı araç maliki ..., ... ile sürücüsü ...'e ihbarını ve dilekçe ekindeki ihbar dilekçesinin ihbar olunana tebliğini talep ettiklerini, davacılar tarafından alınmış ödemeler ve açılmış tüm dava bilgilerinin bildirilmesi gerektiğini, bu hususta davacı tarafa kesin süre verilmesini, kazaya sebep olduğu bildirilen aracın olay tarihini kapsayan mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesi, bulunup bulunmadığının araştırılmasını, dava dilekçesinde belirtilen kazadaki kusur durumu ve kusurlu hareket ile meydana geldiği iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza esnasındaki konumu hususları da dikkatlice irdelenmek suretiyle davacının kusuru, müterafik kusuru hususlarının da tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının ispatlanması gerektiğini ve zararın sorumlu aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, dava konusu kazadan kaynaklı herhangi bir maluliyetinin olup olmadığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesinden rapor alınması ile belirlenmesi gerektiğini, bu kaza sonucu sosyal güvenlik kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile ilgili ceza dosyasının celbi gerektiğini, faiz istemi, başlangıç tarihi ve yargılama gideri isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü ile; 4.709,84 TL geçici iş göremezlik ve 8.303,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam: 13.013,26 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın reddinin gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun  mevzuata uygun düzenlenmediğini, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hk. Yönetmeliğin yayımlanması ile ilga edilmiş eski yönetmeliğe göre rapor alınması ve hüküm kurulmasına ölçüt olmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu,  söz konusu raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hk. Yönetmeliğin usulüne uygun alınmadığını, müvekkili kurumun kalıcı sakatlık dolayısıyla yaşanacak iş gücü kaybından sorumlu olup söz konusu raporda kalıcı sakatlığa ilişkin hususun mevcut olmadığını, raporun nihai sonuç bildirmesi adına İstanbul Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesine gönderilerek muayeneli güncel mevzuata uygun rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kaza tarihinde 71 yaşında olan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, geçici iş göremezlik talepleri tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında kaldığını, davacı kaza tarihinde aktif değil pasif döneminde olduğundan gelirden söz edilemeyeceği için geçici iş göremezlik tazminatına da hak kazanamayacağını, kazanın oluş şekline göre davacıya kusur izafe edilmemiş olmasının kabul edilemeyeceğini, yerel mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna olan itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olup trafik polisi bilirkişinin düzenlediği kusur raporu ile yetinildiğini, dosyanın kusur durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, sigortasız aracın arkasında bulunan makinenin tek kanadının açılarak geliş-gidiş olan bir yolun diğer ucuna ulaşarak yaya davacıya çarpma olasılığı hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yaya kusuru söz konusu olduğunu, PMF tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 04.02.2016 tarihinde saat 17:00 sıralarında Adana ili, Yumurtalık İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak üzerinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... adına tescilli, ... plaka sayılı, traktörün ... Mahallesi istikametine geri manevra yapıp, ... Mahallesi istikametine ileri manevra yaptığı sırada holder makinasının sol kanadının açılarak karşı yönden gelen yol kenarında yürüyen ... isimli yayaya çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Olayın meydana geldiği yerde bulunan kamera görüntüleri Hazırlık aşamasında tespit edilip çözümü Yumurtalık Jandarma Komutanlığınca yapılmıştır. Mahkemece alınan, dosya kapsamı ve kamera görüntüleri esas alınarak düzenlenen raporda, traktör sürücüsü tam kusurlu bulunmuştur. Kamera İnceleme Tutanağı'nda; traktörün bakkal önünde park halindeyken holder makinasının iki kanadının da kapalı vaziyette olduğu, fakat sola açılan kanadın kilitli olmadığı için oynadığı ve 30 cm kadar açık olduğu, araç hareket ettikten sonra holder makinasının sol kanadının açıldığı ve karşı yönden gelen yol kenarında yürüyen davacının diz kısmına çarptığı ve yere düştüğü belirtilmiş olmakla, aniden gelişen olay nedeniyle davacının alacağı bir tedbir bulunmadığından, bilirkişi raporunda teknik verilere uygun kusur belirlemesi yapılarak davacıya kusur verilmemesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir. Somut uyuşmazlıkta dava tarihi 18/03/2016 olup  başvuru koşulu ile ilgili KTK 97. Maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmemiş olduğundan davalı ... vekilinin başvuru şartına ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18/11/2019 tarihli %5 maluliyet raporunun ATK da muayenesi de yapılarak ve kaza ile illiyet bağı kurularak hazırlanmış olması nedeni ile hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığından bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. Davacı ev kadını olmakla kendi evinin hizmetlerini yürütmesine bağlı olarak kaza tarihinde 71 yaşında olsa dahi, iyileşme dönemi için,  geçici iş göremezlik zararının hesaplanıp hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK 98. maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmış olup bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmesi ile aynı yönde değişiklik 2918 sayılı KTK'da yapılmadığından Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı  iptal kararı gereğince yeni Genel Şartların A.5.b maddesi sigorta şirketinin sorumluluğunu daraltan nitelikte olduğundan uygulanamayacaktır. Bu nedenle davalı ... vekilinin geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığına yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda  Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporda PMF yaşam tablosu esas alınmış olup davacının rapora bir itirazı bulunmadığından ve TRH 2010 yaşam tablosunda yaşam süreleri daha fazla belirlendiğinden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılacak hesaplama davalı aleyhine sonuç doğuracağından bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 888,91 TL harçtan peşin alınan 223,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 665,91 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10e49747f19c952b","SID":"e5e1f7abb4bf287a"}}