{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/2257 <br>KARAR NO: 2024/167<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2023<br>NUMARASI: 2018/1223 Esas - 2023/85 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.02.2018 tarihinde faili meçhul motorsikletin yaya geçidinden karşıya geçerken müvekkile çarparak malul sakat kaldığını, kazanın oluşumunda meçhul aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilin ise kusursuz olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilemediğini, kazaya ilişkin ceza soruşturmasının Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/2839 soruşturma numaralı dosyası üzerinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davanın kabulü ile 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 4.500,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 5.000,00-TL malullük-sakatlık tazminatının maddi tazminatın davalıdan tahsili ile tarafına verilmesine, davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihi olduğundan bu tarihten itibaren ticari temerrüt faizine avans faize hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kazaya ilişkin yürütülen soruşturmada davacının şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatının gerektiğini, davaya konu maluliyet tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu ve müvekkil kurumun bu talepler nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında hükme esas alınan savcılık dosyasında bilgisine başvurulan dava dışı ...'in 28.02.2018 tarihli beyanı ile dosya içerisinde belge, deliller ve tanık ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeden hükme esas alındığını, gerek kolluk ekipleri tarafından düzenlenen tutanaklarda gerekse soruşturma evraklarında kazaya neden olan aracın motosiklet olarak kayda geçirildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekli ve yeterli araştırmaları yapmadan davanın reddine karar vererek müvekkilinin ağır hak kaybına neden olduğunu, İlk derece mahkemesinin gereklilikleri yerine getirmeden davalı ...nın sorumluluğunun olmadığını belirleyerek davayı reddetmesinin, insan haklarına ve hukuka aykırı olduğunu, kaza neticesinde somut verilere dayalı bir maluliyeti bulunduğunu ve hak kaybına uğradıklarını, karar verilirken müvekkilinin beyanlarının da dikkate alınmadığını, ATK tarafından düzenlenen raporlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin maluliyetinin oldukça yüksek olduğunu, yeterli araştırma, açık ve sorgusuz gerçeği tespit etmeden mahkemenin karar verdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi (1) bendinde, \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı haller içerisinde sayılmıştır. Yine Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde, davalı ...nın sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak sınırlı şekilde belirlenmiştir.Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde;“Motosiklet : (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir.Bisiklet : (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.Motorlu bisiklet (Moped): (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz.\" olarak tanımlanmıştır. KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir.  Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilememiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK m. 191/1).  İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir. Somut olayda; davacı kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motorsikletin çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.  Olaya ilişkin Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2839 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, davacının emniyette alınan ifadesine kendisine çarpan aracın motosiklet olduğunu beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ... beyanında kaza mahalline gittiğinde kadın ve elektrikli bisikletin yerde olduğunu beyan ettiği, dosya kapsamında kaza anına ilişkin görüntü kaydının ve sürücünün tespit edilemediğine dair tutanaklar tutulduğu,   şikayet yokluğu nedeni ile takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında davacı vekilinin delillerinin toplandığı, tanık deliline dayanılmadığı nedenle soruşturma aşamasında dinlenen tanığının mahkemece dinlenilmemiş olmasında,  davacıya çarpan araca ait hiç bir somut veri sunulmamış olması karşısında  mahkemece resen aracın vasfının tespitine ilişkin bilirkişi raporu alınmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda davacı tarafından kendisine çarpan aracın 50 cc üstünde motor hacmine sahip bir motosiklet olduğunun ispat edilemediği nedenle ilk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a06f6437a81dcb1","SID":"4835a33364f8bcca"}}