{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/315 <br>KARAR NO\t: 2024/219<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/08/2019<br>KARAR TARİHİ: 19/02/2024<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, ticari kredi sözleşmesi kurulurken dava dışı sigorta şirketine ödenen hayat sigortası priminin cayma hakkı kullanılarak hayat sigortasının feshi nedenine dayanan iadesi davasıdır.<br> Davalı taraf cevap dilekçesinde;   davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili banka arasında 15/02/2019 tarihi 800.000,00 TL bedelli ticari kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davacıya kredi kullandırıldığını, davacı müvekkili banka nezdinde kullanmış olduğu krediyi teminat altında almak amacıyla kendi özgür iradesi ve talebiyle dava dışı ...Finans Emeklilik ile Finansör Uzun Süreli Grup Hayat Sigorta poliçesi imzaladığını, davacının dava konusu prim iadesine yönelik talebini sözleşmenin tarafı olan ve primleri tahsil eden sigorta şirketine yöneltmesi gerekmekte ise de tacir olan davacının tüketici kanunundan doğan hükümlere göre hak talep etmesi de zaten mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk ticaret kanununun sigorta hukuku başlıklı bölümünde tacirler arasında düzenlenen sigorta sözleşmeleri ile ilgili tarafların fesih ve cayma hakları açıkça düzenlendiğini ve davacının bu kapsamda cayma hakkını kullanamayacağını, davacı tacir olmakla ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle husumet itirazı  nedeniyle davanın öncelikle husumetten reddine, davanın ... Finans ve Hayat A.Ş. 'ye ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin  davacıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın  pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. <br> Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; <br>Davanın pasif husumet yokluğundan reddi yönünde verilen mahkeme kararı usul ve yasaya aykırılık arz etmekte olup, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. fıkrasında, miktar ve değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu düzenlenmiştir. Aynı yasanın, \"Parasal sınırların artırılması\" üst başlığı ile ek madde 1’de, 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması sureti ile uygulanacağı, ikinci fıkrada, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı ifade edilmiştir.<br> İstinafa konu uyuşmazlıkta dava değeri  7.703,76 TL olarak harçlandırma yapıldığı anlaşılmıştır. HMK'nin 341/2 maddesi uyarınca dava değeri bakımından karar tarihi itibariyle geçerli olan kesinlik sınırı 17.830,00 TL olduğundan tarafların istinaf talep hakkı bulunmamaktadır. <br>6100 sayılı hukuk mahkemeleri kanunun 346 maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusuyla ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyalarıyla ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.<br>Bu durumda, davacı vekili kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-b bendi gereğince miktar itibarı ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-davacı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye irat kaydına, karar harcının istemi halinde taraflara iadesine,<br>3-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,<br>5-Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2024  <br><br>           </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48b07421b4c3677e","SID":"37a64ac2dcd58f97"}}