{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1661 <br>KARAR NO: 2023/1967<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/04/2021<br>NUMARASI: 2019/378 Esas - 2021/382 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacının elektronik malzeme alım satımı ile uğraştığını, internetten kendisini ... olarak tanıtan şahsa 2 adet fatura karşılığı telefon ve  tablet satışı yaptığını, 6-7 koliyi Tatvan ilçesine gönderilmek üzere davalıya teslim ettiğini,ancak adreste böyle bir dükkanın olmadığı kargo şirket çalışanınca tespit edilince fatura üstündeki numara aranarak ürünlerin geldiği alıcıya bildirildiğini, başka adrese getirmesi istenince yakın olan başka bir adrese götürülüp teslim edildiğini, kendilerine hiç bir şekilde haber verilmediğini, ertesi gün ödeme yapılmaması üzerine ... olarak tanıtan şahsın arandığını, ödeme konusunda oyalanıp paranın gönderilmeyeceği anlaşılınca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, davalının teslim için görüştüğü kişinin ... değil ... olduğunu, gönderdikleri faturada bulunan TC nosunun son rakamının değiştirildiğini, bu hususun kargo elemanının gözünden kaçtığını, davalının kimlik tespitini tam olarak yapmayıp kendilerini bilgilendirmeden kargoyu başka bir adrese götürüp  ... yerine ...'na teslim ettiğini, kusurları nedeniyle maddi zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100-TL'nin davalıdan haksız fiil tarihinden itibaren  faiz işletilerek tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>ISLAH: Davacı  22.03.2021 tarihli dilekçe ile davalının ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek 33.539,87-TL fatura bedelinin tahsilini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, 13.02.2019 tarihinde ... isimli şahsa gönderilmek üzere 4 koliden oluşan kargonun teslim edildiğini, kargonun şubeden teslim alınacak şekilde faturalandırıldığını, alıcının ... kimliği ile gelip kargoyu teslim aldığını, kendilerinin kusurlarının olmadığını, sonrasında davacının arayıp ürünün teslim edilmediğini bildirdiğini, ancak olayın 3. şahıs dolandırıcılığı olduğunu, kimlik kontrol edilerek teslimin yapıldığını, kargo içeriğinin ispatlanması gerektiğini, aksi durumda taşıyıcının TTK 880 ve 882 maddeleri uyarınca kanunla belirtilen limitle sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının kargoyu 15.2.2019 tarihinde alıcısı ...'a (TC: ...) imza karşılığı teslim ettiği, savcılık soruşturmasında teslim eden kargo görevlisinin teşhis ettiği şahsın  alıcı  ...  değil ... olduğunun anlaşıldığı, TTK 879 ve 875 maddeleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu, bu nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/280 sayılı dosyanın sonucunun beklenmesi gerekmediği, Ambar teslim fişinde\" 78 kg -ticari değildir\" şerhi olduğu, taşıyıcıya teslim edilen sevk irsaliyesi olmadığı, davacının sunduğu emtia faturasındaki tablet ve diğer elektronik malzemenin teslim edildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle bilirkişi raporundaki  TTK 882 md. uyarınca 78 kg/ brüt x8.33 Özel çekme hakkı 647,74-SDR yani 4.737,25-TL'ye ilişkin hesaplamaya itibar edilerek  davanın kısmen kabulüne, 4.737,25-TL'nin 15.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili; davalı çalışanı kargoyu teslim eden ...'ın savcılık beyanında ... olduğu düşüncesi ile tam manasıyla kimlik tespiti yapmadan kargoyu  ... 'na teslim ettiğinin sabit olduğunu, yani emtianın alıcısından başkasına verilmesinde davalının ağır kusurlu olduğunu, bilahare sistemden sorguladıklarında TC kimlik numarasının ... 'na ait olduğunu tespit ettiklerini, bu tespitin kargo verilmeden yapılması gerektiğini, Ambar tesellüm fişinin sıkıntı ortaya çıktıktan sonra imzalattırıldığını, davalının farklı bir adrese yapılan yönlendirmeyi kendilerine bildirmediğini, taşıma bedeli tahsil edilmeden kargonun tesliminin ağır kusur teşkil ettiğini, TTK nın 879/1 maddesi uyarınca davalının çalışanının fiil ve ihmalinden sorumlu olduğunu, davacının tacir olup davalı ile arada sözleşmelerinin olduğunu, kolinin ticari olmamasının mümkün olmadığını, kargonun başkasına tesliminin pervasızca davranış olduğunu, koli üzerindeki faturada içeriğinin belli olduğunu, bu nedenle davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını,davalının gerçek zarardan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı vekili; şirketin kargoyu kaybetmediğini, yanlış adrese göndermediğini, teslimin, şubeye gelerek kimlik ibrazı üzerine kargo bilgilerine eksiksiz vakıf olan şahsa yapıldığını, davalının sorumluluğunun olmadığını, kargoyu aldığı şekilde teslim ettiğini, şirketin sorumluluğunu kabul etmediklerini, emtianın içeriğinin ve aidiyetinin ispat edilemediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE:Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi gereği, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya  teslim edilen  kargonun alıcısı ...'dan başka kişiye teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir. Olay nedeniyle yapılan Bitlis C.Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında; Şüpheli ...'nın Bitlis E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunduğu ve segbis vasıtasıyla alınan ifadesinde; cep telefonu işi yapan ... isimli işyeri olduğunu, ... numaralı hattı kullanmadığını, müştekiyi tanımadığını, Mardin'de ... isimli telefon işi yapan birini tanıdığını, 2019 Şubat ayında ...'ün onu arayarak tablet ve cep telefonu satmak hususunda anlaştıklarını, gelen ürünleri teslim aldıktan sonra ödeme olarak adını hatırlamadığı bir bayana para gönderdiğini, kargo dağıtıcısına telefonda ürünlerin teslim edileceği adresi kendisinin verdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.Adı geçen şüpheli hakkında Bitlis C.Başsavcılığının 17.02.2020 tarihli ... İO numaralı iddianamede, \"şüphelinin ifadesinde belirttiği ... isimli şahısla ilgili Mardin'de yapılan araştırma neticesinde, ... isimli Mardin il merkezinde telefon işi ile uğraşan kimsenin olmadığı, şahıs hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, kargo şirketi görevlisi ... ifadesinde; ... adına gönderilen kargoyu belirtilen adrese teslim için gittiğinde adreste bulamaması üzerine alıcı olarak kayıtlı cep telefonu numarasını aradığını, telefonda görüştüğü şüphelinin verdiği ''... Mah. ....No:... adresinde ... adına düzenlenen kimlik ibraz eden kişiye teslim ettiğini, iki gün sonra gönderici firmanın kargoda sıkıntı olduğunu belirterek kendilerine ulaşması üzerine kargoyu teslim ettiği şahsın TC kimlik numarasını sistemden sorguladığını ve bu kimlik numarasının ''...''na ait olduğunu anladığını beyan ettiği, adı geçenin şüpheliyi teşhis ettiği, şüphelinin adli sicil kaydında aynı suç dolayısıyla birden fazla mahkeme kararıyla hakkında mahkumiyet hükmü bulunduğu, yine benzer suçlardan derdest ceza soruşturma ve yargılama bulunduğu, şüphelinin atılı suçu meslek edindiğinin değerlendirildiği, şüphelinin kendisini ... olarak tanıtıp, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde müştekinin telefon numarasından ulaşarak cep telefonu ve tablet  bilgisayar alım satımı hususunda müşteki ile ... olarak anlaştığı, akabinde müştekinin 33.500-TL tutarında malları şüpheliye gönderdiği\" tespitlerine yer verilmiştir. Maddi vakıanın gerçekleşme biçimi nedeniyle açılan kamu davasının neticesinin beklenmesinde eldeki dava bakımından bir yarar bulunmamaktadır.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Davacı imzalı 13.02.2019 tarihli Ambar Tesellüm fişinde alıcı ...'ın adresi ve telefon numarası bulunmaktadır. Davacı  taşıma ve teslimdeki kusuru nedeniyle  davalı taşıyıcıdan kargo içeriğinin tazminini talep etmekte ise de ceza yargılaması ve eldeki dava dosyasındaki tüm bilgilerden davacıya internet ortamında ulaşan ve kendisini ... olarak tanıtan gerçekte ... olduğu anlaşılan  kişiye, davalıya teslim edilen  kargonun bildirilen adreste teslimi istenilmiştir. Davalı da davacının bildirdiği adreste olmasa da kendisinin davalıya verdiği telefon numarasından ulaşılan alıcı ...'a teslimi sağlanmıştır. Gerçekte ... isimli bir kişinin ise olmadığı, şüphelinin kendisi öyle tanıttığı anlaşılmıştır. Olayın başlangıcından itibaren kimlik bilgileri konusunda yanılanın davacı olduğu ve davalıya bilgilerin davacı tarafından verildiği dikkate alındığında; kargo görevlisi tarafından alıcının gönderilen adreste bulunmaması üzerine gönderici tarafından bildirilen telefon numarası aranarak alıcıya ulaşılmaya çalışılması davalı taşıyıcının kusuru olarak kabul edilemez. Davacı tarafça verilen alıcının telefonundan alıcıya ulaşılmış olup, bu halde davacının aranarak bilgilendirilmesi hususunda davanın davalıya talimat verdiği ileri sürülmemiştir. Alıcıya teslimat sırasında ... adına düzenlenen kimlik belgesi gösterildiği, davacı tarafından teslim edilmek istenen kişi gerçekte ... olarak tanıtan ... olduğu, davacının zararına kendi eylemlerinin sebebiyet verdiği, teslimat sırasında TC kimlik sorgulaması yapılmasının beklenemeyeceği, taşıma hizmeti ve zarar arasındaki illiyet bağının üçüncü kişinin suç teşkil eden eylemi nedeniyle kesildiğinin kabulü  gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davacının ödeme almadan telefon ile anlaştığı şahsa güvenerek kargo göndermesi nedeniyle zarara uğradığı, alıcının bildirilen adreste teslimi halinde de yine davacıya kendisini ... olarak tanıtan, adına düzenlenen kimliği gösteren  şahsa teslimatın  yapılacağı ve aynı zararın oluşacağı gözetildiğinde olayda davalı taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 Tarih 2019/378 Esas - 2021/382 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 269,85-TL karar harcının davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin ve 573-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 617,40-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 347,55-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 13,50-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,  Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 80,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf  yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 31,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f19f40331e90b973","SID":"dbc7f7f189809f0d"}}