{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/31 <br>KARAR NO: 2024/148<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/10/2020<br>NUMARASI: 2019/279 Esas -  2020/324 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın, 30/06/2019 tarihinde vekil edenine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin vücudunda kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığını, kazanın oluşumunda dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunduğunu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ise sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 1.000,00-TL'si sürekli iş göremezlik, 500,00-TL'si geçici iş göremezlik ve 500,00-TL'si de bakıcı ve tedavi giderine ilişkin olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda: iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; \"...  davacı sürücü ...’un kazanın oluşumunda  %100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nun kusursuz olduğu, sürücü ...'nun kusursuz olması sebebiyle davacının aracın trafik (mali sorumluluk) sigortacısı şirketten oluşan zararın tazminini talep edemeyeceği...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri; kazanın oluş şekli gözetildiğinde, kazanın meydana gülmesinde ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğ kabul edilmesi gerekirken, mahallinde keşif yapılmadan ve üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmadan kaza tespit tutanağı ile çelişkili ATK raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla, bir talepte bulunulması halinde, kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilmelidir.Somut olayda; davacı taraf, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş; davalı taraf ise kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğunun tespiti gerektiğini savunmuştur. Mahkemece kazanın oluşumunda, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin olarak ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor temini yoluna gidildiği ve ATK'nca düzenlenen 25/06/2020 günlü raporda; kaza tespit tutanağı, olay mahalli, yol özellikleri, tarafların hazırlık soruşturması aşamasındaki beyanları değerlendirilerek; 30.06.2019 günü saat 21.10 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalli kavşağına geldiğinde, önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyretmekte iken kavşağa geldiğinde yavaşlayan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili solundan geçmek istediği sırada otomobilin sola dönmek için manevra yapması üzere otomobile çarpmamak için sola manevra yapıp otomobilinin sol yan ön kısımlarına çarpması, akabinde yolun karşı tarafında duraklamakta olan ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazası meydana geldiği, açıklandıktan sonra; Davacı sürücü ...'un; sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında olay mahalli kavşağına yaklaşırken hızını asgari seviyeye düşürmesi, önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyretmekte iken kavşağa geldiğinde yavaşlayıp, sola dönmek isteyen sürücü idaresindeki otomobilin dönüşünü tamamlaması gerekirken bu hususa riayet etmediği,  önünde bulunan otomobil ile sol tarafında kalan orta refüj arasındaki boşluktan kurallara aykırı bir biçimde bu otomobili solundan geçmek istemesi neticesi meydana gelen olayda asli derecede kusurlu olduğu; Diğer sürücü ...'nun ise; sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kavşağına geldiğinde, yavaşlayıp yolun solundan sola dönmek için manevra yaptığı sırada gerisinden gelip, kendisiyle sol tarafında kalan orta refüj arasındaki boşluktan kendisini geçmek isteyen davacı sürücü idaresindeki motosiklete karşı alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı sonucuna varılarak; kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve sigortalı araç sürücüsü ...'nun ise kusursuz bulunduğunun mütalaa edildiği görülmüştür. Ne var ki; kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan 06/07/2019 günlü trafik kazası tespit tutanağında; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan kazanın oluşumunda, hem ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü olan davacının, hem de ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü bulunan ...'nun kusurlu olduğu açıklanmıştır. Bu durumda; kaza tespit tutanağındaki tespitlerle örtüşmeyen ve davacı tarafın haklı itirazına uğrayan ATK raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddine  karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca yerel mahkemece; İstanbul Teknik Ünüversitesi'nde yada Karayolları Genel Müdürülüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden kaza tespit tutanağı, krokisi, olayla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2019/125511 nolu soruşturma dosyası incelenmek ve ATK tarafından düzenlenen 25/06/2020  tarihli rapor da  irdelenmek  suretiyle , mevcut çelişkileri giderecek biçimde   kazanın oluş şekli  ile  tarafların kusur durumlarının belirlenebilmesi için açıklayıcı, mevcut  çelişkileri giderici, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor alınmadan ve oluşacak duruma göre , tarafların iddia ve savunmaları, itirazları göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili diğer deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tüm bunların yapılmamış olması isabetsizdir. Eksik inceleme ve değerlendirmeyle karar verilemez. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2016/14680 Esas, 2019/2383 Karar sayılı ilamı) Netice itibariyle; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile  ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  kaldırılmasına, dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2020 tarih ve 2019/279 Esas - 2020/324 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan maktu istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde kendisine İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c46b7101c0e337ae","SID":"1bfa294dc316479d"}}