{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/796 <br>KARAR NO\t\t: 2024/185<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/243 E. - 2021/95 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 30.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30.01.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2021 tarih 2018/243 E. - 2021/95 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 05.08.2016 tarihinde müvekkilinin motosikleti ile seyir halinde iken, davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ve kasko poliçesi ile sigortalanan, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin uzun süreli kiracısı olarak işleteni olduğu, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması nedeniyle yaralandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesi sunmamıştır.  <br>\tDavalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş vekili, kazanın meydana gelmesinde davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, davacının kaza sırasında alkollü ve uykusuz olduğunu, motosikletin tescilsiz ve kayıtsız olduğunu, davacının motosikleti ehliyetsiz olarak kullandığını, davacının sigorta şirketine eksik belgelerle başvuru yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : \tMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, adli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kask takmamış olması nedeniyle zararın artmasında müterafık kusurunun bulunduğu; ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davalının asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği,  Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan rapora göre davacının %8 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu; aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan rapora göre davacının 12.363,00 TL geçici iş göremezlik, 72.477,39TL sürekli iş gücü kaybı, 6.428,51 TL bakım gideri, 500,00 TL tedavi amaçlı ulaşım ve 375,00 TL tedavi amaçlı sarf malzemesi gideri alacağı bulunduğu; davacı tarafından dosyaya sunulan 20.02.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat davasından feragat edildiği; davacı vekili her ne kadar akdi ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep etmiş ise de, davalıların kötü niyetli olarak davanın açılmasına sebebiyet vermiş oldukları kanıtlanmadığından bu talebin kabul edilmediğini, dosyaya sunulan ibranamede dava vekalet ücreti başlıklı ödeme yapıldığı anlaşıldığından feragatin niteliği de gözetilerek maddi tazminat davası yönünden her iki taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle maddi tazminat davası yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 18.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San. ve Tic.A.Ş.'den tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalıların HMK'nın 329/1 maddesi kapsamında vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerektiğini, vekalet ücreti taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş. vekili, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, müvekkili ... ...A.Ş.'nin işleten konumunda olduğunu, aracın kiralık olduğunu, manevi tazminat yönünden müvekkili şirketin kazaya karışmamış olması sebebiyle red kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, HMK'nın 329/1. maddesi uyarınca müvekkili ile vekili arasında kararlaştırılan vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, HMK'nın 329/1. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilebilmesi için davalı tarafın kötüniyetli olması gerektiği, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumunun ve davacının maluliyet oranının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, bu durumun ancak yargılama sonucunda ortaya çıkacağı gözetildiğinde, HMK'nın 329/1. maddesindeki şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.<br>\t 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacının manevi zararından işleten ile araç sürücüsü, sürücünün kusuru oranında sorumlu olup, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, müvekkili şirketin manevi tazminattan sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tDavacı vekili ile davalılar ... ve ... San. Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan  kişinin  çektiği  acıyı,  duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla davacı vekili ve davalılar ... ve ... San. Tic.A.Ş. vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.  <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş.  yönünden istinaf karar harcı olan 1.229,58 TL'den peşin alınan 307,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 922,18 TL harcın bu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30.01.2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"758ff3e578617c69","SID":"173b4724734dff1f"}}