{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/783 <br>KARAR NO\t\t: 2024/76<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05.10.2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/108 E. - 2020/425 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 15.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15.01.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.10.2020 tarih 2020/108 E. - 2020/425 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı aleyhine İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2019/15507 takip numaralı dosyası ile icra takibi açıldığını, takibe yasal sürede itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davalı banka tarafından haksız olarak 34 adet çekin kanuni mesuliyet bedelinin talep edilmesi amacıyla 22/06/2010 tarihinde takip yapıldığını, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan dosyanın 27/11/2019 tarihinde yenilediğini, bu tarih itibari ile davalı bankanın, kanuni çek bedeli bakımından yasal sorumluluğunun bulunmadığını, 30/06/2018 tarihine kadar depo bedeli talep edilen 34 adet çekin, davalı bankaya ödeme için ibraz edilmemiş olduğu, bu tarihten sonra ibraz edilen çekler bakımından ise davalı bankanın ödeme yapma zorunluluğu bulunmadığı gibi ödeme yapması halinde bundan bizatihi kendisinin sorumlu olacağı gerekçesiyle İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2019/15507 takip numaralı dosyası ile başlatılan takibin 17.000,00 TL tutarındaki kısmı için davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen basım tarihi bulunmayan ve söz konusu icra dosyasında yasal garanti tutarının depo edilmesi talep edilen 34 adet çekin; yasa gereği 30/06/2018 tarihinde zamanaşımına uğradığını, icra dosyasına ilişkin devam eden alacakları bulunduğundan 14/11/2019 tarihinde dosyanın yenilendiğini, icra dosyası yeni esas aldıktan sonra dosyada herhangi bir haciz talebinde bulunulmadığını, dosya yenilendikten sonra borçlu olmadığının tespiti istenen 17.000,00 TL çek garanti tutarı bedelinin davacıdan tahsiline ilişkin herhangi bir talebin bulunmadığını, takipte haksız ve kötüniyetli olunduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile İzmir 23 İcra Müdürlüğünün 2019/15507 Esas sayılı takip dosyasında davacının 17.000,00 TL tutarıdaki kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine, %20 oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, takibin açıldığı 22.06.2010 tarihinde davalı banka alacağının mevcut olduğunu, icra dosyasında yasal garanti tutarlarının depo edilmesi talep edilen 34 adet çekin yasa gereği 30.06.2018 tarihinde zamanaşımına uğradığını, ancak icra dosyasına ilişkin devam eden alacakları bulunduğundan ve dosyanın  14.11.2019 tarihinde yenilendiğini, yenileme talebinde alacak bakiyesinin belirtilmediğini, yenilemeden  sonra 17.000,00-TL çek garanti tutarı bedelinin davacıdan tahsiline ilişkin bir taleplerinin olmadığını, davacının memur muamelesini şikayet yoluna başvurması gerekirken, huzurdaki davayı açtığını, davalının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu iddiasını kabul etmediklerini, Mahkeme kötüniyet tazminatı isteminin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, zira devam eden nakit alacaklarının bulunduğunu, Öte yandan dava konusunu oluşturan alacak kaleminin çek garanti bedelleri olması nedeniyle takdir olunacak vekalet ücreti ve harcın maktu olması gerektiğini, Mahkemece harç yönünden bunun dikkate alınmadığını, dava açılışında hatalı olarak nisbi harç ödenmiş olmasının bunu değiştirmeyeceğini davalıya yüklenecek harç tutarının maktu olarak hesaplanması gerektiğini, icra dosyasının arşivden getirilmesi talebinin kötüniyete delil sayılamayacağını, memur tarafından yapılan kapak hesabının şikayet yoluyla değil, menfi tespit davasıyla iptalinin sağlanmaya çalışıldığını, bu nedenle kötüniyet tazminatı ve harç oranı yönünden hükmün düzeltilmesine  karar verilmesini istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, İİK'nun 72. Maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. <br>  \t  Somut olayda, davacı,  davalı banka tarafından verilen 34 adet çekin kanuni mesuliyet bedelinin talep edilmesi amacıyla 22/06/2010 tarihinde takip yapıldığını, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan dosyanın 27/11/2019 tarihinde yenilediğini, bu tarih itibari ile davalı bankanın, kanuni çek bedeli bakımından yasal sorumluluğunun bulunmadığını belirterek çek yasal sorumluluk tutarı miktarı bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\t  İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2019/15507 esas sayılı takip dosyasında davalı banka tarafından yenilenen icra takibinde, davalı banka tarafından davacıya teslim edilen çek karnesinde kullanılmayan ve ibrazı söz konusu olabilecek 34 adet çek yaprağı için 17.000,00 TL tutarındaki çek yasal sorumluluk miktarının takibe konu edildiği, banka tarafından talep edilen diğer alacak kalemleri yanında ayrıca çek yasal sorumluluk miktarının talep dışı bırakılmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı,  icra dosyasında  bedelin konu edildiği, takibe konu edilen çek karnesinin teslim tarihinden sonra 6273 sayılı yasanın 1. Maddesi Çek Kanunu geçici 3/4 maddesine göre, bankaların eski çek defterleri ile ilgili yasal sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erdiği, bu gerekçeye dayalı yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 290,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 137,20  TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-İlk derece mahkemesince davalıya fazladan yükletilen 870,95 TL harçtan  54,40 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 816,55 TL harcın davalıya iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"92b2209032e7cce2","SID":"3243939cc6242a72"}}