{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [<br><br>DAVALI\t: ... - (T.C. Kimlik No: ...) <br>\t<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin keşideci bulunduğu Yapı Kredi Bankası Konya Ereğli Şubesi'nin 65.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edildiğini, dava konusu çekin müvekkili tarafından şirket adına imzalanmadığını ve hiçbir zaman lehtara teslim edilmediğini, çekte yer alan keşideci şirket adı altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek,  dava konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu YapıKredi Bankası Konya Ereğli Şubesi 15/04/2019 günlü .... Seri No lu 65.000,00  TL Bedelli çekte yer alan keşideci şirket yetkilisine ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği,<br><br>6102 sayılı Türk Ticaret kanunun'na eklenen 5/A maddesi uyarınca 1.1.2019 tarihi itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. (HUAK m. 18/A/2, c. 1-3). Davacının arabulucuya başvurma zorunluluğunu yerine getirdiği bu halde, anlaşmazlığa ilişkin son tutanağı dava dilekçesine eklememesi şeklindeki noksanlıklar bu sayede tamamlanabilecektir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m. 18A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m. 22/3). Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. (Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı Yayını Birinci Baskı, Yazarlar; İlker Koçyiğit Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Başkanı, Alper Bulur Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi) yine 7155 sayılı Kanun'un 23.maddesi ile eklenen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-1.ve 2. Maddesinde;\"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" şeklinde, 6100 sayılı HMK'nun 114/2.maddesinde;\" (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" şeklinde, HMK'nun 115/1.ve 2. maddesinde;\" (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" şeklinde düzenlemeler yapıldığı, 05/04/2023 Tarihli 32154 Sayılı Kanun'un  Geçici 1. Maddesi; \"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır.\" dikkate alındığında,<br> Davacı tarafça dava açarken arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği gibi işbu davanın arabuluculuk kurumuna başvurulmadan açıldığı anlaşıldığından Mahkememizce oluşturulan  07/09/2023 tarihli kesin süre içerir Muhtıra yazımızın incelenmesi üzerine; muhtıranın davacı vekiline  13/09/2023 tarihinde tebligatın alıcının hesabına iletilmesine müteakip mevzuat gereği belirlenen süre sonunda otomatik olarak okunması üzerine Mahkememizce oluşturulan 07/09/2023 tarihli Muhtıra ile kesin sürelerin ihtarı yapıldığı anlaşılmış fakat  davacı vekilinin süresi içerisinde  arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmadığı ayrıca davacı vekilinin  19/09/2023 havale tarihli dilekçesi de dikkate alındığında  05/04/2023 Tarihli 32154 Sayılı Kanun'un geçici 1. Maddesi ışığında davanın HMK'nun 115. Ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi  gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine....\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, menfi tespit davasının konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemeyeceğini, davanın, dava konusu çekte yer alan keşideci şirket yetkilisine ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, bu nedenle arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, menfi tespit davası niteliğinde olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kambiyo senedine dayalı işbu menfi tespit davasının dava tarihi olan 06.09.2023 tarihi itibariyle arabuluculuğa tabi olduğu ve davacı tarafça arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmakla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında ilk derece mahkemesince verilen kararda  herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed49ea4666b2ff8a","SID":"b2cd745e50d7a6a4"}}