{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1797 - 2024/153<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1797 <br>KARAR NO\t: 2024/153<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/315 Esas - 2022/123 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 26.05.2016 tarihinde davacı ...'ın içinde bulunduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki araca, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucunda yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacı ...'ın yaralandığını, sağ kaş üzerinde 1 cm çapında ödem ve yüzeysel abrazyon olduğunun saptandığını, kaza nedeniyle davacı ...’ın yüzünde kalıcı bir iz olduğunu ve bu durumun davacıya manevi olarak rahatsızlık yaşattığını, davacı ...’ın yaralanmasına sebebiyet veren aracın davalı sigorta şirketi bünyesinde ZMM Sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu ileri sürerek ve  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK'nın 107. maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak, şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 800,00 TL daimi iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili davaya cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; 04/11/2021 tarihli ATK raporu ile davacının dava konusu kaza nedeniyle kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı ve erişkin olması halinde 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, davacının yüzünde bulunan izin estetik kusur mahiyetinde olduğu ve maluliyet oranını değiştirmeyeceğinin bildirilmesi karşısında, dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunmayan ve başkasının yardımına ihtiyaç duymayan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin reddine karar vermek gerektiği, 18 yaşını ikmal etmeyen ve gelir getiren bir işte çalışmayan davacının kazanç kaybı söz konusu olmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacı ...’ın yapılan fizik muayenesinde alın orta hattan başlayıp 2 cm'lik kısmı saçlı deride seyreden, iyi aydınlatılmış odada 1-2 metrelik sözel konuşma mesafesinden fark edilen 7x0.5 cm sedefi renkli sütür izinin estetik kusur mahiyetinde olduğu, mevcut izin maluliyet oranını değiştirmediğinin bildirildiğini, yaralanmanın 26/06/2016 tarihinde gerçekleştiğini, 04.11.2021 tarihli ATK raporuna göre davacının muayenesinin 02.11.2021 tarihinde yapıldığını, bu tespitten de anlaşılacağı üzere yüzde sabit izin varlığının kazanın üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen halen mevcut olduğunu, buna rağmen maluliyet oranının %0 olarak hesaplanmasının yerinde olmadığını, vücuttaki kalıcı izlerin de kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması olarak değerlendirilerek yarattığı zararın hesaplanıp tazmini gerektiğini, yüzdeki kalıcı ize ilişkin dosyanın uzman bir hesap bilirkişisine tevdi edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarara bağlı işgücü kaybı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tSomut olayda; kaza tespit tutanağı uyarınca, 26.05.2016 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında kavşakta sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada her iki sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, mahkemece Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan rapor uyarınca davacı ...’ın, 26/06/2016 tarihli yaralanması neticesinde özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı, vücutta sabit eser kavramının esasen ceza davalarının konusu olması nedeniyle hukuk mahkemelerince hakkında sabit iz olup olmadığı sorulan yaralanmaların, taraflarınca estetik kusur mahiyetinde olup olmadığı yönünde değerlendirilmekte olduğunu, şahsın yapılan fizik muayenesinde alın orta hattan başlayıp 2 cm'lik kısmı saçlı deride seyreden, iyi aydınlatılmış odada 1-2 metrelik sözel konuşma mesafesinden fark edilen 7x0.5 cm sedefi renkli sütür izinin estetik kusur mahiyetinde olduğu, mevcut izin maluliyet oranını değiştirmediğinin belirlendiği, anılan delillerin de değerlendirilmesiyle mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, toplanan ve değerlendirilen deliller ve mahkeme kararının gerekçesine göre, 26.05.2016 tarihinde meydana gelen kazada sürücü ...’ın aracında yolcu olan küçük davacı ...’ın yaralandığı, hükme esas alınan maluliyet raporu uyarınca davacı ...’ın, 26/06/2016 tarihli yaralanması neticesinde özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 1 hafta süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, başkasının yardımına ihtiyaç duymadığı, vücutta sabit eser kavramının esasen ceza davalarının konusu olması nedeniyle hukuk mahkemelerince hakkında sabit iz olup olmadığı sorulan yaralanmaların, taraflarınca estetik kusur mahiyetinde olup olmadığı yönünde değerlendirilmekte olduğunu, şahsın yapılan fizik muayenesinde alın orta hattan başlayıp 2 cm'lik kısmı saçlı deride seyreden, iyi aydınlatılmış odada 1-2 metrelik sözel konuşma mesafesinden fark edilen 7x0.5 cm sedefi renkli sütür izinin estetik kusur mahiyetinde olduğu, mevcut izin maluliyet oranını değiştirmediğinin belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, buna göre davaya konu edilen taleplerin de davacının işgöremezlik ve bakıcı giderine ilişkin olduğu nazara alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 07/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98ba3bac92d4fe7d","SID":"1702edd3042aba94"}}