{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br><br>DAVALI\t:<br>\t\t<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 16/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 01/11/2022  tarihinde tesis edilen  karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'nin 25/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, ibra edilmeyen müdürlerden ... hakkında şirketin menfaatlerine aykırı şekilde eylemde bulunması nedeniyle hakkında sorumluluk davası ile tazminat, tapu iptal ve tescil, alacak ya da diğer davaların açılıp açılmaması hususlarının görüşüldüğünü, Akşehir İlçesinde.... Mahallesi ...Ada, No'lu parselde bulunan şirkete ait deponun şirkete ait olan para ile yapıldığı, ancak o dönem müdür olan ...'ın depoyu kendi adına tescil ettirmesi nedeniyle muvazaalı yapılan bu işleme karşı  tapu iptali ve tescil davası ve/veya sorumluluk davası açılmasına oy birliği ile karar verildiğini, şirket ortağı ...'ın şirket ortaklığından çıkarılması hususunda Mahkemeye dava açılmasına izin verilip verilmeyeceği hususunun görüşüldüğünü, şirket ortağı ...'ın şirket müdürü olduğu dönemde, şirket adına yapılan... Mahallesi.. Sok. No. Akşehir adresindeki deponun yapıldığı tarihten itibaren fazlasız ve uzun süredir şirkete ait olduğunu düşünerek kullandığı, şirkete haber vermeden Akşehir Kaymakamlığı'na başvuru yaparak deponun boşaltılması talebinde bulunduğu, daha sonra deponun elektrik aboneliğini haber vermeden kapattırdığı, bu şekilde şirketi zor durumda bıraktığı, Akşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasında şirket ortakları aleyhine dava açtığı ve davanın devam ettiği, ortaya çıktığı üzere şirket ile.... Dağıtım A.Ş.ile olan bayilik sözleşmesinin 2017 yılı Mayıs ayında müdür ... tarafından feshedildiği ve aynı yılın Aralık ayında ...'ın ... bayiliğini kendi adına alarak şirket ile aynı faaliyet kolunda bir iş yaptığı, diğer bayilik sözleşmelerinin haklı neden olmadan sona erdirildiği, şirket araçlarının haklı neden olmadan satıldığı, ...'ın bu eylem ve davranışlarının şirket menfaatlerine zarar verdiği, şirketi zarara uğrattığı, ortakların bağlılık yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlal ettiği, bu hususların diğer ortaklar için bu ortakla devam ettirilmesini olanaksız ve katlanılmaz hale getirmiş olmakla beraber ...'ın haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması için dava açılmasına, esas sermayenin oy ve pay oranı itibariyle 2/3 çoğunluğundan fazlasını temsil edecek şekilde oybirliği ile karar verildiğini, öncelikli olarak genel kurulun usule uygun olup olmadığının Mahkemece araştırılmasını talep ettiğini, kendisini davalı şirketin ortağı olduğunu, 14/06/2016 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında ...'ın, 2134 Pay tutarındaki 214.300,00 TL'lik sermaye hissesini kendisine devrettiğini,kendisinin 28/01/2016 tarihinde davalı  şirkete müdür olarak seçildiğini, 25/05/2021 tarihinde genel kurul kararı ile müdürlük görevinin sona erdirildiğini, 25/10/2021 tarihli şirket genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ... Mahallesinde bulunan depoyu kendi imkanları ile yaptırdığını, deponun şirket malları ile yapıldığına dair hiçbir somut delilin bulunmadığını, deponun kendisine ait olduğunu, şirketin depoyu bunu bilerek kullandığını, ortakların mallarını halen depoda muhafaza etmesi ve kendisinin depoyu başkasına kiraya vereceği sebebiyle deponun tahliyesini talep ettiğini, ancak ortaklar tarafından deponun kilidinin defalarca kırılarak davalı şirket tarafından kullanılmaya devam edildiğini, bu durum üzerine Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... Soruşturma numarası ile şikayette bulunduğunu, şirket ortaklarını şikayet etmesi üzerine şirket ortaklarının şikayetin geri çekilmesi halinde depoyu tahliye edeceklerini taahhüt ettiklerini, ancak şikayetin geri çekilmesine rağmen tahliye etmediklerini, daha sonra Afyonkarahisar . Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide ettiğini, ancak şirket tarafından haksız işgalin devam ettiğini, bunun üzerine depoya tecavüzün/müdahalenin men'i talebiyle Akşehir Kaymakamlığı'na başvurduğunu lakin yasal sürede müracaat edilmediği için talebinin reddedildiğini, 14/10/2020 tarihinde Akşehir Kaymakamlığı'nca yapan men'i müdahale tahkikat gününde şirket ortakları ile arasında tartışma çıktığını, kendisine ve tanıklarına fiziki saldırıda bulunulduğunu, olaya ilişkin Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma numarası ile soruşturma yürütüldüğünü, olaya ilişkin tahkikat evraklarında ortaklardan . ...'ın \"... ile aralarında herhangi bir kira sözleşmesi olmadığını, depoyu ...'ın  belli bir süre kullanmaları için kendilerine verdiğini\" beyan ettiğini, kendisinin maliki olduğu deponun haksız yere uzun süre işgal edilmesi ve tahliye edilmemesi sebebiyle  Akşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde .. Esas numarasıyla el atmanın önlenmesi davası açtığını tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda kendisine ait olan deponun şirkete ait olduğu düşünülerek kullanıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Akşehir . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .. Esas sayılı dosyasında alınan 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı şirket ile .... dağıtım A.Ş. arasında 01/01/2017 tarihinde 1 yıl süre ile yürürlükte kalacak bayilik sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin Akşehir .. Noterliği aracılığı ile keşide ettiği 17/05/2017 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarname ile bayilik ilişkisinin sonlandırdığını bildirdiğini, şirketin ....ile olan bayilik ilişkisini o dönem müdürler kurulu başkanı olan ... tarafından sonlandırıldığını, zira şirket dair yapılan iş ve işlemlerin tamamı müdürler kurulu başkanı olan aynı zamanda ortakların babası ...'ın izin ve tavsiyeleri üzerine kendisi ile birlikte diğer müdürler tarafından yapıldığını, şirkette hiçbir müdür, müdürler kurulu başkanı olan ...'ın izni ve müsadesi olmadan işlem yapmadığını,.... ile yapılan bayilik sözleşmesinin ...'ın bayilik yapmak istemediği gerekçesi ile sonlandırıldığını, müvekkilinin tek başına karar alarak bayilik sözleşmesini sonlandırması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yine aynı bilirkişi raporuna göre müvekkilinin 2017 yılının Aralık ayından itibaren .... Dağıtım Ldt. Şti.'nin bayisi olduğunun ifade edildiğini, müvekkilinin davalı şirket ile aynı zamanda aynı faaliyet konusunda iş yaparak şirket ile rekabet etmediğini, davalı şirketin 2017 yılının Mayıs ayında .... ile bayilik sözleşmesini sonlandırdığını, müvekkilinin ise 2017 yılının Aralık ayından itibaren .....nin bayiliğini yaptığını, bayilik faaliyetleri arasında 6 aylık bir süre olduğunu, şirket ana sözleşmesinde yer alan faaliyetler arasında \"her türlü bira, meşrubat, yiyecek ve içecek mamullerinin alım ve satımı, bayiliğini yapmak\" sayılmış ise de şirketin ....ile bayiliğini sonlandırarak bu alanda fiilen faaliyet göstermeyi bıraktığını, şirketin faaliyet göstermediği bir alanda müvekkilinin bayilik faaliyetini yürütmesinin rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini, şirket genel kurul kararında şirket araçlarının haklı neden olmadan satıldığının iddia edildiğini, şirkete dair yapılan iş ve işlemlerin tamamı müdürler kurulu başkanı olan ...'ın izin ve tavsiyeleri üzerine kendisi ile birlikte diğer müdürler tarafından yapıldığını, ayrıca Akşehir .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasından alınan 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere şirkete ait olan araçların bedellerinin şirket hesabında görüldüğünü, müvekkilinin müdürlük görevini yaptığı dönemde görevini özen göstererek yerine getirdiğini beyan ederek davalı şirkete ait 25/10/2021 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 25/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının T.T.K'nun 446.maddesi gereğince şirket ortağının iptal davası açma hakkının olduğunu, ancak ortağın iptal davası açabilmesi için öncelikle genel kurul toplantısına katılması, iptali istenen karara olumsuz oy vermesi ve bu konudaki muhalefetini tutanağa geçirtmiş olmasının gerektiğini, davacının usulüne uygun olarak yapılan toplantıya katılmadığını, bu nedenle davacının dava açma hakkının bulunmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinin HMK'nın 119/1-e-f-g maddesinin şartlarını taşımadığını, davanın diğer davaları uzatmaya yönelik olarak açıldığını,  davacı tarafın genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığı iddiasına yönelik hiçbir iddia yada eksik olduğunu iddia ettiği bir hususu dava dilekçesinde bildirmediğini, davacının yaptığı açıklama ve sunduğu delillerin gerçeği yansıtmadığını, iptal talebine konu kararların usul ve yasaya uygun şekilde haklı gerekçelerle alındığını, bu konulardaki gerekli açıklama ve belgelerin davacı hakkında açılan ortaklıkta çıkarma davasının devam ettiği Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dava dosyasında olduğunu, bu dosyadaki iddia ve savunmalarını tekrar ettiklerini, hatta davacının müdür olarak şirketi zarara uğrattığı, müdürlük görevini kötüye kullandığına yönelik başkaca hususların da tespit edildiğini, bu konudaki araştırmalarının devam ettiğini, genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yerine getirildiğini, davacı haricindeki ortakların toplantıya katıldığını, kararın yeter sayısı ile alındığını beyan ederek dava dilekçesinin akabinde davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Davacının, davalı limited şirketin ... karar nolu ve 25.01.2021 tarihli Genel Kurul Kararının İptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı şirket tarafından dava konusu edilen genel kurul kararına konu genel kurul toplantısına ilişkin yönetim kurulu kararı, ortaklara yapılan çağrı ve buna ilişkin diğer belgeleri dosyaya sunduğu, sunulan belgeler ile birlikte dosyamızın tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlemek üzere mahkememizce re'sen seçilen şirketler konusunda uzman Ticaret Hukukundan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar bilirkişisi Prof. Dr. ...'e tevdi edildiği,  Ticaret Hukukundan Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar bilirkişisi Prof. Dr.... tarafından düzenlenen 27.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda; İşbu davanın konusunun, davalı limited şirketin ... karar nolu ve 25.01.2021 tarihli davacının yokluğundan alınan olağanüstü genel kurul kararının iptali olduğunu, Limited Şirketin, olağan ya da olağanüstü genel kurul toplantılarının çağrı usulü, toplantı hazırlıkları, toplantının yürütülmesi, toplantı ve karar nisaplarının aynı olduğunu, TTK m. 622'de, “Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.” ifadesi ile limited şirketlerin genel kurul kararlarının iptal edilmesi şartları da anonim şirkete ilişkin hükümlere (TTK m. 445 vd) gönderme yapılmak suretiyle belirlendiğini, davalının iddialarından birisinin, davacının iptal davası açmaya hakkı olmadığı iddiası olduğunu, TTK.m. 446'da iptal davası açabilecek kişiler sayıldığını, dava konusu genel kurul alındığı tarihte davacının müdürlüğünün sona erdiğinin, sadece ortaklık sıfatının bulunduğunun, davacının iptali istenen genel kurul toplantısına katılmadığını, davacının TTK m.446/1-b'ye istinaden iptal davası açabileceğinin,  Genel kurula usulüne uygun olarak çağrılmayan ve genel kurul toplantısına bu sebeple katılmayan/katılamayan ortağın da esasa ilişkin olarak, kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabileceği genel olarak kabul edildiğini,  ancak dava dilekçesinde genel kurulda alınan kararların, kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dair bir iddianın yer almadığını, TTK m. 446/1-b'de genel kurul kararının alınmasında usüle ilişkin hukuka aykırılıklar iptal sebebi sayıldığını, maddedeki hukuka aykırılıkların;  a) Çağrının usulüne göre yapılmaması, b) Gündemin gereği gibi ilân edilmemesi, c) Genel kunula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları, d) Pay sahibinin genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi olduğunu, nitekim davacının da “öncelikle Genel Kurul'un usulüne göre toplanması, toplantı gündemi ve diğer hususların usulüne uygun olarak ilan edilmesi, asgari toplantı sayısının sağlanması, alınan kararların karar yeter sayısına uygun olması ve ortak ...'ın oy hakkının engellenmesi hususlarının mahkeme tarafından araştırılmasını ileri sürdüğünü, dolayısı işbu davada genel kurul kararının TTK m. 446/1-b'ye istinaden iptalinin mümkün olup olmadığının ihtilâf konusu olduğunu, çağrının usulüne göre yapılıp yapılmadığı, iptali istenen gelen kurul toplantısına çağrı Ticaret Sicildeki ilâna göre, müdürler kurulu tarafından yapıldığını,  davacının aksi yönde bir iddiası bulunmadığını, 25.10.2021 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul kararının 28.09.2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilân edildiğini, toplantıya çağrı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirkete ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulandığını, davalının iki adet, yurtiçi alma haberi kartı ibraz ettiğini,  bu belgede göndericinin ... Ticaret Ltd. Şti., alıcısının ... olduğu 18.10.2021 ve 10.11.2021 tarihlerinde davacıya teslim edildiğini, gönderilerin içeriğinden ne olduğunun dosyadaki belgelerden anlaşılamadığını, 18.10.2021 tarihinde davacı adına (.. ...'a) teslim edilen gönderinin içeriğinde, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazetelere ilişkin bilginin yer aldığı kanaatinde ise, genel kurul toplantısının toplantı gününden önce TTK m. 414'e göre davacı ortağa gönderildiğinin kabul edilebileceği hususunun takdirinin mahkemede olduğunu, Esas sözleşmede farklı kararlaştırılmadığı müddetçe, genel kurul toplantılarının şirketin merkezinin bulunduğu yerde yapılacağının, ilânda toplantı yeri ve saatinin “saat 14.00'de ... Mahallesi ....Sokak No:. Akşehir/Konya adresinde,” şeklinde yer aldığını, Ticaret sicili kayıtlarına göre, şirket merkezi ile toplantının yapıldığı adresinin aynı olduğunu, Genel kurul toplantısına davacı dışında bütün ortakların katıldığını, TTK m. 617/3 (ve TTK m. 419/1) gereğince genel kurulun, ortaklar arasından ya da ortak olmayan bir üçüncü kişiyi başkan olarak seçebileceğini, iptali istenen genel kurulda, Toplantı Başkanlığına ..., yazmanlığa .....'ın seçildiğini, iptali istenen genel kurulda; Şirketin davacıya devrettiği taşınmaz bakımından tapu iptali ve tescil davası açılmasına, davacıya karşı sorumluluk davası açılmasına, davacının haklı sebeplere istinaden ortaklıktan çıkarılması için dava açılması kararlarının alındığını, mahkemenin, alınan kararların ilânda belirtilen konulara ilişkin olduğu kanaatine varırsa, gündemin gereği gibi ilân edildiğini değerlendirebileceğini, dava konusu genel kurul kararının toplantı ve karar nisabına uygun olup olmadığı Limited şirketlerde karar nisapları TTK m. 620 ve 621'de düzenlendiğini, iptali istenen genel kurulda alınan kararlardan, davacı ortağın haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılması TTK m. 621'e tâbi olduğu hâlde diğerlerinin, TTK m. 620'ye tâbi olduğunu, TTK m. 620'e göre Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağını, somut olayda, davacı dışında, ki davacının pay oranının %14,2 olduğunu,  toplantıya diğer tüm ortaklar katıldığını ve oybirliği ile karar alındığını, dolayısı ile gerek TTK m. 620'de olağan işler için aranan toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu, gerek TTK m. 621'de önemli kararlar için gerekli olan temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğu şeklindeki “karar yeter sayısı” sağlandığını, takdirin mahkemede olduğunu, Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde “ortak ...'ın oy hakkının engellenmesi hususlarının mahkeme tarafından araştırılması şeklinde bir iddia ileri sürmüşse de bu iddiasını destekleyen ya da açıklayan somut beyanların bulunmadığını, davacının daha çok kendisinin çıkarılma sebeplerine itiraz ettiğini, bu itiraz sebeplerinin de oy hakkının engellenmesine ilişkin olmadığını, mahkemenin, davacının genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediği kanaatine varırsa bu hâlde davacının genel kurul kararının iptalini talep edebileceğinin, Yargıtay'ın genel kurula alınmamayı, genel kurul kararının iptali sebebi olarak kabul ettiğini, hamiline yazılı pay senedi sahibinin, bu senetleri bankaya tevdi ettiği ve ilgili belgeyi aldığı, bu belge şirkete bildirildiğine göre, ortağın genel kurula girmeye hak kazanmış demek olduğunu,  Genel kurula katılmaya hak kazanan ortağın genel kurula alınmaması, TTK 'nın 381 inci maddesinde yazılı olduğu gibi, yasa, esas sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir tutum ve davranış olacağını, takdirin mahkemede olduğunu, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları hususunda ise davacının bu yönde bir iddiası bulunmadığından bu konuda bir değerlendirme yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.<br> Limited şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK'nun 622. maddesinde;\"1) Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.\" şeklinde, Anonim şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK'nun 445. maddesinde;\" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" şeklinde,  iptal davası açabileceklere ilişkin  TTK'nun 446. Maddesinde; \"(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,  c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.\" şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.<br> Limited şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin TTK'nun 617. Maddesinde düzenleme yapıldığı,  TTK'nun 617. Maddesinde;\" (1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır.   (2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere ilişkin hükümler, Bakanlık temsilcisine ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla uygulanır. Her ortak kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir. (4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde bulunmadıkça, genel kurul kararları, ortaklardan birinin gündem maddesi ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları alınmak suretiyle de verilebilir. Aynı önerinin tüm ortakların onayına sunulması kararın geçerliliği için şarttır.\" şeklinde, TTK'nun 414/1. maddesinde;\"(1) Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektupla bildirilir.\" şeklinde, TTK'nun 620.maddesinde;\" (1) Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır. \" şeklinde, TTK'nun 621.maddesinde;\"  (1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir:  a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi. b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının öngörülmesi. c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması, yasaklanması ya da kolaylaştırılması.  d) Esas sermayenin artırılması. e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması. f) Şirket merkezinin değiştirilmesi. g) Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunmalarına genel kurul tarafından onay verilmesi. h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. ı) Şirketin feshi. (2) Kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa, bu nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde öngörülecek çoğunlukla kabul edilebilir. (3) (Ek fıkra: 12/07/2013- 6495 S.K./52. md.) Bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine dair sözleşme değişikliği, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla mümkündür.\" şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.<br> Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/11/2017 tarih ve  2016/8889 Es 2017/6204 Kar. Sayılı ilamında;\"...Dava, limited şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece genel kurul toplantısındaki usule aykırı toplanma nedeniyle iptal kararı verilmiş ise de davacıların iddia ettikleri çağrı usulsüzlüğü, genel kurul kararının iptalini gerektirmeyip, yalnız çağrı usulsüzlüğü nedeniyle toplantıya katılmayan ortağın muhalefet şerhi olmadan süresinde iptal davası açma hakkı verir ve genel kurul kararlarının iptali sebeplerinin ispatı gerekir. Bu nedenle mahkemenin genel kurul kararının iptali gerekçesi yerinde değildir....\" şeklinde, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/01/2020 tarih ve  2019/1941 Es. 2020/435 Kar. Sayılı ilamında; \"....Somut olayda ise, davalı şirketin iptali istenen 29.07.2015 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, ortaklardan İbrahim Uğurlu ve kayyum Ali Ekber Kartal’ın katılımı ile genel kurul toplantısının belirtilen yer ve zamanda yapıldığı, davacı ile İbrahim Uğurlu arasındaki pay devir sözleşmesinin tesciline, İbrahim Uğurlu’nun imza yetkisine ve şirket merkezinin nakline ilişkin kararlar alındığı, anılan toplantıya davacının katılmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanca sunulan posta alındısı üzerindeki yazılı adrese göre dava konusu genel kurula ilişkin davacıya gönderilen çağrının, davacının muhtarlıkta kayıtlı olduğu ikamet adresine gönderildiği ancak daire kapı numarasının yanlış yazılmış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, genel kurul toplantısına davetin asgari koşullarının oluştuğu ancak eksikliğin bulunduğu, bu durumun ise hukuken yokluk yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı nazara alınmalıdır. Başka bir deyişle, davacıya yapılan çağrı geçersiz değil, usulsüzdür. Bu durum ise davaya konu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu anlamına gelmeyecek ancak iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olacaktır....\" şeklinde kabul edildiği görülmüştür.<br>Ticaret Sicil Gazetesinin 28.12.2021 tarih ve 709 sayılı ilanına göre;  Pay sahibi  davacı ...'ın davalı şirkette 2143 adet nama yazılı pay adedinin,  %14,2 oranında pay sahipliğinin,  Pay sahibi ...'ın davalı şirkette 2143 adet nama yazılı pay adedinin,  %14,2 oranında pay sahipliğinin,  Pay sahibi ... ...'ın davalı şirkette 2143 adet nama yazılı pay adedinin,  %14,2 oranında pay sahipliğinin, Pay sahibi . ...'ın davalı şirkette 2143 adet nama yazılı pay adedinin,  %14,2 oranında pay sahipliğinin, Pay sahibi . ...'ın davalı şirkette 2645 adet nama yazılı pay adedinin,  %17,6 oranında pay sahipliğinin ve Pay sahibi ...'ın davalı şirkette 2783 adet nama yazılı pay adedinin,  %18,5 oranında pay sahipliğinin bulunduğu, davacı ... ve  ...'ın 28.01.2016 tarihli Genel Kurul Kararı ile müştereken ve münferiden yetkiyi haiz olmak üzere müdür olarak atandığı, davalı şirketin 21.05.2021 tarihli 3 sayılı Genel Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile önceki müdürler ...ve ...'ın müdürlük görevlerine son verilip, ... ve ...'ın 21.05.2023 tarihine kadar müdür olarak seçildiğini, bu genel kurulda önceki müdürlerden . ...'ın oy çokluğu ile ibra edildiği, diğer müdür davacı ...'ın ise oybirliği ile ibra edilmediği, Müdürler Kurulu'nun 24.09.2021 tarihinde 2021 yılı Olağanüstü Genel Kurul toplantasının 25.10.2021 tarihinde saat 14:00'te yapılması kararı aldığı, kararın 28 Eylül 2021 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, 25.10.2021 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapıldığı, genel kurul toplantısında;   21.05.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ibra edilmeyen müdürlerden ... hakkında şirketin menfaatlerine aykırı ya da şirketi zarara uğratacak işlem veya eylemde bulunması ile Şirketi zarara uğratması nedeniyle hakkında sorumluluk davası ile tazminat, tapu iptal ve tescil, alacak ya da diğer davaların açılıp açılmaması hususlarının görüşüldüğü, Akşehir İlçesi ... Mah. ..ada .4 nolu parselde (... Mah. .. Sok. No:17 Akşehir) bulunan Şirkete ait deponun Şirkete ait olan para ile (...Mah... Ada ..Parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli, şirket malları vs) yapıldığı, ancak o dönem müdür olan ...'ın depoyu kendi adına tescil ettirmesi nedeniyle muvazaalı yapılan bu işleme karşı tapu iptali ve tescil davası ve/veya sorumluluk davası açılmasına toplantıya katılanların oy birliği ile karar verildiği, Şirket ortağı ...'ın şirket ortaklığından çıkarılması hususunda Mahkemeye dava açılmasına izin verilip verilmeyeceği hususunun görüşüldüğü,  şirket ortağı ...'ın şirket müdürü olduğu dönemde; Şirket adına yapılan ... Mah. ... Sok. No:17 Akşehir adresindeki depoyu kendi adına tescil ettirdiği; Şirketin, bu depoyu yapıldığı tarihten itibaren fasılasız ve uzun süredir Şirkete ait olduğumu düşünerek kullandığı, Şirkete haber vermeden Akşehir Kaymakamlığına başvuru yaparak deponun boşaltılması talebinde bulunduğu, daha sonra deponun elektrik aboneliğini haber vermeden kapattırdığı bu şekilde şirketi zor durumda bıraktığı; Akşehir..Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında şirket ortakları aleyhine dava açtığı ve davanın devam ettiği; Akşehir ..Asliye Hukuk Mahkemesinin.. Esas sayılı derdesi dosyasında ortaya çıktığı üzere; Şirket ile .... satış ve Dağıtım A.Ş. ile olan bayilik sözleşmesinin 2017 yılı mayıs ayında müdür ... tarafından feshedildiği ve aynı yılın Aralık ayında ...'ın .. Bayiliğini kendi adına alarak Şirket ile aynı faaliyet kolunda bir iş yaptığı, diğer bayilik sözleşmelerinin haklı neden olmadan feshedildiği/sona erdirildiği, şirket araçlarının haklı neden olmadan satıldığı,  ...'ın bu eylem ve davranışlarının Şirket menfaatlerine zarar verdiği, Şirketi zarara uğrattığı; ortakların bağlılık yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlal ettiği, bu hususların diğer ortaklar için; Şirketin bu ortakla devam ettirilmesini olanaksız ve katlanılmaz hale getirmiş olmakla, ...'ın haklı nedenlerle Şirket ortaklığından çıkarılması için mahkemeye dava açılmasına, esas sermayenin oy ve pay oranı itibariyle 2/3 çoğunluğundan fazlasını temsil edecek şekilde toplantıya katılanların oy birliği ile karar verildiği, 25.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ..., .., .., .. ve ...'ın asaleten katıldıkları görülmüştür.<br> Davaya konu 25.10.2021  tarihli genel kurul toplantısının  ticaret sicil gazetesinde toplantı gününden önce ilan edildiği, davalı şirket tarafından 18/10/2021 ve 10/11/2021 tarihlerinde kargo yoluyla davacıya iki adet gönderi yapıldığı, ancak gönderi içeriğinde ne olduğunun belirlenemediği, çağrıda usulsüzlük dahi olsa bu durumun toplantıya katılmayan ortağın muhalefet şerhi olmadan süresinde iptal davası açma hakkı vereceği ancak davacının genel kurul kararlarının iptali sebeplerinin ispat etmesi gerekeceği, genel kurulda alınan kararların  ilanda belirlenen konulara ilişkin olduğu, genel kurulun davacının katılımı olmaksızın yapıldığı ve  toplantı tarihinde  pay sahibi  davacı ...'ın davalı şirkette 2143 adet nama yazılı pay adedinin,  %14,2 oranında hisseye  sahip olduğu, diğer ortakların payının %85,80 oranında olduğu, alınan kararların toplantı ve karar nisabına uygun olduğu, davacının toplantıya katılsa bile kararın alınmasında etki kuralı gereğince etkisinin olmayacağı, genel kurul toplantısının şirket ortakları tarafından yapıldığı, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin toplantıya katıldıklarının ve davacının genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğine ilişkin hususların davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davacının davaya konu 25.10.2021 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin  talebinin yerinde olmadığından davanın  reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı  istinaf dilekçesinde özetle; ... Ticaret... Ltd. Şti'nin bir aile şirketi olduğunu, kardeşler arasında çıkan anlaşmazlık sebebiyle, davacı ortak haksız ve mesnetsiz iddialar ile şirketten uzaklaştırılmaya çalışıldığını, davacıya 25.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı çağrısının usulüne uygun olarak yapılmadığını, bu nedenle davacının genel kurula katılımı ve oy hakkının engellendiğini, 25.10.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı çağrısı davacıya iadeli taahhütlü  postayla yapıldığı iddia edilmiş ise de 18.10.2021 tarihli yurt içi alma haberi kartından da anlaşılacağı üzere iadeli taahhütlü posta, teslim almaya yetkili olmayan 3. Kişi ... isimli şahsa teslim edildiğini, genel kurul toplantı çağrısının usulüne uygun olarak yapılmaması neticesinde davacı ortak ...'ın genel kurula katılımının engellendiğini ve oy hakkının kısıtlandığını, bu nedenle usulüne uygun olmayan kurul kararına iptal kararı verilmesi gerekirken mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortak ...'a isnat edilen iddiaların her türlü ispattan yoksun, mesnetsiz iddialar olduğunu, ...'ın ... Mahallesinde bulunan depoyu kendi imkanları ile yaptırdığını, deponun şirket malları ile yapıldığına dair hiçbir somut delil bulunmadığını, .. ile olan bayilik ilişkisinin o dönem müdürler kurulu başkanı olan ... tarafından sonlandırıldığını, bayilik sözleşmesinin sonlandırılması ile ... Dağıtım A.Ş.'nin bayilik faaliyetlerini yürütmesi arasında yaklaşık 6 aylık bir süre olduğuınu, şirkete dair yapılan iş ve işlemlerin tamamının müdürler kurulu başkanı ...'ın izin ve tavsiyeleri üzerine kendisi ile birlikte diğer müdürler tarafından yapıldığını,tek başına bir işlem yapmasının söz konusu olmadığını, müdür olduğu dönemde müdürlük görevinin gerektirdiği tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, şirketi zarara uğratması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, şirketler konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınmadığını, ticaret hukukundan kaynaklı nitelikli  hesaplamalar bilirkişisinden rapor alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendisine genel kurul çağrısının usulüne uygun yapılmadığını, genel kurula katılımının ve oy hakkının engellediğini, yine lehine hükmedilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin, davalı ... Tic..... Ltd. Şti tarafından hatalı olduğundan bahisle hükmün tavzihinin talep edildiğini, mahkemece tavzihen \"Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine\" şeklinde düzeltilmesine karar verdiğini, ancak davalı şirket tarafından verilen tavzih dilekçesinin tarafına tebliğ edilmemesi ve cevap vermek için tarafına süre verilmemesinin açıkça savunma haklarının kısıtlanmasına sebep olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak 25/10/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; limited şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Limited şirketler hakkında da uygulanacak genel kurul kararlarının iptal sebepleri  Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanun'un 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.<br> Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalı şirketin eski yöneticisi olan ve 21/05/2021 tarihli olağanüstü genel kurulda  ibra edilmeyen davacıyla ilgili olarak, davalı şirketin 25/10/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda, genel kurul toplantı tutağında belirtilen taşınmazla ilgili tapu iptali ve tescil davası ve/veya davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına ve davacının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılması için mahkemeye dava açılmasına kararlarının alındığı, genel kurula davacının katılmadığı, diğer tüm ortakların katıldığı ve kararların toplantıya katılanlarının oy birliğiyle alındığı,  davacının şirketteki pay oranın %14,2 olduğu anlaşılmıştır. <br> Davacıya genel kurul toplantısı için yapılan çağrının usulsüz olduğu kabul edilse dahi, davacının pay oranı dikkate alındığında toplantıya katılmış olsaydı bile kararların alınmasına bir etkisinin  olmayacağı, çünkü %85,80 payı temsil eden pay sahiplerinin oy birliğiyle kararların alındığı, toplantı ve karar nisabının sağlandığı, alınan kararlarla ilgili iptal sebeplerinin bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı  anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği halde , gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5.maddesine maddi hataya dayalı olarak 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde yazıldığı, davalı vekilinin tashih talebi üzerine hükümdeki maddi hatanın gerekçeli kararının tebliğinden sonra 13/12/2021 düzeltildiği görülmüş olup, davacı her ne kadar kendisine tebligat yapılmadan düzeltme yapılamayacağını da istinaf sebebi yapmış ise de maddi hatanın açık olduğu, davacıya tebligat çıkartılmadan maddi hatanın düzeltilmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır. <br>Bu sebeplerle davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  16/02/2024 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye    e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65041fd19fad1353","SID":"6dd6d0d46ff43672"}}