{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/10/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. Mu<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t:    <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 16/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 20/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/10/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı arasında 02/12/2020 tarihli satım sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre 6 nozullu platform 1 adet, Sce wuu 30 liner araba 1 adet, 14x175 nozul(304 krom) 6 adet, bağlantı elemanları ve rakorlar  toplam 17.000,00 TL bedel karşılığında davalı tarafından davacı müvekkiline teslim edileceğini, satım sözleşmesi gereği davacı müvekkilinin, davalı satıcıya 5000,00 TL ön ödeme yapacağını, işe başlama tarihi ön ödemenin yapıldığı tarih olduğunu, müvekkilinin 04/12/2020 tarihinde sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedeli davalıya ödediğini, yine ön ödeme tarihinden itibaren 7 iş günü sonunda makinelerin teslim edileceği sözleşmede öngörüldüğünü, buna rağmen davalının satım sözleşmesi gereği üzerine düşen edimin ifasını yapmakta geciktiğini, sözleşmede belirlenen tarihten çok daha sonra teslimat yapıldığını, davacı müvekkilinin teslimat sonrasında satın aldığı malları kullanmayı denediğini, bu deneme sonrasında satılan malların satım sözleşmesinde belirtilen niteliklerde olmadığını, malların sözleşmede öngörülenden farklı marka ve kalitede çıkması nedeniyle davalı tarafa defalarca bilgi verdiğini, davalı tarafın bu bilgilendirmelere karşı eylemsiz kalması nedeniyle 7 Ocak 2021 tarihinde Konya ... Noterliği Aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ... yevmiye no'lu ihtarnamede de malların ayıplı olduğunu, ayıplı malların iadesi ve sözleşme gereği ödenmiş olan 5.000,00 TL'nin iadesi isteğinde bulunulduğunu, ancak bu ihtarnameden de sonuç alınamaması nedeniyle ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda davalı taraf ile anlaşılamadığını, TBK m.108'e göre müvekkilinin sözleşmeden dönme ve menfi zararlarının giderilmesini isteme hakkının bulunduğunu,  müvekkilinin davalının yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacı müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu 5.000,00 TL'nin ihtar tarihi olan 07/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan TCMB avans oranı faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini, davacı müvekkilinin üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmeleri yerine getirememesi nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için şimdilik (kısmi olarak) 100,00 TL'nin taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiş, 03/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini  8.100,00 TL'ye çıkarmıştır.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya bakmaya Tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, görevsizlik itirazlarını kabulü ile mahkememizce görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının ayıp ihbarını hak düşürücü süre içerisinde yapmadığından davacının ayıplı malın iadesine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının makinayı müvekkilinden almadığını, sözleşmeye konu makinaya .....isimli firmadan satın aldığını, yine makinanın üzerinde yazılan bu markadan da iş bu makinayı müvekkilinden almadığının açıkça ortada olduğunu, davacının başkasından almış olduğu işbu makinayı, uzunca bir süre kullandığını, satın almış olduğu firma ile servis problemi yaşadıkları için revizyon yaptırmak istediğini, müvekkilinin normalde revizyon işine sıcak bakmadığını, makina üretimi yaptığı ve makinanın kendi firmasına ait olmaması sebebi ile önce kabul etmediğini akabinde müvekkilinin nozul (musluk ), platform (nozulların bağlantı ekipmanları), arızalı çıkınca iş bu parçalarla ilgili sözleşme yaptığını, zaten sözleşmede de makinadan bahsedilmemekte ve makina parçasından bahsedilmekte olduğunu, yine müvekkilinin revizyon işlemi yapıncaya kadar, makinanın sorunlu da olsa çalışır durumda olduğunu, kurulum tamamlama belgesinde imzası bulunanan şirket yetkilisinin kabul beyanından da anlaşıldığı üzere, müvekkilinin makinayı satmadığını, revizyon işlemini yaptığını, hatta makinanın çalıştığına dair kamera kaydının da delil listesinde sunulduğunu, makinanın zaten davacı firmada mevcut olduğunu, müvekkilinden alınma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin revizyon işlemini tamamladıktan sonra davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, 31/12/2020 tarihli .... kaydı bulunan e-arşiv fatura kesilip tebliğ edildiğini, davacı tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkiline ödeme yapılmayınca 20.060 TL bedelli faturadan bakiye alacak olan, 15.060 TL için Konya ..icra Müdürlüğünün.... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını ve borçlu davacının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, icra takibini kabullenemeyen davacı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak iş bu eldeki davayı açtığını, davacının dava dilekçesinde öncelikle makinenin geç teslim edildiğini iddia ettiğini, akabinde de makinanın ayıplı olduğunu iddia ettiğini makinayı müvekkilinden almayan davacının müvekkili tarafından sözleşmede isimleri geçen parçaların revizyonu konusunda müvekkili ile anlaşma yaptığını, (sözleşmede de zaten revizyon bedeli olarak yazıldığını) revizyona konu parçaların tedariki konusunda ise sözleşmenin tarihi, hizmetin ifası için icap eden ilk ödemenin yapılmasının tarihi, sözleşmeye göre müvekkilinin işini tamamlamasına ait sürelerin dikkate alınırken, bu teslim mükellefiyetinin, bütün dünyanın Covid 19 pandemisinin tesiri altında bulunduğu bir döneme denk gelmiş olduğunu, parçalarının bir kısmının Çin'de üretilerek ülkemize getirileceğini, Çin'den gelen parçalarla ancak ülkemizde imal edilen parçaların birleşiminden oluşan bir bütün halinde revizyonun tamamlanabileceğinin de yine dikkate alınması gerektiği gibi taraflar arasında da zaten son derece makul ve son derece muhtemel bu mazeretin önceden öngörülerek, mücbir sebeplerin varlığı halinde, müvekkilinin teslim süresinin uzaması gerekeceği, uzayabileceği, bunun da kabul edilebilir olduğunun, hoş görüleceğinin, davacı tarafça, zaten sözleşmeye konulan bir maddenin imzası suretiyle kabul edildiğini, davacının üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerden dolayı uğramış olduğu zarara ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle görev yönünden davanın reddini, hukuki yarar yokluğundan davacının davasının reddini, hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının ayıplı malın iadesine ilişkin davasının da reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının davasını ispatlayamamış olması ve kusurun kendisinden kaynaklaması, malın ayıplı olmaması sebebiyle, davanın, esastan reddine karar verilmesini, davacının zarar talebinin de reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....davacı ile davalı arasında davacıya ait makinedeki nozüllerin ve bağlantı ekipmanlarının revize edilmesi hususunda eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davalı tarafından hazırlanan ürünlerin 21/12/2020 tarihinde \"çalışır\" vaziyette davacıya teslim edildiği lakin ürünlerde ayıp olduğu ve arıza meydana geldiği iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde taraflar arasındaki sözleşmeye konu nozüllerin orjinal olanlara göre \"kısa\" olduğu, sıvı sabun ürünleri \"köpürterek\" doldurduğu, ürünü bidonlardan taşırdığı, dolum sırasında ara beklemede yeni dolum olacak bidonlar üzerine \"damlama\" yaptığının anlaşıldığı, yukarıda izah edildiği üzere T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/09/2021 Tarih ve 2017/(15)6-3030 Esas-2021/1077 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Mahkememizce takdiri delil mahiyetinde olan bilirkişi raporundaki teknik tespitlere katılmakla birlikte ayıbın ilk bakışta gözle görünür ve basit bir muayene ile tespit edilebilecek nitelikte açık ayıp olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24/03/2015 Tarih ve 2014/2954 Esas-2015/1463 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21/10/2019 Tarih ve 2018/2758 Esas-2019/4861 Karar sayılı ilamı çerçevesinde Kurulum ve Teslim Belgesinde ürünlerin 21/12/2020 tarihinde çalışır vaziyette teslim edildiğine ilişkin belge ve T.C. Konya ... Noterliğinin 07/01/2021 Tarih ve ... Yevmiye nolu senedindeki \"Teslim alınan ürünlerle ilgili ayıp bulunması ve fonksiyonunu yerine getirmediği hususunda tarafınız defalarca bilgilendirmiştir\" şeklindeki ihtar karşısında \"dava konusu ürünlere ilişkin ayıp ihbarının 21/12/2020 tarihli teslimden sonra 2 gün içerisinde yapılıp yapılmadığı hususunda\" davacının yemin deliline de dayanmaması karşısında davacının 6098 Sayılı TBK'nın 477/2 maddesi de nazara alınarak eseri mevcut haliyle kabul ettiği anlaşılmakla davasının reddine karar verilmiş ve Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dava konusu nozüllerin gizli ya da açık ayıp olup olmadığını tespit edemeyeceğini, mahkemece tespit edilmesi mümkün ise neden bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığını, satıcının ağır kusurlu olduğunun açık olduğunu, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekteki ağır kusuru olduğu gibi müvekkili her ne kadar tamamlama belgesinde \"21/12/2021 tarih belirtilse de nozüller ve platformlar takılıp çalışır şekilde teslim edildi\" diye yazılmış olsa da davalı tarafça maktu tamamlama belgesi hazırlandığını ve sonradan doldurulduğunu, \tburada dikkat edilmesi gereken husus davalı tarafından művekkiline kesilen yazı ekinde gönderilen faturanın 31/12/2020 tarihinde kesildiği ve dava konusu malların teslim edilme tarihinin whatsapp yazışmalarından da görüldüğü üzere 31/12/2020 olduğunu, teslim tarihinden 7 gün içinde 07/01/2021 tarihinde yani yasal süresi içinde taraflarınca ihtarname çekildiğini, ekte sunulan  whatsapp ekran görüntülerinden de anlaşılacağı üzere dava konusu nozüller 31/12/2020 tarihinde müvekkiline tamamlama belgesine sonradan yazılan \"çalışır şekilde teslim edildi\" yönünde beyanlara aykırı olarak testi ve kontrolü yapılmadan doğrudan teslim edildiğini, davalı taraf 2021 diye neden sehven olarak tarihi yazmış olacağını, basiretli bir tacirin günümüzdeki tarihin özellikle \"yılın\" sehven yazmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, maktu tamamlama belgesinin düzenlenerek tarihin sonradan yazıldığı ve dava açtıklarını öğrenmeleri üzerine tarihin sonradan yazıldığının açık olduğunu, teslim tarihi belge de yanlış ise  müvekkilinin beyanının esas olduğunu, kaldı ki davacının müvekkiline kestiği faturada 31/12/2020 tarihli olup mallar da 31/12/2020 tarihinde teslim edildiğini, flash bellekteki videoyu taraflarınca incelemeleri üzerine hangi tarihte videonun çekildiği belli olmamakla nozüller dava konusu nozüllere ait ise nozül görüntülerinden görüleceği üzere nozüllerden bir tanesinin taştığı ve nozüllerin üretiminden ve imalatından kaynaklı seri üretimi aksatan gizli ayıp olduğunun aşikar olduğunu, açıklananlar ışığında  kötü niyetli olan davalı tarafın bu şekilde sonradan düzenleme tamamlama belgesi davayı kazanma çabası ile dava konusu ayıbın mahiyetinin hakim tarafından bilirkişi raporu dikkate alınmadan açık ayıp\" şeklinde nitelendirmesinin adil olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının davasının hem maddi hem manevi tazminat talebine yönelik olup davacının manevi tazminat yönünden davasını ıslah ederek 8.000.00 TL ye çıkardığını, manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiş olup reddedilen manevi tazminat yönünden lehlerine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinin açısından ilk derece mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkeme kararının bu açıdan kaldırılarak manevi tazminat yönünden lehlerine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, ödenen bedel ve kar kaybı taleplerine ilişkindir.<br>\tİstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>\tSomut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişkinin makine revizyonuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup, davacı davalının yaptığı makine revizyonun ayıplı olduğunu iddia ederek revizyon için kısmi olarak ödediği 5.000,00 TL'nin iadesini ve kar kaybı olarak da 8.100,00 TL talep etmektedir.<br>\tİlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişinin katılımıyla makine başında yapılan keşiften sonra alınan bilirkişi raporunda, davalının revizyon için makineye taktığı nozüllerin sıvı sabunu köpürterek dolum yaptığı, ara beklemede yeni dolum olacak bidonların üzerine damlatma yaptığı, dava konusu nözüllerin orijinal nözüllerden kısa  olduğu, dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğu bildirilmiş, mahkemece bilirkişi raporunun aksine ayıbın gizli değil açık ayıp olduğu değerlendirilerek süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t Mahkemece ilk bilirkişi raporundan sonra tekrar makine başında 3 kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak rapor alınması yönünde ara karar verildiği, ancak davacı tarafından eksik delil avansının  yatırılmaması ve davacının dava devam ederken dava konusu makineyi  3.bir kişiye satmış olması nedeniyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı görülmüştür.<br>\tGelinen aşamada dava konusu makinenin davacı tarafından 3.bir kişiye satılmış olması nedeniyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılamayacak ise de ilk bilirkişi raporundaki dava konusu ürünlerin gizli ayıplı olduğu yönündeki belirlemeye göre aynı bilirkişiden gizli ayıp sonucuna nasıl varıldığına ilişkin gerekçeli ve açıklayıcı, denetime elverişli bir ek rapor alınması gerekir. Çünkü çözümü özel teknik ve bilgiyi gerektiren bir konu bulunmaktadır. Mahkemenin aynı bilirkişiden ek rapor almadan ayıbın açık ayıp olduğunu değerlendirmesi hatalıdır. Çünkü ilk başta makineye takılan nözülller sorunsuz dolum yapıyor olsa bile daha sonradan kullanmayla sorun çıkması mümkündür.<br>\tBu sebeple 22/02/2022 tarihli raporu veren bilirkişi .....'ten dava konusu nözüllerin gizli ayıplı olduğu sonucuna nasıl varıldığına ilişkin gerekçeli ve açıklayıcı, denetime elverişli ek rapor alındıktan sonra davacı taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının istinaf başvuru talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya  iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 16/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br> <br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a07efa781405696e","SID":"fe30085e02d8145a"}}