{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/769 <br>KARAR NO\t\t: 2024/102<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.10.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/523E.  2020/485 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ                     \t: 30.09.2019<br>KARAR TARİHİ\t: 18.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.01.2024<br>\t<br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.10.2020 tarih 2019/523 E. 2020/485 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle meydana gelen kazada dava dışı üçüncü kişilere ödeme yaptığını, sigortalı araç sürücüsünün ve sigortalının kusuru bulunduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda davacı tarafından sigortalıya hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili sitemi ile yapılan takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini, belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını,  davalının kusurun bulunmadığını, rücu koşullarının oluşmadığını, faiz ve icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin yerinde ve makul olduğu, sigortacı davacının bu ödemeyi kendi sigortalısına yaptığını belgelerle ispat ettiği, yaptığı bu ödeme miktarınca sigortalısının talep ve dava haklarına halef olduğu, başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının kısmen yerinde olmadığı belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, rücu koşullarının oluşmadığını, davalının kastı ve ağır kusuru bulunmadığını, üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini, aracın genel servis ve fren bakımlarını yaptırdğını, aracın kaza tarihinde vizesinin bulunduğunu, davalının kasten neden olduğu bir durumun bulunmadığını, sürücünün kırmızı ışıkta geçmiş olmasının rücu nedeni olarak atfedilemeyceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, belirterek;  kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişiye yapılan araç hasar ödemesinin davalı sigortalı ve sürücüden rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tDavacı sigorta şirketi, rücu sebebini; sigortalısı olan davalıya ait araç sürücüsünün ağır kusuru olgusuna dayandırmıştır.<br>\t3.\tSigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.<br>\t4.\tTaraflar arasında geçerli ZMSS poliçesinin düzenlenme  tarihinde yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı  B.4/a bendinde tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelme hali rücu nedeni olarak hükme bağlanmış olup, bu maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan söz edilmektedir. Kast, özel hukukta kusur çeşitlerinden olup, haksız bir sonucun elde edilmesi için bilerek ve isteyerek yapılan iradi faaliyettir. Kusur ise, tazminatı veya cezalandırılmayı gerektiren hukuka aykırı davranış biçimidir. Kusur, ihmal veya tedbirsizlik sonucunda ortaya çıkar. Ayrıca borçlunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi akdi kusurdur. İhmal; haksız sonuca yönelmemekle birlikte, durumun ve koşulların gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeme hâli, dikkatsizlikten ve/veya özensizlikten kaynaklanan kusur; savsama ve gerekli özeni göstermeme durumudur. KTK ve yasa ile yönetmeliklerde yapılan düzenlemelerle belirlenen, bir trafik kuralı ihlal edilmesine rağmen, her ihlal ağır kusur kavramında değerlendirilemeyecektir. Belirlenen kurallar kusurun belirlenmesinde önemli bir unsur olup, bunlara aykırı davranış, sorumluluk hukuku açısından kusurlu davranış olarak kabul edilir.<br>\t5.\tSomut olayda, aracın malikinin ve sigortalının davalı ... sürücünün ise davalı ... olduğu görülmüştür. Az yukarıda anılan yasal düzenleme gereğince davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Husumet kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilmesi gerekir. Davalı ... sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı da değildir. Bu nedenle davacının eldeki davasınında davalı sürücü pasif dava ehliyeti ( husumeti ) bulunmamaktadır.( Yargıtay 17. HD'nin 28.04.2011 tarih ve 2010/10789 E. - 2011/4025 K.)<br>\t6.\tYine, sigortalı aracın fren sisteminin bakımlarını yeterince yaptırmadan kara yolunda yük naklettirmek, mola vermeksizin araç kullanmak, aracın fren sistemini soğutmak için belirli aralıklarda duramamak ve aracın bakım ve onarımına özen göstermemek suretiyle meydana gelen  kazada  davalıların asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda, sigortalının açıklanan bu ihlali kasıt veya ağır kusur olarak nitelendirilmediği gibi bu yüzden fren tutmaması nedeniyle duramayan sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması da rücu için yeterli değildir. Zira, yukarıda izah edildiği üzere ağır kusur kavramı özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise davalıların salt trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle % 100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı yada ağır kusuru olduğu anlamına gelmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü TTK'nin 1282. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 25/05/2016 tarih ve 2016/3422 E. - 2016/6357 K. .12.11.2019 tarih ve 2017/4135 E. - 2019/10470 K., 23.11.2015 tarih ve  2015/11436 E. - 2015/12588 K. ) Bu itibarla, sigortalıya atfı kabil davranış rizikonun teminat dışı kalmasına neden olmadığı gibi davacının poliçe ile üstlendiği sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir etkisi de bulunmaktadır.<br>\t7.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince davalı sürücün yönünden davacının pasif dava ehliyeti  ( husumet ) bulunmamasına, davalı araç maliki sigortalı yönünden ise davacının ileri sürüdüğü rücu koşullarının oluşmamasına göre davanın usul ve esastan reddi gerekirken, aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, istinaf talebi yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ...'in istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.12.2020 tarih 2019/587 E. - 2020/572 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavacının davasının davalı ... yönünden davalının pasif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle  6100 Sayılı HMK nın 114/1 maddesi delaletiyle 115/2. maddesi gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,<br>\tDavacının davasının davalı ... yönünden REDDİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 426,48-TL ve 176,55-TL icraya yatırılan harçtan mahsubu ile fazla yatan 75,43-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>\tDavalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalı ...'e ödenmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tArabuluculuk faliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti 1.320.00 TL'nin 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 162,10-TL başvurma harcı ve 58,10-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 220,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5d26e0697864a39","SID":"ae046f83a9aec7d9"}}