{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1998 <br>KARAR NO: 2023/1611<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/02/2018<br>NUMARASI: 2014/940 (E) - 2018/136 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 29/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ...'in davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araçla 24/7/2001 tarihinde seyir halindeyken trafik kazası yaptığını, olayda müvekkilinin adı geçen babası ile annesi ..., kız kardeşleri ... ve ..., dayısı ...'ün öldüğünü belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 5.000 TL maddi tazminat ile, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 7/3/2014 tarihli dilekçesiyle talep ettiği tazminatın 1.000 TL'sinin destekten yoksun kalma tazminatı, 1.000 TL'sinin tedavi ve cenaze gideri tazminatı, 1.000 TL'sinin araç hasar tazminatı, 1.000 TL'sinin ferdi kaza sorumluluğu, 1.000 TL'sinin ise sakatlık tazminatına ilişkin olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, kasko poliçesiyle teminat altına alınmayan manevi tazminat davasının reddine, kaza tarihi itibarıyla sorumlu olduğu 1.000 TL'yi ödeyen davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesini istemiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizce istinaf başvuruları incelenmiş ve 2019/2744 (E) - 2021/1869 (K) sayılı ilamla davalı sigorta şirketi vekilinin cenaze ve defin giderleri ile İMSS kapsamında ödenmesine karar verilen tazminat ve maluliyet tazminatına ilişkin hükümlerle ilgili istinaf dilekçesinin, hükmedilen bedellerin miktar itibarıyla istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle kabulüne ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafça temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6014 (E) - 2022/12239 (K) sayılı ilamıyla: \"...kararın gerekçe kısmında, ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatı taleplerine ilişkin davanın zamanaşımı geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesine ve bir sonraki bentte davacının cenaze ve defin gideri tazminatı ile İMSS poliçesi kapsamında tazminat ve sakatlık tazminatı talebinin kabulüne, 1.000 TL cenaze ve defin gideri tazminatı, 302 TL İMSS poliçesi kapsamında tazminat, 1.000 TL sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 2.302 TL maddi tazminata karar verilmesi çelişkiye neden olmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı ifade olunan sebeplerle, infazda tereddüt uyandıracak mahiyette olduğu gibi çelişkili bir hal taşımaktadır. Bu durumda, mahkemece; yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde;  hüküm  çelişkisi  içermeyen  kendi  içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulmak gerekirken, Anayasa ile 6100 sayılı HMK'nin 297 ve 298. maddelerine aykırı şekilde, hükümde çelişki ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar yazılması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.\" şeklindeki gerekçeyle hükmün resen bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanunu'nun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5/6/2015 gün ve 2014/17-2198 (E) - 2015/1495 (K), 16/9/2015 gün ve 2014/17-116 (E) - 2015/1771 (K) sayılı kararlarıyla da aynı ilkeler benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta dava dosyasına getirtilen Tercan Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma belgelerinin incelenmesinden; davacının babası ...'in idaresindeki otomobil ile 24/7/2001 günü seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybettiği aracın önce yolun sağındaki bankete, sonrada kavak ağacına çarptığı, olay sonucu davacının babası ..., annesi ..., kız kardeşleri ... ve ... ile dayısı ...'ün öldüğü anlaşılmaktadır.  Buna göre trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, somut olaya uygulanması gereken 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 455. maddesinin 2. fıkrasına uyan taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olacak suçu oluşturan olay için aynı maddede ön görülen cezanın üst sınırına (dört seneden on seneye kadar hapis ve 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası) göre, anılan Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde öngörülen dava zamanaşımının 10 yıl olduğu anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ise, dava konusu olayın 24/7/2001 günü meydana geldiği, eldeki davanın dayanakları yukarıda açıklanan 2918 saylı KTK'nin 109. maddesinin 2. fıkrası aracılığıyla 765 sayılı TCK'nin 102. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 4/4/2013 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin ise dava dilekçesinin 19/4/2013 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, HMK'nin 127. maddesinde öngörülen iki haftalık cevap süresi içerisinde 29/04/2013 günü sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiğinin anlaşılması karşısında, dava dilekçesi ile talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımının geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Yargıtay bozma ilamında kararın gerekçe kısmında davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği belirtilerek hüküm kısmında ise istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesinin infazda tereddüt uyandıracak çelişki niteliğinde olduğu ifade edilmiştir. İstinaf başvurusu üzerine  Dairemizden verilen kararda: davacı vekilinin; \"bilirkişi raporunun aksine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığı, manevi zararlarının karşılanmadığı\" yönünde ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunduğu belirtilmiş; davalı tarafın ise davanın esastan değil zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin başvurusu kabul edilip manevi tazminata, destekten yoksun kalma tazminatına ve sürekli sakatlık tazminatına ilişkin davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak Dairemiz kararında  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinin belirtilmesi yerine, \"davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne\" şeklinde karar verilmesi hükmün infazında tereddüt oluşturacak nitelikte olmuştur. Başka bir anlatımla, kabul edilen istinaf başvurusu, davalı tarafın başvurusudur. Bunun yanında davalı sigorta şirketinin, davalıların desteğinin kullandığı aracın ZMSS ve İMSS olmak üzere ayrı ayrı poliçeleri mevcut olup davacı her iki poliçe için ayrı ayrı (davaların yığılması) taleplerde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi istinaf başvurusunda ZMSS ve İMSS kapsamındaki taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. İMSS kapsamındaki talepler, hukuki sebebi itibarıyla diğer talepten ayrı olup bu kapsamda davalı aleyhine hükmedilen tutarlar istinaf kesinlik sınırının altına kalmaktadır. Başka bir deyişle, ZMSS poliçesi kapsamındaki talepler ve verilen hüküm miktar itibarıyla kesin olmayıp davalının istinaf incelemesi trafik sigortası (ZMSS) poliçesiyle sınırlı yapılmıştır. Dolayısıyla İMSS kapsamındaki hüküm, miktar itibarıyla kesin olduğundan, ZMSS yönünden açılan dava  zamanaşımına uğramış olmasına rağmen ilk derece mahkemesince İMSS poliçesi yönünden verilen hüküm tekrar edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı tarafından davalıya karşı açılan manevi tazminat davasının zamanaşımının geçmesi nedeniyle reddine,2-Davacı tarafından davalıya karşı açılan araç hasar tazminatı davasının, poliçe limiti kapsamında karşılanmış olduğundan reddine,3-Davacının destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatı taleplerine ilişkin davanın zamanaşımının geçmesi nedeniyle reddine, 4-Davacının usuli kazanılmış hakkı gözetilerek bu konudaki ilk derece mahkemesinin hükmü tekrar edilmek suretiyle davacının cenaze ve defin gideri tazminatı ile İMSS poliçesi kapsamında tazminat ve sakatlık tazminatı talebinin kabulüne, 1.000 TL cenaze ve defin gideri tazminatı, 302 TL İMSS poliçesi kapsamında tazminat, 1.000 TL sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 2.302 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/10/2010 gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat davasında alınması gereken 157,24 TL nispi karar ve ilam harcı ile manevi tazminat davasında alınma gereken 59,30 TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 216,54 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 256,20 TL karar ve ilam harcından mahsup edilerek, bakiye 39,66 TL karar ve ilam harcının talep halinde davacıya geri verilmesine, 6-Maddi tazminat davası yönünden, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13. maddesinin  1. fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 2.180 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden,  ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3. maddesi uyarınca belirlenen 2.180 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen başvurma harcı ve vekalet harcı olarak ödenen 28,05 TL; ATK rapor gideri 500 TL, bilirkişi rapor gideri 1.100 TL, tebligat, posta ve yazışma gideri 479,10 TL olmak üzere toplam 2.150,15 TL yargılama giderlerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 323,37 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça istinaf aşamasında sarf edilen 28 TL posta gideri, 98,10 TL başvuru harcı 98,10 TL olmak üzere toplam 126,10 TL yargılama giderinin, davacıdan tahsil edilerek, davalıya verilmesine,  10-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, manevi tazminat davası yönünden HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin; maddi tazminat davası yönünden ise davalı bakımından HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin; davacı bakımından HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e0a29edac7cf7196","SID":"6c991d0a94252586"}}