{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/2448 <br>KARAR NO: 2024/115<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 02/02/2023<br>NUMARASI: 2022/763 Esas -  2023/109 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  30/04/2022 tarihinde, davalı ... Sigorta AŞ'ye trafik ve kasko sigortalı, müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye trafik sigortalı, davalı ... Sigorta AŞ'ye kasko sigortalı ... plakalı aracın arabalı vapurda karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketlerinin müvekkilini % 50 kusurlu bulduklarını belirterek tarafların kusur oranlarının tespit edilerek müvekkilinin kusursuz, ...  plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edilmesini, tüm SBM ve tramer kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsü %100 kusurlu olmasına rağmen davalı şirketlerin aralarında mutabık kalarak davacı ve dava dışı karşı araç sürücüsüne eşit şekilde % 50 kusur atfedildiğini,  sigorta şirketleri arasında görüşmeler sonucunda dosyanın SBGM'ye gittiğini ve SBM'de yapılan inceleme ile müvekkiline % 50 kusur yüklendiğini, bu nedenle davacının bir sonraki trafik ve kasko sigortalarında daha fazla prim ödemek zorunda olacağını ve kazasızlık/hasarsızlık indiriminden faydalanamayacağını veya indirimin ciddi ölçüde azalacağını, yani zarara uğrayacağının açık olduğunu, zarar tehlikesinin ortadan kalkması için mahkemece davacının kusursuzluğunun tespiti -yeniden kusur tespiti yapılması- gerektiğini, hukuki yararın bulunmadığına karar verilerek müvekkilinin hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:  Dava, davacının kusurlu olmadığının tespiti ve Tramer kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi uyarınca tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır. Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu, tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma diğer dava çeşitlerinden biri ile sağlanabiliyorsa, o zaman davacının dava açmada hukuki yararı yoktur. Somut uyuşmazlıkta; eda davası açması mümkün olan davacının, aynı konuda tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.(Benzer Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/18327 Esas ve  2018/11342 Karar sayılı ilamı)Buna göre ilk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle  sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbdb34daafdea256","SID":"635492b9462184ba"}}