{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2419 <br>KARAR NO: 2024/605<br>KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/08/2023<br>NUMARASI: 2023/717 2023/734<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>Taraflar arasındaki davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik  kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat talebine ilişkindir. Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"... davacı ...  ile davalı şirket tacirdir. Davacının tazminat davasının TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde her iki tarafın da ticari işlemesi ilgili hususlardan doğan bir dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda açılan davanın ticari dava olduğu gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir  ..\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince, \"...Davacı ..., sigorta şirketine sigorta poliçesi ile sigortalı olan ...'a ait araçta meydana gelen hasarın davacı ... tarafından karşılanması sonucunda bu hasar bedelinin davalıdan tazminini talep etmektedir. Bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğu ve zarar görenin haklarına halef olduğu, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı tüketicinin ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı kişi yerine geçtiği, halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği, bununla birlikte davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının haklarına halef olduğu dava dışı ...'un da tacir olmadığı ve kazaya konu aracın da ticari olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu, davaya bakmaya Asliye Mahkemesinin görevli olması ..\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun,  3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında bu husus \"sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, dava dışı sigortalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin halefiyet ilişkisine dayalı olarak davalılardan  rücuan tahsili talebine yöneliktir. Davacı ..., sigortalısı  ... yerine geçerek dava açmıştır. Davacı şirketin halefi olduğu sigortalının tacir olduğuna dair dosyada  bir delilin bulunmadığı, sigortalı aracın da hususi araç olduğu, anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk  Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE   15/02/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86fa55516d37286a","SID":"16c4dce3f1d049fb"}}