{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1935 Esas<br>KARAR NO: 2024/151<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/02/2020<br>NUMARASI: 2016/1010 Esas, 2020/67 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı  arasında 22/08/2005 tarihli ve olay tarihinde de yürürlükte olan “Alarm Sistemi Teklifi ve Hizmet Sözleşmesi” akdedildiğini, 27.04.2016 tarihinde müvekkiline ait alarm sisteminin kurulu olduğu halde hırsızlık olayının meydana geldiğini, müvekkili şirkete ve ilgili birimlere hırsızlık olayına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili şirketin, hırsızlık olayını meydana gelmesinden yaklaşık 10 saat sonra kendi imkanlarıyla öğrendiklerini, müvekkili şirketin işyeri müdürü tarafından şikayette bulunulduğunu, müvekkili şirketin, yaşanan bu hırsızlık olayı sonucunda, yaklaşık 70.000-TL'si (Yetmişbin Türk Lirası) çalınan ve zarar gören elektronik ofis araç gereçlerinin değeri (1 adet ..., 1 adet Laptop, 10 adet bilgisayar kasası, laptopta kullanılan ..., ... marka HDMI Kablo, ... Home, 1 adet ..., ... Marka televizyon, 1 adet harici disk, muhtelif adette güvenlik kamerası ve sair akıllı elektronik cihazlar), 25.000-TL iş kaybı bedeli olmak üzere yaklaşık 95.000.00-TL tutarında zarara uğradığını, yaşanan hırsızlık olayına ilişkin müvekkili şirketin sigortalısı olduğu ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan toplamda 14.737,33 TL ödemenin zarar bedelini karşılamadığını, yapılan bu ödemenin akabinde müvekkili şirketin hala tazmin edilmemiş olan 51.000,00-TL zararı bulunduğunu belirterek müvekkili şirketin uğradığı toplamda 51.000 TL'lik zararın davalı şirket tarafından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile ... Gayrimenkul ... arasında 21.09.2005 tarihinde Alarm Sistemi Teklifi ve Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin akdedilmesini müteakip .... Gayrimenkul ...'nin adresine sistem kurulumu yapılarak tam, eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim gerçekleştiğini, söz konusu hırsızlık olayının da bu sözleşmelerin yürürlükte olduğu zaman diliminde gerçekleştiğini, ... ve davacı arasında yapılan 2005 tarihli sözleşmeye göre ..., sürekli olarak “Alarm Merkezi Hizmeti” sunma yükümlülüğü altına girmekte olup dedektörlerin hareket tespit etmesi durumunda müşteriye haber verme yükümlülüğü altına girdiğini, bu haber vermenin de, ancak telefon hatlarıyla mümkün olduğunu, ...in, bu kapsamda alarm hizmetini kusursuz şekilde sunduğunu, ...'in 3. kişilerin dışarıdan yapacağı müdahalelerden herhangi bir sorumluluğunun doğmasının beklenemeyeceğini, dava konusu olayda da hırsızların bina dışında bulunan ve tüm binaya ait olan telefon kutusu içindeki telefon hatlarının tamamını kesmek suretiyle alarm düzeneğinin sinyal göndermesini engellediğini, davacı, ...’in elektrik kesintisi, kabloların kesilmesi gibi, alarm sisteminin parçalanması gibi hususlarda sorumluluk üstlendiğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hırsızlık olayı ile ilgili ... Sistemleri A.Ş. nin 27.04.2016 tarihinde davacı ... A.Ş.'nin ... Cad. ... Sk. ... İş Merkezi Şişli / İSTANBUL adresinde meydana gelen hırsızlık olayında bahse konu adreste kurulu olan Alarm Sisteminden gelen / gelmeyen sinyalleri almadığı / alamadığı sinyalleri, meydana gelen hırsızlık olayında sözleşmedeki taahhüdünü yerine getiremeyerek, belirtilen kişilere ve ilgili kurum olarak bilinen kolluk kuvvetlerine bildirmediği, hizmet kusurunun olduğu yönü ile meydana gelen hırsızlık olayını önleyemediği, taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirket işyerinde yaşanan hırsızlık olayı neticesinde çalınan elektronik eşyalarla ilgili işyerini hırsızlık hasarına karşı sigortalayan işbu davada dava dışı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından 02.06.2016 tarih ve ... sayılı Hırsızlık Ekspertiz Raporu doğrultusunda davacı şirkete, hırsızlık hasarına konu elektronik cihazlarla ilgili toplamda 14.737,33 TL ödeme yapıldığı, mevcut dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacı işyerinde yaşanan hırsızlık hasarına konu elektronik cihazlarla ilgili hasar tutarı, dava dışı Sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiğinden, söz konusu hasarla ilgili davacı şirketin davalı ...’ten bu aşamada bir alacak talebinden bulunmasının mümkün olamayacağı hususunun tespit ve rapor edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; 27.04.2016 tarihinde Müvekkil Şirket’e ait ve Davalı ... tarafından kurulu alarm sisteminin bulunduğu “... Mah. ... Sok. ... İş Merkezi No:... K:... Şişli/İstanbul” adresli işyerinde, hırsızlık olayı meydana geldiğini, davalı ... ise hırsızlık olayının esnasında ve sonrasında sözleşmesel sorumluluklarını yerine getirmeyerek müvekkili şirkete ve/veya ilgili birimlere hırsızlık olayına ilişkin hiçbir bildirimde bulunmadığını, müvekkili şirketin bu olay neticesinde yaklaşık 70.000,00-TL’si çalınan ve zarar gören ofis araç- gereçlerinin değeri, 25.000,00-TL’si de çalınan cihazların yerine yenisi alınana kadar şirket personeli iş göremediğinden iş kaybı bedeli olmak üzere yaklaşık toplam 95.000,00- TL tutarında bir zararının meydana geldiğini, müvekkil şirketin yaşanan hırsızlık olayı akabinde 50.000,00-TL tutarında harcama yaparak çalınan elektronik alet ve akıllı cihazların yerine yenisini almak zorunda kaldığını, müvekkili şirketin zararının bu kadar büyük olmasına rağmen, sigortalısı olduğu ... Sigorta A.Ş. tarafından yaşanan hırsızlık olayına ilişkin olarak Müvekkil Şirket’e yalnızca 14.737,33- TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile zararını hiçbir şekilde tazmin edilmeyen müvekkili şirketin de zararını tazmin edebilmek adına Yerel Mahkeme nezdinde dava ikame etmek zorunda kaldığını, Yerel Mahkeme tarafından isabetli olarak davalı ...’in müvekkili şirkete ait işyerinde meydana gelen hırsızlık olayında %100 kusurlu olduğu tespit edilmesine rağmen, sigorta şirketi tarafından müvekkili şirkete yaşanan hırsızlık hasarına konu elektronik cihazların toplam amortisman bedeli olarak ifade edilen 66.865,63-TL’nin, toplam demirbaş değeri 111.814,31-TL’ye oranlamasına göre %60 tenzilat yapılarak toplam 14.737,33-TL ödeme yapıldığından bahisle müvekkili şirketin davalı ...’ten herhangi bir alacağı kalmadığı yönünde değerlendirmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmelerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin yeni malzemeleri alırken 2. el fiyatları üzerinden değil, güncel fiyatları üzerinden ödeme yapmak durumunda kaldığını, yerel mahkeme tarafından müvekkili şirketin davalının kusuru nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masrafları görmezden gelinerek, yalnızca çalınan ekipmanların 2. el bedelleri üzerinden zarar hesaplaması yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından müvekkili şirketin yaşanan hırsızlık olayı akabinde hemen karşılaması mümkün olmayan alacak kalemlerini hesaplamaya dahil etmediğini, bu kalemler dışında müvekkili şirketin hırsızlar tarafından talan edilen işyerindeki tüm kablo sistemini de yenilemek zorunda kaldığı ve bu hususta da ciddi bir masraf yaptığı, ayrıca kırmadan dökmeden kaynaklanan alçı, boya, badana gibi günlük götürü usulü yapılan işlerim de bulunduğu, dolayısıyla söz konusu iş ve işlemlere ilişkin zarar kalemlerinin de hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin çalışamadığı süreç boyunca yaşadığı işgücü kaybından, hizmet kusuru sebebiyle müvekkili şirkete ait ekipmanların çalınmasına sebebiyet veren davalı ...'in sorumlu olduğunu, Yerel Mahkemenin müvekkili şirketin uğradığı işgücü kaybı hakkında bir değerlendirme yapma gereği duyulmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, alarm sistemi hizmet sözleşmesinin ihlali nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında, sözleşmenin varlığı, davacı işyerinde hırsızlık olayının meydana geldiği konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. İstinafa konu uyuşmazlık, davacının uğradığını iddia ettiği zararın sigorta şirketi tarafından karşılanan zarar miktarından fazla olup olmadığı, davacının dava dilekçesindeki tüm taleplerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, mahkeme incelemesinin ve raporun yeterli olup olmadığına ilişkindir. Somut davada, davacı vekili dava dilekçesinde uğradığı zararlar için toplam 51.000,00 TL talep etmiş, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin 50.000,00-TL sinin hırsızlık akabinde yaptığı harcama ve çalınan elektronik alet ve akıllı cihazların yerine yenilerini almak zorunda kalması nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar olduğunu, şimdilik kaydı ile 1.000,00-TL sinin de personelinin iş göremediği süre boyunca uğradığını iddia ettiği iş gücü kaybı zararı olduğunu açıklamıştır. Mahkemece, davacı işyerinde yaşanan hırsızlık hasarına konu elektronik cihazlarla ilgili hasar tutarının dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği ve söz konusu hasarla ilgili davacı şirketin davalı ...'ten bu aşamada bir alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı hususunun tespit ve rapor edildiği gerekçesi ile bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde davacının iş gücü kaybına yönelik zarar talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve bu yönde bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun beşinci kısmında,” Hüküm ve Davaya Son Veren Taraf İşlemleri “ düzenlenmiştir.Düzenlemenin 297. maddesi \"Hükmün kapsamı\" dır. 297/2. fıkrada \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir\" ifadelerine yer verilmiştir. HMK'nın 297/2. Fıkrasına uygun oluşturulmayan hükmün denetimin yapılması mümkün değildir. Yasa gereğince bütün talepler hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.HMK'nın 355. Maddesi gereğince bu durum kamu düzenini ilgilendirdiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü gerekmiştir. Kabule göre de, sigorta şirketinden ekspertiz raporunda bahsi geçen eklerin müzekkere ile talep edilerek dosyadaki bilgi ve belgeler ile öncelikle çalındığı iddia edilen ürünlerin tespit edilerek, olayın meydana geldiği tarihteki değerlerinin gerektiğinde amortisman bedeli de düşülmek suretiyle belirlenmesi bakımından yeniden rapor alınması hususu değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355, 297. Maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1010 Esas, 2020/67 Karar sayılı ve 07/02/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1a.4 ile 355. ve 297. Maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"778ed736a117dd03","SID":"467016b2ad2f7ce3"}}