{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/204 <br>KARAR NO: 2024/143<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2020<br>NUMARASI: 2017/432 E. - 2020/264 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat  (Sigorta rücu talebinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...’a ait servis kutu ve borularının sigorta örtüsü altına alındığını, sigortalı emtiaların davalılar tarafından hasara uğratıldığını ve 23.09.2016 tarihinde sigortalıya 1.692,44 USD hasar tazminatı ödendiğini, davalıların rücu mektubuna olumsuz yanıt vererek zararı ödemediklerini ileri sürerek, 1.692,44 USD’nin  ödeme tarihi olan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kiralama San. ve Tic.Ltd.Şti.vekili, savunmasında özetle; davaya dayanak 15.08.2016 tarihli hasar tespit tutanağında hasar açıklamasının “arıza kazısı yapan ... ekibine ait kepçe 63 mm Pe hattımıza hasar vermiş (5 cm.delik) mevcut gaz çıkışı boğma aparatı yapılarak durdurulmuştur.” denilerek hasara neden olan firma adının da Güney  Marmara olarak belirtildiğini, ... yetkililerince tek taraflı olarak düzenlenen tutanakta müvekkilinin sorumlu olduğunun belirtilmediğini, gerçekleşen zarar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını müvekkilinin zararın meydana gelmesine sebebiyet vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; sigortalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen hasar tutanağının esas alınamayacağını, sigortalı ...'a ait sisteme elektrik bakım ve arıza onarımı sırasında zarar verilmiş olsa dahi, bu zararın davalı şirketin müvekkilinin çalışması sonucu olmadığını, müvekkilince işin dava dışı ...San.ve Tic.A.Ş.’ne ihale yoluyla anahtar teslim şeklinde verildiğini, bu nedenle çalışmadan kaynaklı zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunun bir çok Yargıtay kararı ile kabul edildiğini, zarar ile müvekkilinin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., savunmasında özetle; hasar tespit tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını, hasardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu, kendisinin davalı  ... şirketinde sigortalı olarak çalıştığını savunaraky davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...6102 Sayılı TTK 1481-  maddesi uyarınca; 'Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur.'Davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödeme nispetinde onun haklarına halef olduğu açıktır. Bu minvalde 6098 Sayılı TBK 49, 6102 Sayılı TTK 1401, 1409 ve 1472 maddeleri uyarınca tarafların kusur durumu ve oluşan gerçek hasar bedeli nispetinde, asıl işveren konumundaki davalı kurum, işi yüklenen davalı firma ve haksız eylemi gerçekleştiren davalı asile karşı davacının rücu imkanı bulunduğu kabul edilmelidir. Davacı sigorta şirketi nezdinde Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'a ait servis kutu ve borularının hasara uğradığı ve hasarın ve meydana gelen zararın  tutanak ve diğer belgelerle sabit olduğu, davalı ... tarafından  her ne kadar dava dışı ... İnş.San.ve Tic.A.Ş. arasında imzalanan sözleşme gereği davacının altyapı tesislerine verilen hasarın sorumluluğunun tamamen yüklenici firmaya ait olduğu iddia edilmiş ve anılan sözleşmede 3.kişilerin uğrayacağı zarar ve ziyandan işbu firmanın sorumlu olacağına ilişkin hüküm mevcut ise de bu hüküm sözleşme tarafları arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, sadece tarafları bağlayacağı ve bu olaydan zarar gören 3.kişileri bağlamayacağı, davalı ...'ın işin yapımı sırasında gözetim ve denetim yükümlülüğü, emir talimat verme yetkisi bulunduğu,  haksız eylem kapsamında dava dışı ...'a ait servis kutu ve borularına zarar verildiği ve gerçek zarar bedelinin gider, işçilik ve malzeme fiyatlarının piyasa rayiçleriyle karşılaştırılarak yapılan incelemede kazı esnasında oluşan hasar kaydıyla uyumlu olduğu tespit edildiğinden davacı tarafından sigortalı ...'a yapılan ödemenin işbu davalı yönünden rücuen tahsili isteminin yerinde olduğu takdir edilmiştir. Öte yandan davalı .... Ltd.Şti.ve çalışanı ...'ın zarardan sorumluluğunun olmadığı, ...'ın iş makinesi operatörü olduğu da ispat edilmediğinden bu davalılar yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine...\" gerekçesiyle, ... AŞ (...) 'ye yönelik davanın kabulü ile 1.692,44-USD'nin ödeme tarihi 23.09.2016 tarihinden itibaren  3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalılara yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilince sigortalanan ...'a ait servis kutu ve borularının 15.08.2016 tarihinde davalılar tarafından hasara uğratılması nedeniyle 23.09.2016 tarihinde 1.692,44 USD hasar tazminatı ödendiğini, talebe rağmen tazminatın ödenmemesi üzerine açılan davada mahkemece verilen ret kararının hatalı olduğunu, davalı ... tarafından  verilen zarara ilişkin işin ihale edildiği dava dışı şirkete davanın ihbar edildiğini, mahkemece diğer iki davalı yönünden bir inceleme yapılmadığını, 15.08.2016 tarihli hasara ilişkin tutanakta “arıza kazısı yapan ... ekibine ait kepçe 63 mm Pe hattımıza hasar vermiş (5 cm delik) mevcut gaz çıkışı boğma aparatı yapılarak durdurulmuştur.” açıklamasına yer verilerek hasara neden olan firmanin ... ve işçisi ... olarak belirlendiğini, tutanağın işçi tarafından da imzalandığını, buna rağmen bilirkişi ek raporunda neden gösterilmeksizin davalıların sorumlu olmadığının belirtildiğini, ek rapora yönelik itirazın dikkate alınmadan karar verilmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu, ek bilirkişi raporu alınması talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılması gerektiğini, diğer davalıların sorumlu olmadığına ilişkin raporda gerekçe bulunmadığını denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, mahkemece davalı ... ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeler getirtilerek incelendiğini ve ...'ın gözetim yükümülüğü olduğunun belirlendiğini, davalı şirketin çalışanı olan davalının çalışma belgelerinin getirtilip incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...'ın iş makinesi operatörü olup olmadığının ... Ltd. Şirketi'nden sorulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle:Mahkemece müvekkilinin sorumlu tutularak karar verildiğini, oysa dava konusu yerdeki işlerin ihale ile anahtar teslimi suretiyle dava dışı şirkete verildiğini, çalışma sonucu hasar oluştuğuna ilişkin ... tarafından tek taraflı olarak düzenlenen tutanağın geçersiz olduğunu, sigortalıya ait tesislere zarar verilmiş olsa dahi, bu zarar müvekkil şirketin çalışması sonucu olmadığını, buradaki bakım onarım işlerinin dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ne ihale yoluyla anahtar teslimi usülüyle devredildiğini, bu nedenle Yargıtay kararlarındaki tespitler gibi “işin tamamının devredilip devredilmediği” ya da “işin tamamının anahtar teslimi verilip verilmediği” hususlarının araştırılması gerektiğini, bu bölgedeki arıza bakım ve onarım işlerinin eser sözlemeleri ile yüklenici firmalara devredildiğini, bir çok Yargıtay kararında bu şekilde yapılan devirlerde ihale verenin sorumlu olmadığının belirlendiğini, eser sözleşmesinde yüklenicinin hizmet sözleşmesinden farklı olarak işverenin denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunmadığını, alacağın temlik alındığına ilişkin belgenin araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda ibranamenin 01.08.2016 günlü hasara ilişkin olduğunun belirlendiğini, oysa dava konusu hasarın 15.08.2016 günü olduğunu, bu nedenle yapıldığı iddia edilen 1.692,44 USD'nin ödendiğinin kanıtlanması gerektiğini, zarar ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, bilirkişi tarafından zararın piyasa gerçeklerine uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin araştırılmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin kazı çalışması sırasında davacının sigortalısına ait doğal gaz boru hattının hasara uğratılması sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili talebiyle açılmış bir rücuen tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'a yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın husumet yönünden reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından dava dışı sigortalı ...'a ait yer altı ve yer üstü varlıkları 01.02.2016 tanzim tarihli bir yıl vadeli ticari paketli sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmıştır. Dosyada bulunan 15.08.2016 tarihli hasar tutanağına göre, davalı ... tarafından Arnavutköy /Ömerli mahallesinde yapılan kazı çalışmasında ...'a ait makinenin gaz hattına zarar verdiği tespit edilmiştir. Tespit tutanağından imzası bulunan ... tutanaktaki imzasını inkar etmiştir. Davalı hasar bedelini ödeyerek sigortalının haklarını halefiyet yoluyla dava açmıştır. Dosyadaki hasar onarım belgesine göre, toplam 5.002,52 TL zarar bulunduğu belirlenmiştir. Hasar sonucu yapılan ekspertiz incelemesi ile belirlenen hasar bedeli ödenmiştir. Davalı ..., hasarın oluştuğu mahaldeki elektrik sistemine ilişkin arıza ve bakım işlerini 01.02.2016 tarihli eser sözleşmesi ile dava dışı ... İnş .Tic. AŞ'ye verdiğini, işin anahtar teslimi şeklinde verilmesi nedeniyle işverenin sorumlu olmadığını, sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmeleri ve ekleri mahkemece dosyaya getirtilmiş ve sözleşmedeki denetim yükümlülüğü nedeniyle davalı ... sorumlu tutulmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı yüklenici ... İnş. Tic. AŞ'nin tam kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı belirlenmiştir. Hasar tespit tutanağında hasarın ..... Şirketinin çalışması sırasında meydana geldiği belirtilmiş ve bu şirketin çalışanı olduğu belirtilen ...'a da dava yöneltilmiştir. İbraz edilen tutanakta makine operatörü olarak ...'ın imzasının bulunduğu, ancak bu kişinin imzasını inkar ettiği anlaşılmıştır. Davalı şirket cevap dilekçesinde, tek taraflı düzenlenen tutanağın kabul edilmediğini belirtmiş ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını savunmuştur. Dosyada yapılan araştırmada davalı ...'a ait olan ve sözleşme ile dava dışı ihbar olunan ... İnş .Tic. AŞ'ye verilen işteki fiili çalışmanın kim tarafından yapıldığı tespit edilmemiştir.Davalı şirketin alt yüklenici olarak bu işlemden fiili çalışması halinde davalı şirket ile iş makinesi kullanan kişinin haksız fiil sorumluluğu ve adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, mahkemece araştırılıp incelenmemiştir. Mevcut şekliyle dava dışı şirket tarafından üstlenilen bir iş bulunduğu ve  yapılan işlem sırasında hasar oluştuğu kabul edilmiş ancak bu hasarın kim tarafından verildiği belirlenmemiştir. Bu nedenle mahkemece gerekirse yüklenici ile davalı ... şirketi arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı konusunda açıklama istenilmesi ve davalı ...'a ait sigorta kaydının araştırılarak, hasar tarihi olan 15.08.2016 tarihinde ... şirketinde çalışıp çalışmadığının değerlendirilmesi ve gerekirse tutanaktaki tanıklar da dinlenerek, hasarın ... şirketi ile ...'ın çalışması sırasında meydana gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu iki davalıya yönelik hiçbir delil toplanmadan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.01.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1aca3c5cc5a53902","SID":"fb9eba973c3a5bb1"}}