{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/38 <br>KARAR NO: 2024/113<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15.09.2020<br>NUMARASI: 2018/741 E. - 2020/352 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi tespit ve çek istirdadı<br>Taraflar arasındaki menfi tespit ve çek istirdadı davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket ... Hiz.San.Tİc.A.Ş.nin %99 Pendik Belediyesi iştirakiyle kurulmuş olduğunu, bu sebeple piyasada güvenirliği ve kıymetli evrakları piyasada işlem gören bir şirket olduğunu, davacı şirkette 05.11.2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucu, davacı şirketle ticareti neticesinde davacı şirketin alacaklıları lehine yazılmış olunan ancak alacaklılarına henüz verilmemiş olan 17 adet çekin, davacı şirketin hamili olduğu l adet çek ve hiç yazılmamış boş çek koçanlarının çalınmış olduğunu, davacı şirketin çalınan çek ve çek koçanlarının iptali için İstanbul Anadolu 7. ATM'de 2017/1212E sayılı dosya ile 08.11.2017 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, mahkemece 04.12.2017 tarihinde çalınan çeklerle ilgili ödemeden men kararının verildiğini, ancak boş olan çek koçanları ile İlgili çeklerin yazılı olmaması ve bu nedenle kambiyo evrakı vasfını taşımadığı gerekçesiyle boş çekler hakkında red kararının verildiğini, ancak İstanbul Anadolu 7.ATM'de 2017/1212 E. Sayılı dosyasındaki ödemeden men kararının, iş bu davalı alacaklıya karşı istirdat davası açılmadığı gerekçesiyle kaldırılmış olduğunu, iş bu davaya konu 21.03.2018 tarihli ... Bankası Pendik Şubesi ... seri nolu 13.770,60 TL bedelli çekin davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuş olduğunu, işleme konan çekin gerçek hamilinin davacı şirket  olduğunu, davalı tarafın iş bu davaya konu çek tutarını talep etmeye hakkı olmadığını, iş bu çekin davacı tarafından ... nolu fatura (318,60 TL)+31936 nolu fatura {13.452 TL) toplamda 13.770,06 TL fatura bedeli olarak dava dışı ...'na verilmek üzere düzenlenmiş olduğunu,  davalınm iş bu davaya konu çeki işleme koyarken tüm cirantaları İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında borçlu olarak göstermekteyse de her nasılsa davacı şirketin kendisine teslim etmek için yazdığı çek lehtarına bir diğer anlatımla ilk ciro imzasına sahip dava dışı ... adlı cirantaya karşı her hangi bir icrai işlem yapmamasının dahi davalının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, işbu davaya konu 21.03.2018 tarihli ... Bankası Pendik Şubesi ... seri nolu 13.770,60 TL bedelli davacı şirket tarafından lehtarı ...'na verilmek üzere keşide edilmiş olan ancak verilemeden işyerinde hırsızlık olayında çalınmış olması sebebiyle, davacı tarafın gerçek lehtar ...'na mağdur olmaması için çalınan çek yerine 28.11.2017 tarihinde ... nolu fatura (318,60 TL)+... nolu fatura (13.452 TL)+... nolu fatura (13.452 TL)=27.222,60 TL bedelli 05.04.2018 tarihli ... Bankası Pendik Şubesi ... seri nolu yeni bir çek vermek suretiyle ödeme yapılmış olduğunu, davanın reddi halinde davacı şirketin ticari ilişkisi neticesinde mükerrer ödeme yapmak zorunda kalacağını, bu itibarla, ödemeden men kararı alırken mahkemeye gerekli teminatı yatırmış olduklarından, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı olarak ilgili çek için davacı şirket aleyhine başlatılmış olan icra dosyasının iş bu davanın sonuçlanmasına kadar geçerli olmak üzere durdurulmasını ve ödemeden men kararının verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;  keşideci ... Tem.Hiz.San.Tic.A.Ş. olan ... Bankası A.Ş. Pendik Şubesine ait, ... çek nolu, 21.03.2018 keşide tarihli 13.770,60 TL bedelli çekin, dava dışı borçlu ... İnş.Elk, Mob. San.ve Tic.Ltd.Şti.'den aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak faturaya dayalı cari hesap alacağına istinaden alınmış olduğunu, davalı tarafın iyi niyetli 3. kişi ve bahse konu çekin haklı ve yetkili son hamili olduğunu, ancak banka tarafından çekin arkasına \"iş bu çek hakkında İstanbul Anadolu 7. ATM.'nin 04.12.2017 tarih, 2017/1212 sayılı ödeme yasağı kararı bulunduğundan hiçbir işlem yapılamamıştır\" şerhi düşüldüğünü ve davalı tarafa teslim edildiğini, davaya konu çek hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibinin başlatılmış olduğunu ve çekin aslının icra müdürlüğü kasasına teslim edildiğini, davacı ve dava dışı borçlular tarafından icra dosyasına yapılan her hangi bir ödemenin bulunmadığını, davaya konu çekteki ciro silsilesine bakıldığında da davacının çekte keşideci olduğunu, ...'nun çekin lehdan olduğu ve çeki ... Ltd. Şti.'ne ciro ettiği, ...Ltd.Şti.'nİn de çeki ...Ltd.Şti.'ne ciro ettiğinin görüldüğünü, davalı tarafın iyi niyetli 3. kişi konumunda yer aldığını, dava dışı borçlu ...Ltd.Şti. tarafından davalı tarafa cari hesap borcuna istinaden sadece iş bu davaya konu çeki değil başka çeklerin de verilmiş olduğunu, bu çeklerle ilgili de davalı tarafından çek iptali, imzaya itiraz, borca itiraz,menfi tespit, istirdat gibi açılmış ve başka da açılacak bir çok davanın muhatabı olduğunu, davaya konu çekin lehdarı olan dava dışı ... adlı cirantaya her hangi bir icrai işlem yapılamamasının sebebinin, davacı ile ...'nun birlikte davacı olarak davalı aleyhine açmış oldukları İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/503 E. Sayılı borca ve imzaya itiraz davasında ... için verilen tedbir kararının olduğunu savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \". Toplanan/ sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura suretleri, çek sureti, bilirkişi raporu, soruşturma dosyası, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça,  dava dışı ...'na verilmek üzere 21.03.2018 tarihli ... Bankası Pendik Şubesi ... seri nolu 13.770,60 TL bedelli çekin tanzim edildiği ancak lehtara verilmeden çalındığı ve ve davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak çeki ele geçirdiği bu nedenle bu çekten dolayı davalıya borcu olmadığının tespiti istemiyle eldeki dava açılmış ise de;  davaya konu çekin incelenmesi neticesinde, çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu, lehtarının ... olduğu, çekin düzgün ciro silsilesi ile son hamil ...'na geldiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde 'Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu  olup da  hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir. Davacı tarafça, davalının çekin güncel durumunu sormadan aldığı ve lehtar ... aleyhine davaya konu çekle ilgili olarak takip yapmadığı gerekçe gösterilerek kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de, davalının düzgün ciro silsilesiyle gelen çeki alırken çekin güncel durumunu araştırma gibi bir yükümlülüğünün olmaması aksi düşüncenin bir kambiyo senedi olan çekin mahiyetine uygun düşmeyeceği, ve yetkili hamilin müteselsil sorumlu olan keşideci, lehtar ve cirantalardan istediğine müracaat edebilecek olması, müteselsil sorumlulardan birisine müracaat etmemenin  kötü niyet göstergesi olamayacağı, iyi niyetin asıl olması ve davalının dava konusu çeki düzgün ciro zinciri ile iktisap etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacı TTK 790 maddesine göre düzenli ciro silsilesine göre dava konusu çeki iktisap eden davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlayamamıştır ( aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. H.D. 2018/348 Esas ve 2019/429 Karar sayılı kararı). Davacı tarafın tüm cirantaların ticari defterlerinin incelenmesi talebinin davaya konu çekin kambiyo senedi olması ve davalının ticari defter kayıtlarından çeki aldığı şirket ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşıldığından yargılamaya katkısı olmayacağı kanaatine varılarak reddedilmiştir. İhtiyati tedbir kararı nedeniyle davalı/alacaklı alacağına geç kavuştuğundan davalı yararına kabul edilen alacak üzerinden yüzde yirmi oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği(İİK m. 72/4), sonuç ve  vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak... \" gerekçesiyle davanın reddine , karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin %99 Pendik Belediyesi iştiraki ile kurulmuş piyasada her zaman güvenilir bir şirket olduğunu, müvekkili şirkette 05.11.2017 tarihinde gerçekleştirilen hırsızlık sonucunda şirketin alacaklıları lehine yazmış olduğu ancak henüz verilmemiş olan 17 adet çekin ayrıca müvekkilinin hamili olduğu bir adet çek ve hiç yazılmamış boş çek koçanlarının çalındığını, müvekkilinin iptal için mahkemeye başvurduğunu, çalınan çeklerle ilgili men kararı verildiğini, 21.06.2018 tarihli celsede alacaklıya istirdat davası açılmadığı gerekçesiyle kaldırıldığını, dava konusu 21.03.2018 tarihli 13.770,00 TL bedelli çekin davalı tarafça icra takibine konulduğunu, gerçek hamilin müvekkili şirket olduğunu, davalının bu çek tutarını talep etme hakkının bulunmadığını, davalı şirketin ticari defterleri incelenerek davaya konu çeki ciro aldığı tarih ile ödemeden men kararı verilen tarihin incelenmesi ve ödemeden men  kararı verilen tarihten sonra çekin cirolandığının ortaya çıkması halinde davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini, dava konusu çekte lehtar olan ...'nun imza itirazının kabulüne karar verilerek çekteki ciro silsilesinin tam olmadığının ortaya çıktığını, davaya konu çekin müvekkili şirket tarafından lehtarı ...'na verilmek üzere keşide edildiğini, ancak lehtara verilemeden iş yerindeki hırsızlık olayında çalınmış olduğundan müvekkili şirketin gerçek lehtar ...'na mağdur olmaması için yeni çek vermek suretiyle ödediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit ve  TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava konusu çekle ilgili olarak davalı tarafça kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi  başlatılmış olduğu, davacı şirketin iş yerinden hırsızlık olayı gerçekleştiği, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, ayrıca çalındığı iddia edilen çeklerle ilgili çek iptali davasını açmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava konusu çeki elinde bulunduran davalının kötü niyetli olup olmadığı veya çeki iktisabında ağır kusurunun bulunup bulunmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirketin, ... Bankası AŞ Pendik Şubesindeki çek hesabından 21.03.2018 tarihinde dava dışı ...-... emrine 13.770,60 TL tutarında çek keşide ettiği, takibe konu edilen çekin fotokopisinde lehtar tarafından çekin dava dışı ... Ltd şirketine ciro edildiği, devam eden ciroların bulunduğu, dava dışı ... Ltd Şirketi tarafından ise çekin davalı ...'na ciro edildiği, adı geçenin çeki bankaya ibrazında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1212 Esas sayılı dosyasında, 04.12.2017 tarihinde ödeme yasağı kararı bulunduğu gerekçesiyle işlem yapılamadığının belirtildiği, davalı tarafça bunun üzerine davacı şirketle birlikte çekteki diğer cirantalar ve lehtara karşa 13.770,60 TL asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 15.336,11 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyasında, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra  takibinin başlatılmış olduğu, davacı ve dava dışı lehtar ... tarafından 09.05.2018 tarihinde icra takibine karşı İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesine şikayette bulundukları, davacı şirket tarafından 08.11.2017 tarihinde kıymetli evrak iptali iddiası ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1212 Esas sayılı dosyasında çek iptali davasını açmış olduğu, davalı tarafça İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/62923 Soruşturma nolu dosyasında ifade verdiği, ifadesinde kendisinin ... isimli şirketin yetkilisi olduğunu,  parke toptancılığı yaptığını, şirketi arayan ve kendisini banyo dolabı imalatçısı olarak tanıtan şüpheli şahsın şantiyelere ürün tedarik ettiğini, proje firması olduğunu, kendisinden parke satın almak istediğini, birlikte iddia edilen imalathaneye gittiklerini, yaklaşık 1500 metre2 bir yer olduğunu, söz konusu şahsa inandığını, sektörü iyi bilen biri olduğunu, 2017 yılının Aralık ayı ile 2018 yılının Ocak, Şubat aylarında parça parça malları depodan gelerek aldıklarını, şikayete konu 24 adet çekide kendilerine teslim ettiklerini, öğrendiği kadarıyla malların şüpheliye sattığı fiyattan %40 altında satılmış olduğunu, kendilerine verilen bu çeklerin bir kısımının mal aldıkları firmalara verildiğini, bir kısmını da bankaya verdiğinden çeklerin tahribat yapılarak tekrar dolaşıma sokulduğunu öğrendiğini, kendisine verilen 24 adet çekin 20 tanesini ... Bankasının Tuzla'da bulunan arşivinde çalınan çekler olduğunu öğrendiklerini, vadeleri geldikçe takastan sorulduğunda çalınan çekler olduğu bilgisinin alındığını, diğer 4 çekin başka şahıs ve firmalardan çalınan çekler olduğunu öğrendiklerini beyan ettiği, ifadesini müşteki sıfatıyla verdiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/51521 Soruşturma nolu dosyasında 28.03.2018 tarihli yetkisizlik kararı verildiği, davacı şirket tarafından davalı ve dava dışı çekteki cirantaların tamamı hakkında evrakta sahtecilik, dolandırıcılık iddiası ile 31.07.2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, 06.11.2017 tarihli dava dışı şikayetçi ...'nun polis merkezindeki ifadesinde, Pendik Belediyesi şirketinin muhasebe müdürlüğünü yaptığını, 03.11.2017 günü muhasebecileri tarafından ofisin kilitlenerek şirketten ayrıldığını, satın alma müdürünün kendisini aradığını, 3  ofiste hırsızlık olduğunu söylediğini, ofise gittiğini, 3 ofisin açık olduğunu, 15 nolu ofiste çelik kasa olduğunu, çekmecenin zorlanarak açılmış olduğunu, çelik kasa anahtarının çalınmış olduğunu ve çelik kasanın açılarak kasa içindeki nakit para teminat mektupları, 4 adet borç çek koçanı müşterileri için kesilmiş çeklerin olduğunu ancak kasanın içinin boşaltılmış olduğunu ifade ettiği, davalı tarafça takibe konu edilen çeki elinde bulundurduğunun ve icra takibi başlattığının anlaşılması üzerine davacı şirket tarafından iş bu istirdat davası açılmış olduğu anlaşılmıştır. 11.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan inceleme sonucu davacı ile davalı arasında doğrudan ticari bir  ilişkinin bulunmadığı, davacı ve davalının Ticari Defterlerini Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun tuttuğu, davacının 2017-2018 yılları Ticari Defter açılış ve kapanış noter tasdiklerini zamanında yaptırdığı, davalının 2017-2018 yılları Ticari Defterlerini E-Defter sisteminde tuttuğu, Gelir İdaresi Başkanlığı tasdiklerini zamanında yaptırdığı, davacının dava dışı ... Yapı-...'na ait fatura ve ödeme makbuzlarını zamanında Ticari Defterlerine işlediği, davacı tarafından 2017 yılı Eylül dönemine ait 2 adet fatura karşılığı dava dışı ... Yapı-... adına düzenlenen 13.770,60 TL tutarlı dava konusu çek yerine 2 adet fatura ile birlikte 3 adet fatura karşılığı 27.222,60 TL tutarlı çek düzenlediği, davacı tarafından beyan edilen 2017 yılı Eylül Ayı dönemine ait Form BA bildirgesinde dava dışı ... Yapı-...'nun davacı adına düzenlediği faturaları bildirmediği, 2017 yılı Ekim Ayı dönemine ait Form BA bildirgesinde dava dışı ... Yapı-...'nun davacı adına düzenlediği faturaları 35.sırada bildirdiği, davalının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait fatura ve tahsilat makbuzlarını zamanında ticari defterlerine işlediği, davalının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği 12.12.2017 tarihli ... numaralı tahsilat makbuzu ile tahsil ettiği ,13.770,60 TL tutarlı dava konusu çeke karşılık; dava dışi ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına 13.12.2017 tarih ... numaralı 13.770,60 TL tutarlı faturayı düzenlediği, davalı tarafından beyan edilen 2017 yılı Aralık Ayı dönemine ait Form BS bildirgesinde dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlediği faturaları 9.sırada bildirdiği belirtilmiştir. Davacı vekili, rapora karşı beyan dilekçesinde, müvekkili şirkette 05.11.2017 tarihinde yaşanan hırsızlık olayında çalınan dava konusu çekin davalının aldığı tarih olan 12.12.2017 tarihinden bir hafta önce ... Pendik Şubesine bildirildiğini ve yazı aldığını, ayrıca çek iptali davasında ilan yapıldığını, davalının TTK 763 madde gereğince çeki mahkemeye ibraz etmek yerine bankaya ibraz ettiğinde ödemeden men kararı sonrasında  müvekkili şirket aleyhine takip başlattığını, davalının çeki kabul ederken basiretli bir tacirden beklenmesi gereken dikkat ve özeni göstermediğini, çeki iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu iddia ederek, davanın kabulüne, davalıya borçlu olmadıklarını tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, rapora karşı beyan dilekçesinde; raporda açıkça belirtildiği üzere müvekkilinin çeki dava dışı şirketten ticari ilişkiden kaynaklı olarak faturaya dayanan cari hesap alacağına istinaden aldığını, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi, bahse konu çekin yetkili ve son hamili olduğunu, çekin düzgün ciro silsilesiyle müvekkilinin eline geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda verilen gerekçelere istinaden davanın reddine ve İİK 72/4 maddesi gereğince davalı yararına tazminata karar verilmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine dayalı çek istirdadı istemine ve buna bağlı olarak menfi tespit istemine ilişkin olup bu davada, TTK'nın 790. maddesi gereği ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının, davalının kötüniyetle çeki iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. TTK'nın 792.maddesine göre; \"Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister  ciro yoluyla devredilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790.maddesine göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru  bulunduğu takdirde o çek geri vermekle hükümlüdür.\" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 790. maddesine göre, iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Somut olayda, davalının çeki ticari ilişki kapsamında aldığı, ticari ilişkiye dair ilgili bilgi ve belgelerin defter ve kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Çekin ciro silsilesinde görünüş itibarı ile kopukluk olmadığı gibi  davalının çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu gösteren herhangi bir delilde mevcut değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 191,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2713906394179507","SID":"335e27032805f397"}}