{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/214 <br>KARAR NO: 2024/132<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/11/2020<br>NUMARASI: 2019/934 E. - 2020/660 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 02.08.2004 tarihinde bir adet ... marka aracı 84.166,39  TL bedelle satın aldığını, 14.10.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 13.10.2003 tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4760 sayılı Özel Tüketim Kanununa ekli 1 sayılı listede yer alan malların ÖTV oranlarında değişiklik yapıldığını, ancak bu karara karşı Tüketici Koruma Derneği tarafından açılan davada Danıştay 7.Dairesinin 22.04.2004 tarih ve 2003/2594 Esas sayımı dosya ile yürütmenin durdurulması kararı verdiğini, bu nedenle müvekkilince önceki oran üzerinden nihai alıcılara satış yapıldığını, anılan yürütmeyi durdurma kararı uyarınca 18.06.2004 tarihinden sonra yapılan satışlarda motor hacmi 2000m3 üzerindeki araçlar için %55.55 oranı üzerinden hesaplama yapılarak satış yapıldığını, dava konusu aracın satışında da bu oranın esas alındığını, ancak vergi idaresince Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen ÖTV oranı ile satış sırasında uygulanan ÖTV oranı arasındaki farkın ve cezasının talep edildiğini, müvekkilinin 6111 sayılı Kanun'dan faydalanarak vergi ferilerine toplam 9.124,14 TL olarak ödediğini, bu miktarın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ÖTV Kanun'un 4. maddesine göre alacağın dayanağı olan verginin yükümlüsünün davacı şirket olduğunu, satış sırasında davacının bu konuda herhangi bir uyarı yapmadığını, taraflar arasında ÖTV'de artış olması durumunda verginin alıcıdan alınacağına ilişkin bir anlaşma yapılmadığını, satış faturasına buna ilişkin bir kayıt konulmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava ÖTV farkı alacağına  dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davalı aleyhine İstanul ... İcra Dairesinin ...  E. Sayılı takip dosyası ile 9.124,14  TL    üzerinden takip başlattığı ,davalının borcu olmadığı savı ile süresinde  takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde ve dava değeri 9.124,14  TL  üzerinden açıldığı anlaşılmakla; Davalı yan, davacı taraftan 02/08/2004 tarihinde ÖTV %55,55 ,KDV %18 uygulanarak  84.166,393,950 TL karşılığında Honda marka araç satın aldığı, Danıştay 7.H.D. 22/04/2004 tarihli 2003/2594 E. Sayılı dosyasında vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda  ÖTV %55 uygulanarak davalıya araç satışı yapıldığı ancak 18/06/2004 tarihinde  Maliye Bakanlığı yazısı uyarınca ÖTV  oranı %75 uygulanarak fark ÖTV davacı yandan tahsil edilmekle ,davacı yan bu fark alacağına dayalı iş bu davayı açtığı anlaşılmış, Araç satışının yapıldığı tarihte yürürlükte olan ÖTV oranı uygulanarak ,tarafları tacir olan araç satım sözleşmesi akdedilmiş,davalı yan mevcut teklif uyarınca aracı belirlenen tutar üzerinden satın almış,uygulanan ÖTV oranıdaki değişebilirlik durmunun basiretli tacir sıfatına hazi olması gereken davacı yan tarafından öngörülebilir olması gerektiği ,sözleşmeye /faturaya herhangi bir şerh düşülmediği  bu hali ile davalının öngörülebilir olmayan bir durum olması halinde söz konusu aracı almayabaliceğinin değerlendirildiği , davacının ÖTV farkından sorumlu olduğu ve davalıya yansıtamayacağı...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 14.10.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2003/6257 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 4760 sayılı ÖTV Kanundaki ÖTV oranlarında değiştirildiğini, dava konusu araç için bu oranın %75 olduğunu, ancak Tüketici Koruma Derneği tarafından açılan davada Danıştay 7. Dairesinin 22.04.2004 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verdiğini, davalının ise 02.08.2004 tarihinde araç satın aldığını, araç satışı ve faturalama işleminin yürütmenin durdurulması kararı sonrasına denk gelmesi nedeniyle son karara göre hesaplama yapılmadığını, değişiklik öncesi oranı  %55,55 üzerinden ÖTV'nin hesaplanarak tahsil edildiğini, satış sonrası Danıştay kararının iptal edilmesi nedeniyle eksik hesaplanan ÖTV nin 02.12.2009 tarihli ihbarname ile istendiğini, 31.05.2011 tarihinde borcun ödenmesi için müvekkilince vergi dairesine başvuruda bulunulduğunu, talep edilen miktarın son taksitinin 31.05.2013 tarihinde müvekkiline ödendiğini,  yapılan ödemenin tahsili için 02.03.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin iptali dava açıldığını, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verildiğini ve kararın hatalı olduğunu, ÖTV uygulamasında geniş anlamda mükellef, satış yaptığı kişiden kesinti ya da tahsil yoluyla elde ettiği vergi tutarını, vergi idaresine beyan edip yatırmakla yükümlü kılınan kişi olup, asıl borçlu olmadığını, ÖTV ve KDV gibi vergilerden alıcının sorumlu olduğunu, pratik nedenlerle alıcılar yerine satıcıların, bu vergileri hesaplayarak aıcılar adına vergi idaresine ödediklerini, ÖTV'nin mükellefi olmanın, bu verginin nihai yüklenicisi olmak anlamına gelmediğini, müvekkilinin de yasanın yüklediği sorumluluk çerçevesinde yaptığı satışlardan alınması gereken bu tür vergileri alıcıdan tahsil ederek idareye yatırdığını, ÖTV'nin davalıya yapılan satış aşamasındaki duruma göre hesaplandığını, VUK'un 11. maddesi uyarınca dava konusu ÖTV tutarının devlete ödenmesinde davacı ve davalının müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin yaptığı ödeme için vergi borçlusu olan davacıya rücu imkanı bulunduğunu, her iki tarafı tacir olmasına karşın basiretli tacir gibi davranma yükümlüğünün sadece davaya yüklenemeyeceğini, davalının da yürütmenin durdurulması kararından haberdar olduğunu ve olası ret halinde ödenen miktarın kendisine yükleneceğini bildiğini, ÖTV farkının doğmasında, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ya da etkisinin bulunmadığını, Yargıtay kararlarında KDV ve ÖTV gibi vergilerden ve bunların farklarından nihai alıcının sorumlu tutulacağının öngörüldüğünü, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabülüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan vergi farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, davacı tarafından 02.08.2004 tarihinde, dava konusu ... marka, 2004 model, ... motor gücündeki sıfır aracın 84.166,39 TL'ye davalıya satıldığı, davalı tarafından ödenen bedelin 25.472,45 TL'lik kısmının %55,55 oranı üzerinden belirlenen ÖTV olduğu, araç satışı için düzenlenen faturada araç satım bedeli ve KDV’si yanında özel tüketim vergisi adı altında göterilen miktarın davacı satıcıya ödendiği anlaşılmıştır.  Daha sonradan vergi dairesince, 02.12.2009 tarihinde, satış tarihinde tahsil oranı %55,55 ile Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen %75 oranı arasındaki ÖTV farkı alacağını davacı satıcıdan talep edildiği, davacının bu bedeli 6111 sayılı Kanun kapsamında vergi dairesine ödediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesinden dolayı, satışa konu aracın ÖTV'sinde Bakanlar Kurulu tarafından yapılan artıştan hangi tarafın sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır. Türk vergi sistemi, özel tüketim vergisini, katma değer vergisi gibi mal ya da hizmetin üretiminden tüketiciye intikaline kadar her el değiştirme aşamasında alınan genel bir tüketim vergisi olarak düzenlemek suretiyle satış işlemlerinde bu verginin alıcı tarafından ödenmesini öngörmüştür. Buna göre, alıcı, satış bedelini ve o bedel üzerinden devlete ödenmesi gereken özel tüketim vergisi tutarını satıcıya verecek; satıcı ise, kendisine ait satış bedeliyle birlikte katma değer vergisi yanında özel tüketim vergisini alıcıdan tahsil edecek; satış bedelini kendisinde tutup, özel tüketim ve katma değer vergisini devlete ödeyecek,  bu yönde bir aracılık yapacaktır. Bu verginin vergi idaresine karşı yükümlüsü satıcıdır. Alıcı ise satış bedelinden ayrı olarak gösterilmesi  ve bu şekilde kendisinden istenmesi halinde bedele ek olarak vergi tutarını da satıcıya verecektir.  Somut olayda, taraflar arasındaki satım sözleşmesindeki edimler taraflarca ifa edilmiştir. Satımın yapıldığı tarihte Bakanlar Kurulu Kararı ile artırılan ÖTV oranları taraflarca bilinmesine rağmen bu oranlara ilişkin bir sözleşme yapılmamış veya satıcı satım sözleşmesine veya faturaya buna ilişkin bir çekince koymadan, Danıştay 7. Dairesinin tedbir kararına göre eski oranlar üzerinden hesaplama yaparak ÖTV ve KDV'yi tahsil etmiştir.  Davacı satıcının fatura bedelini ihtirazi kayıt koymadan davalı alıcıdan tahsil ettiği ve aracın da davalı alıcı adına kayıt ve tescil edilmesinden ve edimlerin karşılıklı ifasından sonra geriye dönük olarak satımdan kaynaklı ÖTV farkının davalıdan tahsili talep edilemez. İbraz edilen faturada, vergi oranının değişikliğine ve yargı kararına göre aradaki farkın ödeneceğine ilişkin bir kayıt bulunmadığından, taraflarca bilinen vergi oranlarındaki tarife değişikliğine rağmen, önceki oranlara göre sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir. Kural olarak bu verginin satıcı tarafından alıcıdan tahsil edilerek vergi dairesine yatırılması gerekmesine rağmen, satım sözleşmesindeki edimlerin taraflarca ifa edilmesi ve davacının satım bedelinin ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul etmesi, aracın teslim edilerek davalı adına tescil edilmesi karşısında, tarife değişikliğinin taraflarca bilinmesine karşın sözleşme bedeli ve bedelin faturalandırılmasının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden eski orana göre yapılması karşısında bu miktarın davalıdan istenemeyeceğine ilişkin ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d9c53a456dfbd9d","SID":"d6fc6527b207a251"}}