{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/6 <br>KARAR NO: 2024/107<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01.10.2020<br>NUMARASI: 2017/483 E. - 2020/430 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Posta tekeli hakkından kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin kuruluşu, yapılanması, faaliyet konuları ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ve posta sektörünün düzenlenmesine ilişkin 6475 Posta Hizmetleri Kanunu'nun 28655 sayılı resmi gazetede 23/05/2013 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile müvekkili şirket arasında 23/07/2013 tarihinde Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Görev Sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkili şirketin ... Hizmetleri Yükümlüsü olarak belirlendiğini, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun Posta Tekeli başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ( a ) bendine göre Bakanlar Kurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur denilmek suretiyle yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar bu hükümlerin yürürlükte olacağının düzenlendiğini, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun 2. maddesinde açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların posta tekeli kapsamına alındığını, bu sebeple kapalı bir mektup zarfının içinde fotokopi belge, mektup, gizli evrak veya bir fotoğrafın bulunması kapsamı itibari ile bu gönderilerin mektup niteliğini bozmayacağını ve yukarıda belirtilen yazılı kaynaklara göre böyle bir gönderinin mektup olduğunu, taraflarınca söz konusu ihlalin Başmüdürlükleri 150. Yıl Anadolu Yakası Posta İşletme Merkez Müdürlüğünde yapılan kayıtsız posta ayrım ve sevk işlemleri esnasında gönderiler arasında göndericisi davalı ... Hizm Ltd. Şti, taşıyıcısının ise diğer davalı ... Taşımacılık A.Ş. olduğu anlaşılan dava dışı ... Sigorta A.Ş. Logolu, posta tekeline aykırı 1 adet gönderinin tespiti ile anlaşıldığını, gönderi aslının müvekkili idarede olup bir örneğinin sunulduğunu, söz konusu ihlal nedeniyle ... Kargo A.Ş. yetkilileri hakkında İstanbul Anadolu C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, yaşanan süreçte hem taşıyan davalı hem de taşınan diğer davalının posta tekelini ihlal ettiğini, bu aşamada halihazırda tespit edilebilen bir adet gönderi olmakla beraber posta tekelinin ihlali kapsamında taşınan gerçek gönderi adedinin kargo şirketi ile davalı firma arasındaki sözleşmelerin tarafı bulunmayan müvekkili kuruluşça bilinmesinin objektif olarak mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile posta tekeli hakkının ihlali niteliğindeki gönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle belirlenerek bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta  ücretinin on katı tutarında tazminatın ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ettiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılar tarafından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet göstererek posta tekeline tabi gönderilerin taşınması, taşıtılması nedeniyle şimdilik 1 adet gönderiye ilişkin olarak müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarı olan 65,00-TL tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalıların posta tekeline aykırı olarak taşıdıkları/taşıttıkları gerçek gönderi adedinin müvekkili idarece tespitinin objektif olarak mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile posta tekeli hakkının ihlali niteliğindeki gönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle belirlenmesine ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için müvekkili kuruluş nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, muarazanın meni ile müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 19.11.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; toplam 67.665,00 TL  tazminatın  kabulü ile  ihlal tarihinden  itibaren ticari faiz işletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Taş. Hizm. Tic. Ltd. Şti. Vekili savunmasında özetle; müvekkili şirketin posta hizmeti veren bir firma olmayıp diğer davalı ile arasında imzalanmış 08/07/2013 tarihli Taşıma Sözleşmesi ve ekleri uyarınca Türkiye genelindeki kargo ve paket gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi için diğer davalıdan hizmet almakta olan bir firma olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirketin herhangi bir posta hizmeti vermediğini, yanı sıra dava dilekçesinde taşıtan ve gönderici olduğundan bahsedilen bir firmanın zaten posta tekelini ihlal etmesinin mümkün olmayacağını, kanunun lafzından yalnızca posta hizmeti verenlerin posta tekelini ihlal edebilceğini, yani taşıtanın veya göndericinin bu tekeli ihlal edemeyeceğinin anlaşıldığını, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hesaplama açısından ... kurye bedelinin dikkate alınmasına ilişkin herhangi bir belirleme bulunmadığını, doğru tespitin yapılabilmesi için posta gramajlarına göre alınan ücretlerin mahkemeye bildirilmesinin önem arz ettiğini, bu nedenle harca esas değerin hesabında dikkate alınan ücrete itiraz ettiklerini, posta tekelinin ihlali açısından salt davacı vekilinin iddialarının yeterli olmadığını, tespit edilen gönderinin yasal mevzuat çerçevesinde bir mektup olup olmadığının davacı tarafından ispat edilmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde posta tekeli ihlalinin tespiti için müvekkili şirketin ve diğer davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, böyle bir talebin bu dava açısından yersiz olduğunu, bu nedenlerle açıklanan davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle husumet yokluğundan reddine, esasa yönelik maddi ve hukuki dayanağı olmayan davanın tüm ferileriyle birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Kargo AŞ vekili savunmasında özetle; müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin mevzuata uygun olarak kargo taşımacılığı faaliyetinde bulunduğunu, müvekkilinin posta tekeline aykırı bir hizmeti ve faaliyeti bulunmadığını, posta ve kargo mevzuatı gereği ve ayrıca çalışma koşullarının yayınlandığı Operasyonel Taşıma Standartları içeriğinde ayrıntılarıyla düzenlendiği üzere posta tekeline aykırı taşıma yapılmadığını, zira taşımadıkları başlığıyla düzenlendiğini, müvekkilinin tüm birimleri nezdinde bu hükümler çerçevesinde ve mevzuata uygun faaliyet verildiğini, müşterilerin bu kapsamda bilgilendirildiğini ve kargo taşımasının posta tekeli hükümlerine aykırı olmaksızın gerçekleştirildiğini, huzurdaki davada müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın muhatabının müvekkili olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacının iddia ettiği gibi zarf, mektup, haberleşme maddesi, bunların tanımı şekil, boyut ve ebatlarını kabul ile taşıma ve dağıtımının posta tekelinde olması bu konuda davacının yetkilendirilmiş olması hususları çekişmesizdir. Davamızda asıl olan davalıların bu tekel hakkını ihlal edip etmedikleri, etmişler ise bu durumun ispat edilip edilmediği  noktasında toplanmaktadır. Davalı şirketler arasında, kargo taşımacılığına ilişkin ticari ilişki olduğu, davalı “... Hiz.Ltd.Şirketi” taşınmak ve dağıtılmak üzere maddeyi/gönderiyi davalı ... Kargo şirketine veren konumunda, ... Kargo şirketi de, maddeyi/gönderiyi, ... İletişim şirketinden teslim alan ve dağıtan konumunda oldukları anlaşılmıştır.  Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraflar arasındaki taşıma işlerindeki kayıtlar ' DOSYA -STANDART DOSYA ' şeklinde isimlendirilmiş olup taşınan emtianın içeriği belirlenememiştir. Davalıların savunmaları da  taşınanın  mektup olmadığı yönünde olup davacının sunduğu delillerden, davalıların kanunu ihlal ettiği kanaatine varılamadığından... \"   gerekçesiyle davanın reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Kargo tarafından göndericisi diğer davalı olan posta tekeli kapsamındaki gönderilerin kabulü, taşınması ve dağıtılması işinin yapıldığının tespiti nedeniyle Posta Hizmetleri Kanunu ve ilgili diğer  mevzuat uyarınca posta tekeline aykırı faaliyetleri nedeniyle tespiti yapılan 1 adet gönderiye ilişkin ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında tazminatın davalıların posta tekeline aykırı  davranışları nedeniyle  talep edildiğini, gerçek gönderi adedinin tespitinin mümkün olmaması nedeniyle belirlenen ücret  tarifesindeki 10 katı tutarındaki tazminatın tahsilinin talep edildiğini, bilirkişi raporunda ispat yükümlülüğünün davacıya düştüğü, davalı tarafın kayıtlarında standart dosya açıklamasıyla işlem gören gönderilenin tamamının posta  tekeline dahil olduğunu söylemenin soyut bir görüşten öteye gitmeyeceği bu sebeple tazminat hesabının yapılamayacağını, aksi halde davalı kayıtlarında işlem gören gönderilerin tamamının posta tekelini ihlal eden gönderi olduğunun benimsenmesi halinde ... Kargo şirketinin diğer davalı şirkete kestiği 1041 adet fatura ve her bir faturanın 1 adet posta tekelini ihlal eden gönderi içerdiği hesabıyla tazminatın 67.665,00 TL olduğunun tespitinin yapıldığını, dosya içerisindeki delillerin emsal kararlar ve suç duyurusu kapsamında iddianın ispat olunduğunu, davalılar tarafından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunun posta tekel hakkını düzenleyen ilgili maddelerine aykırı faaliyet gösterilerek posta tekeline tabi gönderilerin  taşınmazı/taşıttırılması hususunun sabit olduğunu, PTT idaresinin tekeli altında olan maddelerin, açık ve kapalı mektuplar üzerinde haberleşme mahiyetinde bulunduğu kartlar olduğunu, 5584 sayılı Posta Kanunun 2.maddesinde, açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde  yazı bulunan kartların posta tekeli kapsamına alındığını, davalılar arasındaki taşıma işlerindeki kayıtların standart dosya şeklinde isimlendirildiği, taşınan emtianın içeriğinin belirlenemediği, davalıların savunmalarında  taşınanların mektup olma yönünde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu kapsamında posta tekel hakkının ihlali nedeniyle muarazanın meni, müdahalenin önlenmesi ve tazminat istemlerine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, taşıyıcı firmanın davalı ...AŞ, taşıtı firmanın davalı ...Ltd Şirketi olan 08.07.2013 tarihli taşıma sözleşmesinin varlığı, 06.07.2017 tarihli taşıma belgesinde gönderici davalı ... İletişimin iletisinde normal dosya, ... standart dosya yazısı üzerine davacı şirket tarafından davalı ... Kargo hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve bu konuda  kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği  hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının davalı eylemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ispat edip edemediği ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirketler arasında 08.07.2013 tarihli, taşıyıcı firmanın ... Kargo Aş olduğu, bir yıl süreli taşıma sözleşmesinin kurulduğu, sözleşme konusunun Türkiye genelindeki kargo ve dosya gönderilerinin ... Kargo tarafından mevcut hizmet kriterleri ve fiyat tarifesi dahilinde toplama, dağıtım ve teslimat işlerinin organizasyonu ile esaslarının düzenlenmesi olduğu, sözleşmenin 4.2.maddesinin 2 nolu bendinde, kargonun muhteviyatının  gönderene kargo muhtevasına ... Kargo'ya  teslimi sırasında beyan etmek ve belgesini vermekle yükümlü olduğu, kanunlar ve idari mercilerce yasaklanmış ruhsata ve izne bağlı olupta belgeleri ibraz edilmemiş mahiyeti icabı ve özel ambalaj gerektirdiği halde yapılmamış kötü ve ağır koku yayan yanıcı ve aktif özellikler gösteren eşyayı içeren kargoların taşınmayacağı hususuna yer verildiği, 8.maddede, kanunlar ve idari mercilerce yasaklanmış, ruhsata ve izne bağlı olup da belgeleri ibraz edilmemiş mahiyeti icabı veya özel ambalaj gerektirdiği halde yapılmamış olması nedeniyle çabuk bozulabilen vb kargoların taşınmayacağı hususlarına yer verildiği, 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu gereği ...nce yürütülecek posta hizmetlerine ilişkin hak ve yükümlülükleri belirlemek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile ... arasında görev sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme süresinin 25 yıl olduğunun belirtildiği, 06.02.2017 tarihli normal dosya açıklamasını içerir gönderi nedeniyle davacı şirket tarafından davalılardan ... AŞ hakkında PTT idaresinin tekeli altında olan maddeler  kapsamında taşıma yapıldığı gerekçesiyle ve kapalı bir mektup zarfının içinde, belge, mektup, gizli evrak veya bir fotoğrafın bulunması kapsamı itibariyle mektup niteliğini bozmayacağını, yazılı kaynaklara göre böyle bir mektup olduğunu, TTK'nın 55 maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranışların yer aldığını iddia ederek suç duyurusunda bulunulduğu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/67722 Soruşturma nolu  dosyasında haksız rekabete dair yapılan inceleme neticesinde 13.12.2018 tarihli kovuşturmayı yer olmadığına dair karar verildiği, kararda, şikayete konu gönderinin niteliğinin kesin olarak belirlenemediği, yeterli delil elde edilemediği hususuna yer verildiği,  davacının benzer iddialar ileri sürerek iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 12.04.2018 tarihli dilekçe ile talepleri hakkında açıklamada bulunarak, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununundan kaynaklanan evrensel posta hizmeti yükümlülüğü ve buna bağlı olan posta tekeli hakkının ihlalinin önlenmesinin amaçlandığı, şirketin sahip olduğu posta  tekeli hakkına yapılan haksız müdahalenin ve muarazanın menini talep ettiklerini, müvekkili kuruluş tarafından bu durumun ne kadar süredir devam ettiğini tespit edilmesi mümkün olamayacağından davalı taraflar arasında yapılan 08.07.2013 tarihli sözleşmeye göre bu tarih itibariyle haksız müdahalenin ve posta tekeli muhalefetine aykırı olarak taşıma işinin devam ettiğinin anlaşıldığını iddia ederek, 10 yıllık sürecin tetkiki ile haksız rekabet ve müdahalenin menine, konu edilen taşıma eyleminin tespit edilmesi halinde bu süre içinde bilirkişi tarafından belirlenecek alacakların tahsiline ve haksız rekabetin ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesini  talep ettiklerini açıklamıştır. 19.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 2010-2011 yılı yevmiye ve envanter defterleri ile 2012-2013-2014 yılı yevmiye defterlerinin süresinde noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ... Kargo şirketinin 2015-2016-2017 yıllarında, Gelir idaresi Başkanlığınca (GİB) başlatılan E-defter uygulamasında olduğu, Yevmiye ve Kebir defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının GİB tarafından süresinde onaylandığı, ... Kargo şirketinin sunduğu ticari defter ve E-defter kayıtlarının kanuna uygun tutulduğunun görüldüğü, ... Kargo şirketinin ticari defter ve kayıtlarında, diğer davalı ... İletişim şirketine kestiği faturalar ve alınan ödemelerin kayıtlı olduğu ticari defterde, ... İletişim şirketinden dağıtılmak ve taşınmak üzere alınan maddelerin türünün, (mektup, basılmış kağıt, koli, küçük paket, vb) yazılmadığı, sadece kesilen fatura tutarı ve alınan ödeme miktarının kaydedildiği, teknik bölümde tespit edildiği ve bilirkişilerce de faturalar üzerinde sondajlama yöntemiyle incelenen faturalarda, “Standart dosya” veya “dosya” ibarelerinin bulunduğu görüldüğü, esasen kargo taşımacılık sektöründe, taşınmak ve dağıtılmak üzere alınan gönderilerin, türü, ağırlığı ne olursa olsun, bunların, “dosya” şeklinde tanımlandığının anlaşıldığı, ... Kargo şirketi kayıtlarında, dava tarihi itibariyle;  2010-2017  tarihi arasında, diğer davalı ... iletişim şirketine toplam 1.218.712 TL tutarlı (1.041) adet fatura kestiğinin tespit edildiği, davalı ... İletişim şirketinin, ticari defterlerini 10 yıllık saklama süresini de dikkate alarak 2010-2017 dönemi ticari defterlerini ibraz ettiği, 2010-2011 yılı yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdikleri yaptırılmış ise de envanter defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin ibraz edilmediği, bu nedenle 2010-2011 yılı ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş sayılamayacağı, ... İletişim şirketinin 2015-2016-2017 yıllarında, Gelir İdaresi Başkanlığınca (GİB) başlatılan E-Defter uygulamasında olduğu, yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış beratlarının. GİB tarafından süresinde onaylandığı, 2015-2016-2017 yılı E-defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulduğunun görüldüğü, ... İletişim şirketinin kayıtlarında, dava tarihi itibariyle;  2010-2017  tarihi arasında, diğer davalı ... Kargo şirketinden toplam 1.310.724 TL tutarlı (981) adet hizmet faturası aldığının tespit edildiği, burada, ... Kargo şirketinin 2010-2011 yılı defter kayıtlarının usülüne uygun tutulduğu dikkate alındığında, taraflar arasında söz konusu dönemde, davalı ... iletişim şirketine toplam 1.218.712 TL tutarlı (1.041) adet fatura kestiğinin tespit edildiği, uyuşmazlığın; kesilen 1.218.712 TL tutarlı 1.041 adet kargo faturasının içerisinde; hangi adet ve tutarlı gönderilerin, Posta Tekelini içeren gönderiler olduğu hususunun tespiti noktasında toplandığı, yukarıda da belirtildiği üzere davalılar arasındaki kargo ilişkisinde, taşınmak ve dağıtılmak üzere teati edilen gönderilerin, “Standart dosya” veya “dosya” ifadesinin kayıtlarda yer aldığının anlaşıldığı, oysa ki, posta tekelinin, spesifik bir vakıa olduğu, başka bir ifadeyle, somut bir tespite dayalı, gönderilerin niteliğini ayrıştıran ve tanımlayan bir olgu olması hasebiyle, huzurdaki davada, davacının, bu hususta, 2010-2017 dönemini içeren bir tespitinin olmadığı, salt 1 adet gönderiden yola çıkarak tazminat davasında bulunduğunun  anlaşıldığı, ... Kargo'nun ticari kayıtlarında sabit 1.310.724 TL tutarlı 981 adet faturadan yola çıkılarak bir değerlendirme yapılmasının ise mümkün bulunmadığı, zira, gerek bilgisayar kayıtlarında ve gerekse hizmet faturalarında, taraflar arasında teati edilen gönderilerin türünün tanımlanmadığı, burada tespiti gereken hususun, her iki davalı arasındaki kargo hizmetinin, münhasıran posta tekeline dayalı bir hizmet mi olduğu veya kısmen posta tekelini ihlal eden, kısmen de posta tekelini ihlal etmeyen gönderiler mi içerdiği (açık ve kapalı mektup, basılı kağıt, küçük paket, prospektüs, koli vb) hususlarının net bir şekilde ortaya konulması gerektiği, somut olaya bakıldığında, bu olguların delil yetersizliği nedeniyle tespit edilemediği, bu nedenle salt, davalı ... Kargo kayıtlarından yola çıkılarak, defter kayıtlarında görünen 981 adet faturaya tekabül eden 1.310.724 TL gelir üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hakkaniyet ölçülerine uygun düşmeyeceği hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu,  davacının, dava tarihi itibariyle posta tekelinin ihlaline dayalı bir alacağın tesbitine varılamadığı belirtilmiştir. 10.09.2019 ek bilirkişi raporunda; mahkemenin 09.05.2019 tarihli ara kararında, tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesine karar verildiği, davacının beyan ve itirazında, davalıların posta tekelini ihlal durumunun, 150.Yıl Anadolu Yakası Posta İşleme Merkez Müdürlüğünde yapılan posta ayırım ve sevk işlemleri sırasında tespit edildiğini, davalıların posta tekilini ihlal ettiğinin saptanması sebebiyle tazminat hesabının yapılması gerektiğinin öne sürüldüğü, davalı ... Kargo şirketinin itiraz ve beyanında, müvekkili şirketin posta tekiline aykırı hiçbir gönderi kabul etmediğini ve taşıma ve dağıtımını yapmadığını, davacının iddia ettiği 1 adet gönderi ile ilgili müvekkili şirket hakkında şikayette bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 20107/67722 sor.sayılı dosyasında, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini beyan ettiği, davalı ... İletişim şirketinin itiraz ve beyanında:, müvekkili şirketin envanter defterinin kapanış tasdik eksikliği olmasının, dava konusu ile ilgisinin bulunmaması sebebiyle müvekkil şirket aleyhine bir sonuç doğurmaması gerektiğini  beyan ettiği, davacı itiraz ve beyanları açısından ise; davalıların ticari defter ve kayıtlarında, ayrıca düzenlediği hizmet faturalarında; kabul edilen, taşınan ve dağıtılan gönderinin, türü belirtilmediği sürece, davalıların posta tekeline aykırı fiili bir hizmette bulunduğunun tespiti mümkün olmadığı, nitekim incelenen bilgisayar ve defter kayıtlarında, kabul edilen gönderinin, “Dosya”, “Standart dosya” “Paket”, “Dosya” ve “Koli” gibi tanımlamalar bulunduğunun anlaşıldığı, 5584 sayılı Posta Kanunun 2.maddesinde; PTT idaresinin tekeli altındaki gönderilerin, açık ve kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazılı bulunan kartlar olduğunun düzenlendiği, 23.05.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununun 6.maddesinde de; Bakanlar kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurtiçi ve yurtdışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtım ve tesliminin Posta İdaresinin tekeli altında olduğu, posta tekelini ihlal edenlerin, posta ücretinin 10 katı tutarında tazminat ödeneceğinin düzenlendiği, posta tekeli dışında kalan gönderileri tanımlayan Mektup Postası Gönderileri Yönetmeliğinin 6.maddesinde; tertip, ambalaj, ağırlık veya boyut İçin öngörülen koşullara uymadığı için PTT tarafından kabul edilmeyeceği, ne var ki, gerek mali ve gerekse teknik yönden, davalı şirketin kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalılar arasında teati edilen gönderilerin, posta tekeli içerisine giren gönderiler mi, yoksa posta tekeli dışında kalan gönderiler mi olduğunun, posta tekeli içerisine giren gönderi varsa bunların hangilerinin olduğu hususunun tespit edilmesinin mümkün olamayacağı, bu hususun ispat yükümlülüğünün davacı idareye düştüğünün kabulü ile aksi takdirde somut olayda, posta tekelini ihlal ettiği belirtilen gönderinin, 06.02.2017 tarihli ...'a ait olduğu, gönderiyi davalı ... İletişim şirketinin kabul ettiği, taşınması ve dağıtılması işinin diğer davalı ... Kargo'ya verildiği ,gönderi üzerinde, “Standart dosya” tabirinin bulunduğunun görüldüğü, durumun İstanbul Anadolu 150.Yıl Posta İşleme Merkez Müdürlüğünde, diğer posta gönderilerinin ayırımı sırasında tespit edildiği, bu gönderinin posta tekelini ihlal eden gönderi olduğu teşhisiyle işleme konulduğunun anlaşıldığı, bu durumda, “Standart dosya” olarak kabul edilen 06.02.2017 tarihli gönderinin, posta tekelini ihlal eden gönderi türünü içerdiğinin Posta İdaresi tarafından tespit edildiğine göre, 10 katı ücretin, 6.50 TL normal posta gönderi ücreti x 10 - 65.00 TL'nin davalılardan müştereken avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanı ve sonucuna varıldığı, diğer taraftan, yukarıda da belirtildiği üzere davalıların incelenen bilgisayar ve defter kayıtları ile düzenlenen faturalardan, kabul edilen gönderilerin, posta tekeli içerisine giren gönderi olduğu hususunda bir tespite varılamadığı, ancak, davacı idare tarafından tespit edilen 06.02.2017 tarihli gönderi üzerinde, “Standart dosya” yazması, ancak bu gönderinin posta tekeline giren gönderi olması sebebiyle, davalı tarafın kayıtlarında, “standart dosya” açıklamasıyla işlem gören gönderilerin tamamının da, posta tekeline dahil olduğunu söylemek, soyut bir görüşten öteye gitmeyeceği, bu nedenle de tazminat hesabının yapılamayacağı, ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yani, davalının kayıtlarında işlem gören gönderilerin tamamının, posta tekelini ihlal eden gönderi olduğunun benimsenmesi halinde, ... Kargo şirketinin diğer davalı ... İletişim şirketine kestiği 1.041 adet fatura ve her bir faturanın, 1 adet posta tekelini ihlal eden gönderi içerdiği hesabıyla, hesaplanacak tazminatın, (1.041 x 6.50 TL x 10) - 67.665 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından dava değeri ıslah edilerek arttırılmıştır. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tekel hakkının ihlal edildiği iddiasıyla iş bu davayı açmıştır.  Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalıların gerçekleştirmiş olduğu taşıma kapsamında, sahip oldukları tekel haklarının ihlali ile  zarara uğratıldıklarını   iddia etmiş ise de söz konusu iddianın  ispat edildiğinin kabulü mümkün olmamıştır. Şöyle ki, bilirkişi rapor ve ek raporda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, davalılar arasındaki gönderilerin tamamında, standart dosya, paket, dosya ve koli gibi tanımlamalar bulunduğu, bunun ise davacının iddia etmiş olduğu tekel hakkının ihlal edildiği  iddiasını ispat için yeterli olmadığı, davalıların taşıma sözleşmesi kapsamında tekel hakkını ihlal  etmiş olduklarının davacı tarafça  ispatlanamadığı, ayrıca davalıların haksız rekabet teşkil edecek bir eylemlerinin mevcut olduğunun da ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 373,20 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.01.02.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cd557f34d7d0b16","SID":"519e89c8bf84aaab"}}