{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/748 <br>KARAR NO\t\t: 2024/110<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/168 E. 2021/26 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti<br>KARAR TARİHİ\t: 18.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.01.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.02.2021 gün ve 2019/168 E. 2021/26 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı vekili, müvekkilinin 21.10.2019 tarihli 2017/14443 tescil numaralı \"... - ...\" isimli faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, buluşun olası yangın çıkma ihtimali bulunan her alanda kullanıldığını, davalı firmaların bu sistemin üretim, satış, dolum, bakım, pazarlama ve reklamını yaptıklarını tespit ettiklerini, muhataplara ihtarname gönderilmesine rağmen hukuka aykırı eylemlerine devam ettiklerini belirterek; tecavüzün men’ine, ref’ine, tecavüz oluşturan ürünlere, bunların üretiminde kullanılan alet ve teçhizata ve kanıtlara el konularak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, faydalı model belgesi eklerindeki şemalar, tanımlar incelendiğinde belge sahibi olan ürünün aslında 1980 yılı ortalarında ... isimli mühendis tarafından İngiltere’ de icat edildiği ve ... ismiyle piyasaya sunulduğunu, 90 lı yıllardan beri ülkemiz ve uluslararası düzeyde bilinen ve aktif olarak kullanılan bir yangın söndürme sistemi olduğunu, ürünün ülkemizde ve uluslararası düzeyde markası ile özdeşleşmiş “...” ismiyle tanındığını, davalının elinde halihazırda davaya konu ürün de bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, faydalı modelden doğan haklara tecavüz eyleminin gerçekleşebilmesi için faydalı modelin ana isteminde bahsedilen tüm unsurların tamamının, tecavüz ettiği iddiasında bulunulan üründe bulunması şart olduğu, ana istemdeki unsurların tamamı, ihlal konusu üründe yoksa bağlı istemlere de tecavüz bulunmadığı, bu hususların tespiti için teknik inceleme gerektiği, teknik inceleme yapılması için ara karar kurularak davacı tarafa eksik avansı yatırmak üzere kesin süre verildiği, yatırmazsa bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı açıkça ihtar edildiği, yasal süre sonunda eksik avansı yatırmadığından davacı tarafın HMK 324/2. maddesi uyarınca bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayıldığı, ispat külfetinin davacı ait olduğu, faydalı modele tecavüzün teknik inceleme ile tespit olunacağı, mevcut delil durumuna göre davacının sabit olmadığı, belirtilerek; davasının reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, karşılaştırmaya ilişkin faydalı model belgesi, eki araştırma raporu, tarifname ve istemlerin mahkemeye ibraz edildiğini, tecavüze konu ürünün henüz bulunmadığını, bilirkişi inceleme yaparken istemler ile tecavüze konu ürünü karşılaştırması gerektiğini, salt istemlerin değerlendirilmesi için bilirkişi atanmasının anlam ve sonucu bulunmadığını, tahkikat işlemleri tamamlanmadan dosyanın bilirkişiye verilmesinin ve bu anlamda delil avansı yatırılmadığından bahisle davanın reddedilmesi hukuka uygun olmadığını, karşılaştırmada esas öğenin tecavüze konu ürün olduğunu,  tecavüze konu ürün tespit edilmeden teknik karşılaştırma yapılamayacağını, davalılara kesin süre verilerek, davaya konu sınai mülkiyet hakkının kullanılmasıyla ilgili olarak 2017-2018 ve 2019 yıllarına ait tüm ticari defter, belgeve faturaları mahkemeye ibraz etmeleri için süre verilmesi gerektiğini, davalının ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanıldığını, eksik inceleme yapıldığını belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davacının tescilli faydalı modeline davalının tecavüzünün tespiti, önlenmesi, ürünlere el konulması ve imhası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tDavacı tarafından Ankara 2. FSHHM'nin 2019/349 E. Sayılı dava dosyası kapsamında aynı hukuki nedene dayalı olarak  faydalı model haklarına tecavüzün tespit ve önlenmesi ve bu davaya karşı açılan hükümüsüzlük davaları kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı karşı davalı adına kayıtlı TR 2017/14443 numaralı faydalı model belgesinin 1 numaralı bağımsız isteminin ve ona bağlı 2-13 numaralı bağımlı istemlerinin yenilik kriterini taşımadığı gerekçesi ile asıl davanın her bir davalı yönünden ayrı ayrı reddine, karşı davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne ve davaya konu  TR 2017/14443 sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, davacının istinaf başvurusunun reddi üzerine dosyanın temyiz incelemesi için yargıtaya gönderildiği ancak henüz kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.<br>\t3.\t6769 sayılı SMK'nın 79. maddesi ( 554 sayılı KHK’nin 45. ) gereğince tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğar. Bu nedenle, tasarım başvurusu veya tesciline hukuki bakımdan bu kanun ile sağlanan koruma, hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılır. Aynı kanunun 145. maddesi ( 551 sayılı KHK’nin 166. )  göre faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümlerin faydalı model belgeleri için de uygulanacaktır. Yine kanunun 139. maddesine  ( 551 sayılı KHK’nin 131. ) göre ise, patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğacağı,  bu nedenle, patent veya patent başvurusuna, hukuki bakımdan bu kanun ile sağlanan korumanın hükümsüzlük kapsamında doğmamış sayılacağı amirdir. Yukarıda açıklanan bu yasal düzenlenmeler çerçevesinde davacı yanın faydalı modelininin hükümzlüğü ile neticelenen dava dosyasının eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılarak, davanın sonucuna göre kesinleşen hükümsüzlük kararı neticesinde kanunun sağladığı koruma hiç doğmayacağından, faydalı model belgesinin ihlali nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağının ve bu kapsamda davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olacağının kabulü gerekir. ( Yargıtay 11. HD'nin 11.06.2009 tarih ve 2008/3294 E.  2009/7227 K., 20.01.2014 tarih ve  2014/11353 E. -  2014/18270 K., 12.12.2012 tarih ve  2011/13815 E. - 2012/20577 K. )<br>\t4.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Ankara 2. FSHHM'nin 2019/349 E. Sayılı dava dosyası bekletici mesele yapılarak, davacının davasına dayanak oluşturan TR 2017/14443 numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi halinde oluşan oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, öncelikle dava şartlarından olan hukuki yarar yönünden davacının hukuki durumunun takdir ve tayini gözetilerek; davacının talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.02.2021 gün ve 2019/168 E. 2021/26 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"072ef327ce7dec89","SID":"6d49471da16a5371"}}