{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/673 <br>KARAR NO\t\t: 2024/159<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.12.2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/1219 E. - 2020/716 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 25.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.01.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.12.2020 tarih 2018/1219 E. - 2020/716 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya ihracat kredileri kullandırıldığını, davalı şirket taahhüdünün sevk öncesi ihracat kredileri uygulama esaslarına uygun olmaması nedeniyle banka tarafından 14.344,88-TL bedelli BSMV ve gecikme cezası ödenmek zorunda kaldığını, söz konusu bedelin davalıdan tahsili istemi ile yapılan ihtarın sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili istemi ile takip yapıldığını, yapılan takibe davalı tarafın haksız yere itiraz edildiği, belirtilerek; itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalı şirketin sözleşme gereğince taahhüt bedeli kadar ihracatı gerçekleştirdiği, davacı bankanın davalı şirketin imalatçı olmadığını bilerek  kredi kullandırdığını, bankanın davalı şirketin taahhüt kapatma işlemine konu ihracatlarında KDV doğmayacağını açıkça bildiğini, kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, bankanın davalı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, belirterek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın dava konusu kredinin kullandırıldığı sırada davalı firmanın imalatçı olmadığı, ithal ettiği emtiayı ihraç ettiğini bilebilecek konumda olduğu, yine davacı bankanın iş bu kredinin ancak imalatçı yani KDV'ye tabi ürünlerde kullanılacağını bilecek durumda olduğu, buna rağmen davalı şirkete kredi kullandırdığı ve kapatmalarda kaşelerini tatbik ettiği, bu kapsamda davacı bankanın davaya konu yapılan işlemlerde özen  yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği, davalı şirketin de düzenlenen kredi belgelerindeki bilgileri kontrol etmeden onayladığı, bu nedenle davacı banka ile birlikte davalı şirketinde sorumluluğunun bulunduğu, ... Sevk Öncesi İhracat Kredileri Kredi Talep Formu'nda davalı şirket tarafından firma tipi olarak ihracatçı şıkkının işaretlendiği, ancak aynı form içerisinde yer alan kredi talep eden firma imalatçı ise bu kısımda doldurulacaktır bölümünün davalı şirketin imalatçı olmamasına rağmen boş bırakılması gerekirken davalı firma tarafından ihracatçı firma olduğu belirtilerek bu bölümünde ayrıca doldurulduğu, yine dosyaya bir sureti ibraz edilen ... Sevk Öncesi İhracat Kredileri Firma Taahhütnamesi gereğince davalı şirketin de  davacı ile birlikte sorumlu ve her iki tarafın eşit şekilde kusurlu olduğu, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ek ve kök rapor arasında çelişki bulunduğunu, davacı bankanın kredi kullandırılması sırasında mevzuata uygun davrandığını, bankanın her hangi bir kusurunun bulunmadığını, kredinin kullandırılmasınında önce davacı bankanın davalının yapacağı ihracatı bilmesinin mümkün olmadığını, davalının taahüt ettiği ihracatı gerçekleştiremediğini, davalının kusurunun davacı bankaya yüklenemeyceceğini, davalının her hangi bir zararı söz konsu olmadığını, bu işlemelere sadece aracılık eden bankanın davalının kusurlu işleminden sorumlu tutulamayacağını, rapora itirazın dikkate alınmadığını, eksik incelme yapıldığını, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, ithal edilen üründe katma değer vergisi çıkabilmesi için  malı ihraç edenin imalatçı olması gerektiğini, davalının parke ithalat ve ihracatı ile uğraşmakta olup üretim ve imalat yapmadığını, ithal ettiği ürünü ihraç ederek KDV istisnasından yararlandığını, bu hususun davacı banka tarafından bilindiğini, bankaya verilen tüm kayıtlarda davalının ihracatçı olduğunun beyan edildiğini, davacı bankanın kredinin kullanılması için davalı ... yönlendirdiğini, davalı şirketin işbu kredi için gerekli kriterleri karşılamayacağını banka tarafından bildiğini, bankanın kusuru ile kredinin kullandırıldığını,   kredi hakkında da davalı şirketin detaylı olarak bilgilendirmediğini, davacı bankanın kredi talebini reddetmesi gerekirken, krediyi kullandırarak kendi menfaati doğrultusunda işlem yaptığını, bu krediyi kullandırarak ... A.Ş.'nden komisyon kazandığını, davalının kredi sözleşmesi ile taahhüt ettiği yükümlülüklerine yerine getirdiğini, davalının her hangi bir kusuru bulunmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ihracat kredileri nedeniyle banka tarafından ödenen gecikme cezasının davalıdan tahsili istemi ile yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1.\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı bankanın genel kredi sözleşmesine dayalı takibe konu alacağının ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacı bankanın dava konusu kredinin kullandırıldığı sırada davalı firmanın imalatçı olmadığı bilebilecek olmasına rağmen kredi kullandırması nedeniyle özen yükümlülüğüne aykırı davaranması, davalı şirketinin ise  kredi belgelerindeki bilgileri kontrol etmeden onaylaması nedeniyle tarafların eşit derece kusurlu olduklarının tespit edilmesine,  tespit edilen borcunun ödendiğini gösteren her hangi bir delil sunulmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI  ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 505,01-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b569e8d5f5367fd","SID":"8fb1f5fc42c57138"}}