{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t: 20/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t:  Esas  Karar<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI \t: <br>MÜDAHİLLER\t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t2-<br>VEKİLLERİ \t: Av. <br>\t3-<br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t4-<br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t5- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t6- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t7- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t8- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t9- <br>VEKİLERİ\t: Av. <br>\t10- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t11- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t12-<br>VEKİLLERİ\t: Av. <br><br>\t13- <br>VEKİLLERİ\t: Av.<br> \t14-<br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>\t15- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t<br> \t16- <br>VEKİLİ\t: Av.\t<br> \t17<br>VEKİLİ\t: Av. <br> \t18- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br> \t19- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t20- <br>VEKİLİ\t: Av. <br> \t21- <br>VEKİLLERİ\t: Av<br> \t22- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t23- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t24- <br>VEKİLİ\t: Av.<br>\t25- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t 26- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t27- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t28- <br>VEKİLLERİ\t: Av.\t<br>KOMİSERİ\t: <br>DAVA\t: ADİ KONKORDATO<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 20/02/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili 21/09/2023 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı şirket lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; \"...konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve ayrıca, davacı şirketin malvarlığının korunması için gerekli görülmesi nedeniyle, davacı şirketin 2004 s. İİK.nin 292/1-a, ve 292/1-b maddeleri gereğince davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık (ve iflasa tabi şahıslardan) olması karşısında da davacı şirketin re'sen iflasına da karar verilmiştir.<br>Yargıtay 22. HD.nin 31.10.2017 gün ve 2017/8717 E. 2017/23581 K. ve Yargıtay 7. HD.nin 08/09/2015 gün ve 2015/17486 E. 2015/14188 K. sayılı emsal içtihatlarına göre, davaya müdahale halinde maktu olarak hem başvuru hem de peşin harcın yatırılması gerektiğinden, eksik harç yatıran müdahillerden de eksik harçların da tahsili gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile;<br>2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddesi gereğince, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sicil numarasında kayıtlı .... GIDA SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,<br>Mahkememizin 22/09/2023 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,<br>Mahkememizin 22/09/2023 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA, <br>Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün.... sicil numarasında kayıtlı ... TURİZM GIDA SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.'nin İFLASINA, 06/12/2023 saat 14:55 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA, <br>İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın soyut gerekçelere dayandığını, geçici konkordato komiseri tarafından verilen raporların ve hem de mahkemenin kendi ifadelerini ile zımnen konkordato sürecinin başarıya ulaşacağının tespit edildiğini, alacaklıların olası bir iflas ihtimaline göre daha yüksek oranda alacaklarına kavuşacağının tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece aksi yönde karar verilerek hem şirketin mahvına neden olduğunu hem de alacaklıları zarara uğrattığını, müvekkili şirketin 2015 yılı ve sonrasında siparişlerinin öngörülenin üzerinde arttığını ve şirket açısından bu siparişlere yetişmek ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla kredi kuruluşlarına başvurulduğunu, şirketin 2021 yılına kadar büyüdüğünü ancak pandemi dönemi ile birlikte kredi ödemelerini yapmakta zorlandığını, Ağustos sonu ve Eylül ayı keşide tarihli bir kısım çeklerin maddi imkansızlıklar nedeniyle karşılıksızdır işlemine tabi olduğunu, konkordato talebinin kesin olarak reddedilmesi durumunda çok büyük emekle inşa edilen ve ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan şirketin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını, şirket ortağı ...'un şahsi mallarını satarak şirkete yapacağı ödemeler ile batık miktarını 3.866.848,40 TL'ye kadar düşürebileceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şirketten alacaklı kişilerin beyanlarının dikkate alınması durumunda ise şirketin batık miktarının 37.890.988,21 TL olacağının tespit edildiğini, müvekkili şirket beyanları ve konkordato komiserinin araştırması ile elde ettiği veriler arasındaki farkın güven sarsıcı olduğunu, mahkemece geçici konkordato komiserinin konkordatonun başarıya ulaşabilir ve gerçekçi olduğunu teyit eder beyanlarının dikkate alınmadığını, konkordato kurumunun amacının göz ardı edildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri şeklinde müvekkili şirket hakkında bir yıl kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. <br>Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.<br>Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK  DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS ,  2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)<br>Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. <br>Somut dosyamızda; 21/09/2023 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 22/09/2023  tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği;, Mahkemece:  Davacı şirketin gerek bilançolarındaki yukarıda yazılı sorunlar ve en önemlisi davacı şirket adına yapılan (davacı şirket ortağı lehtar gösterilerek çek keşide edilmesi gibi çok yüksek bedelli) işlemlerin bilançoya samimi olarak yansıtılmaması güven sarsıcı nitelikte bulunmuş, davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve ayrıca, davacı şirketin malvarlığının korunması için gerekli görülmesi nedeniyle, davacı şirketin 2004 s. İİK.nin 292/1-a, ve 292/1-b maddeleri gereğince  davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE ,ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline  12/12/2023  tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince 10 gün içinde 18/12/2023 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.<br>Yukarıda anılan Yasa'nın \"Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması\" başlıklı 292. maddesi gereğince:<br>\"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,<br>b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,<br>c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.<br>d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,<br>İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b)(b) ve (c)(c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmü emredicidir.<br>Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amcı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir.Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. Dosyamızda  davacı şirket borca batıktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK  DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI)<br>Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin tek yetkili temsilcisi ... un katıldığı 06/12/2023 tarihli son oturumda  beyanı alınmıştır.<br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından alınması gereken 427,60 TL karar harcından istinaf aşamasında yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafınca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde  bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nin 293 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK  olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE  karar verildi. 20/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br>e-imzalı <br><br>Üye<br><br> e-imzalı<br><br>Katip<br><br> e-imzalı<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50473efdc962ea28","SID":"07113b24f626b706"}}