{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/05/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVA\t\t: İstirdat<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 30/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -.. Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:  Davacı vekili, müvekkili şirketin yumurta tavukçuluğu ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında davaya konu alacaklardan önce yaklaşık 10 yıl kadar ticaret gerçekleştirildiğini, ticaretin gerçekleştiği dönemde müvekkili şirketin  davalıdan, mısır, hammadde, yumurta ve yumurta viyolü alımı gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki ticaretin defterlerinde kayıtlı olduğunu,  ticaret devam ederken davalı şirket yetkilisinin bankalara teminat olarak evrak göstermeleri gerektiği, kendilerine sıralı olarak çekler verilmesi halinde bu çeklerin kullanılacağını, işbu çekler karşılığında da müvekkiline  yine hammadde, viyol ve mısır verebileceğini belirttiğini, davalının bu talebinin karşılığında hammadde alınması düşüncesiyle kabul edilerek  her biri 40.000,00 TL olmak üzere, 25 adet, toplam 1.000.000,00 TL değerinde çek verildiğini, bu çeklerden bir kısmının müvekkili  şirkete ait..... Bankası A.Ş.....Konya Şubesi'nin, bir kısmının  ise ... Bankası A.Ş.... Şubesi'nin çekleri olduğunu, davalının, müvekkilinden  aldığı çekler için mal ve hammadde göndermediği gibi çekleri de tahsile koyduğunu,  davalı ile birçok kez görüşülmesine rağmen davalının çekleri iade etmediğini  ve mal göndermemekte ısrar ettiğini, müvekkilinin çekleri ödemek zorunda kaldığını, bu çeklerden sonra müvekkili  şirketin sıkıntıya girdiğini ve kalan çekleri ödeyemediğini, ödenmeyen çeklerin de yine davalı tarafından hiçbir alacağı olmamasına rağmen, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine konulduğunu ayrıca, karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza davası açılarak her bir çekten müvekkili şirket yetkilisine ceza verildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  şimdilik 40.000,00 TL çek bedeli alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davacının dava dilekçesinde  ödemiş olduğu çeklerin iadesini talep ettiğini, oysa buna ilişkin istirdat davası açılması gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde verilen çeklerin hatır çekleri olduğunu iddia ederek talepte bulunmuş ise de, her iki şirketin banka kayıtları incelendiğinde davalı şirketin neredeyse herhangi bir ticari kredi bulunmazken davacının tüm ticari hayatı boyunca kredi çektiğini, TTK'da çek ile hükümler açık olup, çekin sadece bir ödeme aracı olarak kullanılan değerli kağıt olduğunu, davacının  işbu çeklerin mal karşılığında verilmediğini ispat etmek ile yükümlü olduğunu, davacıdan aldığı mallara ilişkin olarak fatura kesilmesi talep edilmiş ise de, davacının çok fazla borcunun bulunması sebebiyle fatura kesmemesini, KDV yükümlülüğü ile uğraşmak istemediğini söyleyerek malların faturalarını kestirmediğini savunarak,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Somut olayda; davacı tarafından davalıya hatıra binaen çekler verildiği, davalı tarafça alınan çeklerin karşılığında da davacıya hammadde, viyol ve mısır verebileceğinin iddia olunduğu, davalı tarafa verilen ve ödenmek zorunda kalınan 31.05.2019 tarihli.... nolu 40.000,00 TL çekin ödenmesi nedeniyle mahkememizde alacak davası açıldığı, davaya konu çekin hatır için verildiğinin iddia olunması nedeniyle bu hususun davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından sunulan ve toplanan deliller dikkate alındığında davaya konu  çekin  hatır  için  verildiğine  ilişkin mahkememizde  yeterli  kanaat oluşmadığı, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı, mahkememizce uzman bilirkişiden alınan rapora göre; tarafların defterlerinin birbirini doğrulamadığı, yönünde tespitte bulunulması karşısında ticari defterlerin davacı lehine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmiş, dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresi geçmediğinden, davalı vekilinin zaman aşımı defisi reddedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten aldığı çekleri tahsil ettiğini, karşılığında ne geri ödeme yaptığını, ne de mal/ürün teslim ettiğini, çeklerin neyin karşılığında alındığını dahi ispatlayamadığını, tarafların BA-BS formlarında verilen çeklerin açıkça görülmesine rağmen davalı tarafça müvekkilinin verdiği çeklerin işlenmediğini, mahkemece, açılan dava alacak davası olmasına, çeklerin banka aracılığıyla davalı şirkete ödenmesine rağmen gerekli araştırma yapılmadan, sadece ticari defterlere bakılarak karar verildiğini, çeklerin davalıya teslim edildiğini, bankalardan çek fotokopileri istenmesi halinde bu hususun ortaya çıkacağını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, davacı tarafından davalıya hatır çeki olarak verildiği iddia edilen çek bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacı tarafça, davalıya hatır çeki verildiği ancak, davalı tarafından çekler iade edilmediği gibi, karşılığında mal da teslim edilmediği, bedellerinin ise, tahsil edildiği iddia edilmiş, davalı tarafça ise, davacı iddialarının yerinde olmayıp, ispat edilmesi gerektiği savunulmuştur.<br>Mahkemece, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Somut olayda, ispat yükü davacı üzerinde olduğundan davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı  ve sahibi lehine delil teşkil etmediği, birbirini  teyit de etmediğinin  belirlendiği, çekin  kambiyo senedi olup, deftere işlenme zorunluluğu bulunmadığı gibi, ödeme aracı olduğu da nazara alındığında çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının işbu iddiasını dosya kapsamı itibariyle ispat edemediği ancak, yemin deliline de dayandığı anlaşılmakla, mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkı  hatırlatılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde  hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih, .. Esas - .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 683,10 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan ...                 Üye ...                        Üye ...                   Katip ...<br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf607f9cda422621","SID":"5fd7221f339a38b0"}}