{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/615 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/141<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  davacı vekili verdiği dilekçesinde müvekkili aleyhine .... İcra Dairesinin 2017/... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu senette alacaklı gözüken kişi ile aralarında ticari bir ilişkilerinin bulunmadığını, takibin kesinleşmesinden sonra müvekkillerinden ... ...'nın babasına İİK m. 89/I, II ve III haciz ihbarnameleri gönderildiğini, söz konusu senetten ötürü de aleyhlerinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, davaya konu senetten ötürü borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine açılan davanın haksız ve yersiz olarak kötü niyetli açıldığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılardan borçlu ... ...'nın borcuna karşı ... ...'ye bono verdiğini, ... ...'ye bonoya ciro ederek borçları karşılığında ... ...'ın verdiğini, müvekkilinin alacağı için ... ... hakkında .... İcra Müdürlüğü 2017/... esas dosya ile bono takibi yapıldığını, dosyanın kesinleşmesi sebebi ile davacı ... ... ... .... İcra Müdürlüğü 2018/...  esas sayılı dosyasının, dava dilekçesinde bildirdiği adrese 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi ile 26/04/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen itiraz yapılmadığından 89/2 Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 23/05/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen itiraz olmaması sebebi ile 89/2 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, 08/06/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen 15 Gün içinde Menfi tespit davası açmaması sebebi ile ... ... ... İİK'nun 89/3 maddesi gereği dosyaya borçlu eklendiğini, davacı borçlu ...'in borcunu ödemesi için ödeme muhtırası gönderildiğini, 19/07/2018 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğini, davacılardan ..., vekili aracı ile .... İcra Hukuk Mahkemesi 2018/...  esas sayılı dosya ile tebligat usulsüzlüğü şikayet davası açması ile mahkemenin dosyayı eksik incelemesi sonucu davanın kabul kararı verilmesi ile aleyhlerine verilen kararı istinaf etmeleri sonucu ...  BAM ...  Hukuk Dairesi 2019/...  esas sayılı dosyası ile inceleme sonucu, .... İcra Hukuk Mahkemesi 2018/...  esas sayılı dosyasından verilen kararı kaldırarak ... ... tebligat usulsüzlüğü davasının kesin olarak reddine karar verildiğini, izah edilen nedenlerle tedbir kararının reddine karar verilmesi ile davacı ... ... yönünden davanın reddine karar verilmesi ile ... ... ... İİK 89/3 maddesine göre borçlu olduğundan 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinden 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığından davacının davasının reddine karar verilmesini de davacılar borcunu ödememek için kötü niyetle haksız ve yersiz dava açtığından %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve dava masrafları ile Avukatlık Kanunu 164/3 maddesine göre vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:<br>...  Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak  2019/...  esas sayılı dosyasının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak Mahkememizin 2021/...  esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhi ve gerekçeli karar evrakından birer örneğin UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiştir. <br>...  Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/09/2021 tarih, 2021/...  Esas 2021/...  Karar sayılı sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş olmakla, dosya mahkememizin 2021/... Esasını aldığı anlaşıldı. <br>GEREKÇE:<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.<br>Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.<br>Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.<br>Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.<br>Yargılamada dava, Davacı ... ... ... yönünden tefrik edilmiş ve mahkememizin 2023/... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmiştir.<br>Dava konusu icra dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu; takip dayanağı alacağın, 20/06/2017 tarihli 27.000 TL bedelli ve 21/07/2017 vade tarihli bonoya ilişkin olduğu görülmüştür. Davacı borçlu bononun düzenleyeni olup, davalı alacaklı hamil konumundadır. Senedin lehtarı ise, dava dışı ... ... ...’dür. Davacı borçlu, irade sakatlığı sebebiyle senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. <br>İrade sakatlığı halleri TBK md. 30 vd.’da düzenlenmiş olup; korkutma hali de irade sakatlığı durumlarından biridir. TBK md. 37 hükmü “Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir.” şeklindedir. Korkutulan, kendisinin veya yakınlarının kişilik ya da malvarlığı haklarına zarar geleceğini düşünmekte haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır. İrade sakatlığı bulunması, bir sözleşmenin kurucu unsurlarının eksikliğini doğurur ve kural olarak iradesi sakatlanan taraf o sözleşme ile bağlı kalmaz. Ancak TBK md. 39 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür. Maddeye göre, korkutulan korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Kambiyo senetleri açısından da irade sakatlığı halleri, mutlak def’ilerden olup, herkese karşı öne sürülebilir.<br>Somut olayda davacı, dava konusu senedin zorla alındığına ilişkin iddianın ...  ACM’nin 2019/...  Esas sayılı dosyası ile yargılama konusu olduğunu beyan etmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde TCK md. 148/2 uyarınca senet yağmasının yargılama konusu olmadığı, iddianamede zorla senet imzalatılmasına ilişkin bir anlatımın bulunmadığı ve davacının kendi beyanlarında “senedi 05/08/2017 tarihinde verdiğini, ancak bu konuda şikâyetçi olmadığı” beyan ettiği görülmüştür. Ceza yargılamasına konu olay ise, 06/08/2017 tarihinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla ceza yargılamasına konu olayın, davacının işbu davada öne sürdüğü iddialardan ayrı olduğu, işbu dava konusu senedin davacının iradesi dışında alındığı olaya ilişkin bir ceza davasının bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında olayın değerlendirilmesinde; davacının iddia ettiği senedin zorla alınması olayı 05/08/2017 tarihinde gerçekleşmiştir. ...  ACM’nin 2019/...  Esas sayılı dosyasına konu 06/08/2017 tarihinde yaşanan olaylara ilişkin davacı 08/08/2017 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Davacı için iddia ettiği korkutmanın etkisinin de suç duyurusunda bulunduğu 08/08/2017 tarihinde ortadan kalktığının kabulü gerekir. Bu kabul sonucu, davacının takip konusu senet ile bağlı olmadığını bildirmesi için 1 yıllık hak düşürücü süre 08/08/2017 tarihinde başlamaktadır. İşbu davanın 23/08/2021 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, davacının hak düşürücü süre içinde menfi tespit davasını açmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın TBK md. 39 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine karar verilmiştir. İİK md. 72 uyarınca dava, alacaklı lehine sonuçlandığından 09/11/2021 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına ve takibin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;<br>1-Davanın TBK md 39 uyarınca hakdüşürücü süre sebebi ile REDDİNE, <br>2-Mahkememizin 09/11/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, <br>3-İİK md 72 uyarınca 6.750,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 588,04-TL'nin yatıran tarafa iadesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, <br>Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2024<br><br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c316c3ad4a9f979d","SID":"cf852045282773f6"}}