{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2022/1720 - 2024/125<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1720 <br>KARAR NO\t: 2024/125<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/409 Esas 2021/1001 Karar<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı tüm taraflarca süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.03.2018 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalı, davalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait araç sürücüsünün, direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ yan şeride geçtiğini, bu esnada müvekkili sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile başka araçlara çarpmamak için manevra yaptığını, arkadan gelen sürücü ...'ın idaresindeki trafik sigortası bulunmayan ... plakalı aracın öndeki araçlara çarpması sonucu 4 araçlı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazada müvekkilin ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç ile ...'ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin herhangi bir kusurunun olmadığını, kaza nedeniyle meydana gelen maddi zararın davalı, Güvence Hesabından ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden karşılanması amacıyla davalılara başvuruda bulunulduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini, müvekkilin kazadan önce 1.774,35 TL karşılığı çalıştığını, kazada müvekkilin ... plakalı aracının pert olduğunu, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ortaya çıkan iş gücü kaybı nedeniyle 500,00 TL ve ... plakalı aracın pert olması nedeniyle 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini; yine 20.000,00 TL manevi tazminatın ...…. Ltd Şti’den tahsilini istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının kusuru, zararını ve maluliyeti kanıtlaması gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde maddi tazminat olarak  kazanç kaybı ve araç hasarı talep edildiğini, bu maddi tazminat kalemlerinin ...'nın sorumluluğunda olmadığını, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkilin sorumluluğunun araca atfedilecek kusur oranında olduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak %1,8 teknik faize göre belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Ulu. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde anlatılan trafik kazasında müvekkilin kusurunun olmadığını, müvekkilin hiçbir araca çarpmadığını, kimsenin de müvekkiline çarpmadığını, müvekkilin kazaya karışmadığını, maddi tazminat talebini kabul etmediklerini, savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; davanın, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasına ilişkin olduğu; Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından davacı ...'ın 01/03/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle yürürlükte bulunan \"Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri\" uyarınca tanzim edilen raporda; davacının tüm vücut özür oranının %2 (yüzde iki ) olduğu sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlamasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir ) ay  olduğu; tıbbi iyileşme süresinin 2 (iki ) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği;  kusur ve hesap yönünden bilirkişiden rapor alındığı, raporların karar vermeye elverişli olduğu, tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; 01.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsünün (...'a ait, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç) %75 oranında asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün (Trafik Sigortası bulunmayan araç) %25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün (davacının) kusurunun bulunmadığı,  davacı ...'ın 01.03.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, tüm vücut özrü oranının %2 olduğu, iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği, 1 ay süre ile bakıcıya ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, davacının tazminata hak kazandığı, davalıların TBK 61. madde kapsamında müteselsil sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmakla, TRH 2010 yaşamı tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu kapsamında davacı lehine, 2.208,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 16.774,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, hasar yönünden yapılan hesaplamada hurda bedelinin düşülmesi akabinde toplam zararın 5.750,00-TL olduğu, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle;“1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 16.774,39 TL sürekli iş göremezlik, 2.208,49 TL geçici iş göremezlik  ve 5.750,00-TL maddi tazminat olmak üzere toplam 24.732,88 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden  20/04/2019 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalı ... yönünden 04/05/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalı ...... Ltd. Şti. yönünden 01/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE, \" karar verilmiştir.<br>Mahkemece, davacının tashih dilekçesi üzerine de; dosya üzerinden inceleme yaparak, davacının manevi tazminat talebine yönelik kısa ve gerekçeli kararda manevi tazminata yönelik olarak hüküm kurulmadığından bahisle hükmün HMK’nın 305/a maddesi gereğince tamamlanabileceğinden bahisle  manevi tazminat, ferileri ve yargılama giderlerine yönelik hüküm kurularak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve davacı lehine 6.000,00 TL manevi tazminata karar verilerek söz konusu kararın da gerekçeli karar ile birlikte tebliğine karar vermiş karar, tüm taraflarca istinaf edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi tarafından PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplamanın nazara alınması gerekirken, mahkemece AYM tarafından yapılan iptale rağmen TRH2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplamanın dikkate alınmasının uygun olmadığını; AYM iptal kararından sonra TRH2010 Yaşam Tablosuna ve 1,8 teknik faize göre hesaplamanın mümkün olmadığını;Yargıtay’da iptal kararından sonra TRH2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Formülüne göre hesaplamayı kabul ettiğini; Bu nedenle çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu;manevi tazminatın da çok düşük olduğu gibi hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını, Kaza Tespit Tutanağından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı aracın %75 oranında, ...'nın eylemlerinden sorumlu olduğu aracın %25 oranında kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde müvekkilinin %2 maluliyetinin meydana geldiğini, 2 ay iş göremez kaldığını, buna göre manevi tazminatı çok yetersiz olduğunu, belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından sigortalı araca %75 kusur izafe edildiğini, kusuru kabul etmelerinin mümkün olmadığını; mahkemece kusura yönelik itirazlarının nazara alınmadan davanın esası hakkında karar verildiğini, raporun denetime elverişli olmadığını, meydana gelen olayda, müvekkili tarafından sigortalanan aracın dava dışı ... plakalı araç ile kaza yaptığını, davacının sevk idaresindeki aracın da ... plakalı aracın arkasından gelmekte iken bu araca çarpmamak için direksiyon kırdığını ve onun da arkasından gelen aracın kendisine çarptığını, araç kullanımı sırasında davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiğini, davacının önündeki araçlar ile takip mesafesini koruması gerektiğini, bu durumda yan şeride geçmesine de gerek kalmaksızın durabileceğini, davacının bu kuralı ihlal ederek, aniden yan şeride geçerek arkasından gelen aracın kendisine çarpmasına neden olduğunu, bu nedenle kusur değerlendirmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, kaldı ki bilirkişinin sadece ihlal edilen maddeleri belirlediğini, her hangi bir kusur belirlemesi yapmadığını, bu nedenle yeterince açık olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu,maluliyet oranı açısından, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması yerine Hacettepe Üni. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD’den alınan raporun yeterli olmadığını, ayrıca müvekkili tarafından medikal firmadan alınan uzman görüşünde de davacının kazaya bağlı engel durumu olmayacağının tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplama açısından; geçici iş göremezlik zararlarından müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde zararını sürekli iş göremezlik zararı olarak belirlemiş iken talebi aşar şekilde geçici iş göremezliğe karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere SGK tarafından davalıya 1.340,21 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını ve söz konusu ödemenin davalının zararını karşıladığını, davacının kalıcı maluliyeti olmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik zararı da oluşmayacağı, araç hasarı yönünden ise; bilirkişi raporunda aracın pert total işlemine tabi tutulacağının belirtiliğini, pert totala tabi olması halinde zararın kasko şirketi tarafından karşılanacağını, dolayısı ile bu durumda müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmayacağını; belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkiline eksik evrak ile başvurduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu’ndan alınmaması ve uygun yönetmelik çerçevesinde alınmaması nedeniyle karar vermeye elverişli olmadığını, kusur raporunun da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, alınan raporun karar vermeye ve denetime elverişli olmadığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin sorumlu olmadığı halde mahkemece müvekkili aleyhine 2.208,49 TL geçici iş görmezlik ödemesine karar verildiğini, bunların yanı sıra; araç hasarından da sorumlu olmadığı halde buna ilişkin de müvekkili hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı ... .... Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içermediğini, gerekçenin açık olmadığını, bu nedenle yasaya aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece hükme esas alınan raporların karar vermeye elverişli olmadığını, meydana gelen kazada takip mesafesini korumayan davacının tamamen kusursuz kabul edilmesinin hatalı olduğunu, itirazları doğrultusunda rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait aracın seyri sırasında, önüne direksiyon kıran diğer araca çarpmamak için manevra yaptığını, müvekkiline ait aracın bu şekilde kazayı atlattığını, davacının da benzer şekilde manevrası sonunda, arkasından gelen ... yönetimindeki ... plakalı aracın  kendisine ve ... plakalı araca çarptığını, olayda müvekkiline ait aracın çarpışmadığı, diğer 3 aracın çarpıştığını ve kazada tam yahut ağır kusurlu olanın ... plakalı (...) araç olduğunu, takip mesafesini korumayarak kazaya sebep olduğunu; müvekkili yönünden bilirkişinin değerlendirmesinin doğru olmadığını, müvekkili aleyhine takdir edilen tazminatların da hukuka aykırı olduğunu; kusuru olmayan müvekkilinin zarardan sorumlu tutulamayacağını, yine aynı şekilde, mahkemece manevi tazminat koşulları bulunmadığı halde müvekkilinin manevi tazminattan sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, kusuru bulunmayan müvekkilinin bu zararlardan sorumlu tutulamayacağını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile araç hasarından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Mahkemece 4 aracın karıştığı kazada kazanın Kaza Tespit Tutanağında gösterilen şekilde olduğu kabul edilerek alınan kusur raporu, davacının maluliyetine yönelik rapor ve davacının aracındaki hasara yönelik rapora göre davacının maddi ve manevi zararlarına yönelik davanın esası hakkında karar verilmiş, hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir.<br>1-Davalıların kusur raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Kusur, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının belirlenmesi açısından önemli olduğu kadar birden fazla kişinin eyleme katılması durumda, tazminattan sorumlu olanların ne oranda sorumlu olacağını da belirlediğinden, kusur oranın doğru şekilde tespit edilmesi gerekir. Kusurun tespitinde taraflar arasında olayın oluş şeklinin uyuşmazlık konusu olması durumunda, dosyaya sunulan deliller çerçevesinde kazanın oluş şekli tespit edilerek kusur belirlenmelidir. Trafik kazalarında Kaza Tespit Tutanağı, kazanın oluş şekline yönelik aksi sabit oluncaya kadar geçeli bir delil ise de, aksi her zaman ileri sürülebileceğinden, görülmekte olan davada kazanın Kaza Tespit Tutanağında kabul edilen şekilde olmadığının ileri sürümesi halinde, bu kapsamda deliller değerlendirilmeden kusur tespiti yapılamaz.<br>Somut olayda; 4 aracın karıştığı trafik kazasına istinaden tanzim edilen kaza tespit tutanağında kazanın oluş şekli, \"Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ani fren yapması neticesi aracın hakimiyetini kaybederek araç, aynı yön istikamatte şeritten çıkarak sağ yan şeride geçmesi neticesi, yine aynı istikamette seyir halinde olan Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesi, yine aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile önünde bulunan araçlara çarpmamak için sağa manevra yapması neticesi bu aracın arkasından gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ön bölümü ile ön ilerisindeki ... plakalı otonun arkasından çarptığı, yine ön kısmı ile ... plakalı otonun sağ arka kısmına çarpması neticesinde dört araçlı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.\"  denilerek belirlenmiş olaya ilişkin kaza krokisinde ise kaza öncesi ... plakalı aracın sol şeritte seyrettiği sırada, diğer 3 aracın bu şeridin sağındaki, soldan 2. şeritte seyrettiği, ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile diğer araçların şeridine girmesi ile kazanın meydana geldiği değerlendirilerek, ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini, kaybederek şerit ihlali yapması nedeniyle, ... plaka sayılı trafik sigortası bulunmayan diğer araçların en arkasından gelen aracın da takip mesafesini korumadığından, kazanın meydan gelmesinde kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağındaki olaya ilişkin anlatım, krokideki kaza öncesine ilişkin çizim ile kusur verilen hususlar birbiri ile uyumlu olmadığı gibi, kovuşturma sırasında alınan ifade ve beyanlar ile de kaza tespit tutanağında kabul edilen olayın oluş şekli uyumlu değildir. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda bilirkişi, kazanın sol şeritte giden ... plakalı çekici ve dorsenin ... plakalı aracın ve bu aracın ve arkasında peşi sıra takip eden diğer araçların şeridine girmesi ile meydana geldiği kabul edilerek, en öndeki olduğu ve kontrolsüz şerit değiştirdiği kabul edilen ... plakalı araç sürücüsüne ve aynı şeritte en arkadan geldiği kabul edilen ... plakalı araç sürücüsüne takip mesafesini korumadığından kusur verildiği görülmüş, kusur raporunda kazaya ilişkin soruşturma beyanları değerlendirilmemiştir. <br>Bu durumda, mahkemece hükme esas alınan kusur raporu karar vermeye elverişli olmadığından, kazanın da oluş şekli de eldeki davada uyuşmazlık konusu olduğundan, kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve varsa ceza dosyası dosya içerisine kazandırılarak, Adli Tıp Kurumundan veya Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış bilirkişilerden oluşacak heyetten alınacak rapor ile, öncelikle Kaza Tespit Tutanağı, soruşturma ve varsa ceza dosyası, araçlarda meydana gelen hasar ve çarpma noktaları değerlendirilmek suretiyle  kazanın oluş şeklinin tespit ediliği ve  tespit edilen oluş şekline göre kusur durumunun değerlendirildiği kusur raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>2-Bir kısım davalıların maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinde; Mahkemece hükme esas alınan Hacettepe Üni. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda, \"üst ekstrimiteye ait sorunlarda özürlülük oranı değerlendirilmek suretiyle, sağ omuzda hareket kısıtlığı olduğundan bahisle özürlülük oranın %2 olduğu, iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceği, bir ay da bakıcı ihtiyacı olduğu\" rapor edilmiş, rapora davalılar tarafından itiraz edilerek, kazaya bağlı maluliyetinin oluşmayacağı ileri sürülmüştür.<br>Davacının tedavi evraklarında sağ 1, 9 ve 10. Kotlarda posteriorda fraktür olduğu tespit edildiği görülmüştür.<br>Öte yandan hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının omuz hareket kısıtlılığı ile meydana gelen yaralanması arasında illiyet bağı olduğuna yönelik değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle alınan maluliyet raporu karar vermeye ve denetime elverişli olmadığından, davalıların da itirazı gözetilerek, TBK'nın 54. maddesi gereğince çalışma gücünün azalması ve yitirilmesine esas alınacak kaza tarihinde yürürlükte buluna yönetmelik çerçevesinde, davacının geçirdiği kaza nedeniyle maluliyeti/özürü meydana gelip gelmediği, omuzunda hareket kısıtlılığı mevcut ise kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, hususlarının da değerlendirildiği, sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun tespit edildiği, ayrıca davacı fiilen çalışmaya başlamış ise geçici iş göremezlik sürenin bu süreyi geçmemek üzere tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.<br>Kabule göre ise; ...'nın, Sigortacılık Kanunu ve ... Yönetmeliği çerçevesinde sorumluluğu bedensel zararlarla sınırlı olup, davacıya ait aracın hasarı nedeniyle oluşan zararlardan sorumlu tutulmuş olması da doğru olmamıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek öncelikle kazaya ilişkin soruşturma dosyasının ve varsa ceza dosyasının dosya içerisine kazandırılarak, kusur durumuna  ve maluliyet ilişkin olarak yukarıda açıklandığı üzere raporlar alınarak, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu ve davacının maluliyet durumu tespit edilerek, bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalıların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/12/2021 tarihli, 2018/409 Esas 2021/1001 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin tüm, davalıların sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine,<br>4-İİK'nın 36. maddesi gereğince; Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/255 D.iş,  2022/255 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına yönelik kararına istinaden Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2022/4775 E. Sayılı dosyasına depo edilen 57.300,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b243ba73fcfbb23","SID":"3b76a18c5b3f395a"}}