{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2169 <br>KARAR NO: 2024/85<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/06/2021<br>NUMARASI: 2020/926 Esas - 2021/506 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 15/05/2014 tarihinde, davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sebep olduğu kaza nedeniyle müvekkillerinin yaşı küçük oğlu (2010 doğumlu) ...'in ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davadan önce 23.06.2014 tarihinde davalı ... şirketince müvekkillerine bir miktar (toplam 8.116,90-TL)  ödeme yapılmış ise de bunun yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik  davacılar yararına ayrı ayrı 500'er-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 500-TL cenaze gideri olmak üzere toplam 1.500-TLmaddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 23.06.2014 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve  davacı anne ..., baba ...  için 20.000'er-TL ve kardeş (2012 doğumlu) ... için 10.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.07.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam  66.685,73-Tl olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın çocuk yaştaki merhumun ağır kusuru ve  anne-babasının çocuk üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın müvekkilinin %70 eğimli yolda yokuş yukarı normal ( 20-30 km) hızla giderken maktül çocuğun aniden yola çıkıp sol arka tekerleğe çarpmasıyla meydana geldiğini, kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''.. davalıların hukuki sorumluluğunun doğması için davalı araç sürücüsünün kazanın oluşunda kusurlu olmasının gerektiği, davalı araç sürücüsünün yargılandığı Küçükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/353 Esas nolu davasında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görevli heyetten alınan raporda davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, mahkemece verilen beraat kararının kesinleştiği ve görevsiz mahkemede kusur durumuna  ilişkin adli tıp genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan raporda davalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığının belirlendiği anlaşılmakla davalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığından davalılar aleyhine tazminata hükmedilemeyeceği '' gerekçesiyle, DAVANIN REDDİNE, karar verilmiş; davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davacılar vekili;  eksik ve yetersiz inceleme ile keşif yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporlarına dayanılarak  davanın reddine karar verildiğini, davalı sürücünün 4 yaşındaki çocuğun ölümüne tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, kusur konusunda dosya içinde farklı ve çelişki oluşturan raporlar olduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle,  her ne kadar kaza tespit tutanağında yaşı küçük yayanın  trafiği tehlikeye düşürecek  davranışlarda bulunma kuralını ihlal ettiğinden, davalı sürücünün ise dikkatsiz ve kontrolsüz araç kullanması nedeniyle kusurlu olduğu;  görevsiz mahkemece alınan ve ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 16.08.2016 tarihli raporda sürücü ...'ın yola dikkatini vermeden seyrini sürdürdüğünden %25 tali kusurlu, 2010 doğumlu müteveffa yaya ...'in taşıt yolunu kontrol etmeden yola girip aracın sadmesine maruz kaldığından %75 asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen ceza dosyası kapsamında alınan  ve  sanık sürücüye tali, müteveffa yaşı küçük yayaya asli kusur izafe eden ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18.06.2015 tarihli rapor ile  müteveffa yayanın asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücünün ise kusursuz olduğu tespitini içeren  İTÜ 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu arasında oluşan çelişkinin, her iki raporu irdeleyen 05.12.2018 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile giderilmiş olmasına; hukuk hakimi ceza mahkemesindeki beraat kararı ile bağlı değil ise de, kesinleşen ceza dosyasında, 'yetişkin gözetiminde olması gereken çocuğun tek başına sokakta oynadığı alandan eve gitmek isterken yola aniden soldan giriş yaparak  sanığın kontrollü olarak kullandığı aracın sol arka tekerleğinin altında kalarak hayatını kaybetmesi şeklinde gerçekleştiği' kabul edilen maddi vakıa ile bağlı olmasına;  davacılar murisi yaşı küçük yayanın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğunun anlaşılmasına göre yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik  bulunmadığından (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2018/2455 Esas, 2019/12431 Karar sayılı ilamı) davacılar vekilinin istinaf başvurusunun  HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine,  2/İstinaf eden davacılardan alınması gereken 427,60-TL harcın peşin yatırılan toplam 809,55-TL (269,85-TLx3) harcın düşümü ile fazladan alınan 381,95-TL istinaf ilam harcının talep halinde davacılara iadesine3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"63baa5e4d90333a1","SID":"77323811e3e2a96c"}}