{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2360 <br>KARAR NO: 2024/87<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/06/2023<br>NUMARASI: 2018/1171 Esas - 2023/471 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 12.11.2007 tarihinde, müvekkili davacının yolcu olarak bulunduğu, davacının eşi ...'nın sürücüsü, davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı  olduğu ... plaka sayılı aracın karıştığı tek taraflı  trafik kazası sonucunda  sürücü ... ile araçta yine yolcu olarak bulunan müvekkilinin oğlu ...'un vefat ettiğini, davacı ...'nin ise yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde her ne kadar müteveffa sürücü ...'nın  asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, davalı kurumun (aracın çarpmış olduğu bariyerin bir kısmının açık olması ve su kanalı ile ilgili uyarıcı levha bulunmadığından) tali kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde  bu olay nedeni ile davacının eşi ... ve oğlu ...un desteğinden mahrum kaldığını, kendisinin ise malül kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının eşini kaybetmesi nedeniyle şimdilik 2.000-TL, oğlunu kaybetmesi nedeniyle 2.000-TL ve  kendi yaralanması nedeniyle  1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan ve   40.000,00-TL manevi tazminatın ise davalı kurumdan  alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafından daha önce Sakarya 1. AHM 2009/36 E, 2010/22 K sayılı açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle davacının ...'nın ölümü  yönünden destek tazminatı yönünden kesin hüküm bulunduğunu, kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacının oğlu ...'un ölümü nedeniyle ise mirasçısı ...'a velayeten  annesi ... tarafından açılan davada Ankara 8. ATM'nin 2012/720 E sayılı davanın mirasçıya yapılan ödeme nedeni ile feragat ile sonuçlandığını, davacının eşi ve oğlunun ölümü nedeniyle malûliyet ve destek olgusunu ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı,Karayolları Genel Müdürlüğü, davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesinin davanın kesin hüküm bulunması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair kararına karşı, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu neticesinde, Dairemizin 13/09/2018 tarih, 2018/1629 Esas,  2018/861 Karar sayılı ilamı ile; \"..Davacı tarafından Sakarya 1. AHM'ye açılan  2009/63 E, 2010/22 K sayılı davada davacının sadece eşi sürücü ...'nın desteğinden yoksun kalması nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunduğu ve sadece sigorta şirketinin hasım gösterildiği göz önünde tutulduğunda bu davanın sadece bu yönden kesin hüküm oluşturduğu, davacının diğer maddi tazminat talepleri ile Karayolları Genel Müdürlüğüne yönelik manevi tazminat talebi yönünden kesin hüküm bulunmadığı, bu durumda davacının oğlu ...'un desteğinden yoksun kalması ve kendisinin yaralanmasına dayanarak talep ettiği maddi-manevi tazminat davası ile ilgili olarak tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek  delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,...''  gerekçesiyle, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince, kaldırılmasına karar verilmiş; Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde, ''...somut olaya konu tek taraflı trafik kazasında sürücü ... ve  yolcu ...'nın olay yerinde vefat ettiği, yolcular ... ve ...'nın yaralandığı, kazanın  meydana gelmesinde sürücü müteveffa ...'nın asli ve %100 kusurlu olduğu;  dosya içerisindeki nüfus kaydına   göre, davacının ölenlerin annesi ve eşi olarak mirasçısı olduğu; alınan aktüer bilirkişi raporuna göre  davacının müteveffa oğlu ...'nın ölümü sebebiyle kızı ...'a 17.07.2013 tarihinde ödenen 20.092-TL, imam nikahlı eşi  ...'e 21.12.2015 tarihinde ödenen 59.908- TL sebebiyle kaza tarihinde cari olan 80.000-TL teminat limitinin tüketildiği; ancak davanın 05.11.2014 tarihinde ikame edildiği; dolayısıyla imam nikahlı eşe ödeme yapıldığı tarihte davalı sigorta şirketinin başkaca hak sahibi olduğunu bildiği; bu nedenle KTK'nın 96/f.2 maddesinde yer alan '' Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyi niyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.'' düzenlemesinden yararlanamayacağı, ihmali sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, bu nedenle her üç hak sahibinin bu dava tarihi itibariyle davalıya müracaat etmesi ve bu tarihteki ücret verilerine göre, hesaplanan zararların teminat limitini aştığı; dosya kapsamında alınan hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, kaza tarihindeki teminat limitine hesaplanan zararların oranlaması sonucu hak sahiplerine isabet eden tutara nazaran, davacı müteveffanın annesi ...'ye isabet eden tutarın 18.245,61- TL olduğu; davacı vekili tarafından 10/05/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 18.245,61-TL olarak artırdığı, davalı sigorta şirketinin bundan sorumlu olduğu,  davacının müteveffa eşi ...'nın ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ise Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/36 E. Sayılı dosyasından verilen kararın davalı sigorta yönünden kesin hüküm sayılması sebebiyle talebinin yerinde olmadığı; davacının kendisinin maluliyetine yönelik talebinin ise 14.06.2023 tarihli duruşmada feragat etmesi sebebiyle feragat nedeniyle reddine  ve davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden açılan maddi ve manevi tazminat taleplerininde idari yargı görevli olması nedeniyle yargı yolu caiz olmadığından  reddine karar verilmesi gerektiği  ''kanaati ile; Davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile,1-Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yönünden açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin idari yargı görevli olması nedeniyle yargı yolu sebebiyle REDDİNE, 2-Davacının maluliyete ilişkin maddi tazminat talebinin FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 3-Davacının müteveffa ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/63E. Sayılı dosyasında verilen kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, 4-Davacının müteveffa ... yönünden  18.245,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. Karara karşı  davalı sigorta şirketi vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf nedenleri: Davalı sigorta şirketi vekili; ıslah edilen rakama ilişkin olarak ıslah zaman aşımı defi nazara alınmadan karar verildiğini, davanın kısmi dava olarak açıldığını, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair hiçbir emarenin bulunmadığını, davacının verdiği 09.05.2023 tarihli dilekçesi ile davanın belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek oğlu ...'un ölümü ile ilgili olarak  maddi tazminat talebini 2.000-TL'den 18.245,61-TL'ye yükselttiğini, 16.245,61-TL yönünden zaman aşımından red kararı verilmesi gerektiğini,  kaza nedeniyle müteveffa ...'un hak sahiplerine ödeme yapılmakla teminat limitinin tükendiğini,  kararın müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini  belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan  ölüm ve cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası  açabilir.  (2)  Karşı  tarafın  verdiği  bilgi  veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir.  Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak  miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle, her ne kadar dava dilekçesinde açıkça davanın HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmemiş ise de, dava dilekçesi içeriğinden, '' kaza nedeniyle hem yakınlarını kaybeden hem de maluliyete uğrayan  davacı için  maluliyet oranının tespiti ile bu oran dahilinde tazminatın ödenmesi ile davacının eşi ve oğlu olan  ... ile ...'nin vefatı nedeniyle aktüer hesabı yapılarak geride kalan mirasçıları  ve bakmakla yükümlü oldukları mirasçılarının hak ettiği destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi'' talep edilmiş olup, bu hali ile yerel mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabul edilmesinde bir yanılgı bulunmamasına;  belirsiz alacak davasında, alacağın tamamına ilişkin zamanaşımının; dava tarihi itibariyle kesilmesi nedeniyle bedel artırımı yapılan rakamın zaman aşımına uğramayacak olmasına; KTK'nın  96. maddesinin 1. fıkrasında garameten ödeme ilkesi düzenlenmiş olup, aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır\" düzenlemesine yer verilmiş olmakla, iki kişinin öldüğü ve iki kişinin yaralandığı somut olayda dosya kapsamından, ...'nın vefatı nedeniyle  davalı sigorta şirketi tarafından kızı ... için 16.07.2013 tarihinde  26.212,00-TL ve imam nikahlı eşi olarak ... için  28/12/2015 tarihinde  59.908,00-TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 72.997,00-TL ödenmiş olmakla, kişi başına teminat limiti 80.000,00-TL tüketilmiş ise de, eldeki  davanın 05.11.2014 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında imam nikahlı eşe ödeme yapıldığı tarihte davalı sigorta şirketinin başkaca hak sahibi olduğunu bildiği anlaşıldığından, dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda yapılan garame hesabı sonucunda davacıya isabet edecek rakam olarak tespit edilen 18.245,61-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına göre (Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2020/1402 Esas, 2021/3299 Karar sayılı ilamı) davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b/1 gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf eden davalıdan alınması gereken  1.246,36 -TL harçtan peşin yatırılan 311,59-TL harcın düşümü ile  bakiye 934,77-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1bfe2be456bbca8","SID":"c60edc469bff853e"}}