{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2561 - 2024/78<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2561 <br>KARAR NO\t: 2024/78<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/109 Esas 2021/704 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/02/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 12.10.2018 tarihinde  davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ve davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının ağır derecede yaralandığını ve malul kaldığını, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, araç içinde yolcu olarak bulunan davacının kusuru bulunmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/183561 sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 22.10.2019 tarihli raporuna göre %21 oranında malul, 6 ay süreyle iş göremez ve 45 gün süre ile bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, davalı şirkete yapılan başvuruya istinaden 18.12.2019 tarihinde 137.797,69 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu, davada tüm dekleştirme nedenleri gözetildiğini ve teselsül hükümlerine dayanıldığını, davacının otomotiv elektromekanikeri olduğunu, ... Meslek Yüksek Okulu İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümünde öğrenci olduğunu, dava konusu kazanın ... AŞ'ye ait fabrikada mesleki eğitim yaptığı sırada (staj) iş çıkışı meydana geldiğini, zarar hesabında davacının gelirinin bu hususlara göre tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 400,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 222.202,31 TL olarak ıslah etmiştir. \t<br>\tDavalı vekili, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan müracaat üzerine davacının % 21 maluliyet oranı ve % 100 kusur oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılarak 25.12.2019 tarihinde 137.797,69 TL ödeme yapıldığını, 18.12.2019 tarihli ibraname ve tazminat makbuzu ile davacının davalı sigorta şirketini ibra ettiğini ve her türlü hukuki işlemden feragat ettiğini, talep edilen tazminatın teminat limitiyle sınırlı olarak ödeme yapıldığını ve sorumlulukları kalmadığını, davacının aynı maluliyet oranı üzerinden talepte bulunduğundan ibraname ile bağlı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, ibraname ve dekontu ekte sunduklarını, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bakıcı giderinin sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacının ileri sürdüğü maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığından iş göremezlik tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının öğrenci olup aktif ve fiili gelir getirici bir çalışması olmadığı için geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğinin gözetilmesi, davacının ileride gelir getirici bir işte çalışmaya başlayabileceği yaştan itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanabileceğini, zorunlu askerlik hizmeti süresince iş göremezlik zararının söz konusu olamayacağını, davacının dava konusu araçta bulunmasının hatır taşıması kapsamında gerçekleştiğinden hesaplanacak tazminattan hatır indirimi yapılması ve SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, haksız fiilden doğan davada yasal faiz talep edilebileceğini, davacının ilave tazminat talep ettiğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 12.10.2018 tarihinde dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken aynı yönde seyir halinde olan dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.10.2019 tarihli rapor ile davacının vücut genel çalışma gücünden % 21 oranında kaybettiğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen ve hükme esas alınan raporda poliçe teminat limiti ile dava açılmadan önce yapılan ödeme nazara alındığında bakiye 222.203,31 TL zararı bulunduğunun anlaşıldığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunan ve davacının içinde bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, kazada davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığını, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinden davacının araçta hatır için taşındığı gözetilip tazminattan indirim yapılması gerektiği ifade edildiği, davaya konu trafik kazasında davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunun anlaşılmasına ve dosya kapsamına göre davacı ile dava dışı araç sürücüsünün arkadaş olduğunun ifade edilmiş olmasına göre davacının araçta herhangi bir bedel karşılığı taşınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve hatır taşıması olduğu kabul edilerek tazminattan takdiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği, davada davacının kaza sonrası geçici iş göremezlik zararı bulunduğu yine bakıcı gideri zararı bulunduğu belirtilmiş ise de poliçe teminat limiti ile davacı vekilince sunulan 10.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesi içeriği nazara alındığında bu yöndeki talebin (toplam 500,00 TL ) reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 177,761,85 TL'nin 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan müracaat üzerine ödeme yapıldığını ve 18.12.2019 tarihinde sigorta şirketinin ibra edildiğini, davacının % 21 maluliyet oranı ve % 100 kusur oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılarak 25.12.2019 tarihinde 137.797,69 TL ödeme yapıldığını, talep edilen tazminatın teminat limitiyle sınırlı olarak gerekli ödeme yapıldığını ve sorumlulukları kalmadığını, davacının aynı maluliyet oranı üzerinden talepte bulunduğunu ve bu durumda imzaladığı ibraname ile bağlı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, davacının beyanlarına göre emsal ücret araştırması yapılmak suretiyle yeniden hesaplama yapılıp davacının beyanına göre maluliyet oranının % 21 olduğunun kabulü ile yapılan ödemenin düşülerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, maluliyet oranının denetlenmesi suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet oranının %21 olarak kabul edilerek hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, hesaplamaya esas alınan farazi ücret davacının çalışacağı işe göre değil başka bir işe göre hatalı olarak fazla belirlendiğini, davacının metal işçisiymiş gibi emsal ücret araştırması yapılarak ve davacının yapacağı meslek dışındaki bir koda ilişkin TÜİK verisi esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının somut durumuna en yakın ve objektif bildiriminin staj yaptığı fabrika tarafından yapılan bildirim olduğunu, progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini, 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, 12.10.2018 tarihinde dava dışı ...’ın idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ve davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş, mahkemece kazaya ilişkin ceza soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 06.12.2018 tarihli raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin müracaatı üzerine düzenlendiği anlaşılan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.10.2019 tarihli rapor ile davacının vücut genel çalışma gücünden % 21 oranında kaybettiğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 31.08.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalara göre  %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile 177.761,85 TL'nin 22.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda dava dilekçesinde davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunulduğu, mahkemece kararın gerekçe kısmında geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerine ilişkin olarak bu yöndeki taleplerin reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu talepler yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm oluşturulmadığı gibi davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtildikten sonra hüküm altına alınan tazminat tutarının belirtildiği, tazminatın niteliğine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediği, bu haliyle hükmün HMK’nın 297. maddesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığındın kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>\t2-Dosya içeriğinden davanın 12.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminat, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu, mahkemece davacı vekilinin müracaatı üzerine Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.10.2019 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alındığı, yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespitine ilişkin rapor alınmadığı, davacının uğradığı zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, varsa iş ve güçten kalma süresinin belirlenmesi gerekmektedir.<br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br> \tBu durumda davalının davacının gerçek zararından sorumlu olduğu nazara alınarak gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece davacının 12.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmasına ilişkin tüm tedavi evrakları getirilerek davacının kaza nedeniyle maluliyeti, kaza sonucu yaralanması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı, kazaya bağlı maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığının Yargıtay uygulamalarına uygun olarak kazanın vuku bulduğu tarihte yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti için Adli Tıp Kurumu ya da üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden rapor alınması gerekirken davacının müracaatı üzerine  olay tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre  düzenlenmiş raporun hükme esas alınmış olması doğru görülmemiştir. <br>\tKabule göre de davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup dava dışı sürücünün idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının hatır için taşındığı ve olayda hatır taşıması mevcut olduğu kabul edilerek tazminattan takdiren % 20 oranında indirim yapıldığının belirtildiği, hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimin, hesaplanan tazminat tutarından yapılması gerekirken hükme esas alınan 31.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olarak belirlenen tutar (222.203,31 TL) üzerinden yapılmış olması doğru değil ise de bu husus istinafa gelenin sıfatına göre kaldırma nedeni yapılmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre istinafa başvuran taraf yararına oluşan kazanılmış haklarda dikkate alınarak karar verilmesi ve davadaki sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talepleri bakımından ayrı ayrı 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesine uygun olarak hüküm oluşturulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2021/14522 esasına yatırılan 275.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"194640ad9cfb1a55","SID":"f9dbd7ac089f9f38"}}