{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1394 <br>KARAR NO\t: 2024/115<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>KATİP\t\t: ...  ...<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/750 Esas, 2022/506 Karar<br>DAVACI\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşımacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 02/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA : Davacı vekili, faturalardan doğan alacağın ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla ....... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, zira davacı tarafından müvekkiline daha önce fatura borcu olduğuna dair bir ihtarname gönderilmediği gibi fatura da tebliğ edilmediğini, ayrıca aralarında BS/BA mutabakatının da gerçekleşmediğini, tüm bu hususların dahi müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını ve faturaların ödenmiş olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, davacı tarafın takibe dayanak sunduğu ........ tarihli, ........ TL bedel içeren fatura, ....... nolu ........ TL bedel içeren fatura, ....... tarihli, ......... TL bedel içeren fatura, ......... TL bedel içeren fatura, ........ TL bedel içeren faturaların tamamının peşinen ödendiğini, davaya konu faturalar incelendiğinde faturaların tanzim edildiği gün ödendiği anlaşılmakla birlikte davacının faturaların bedelinin ödenmediğini ispat etme yükümlülüğü doğduğunu, ancak davacı tarafın dava dilekçesi ile faturaların ödenmediği yönünde herhangi bir delil sunmadığını, dava dilekçesinde de borcun varlığına ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığını, tahsil edilen faturaları tekrar tahsil etme yoluna girerek haksız kazanç elde etmeye çalışıldığını, davacı tarafın takibe dayanak olarak sunduğu ......... TL bedel içeren faturanın ise müvekkili şirket adına olmayıp......... adına düzenlendiğini, söz konusu faturanın  müvekkiline ait şirket adına düzenlenmediğini ve fatura borçlusunun  müvekkili olmadığını, müvekkilinin .......... TL bedel içeren faturanın borçlusu  olduğunu kabul etmemekle beraber mahkeme aksi kanaatte ise işbu fatura da kapalı fatura olup bedeli ödenmiş fatura niteliği taşıdığını beyanla davanın reddi ile asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, taşıma ilişkisi çekişmesiz olup, davacı taraf TMK.'nın 6. maddesi gereği, taşımayı yaptığını ve ücrete hak kazandığını ispat etmekle yükümlü olduğu,  davacıya ait işletme defteri ile davalıya ait ticari defterlerin incelendiği, takip talebine eklenen ve eklenmeyip de davalı adına düzenlenen faturaların tamamının davalı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturaların tamamının kapalı fatura oldukları, ticari teamüller gereği kapalı faturaların ödenmiş kabul edildiği, faturaların kayıttan geçirilip ticari defterlere işlendiği, bu haliyle davacının alacağı tahsil ettiği, davalının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat olunamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, mahkemece her ne kadar davacının takipte kötü niyetli olduğunun ispat olunamadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmişse de davacı tarafın basiretli bir tacir olduğunu, alacağın tahsil edilip edilmediğini bilmesi gerektiğini ve ticari teamül gereği açık/ kapalı fatura terimlerine vakıf olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kötü niyet tazminatı verilmesi bakımından istinaf isteminde bulunmuştur. <br>Davacı vekili, davalının fatura bedellerinin ödendiğini beyan ederek mal/hizmetin alındığını ikrar ettiğini, mal/ hizmetin alındığını kabul eden davalının, borcun ödendiğini de yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davaya konu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup kayıtların mevzuat ve usulüne uygun olduğuunun rapor edildiğini, taraflar arasında toplam 10 adet ........ bakiye alacaktan dolayı; ....... TL ödeme yapıldığını, alacağın somut olarak ortaya konduğunu, bu durumda ispat yükünün faturalar nedeniyle borçlu olmadığını savunan davalıya ait olduğunu, 818 sayılı BK.nun 86. maddesine göre, ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu belirtilmemiş ise muaccel olan borca mahsup edildiğini, fatura düzenlenmesinden sonra yapılan ödemelerin takip ve dava konusu borca mahsuben yapıldığına ilişkin anılan kanun hükmü gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını beyanla kararın kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taşıma sözleşmesinden doğan fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67/1 maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. <br>Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf  nedenleri ve kamu düzeniyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>TTK'da ya da VUK'da kapalı fatura kavramının tanımı yoktur. Bu kavram ticari örf ve âdet hukukundan doğmuştur. Fatura tanzim edildikten sonra, faturadaki rakamların altının iki çizgi ile kapatılıp fatura tanzim eden tarafından imzalanması, o faturanın bedelinin ödendiği anlamına gelir. ........ tarihli 6 nolu teamül kararı ile açık-kapalı fatura uygulamasının bir örf adet hukuk kuralı haline gelmesini sağlamıştır. 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde, Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkimin, örf ve âdet hukukuna göre karar verebileceği ifade edilmiştir. TTK'nın 2. maddesinde de, bu düzenlemeye paralel olarak, Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe teamülün mahkemenin yargısına esas olamayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davaya dayanak yapılan faturaya çizgi çekilmek suretiyle altta imza atılması halinde faturanın kapalı hale geleceği, ticari örf âdet gereği kapalı faturanın bedeli ödenmiş fatura olduğuna karine teşkil edeceği, bu durumun aksini ispat etme yükümlülüğünün davacı alacaklı üzerinde olacağı açık olup, davalı fatura bedellerini ödediğini ayrıca ispatla yükümlü değildir.<br> Diğer yandan ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran ve borcu söndüren özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekli delillerdendir. Gerçekten de dosyada mübrez takibe dayanak fatura fotokopileri incelendiğinde taşıma hizmet türü ile bedellerine ilişkin kısmın altında çizgi ve imza bulunmaktadır. Bu durumda  davaya konu faturaların Yargıtay İçtihatları kapsamında kapalı fatura özellikleri taşıdığı, satıcı tarafından imzaların faturaların orta kısmına atıldığı, kapalı fatura olarak düzenlendiği yani ticari teamüllere göre peşin olarak tahsil edildiği anlamı ifade ettiği tespit edilmiştir.  İmzalara davacı tarafından da karşı çıkılmış değildir. Dolayısıyla mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Davalı yanca her ne kadar kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, İİK.'nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davacının ayrıca kötü niyetli olmasının da gerekmektedir. Faturaların kapalı olarak düzenlenmesi mahkemenin de belirttiği gibi sadece ödendiği yolunda karine oluşturur. Aksinin ispatı mümkündür. Davacının, bu hususun aksini ispatlayamaması, kötüniyetli olduğunun delili olamaz. Davacı haksız çıkmıştır, fakat ayrıca kötüniyetli olduğu, tahsil ettiği parayı bir kez daha tahsil etmeye çalıştığının davalı tarafından ispatlanması gerekir. Davalı, buna dair hiçbir delil ibraz etmemiş olup dosya kapsamından da bu durum anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla kötü niyet tazminatı yönünden davalı vekilinin vaki olmuş istinaf başvurusunun da esastan reddi cihetine gidilmiştir.<br>Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle ;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b(1) maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davacıdan alınması gereken ........ TL istinaf karar harcından  peşin alınan ...... TL’nin mahsubu ile bakiye ...... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalıdan alınması gereken  ....... TL istinaf karar harcından peşin alınan ...... TL’nin mahsubu ile bakiye ....... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Taraflarca  yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri  üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,<br>6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>7-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ... *<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Üye ...<br>  ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır <br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5000c43be108f742","SID":"6e96ff9672baf89d"}}