{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   11. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>GAZİANTEP<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1367 <br>KARAR NO\t: 2024/93<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN    <br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/1750 E., 2018/1124 K.<br>DAVACILAR\t: 1-... - (...)<br>\t\t2-... - (...)<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALIlar\t: 1 -... - (...)<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>\t  2 -....<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>İSTİNAF KARARININ\t<br>KARAR TARİHİ\t: 01/02/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 01/02/2024<br><br>Taraflar arasında görülen davada ...... Karar sayılı dosyasında verilen ....... tarihli kararın istinaf incelemesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>- K A R A R -<br><br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ........ işçi olarak çalışıp emekli olduklarını ve halen ........ yaşadıklarını, davacıların aynı zamanda ........ de emekli olup emekli maaşlarını ...... şubesinden aldıklarını, davacıların ........ yılı yaz aylarında bankadaki emekli maaşlarını alamadıklarını ve hesap üzerine bloke konulduğunu öğrendiklerini, ancak sormalarına rağmen davacılara bilgi verilmediğini, yapılan harici araştırma sonucunda banka çalışanı bir veya bir kaç kişinin davacılar adına kredi çektiklerini, kredi çekerken maaşlarını ipotek ettirdiklerini ve hesaptaki paranın boşaltıldığının öğrenildiğini, davacılar adına hesabından para çeken ve sahte evrak ile kredi çeken kişinin banka çalışanı davalı ... olduğunun öğrenildiğini, davalı ... hakkında ayrıca ........ E.sayılı davası ile bankanın uğradığı zarar nedeniyle banka tarafından tazminat davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, ayrıca davalı ... hakkında .......... E.sayılı davası ile sahte belgeler ile kredi çekilmesi nedeniyle kamu davası açıldığını, davanın derdest olduğunu ileri sürerek  davacılar adına sahte belgeler ile çekilmiş olan kredilerin iptaline, davacıların emekli maaşlarına konulan bloke nedeniyle dava tarihine kadar kesilmiş maaşları ile davacılara ait banka hesapları bilirkişi tarafından incelenerek çekilen para nedeniyle fazlaya dair istek hakkı saklı kalmak üzere .......... TL'nin en yüksek ticari faiz ile birlikte davalı bankadan alınarak davacılara iadesi ile halen davacıların mağduriyetinin giderilmemesi, davacılardan bilgi ve belgelerin saklanması nedeniyle her bir davacı için ...... TL olmak üzere ....... TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ......... tarihli  ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat taleplerini davacılardan ... yönünden .......... TL davacı ... için ...... TL'ye yükseltmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını somutlaştırması gerektiğini, zira çekildiği iddia edilen krediler ile maaşların tarihleri, miktarları, kredi numaraları veya ne kredisi olduğu hakkında açıklama yapılmadığını, davanın ispata elverişli olmadığını, davalı ....... yürüttüğü soruşturma sonucu hazırlanan raporda müşteri hesaplarından bilgileri ve rızaları dışında kredi kullandırıldığı, söz konusu kredi tutarlarının temellük ettiği, vadeli ve vadesiz mevduat hesaplarından müşterilerin bilgileri ve rızaları dışında para çekilmesi ile davalı bankanın .......... mevzuata aykırı olarak bireysel kredi kullandırıldığı, bu suretle zimmete para geçirildiğini ve davalı bankanın da zarara uğradığının tespit edildiğini, diğer davalı ... hakkında ...... Esas sayılı davasının halen derdest olduğunu, davacılar tarafından emekli maaşlarındaki banka tarafından bloke veya haciz olduğunun iddia edildiğini, ancak davacıların davalı banka nezdinde kullandıkları kredi nedeniyle takibe düştüklerini, yine davalı bankanın zararı nedeniyle ......... Esas sayılı davasının devam ettiğini, manevi tazminat isteğinin ancak kişinin, kişilik değerlerinde oluşan objektif azalmayla istenebileceğini, davacıların manevi tazminat isteğinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını somutlaştırması gerektiğini, zira çekildiği iddia edilen krediler ile maaşların tarihleri, miktarları, kredi numaraları veya ne kredisi olduğu hakkında açıklama yapılmadığını, davanın ispata elverişli olmadığını, davalı müvekkilinin hukuka aykırı hiçbir işlem ve eylem yapmadığını, davalı müvekkili aleyhinde......... açılan davanın devam ettiğini, ancak davalı müvekkilinin isnat edilen suçu işlemediğini, yargılamanın temelinin çalıştığı dönemde bazı işlemlerde usulsüz yapıldığı iddiasıyla banka müfettişi tarafından yapılan teftiş sonucu hazırlanan rapora dayandırıldığını, ancak bankanın tek yanlı ve banka menfaati düşünülerek hazırlanmış bu raporun sonuç kısmındaki anlatım ve ifadeler ile davalı müvekkilinin suçlu olduğu hissinin uyandırılmaya çalışıldığını, somut uyuşmazlıkta bizzat davacılar tarafından bankanın ......... Şubesinden krediler kullanıldığını, hesaplarından para çekildiğini ve birçok bankacılık işlemi yapıldığını, yine bazı işlemlerin vekaleten yapıldığını, davalı müvekkilinin bu işlemleri davacıların bilgisi, rızası ve izni dahilinde gerçekleştirdiğini, yine davalı müvekkilinin tek başına kredi verme yetkisi bulunmadığını, kredi kullandırma işleminin banka müdürü, müdür yardımcısı ve yönetmenden oluşan kredi komitesi tarafından yapıldığını, kredinin kullandırılması konusunda tüm yetkinin bu komiteye ait olduğunu, davacılar adına düzenlenmiş sahte evrakla kredi çekmenin mümkün olmadığını, davalı müvekkili hakkında yargılaması devam eden ...... Esas sayılı davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, yine manevi tazminat isteğinin ancak kişinin, kişilik değerlerinde oluşan objektif azalmayla istenebileceğini, davacıların yaşanan olaylar nedeniyle mağduriyet ileri sürerek manevi tazminat istemesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddini  talep etmiştir.<br>Mahkemece; \"...davacıların öne sürdüğü üzere  davalı bankada usulsüz şekilde adlarına açılan hesaplardan iade  edilenler dışında davacılardan ...'in ......... TL ...'in ...... TL parasının davalı ... ...... tarafından  uhdesine  geçirilmesi sonrasında bu paraların davalı  banka tarafından davacıların maaş hesaplarından kesinti yapılarak tahsil edildiği, banka kayıtları ceza yargılaması ve o yargılamada alınan bilirkişi raporu mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ve özellikle bankanın kendi bünyesinde yaptırdığı teftiş incelemesi sonucu düzenlenen kanuni soruşturma dosyası ve bu dosya kapsamında banka tarafından o dönemde kendi işçileri olan diğer davalı ... aleyhine aynı iddialar ile ilgili olarak alacak davası açmış bulunması karşısında davacıların istirdata yönelik taleplerinin ayrı ayrı  davalı ... ile istihdam edilen ve işlemleri bizzat yürüten davalı banka yönünden subut bulduğunun  anlaşıldığı  ve yine yapılan haksız fiil türünden mevzuata aykırı işlemler, davalı banka tarafından davacılar aleyhine icra takibi yapılması ve hatta takip kapsamında davacı ... hakkında gayrimenkul haczi talebinde bulunması ile haczin yapılması karşısında işlemlerin vuku bulduğu ve dava tarihinde davacıların yaşları davacılar ile davalı ...'un sosyal ve ekonomik koşulları ile uyumlu olmak kaydı ile davacıların çektikleri manevi üzüntülere karşılık gelmek üzere zenginleşmeye yol açmayacak ve manevi acıyı tatmin edecek oranda olmak üzere davacıların manevi tazminat taleplerinin takdir ile hüküm altına alındığı ve davanın istirdata ilişkin kısmı yönünden maddi tazminat nitelendirmesi ile  kabulü ile,  ...... TL'nin dava tarihi olan ...... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine,  ....... TL'nin dava tarihi olan ....... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile,  ....... TL manevi tazminatın  dava tarihi olan ....... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ......e' ödenmesine,  .......  TL manevi tazminatın  dava tarihi olan ....... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan  müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat  taleplerin reddine\" karar verilmiş, davalı ... vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine dosya Dairemize gelmiş olup, Dairemizin ......... tarihli ilamı ile; \"...Dairemizce yapılan inceleme sonucunda;  Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacılar vekilinin tavzih dilekçesinde özetle; mahkemece hüküm kurulurken asıl alacaklar yönünden “Müştereken ve Müteselsilen” şeklinde hüküm kurulduğu, “Yargılama Giderleri” ile “İlam Vekalet Ücreti” yönünden “Müştereken ve Müteselsilen” cümlesi yerine, “Davalılardan Tahsiline” şeklinde yazıldığını, mahkemenin kararının bu şekli ile 2016 tarihinde......... sayılı takibi ile icraya konulduğu ve takibin kesinleştiğini, davalı ...'un kararı istinaf etmediğini, ......... vekilinin ise  mahkeme kararını istinaf ettiğini, istinaf ederken icra dosyasına “Teminat Mektubu” konulması için......... yargılama giderleri “Dosya Kapak Hesabı” yapıldığı ve bu hesaplamalar yapılırken Avukatlık Ücreti ve Yargılama Giderlerinin Tamamının dosya kapak hesabına eklenerek istinaf eden banka vekilinden icra veznesine depo etmesinin istendiğini, davalı banka vekilinin bu borcun kendi borcu olduğunu bilerek hesap edilen bu miktarı \"Teminat  mektubu\" ile icra müdürlüğüne depo ettiğini, bütün bu resmi belgelerin icra dosyası içerisinde olduğunu, 2016 tarihinden beri davalı bankanın tüm alacaklar yönünden “Müştereken ve Müteselsilen “ sorumlu olduğunu bildiğini, ........... karar sayılı ilamındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacaklarının da, asıl alacaklar yönünden kurulan “Davalılardan Müştereken ve Müteselsilen Alınarak…“ şeklindeki ilamın “İnfaz” şeklinin tabi olduğu hükme uygun şekilde yazıldığı halde; yani hükmün lafzının eksik kalmış olsa bile “ruhunun” “Müştereken ve Müteselsilen” şeklinde yazıldığı her hali ile anlaşıldığı halde ......... bu hususta asıl mahkemesinden bir “Tavzih” kararı alınması için re’sen ya da tarafların başvurusu ile hükme açıklık getirilmesi istenmek yerine  asıl mahkemenin hükmünü kendince değiştirerek ve kendince yorumlayarak, bir başka mahkemenin iradesinin yerine kendi iradesini açıklamış olmasının hukuka ve etik kurallara açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirterek davalılardan ...’un, diğer davalı .... ...... şubesinin çalışanı olduğu, işlediği suçlardan dolayı yargılanıp mahkum olduğu, mağdur ettiği kişilerin ve müvekkillerinin zararlarını karşılayacak durumda olmadığı, bu durumu davalı banka şubesinin de bildiği halde sırf müvekkillerini mağdur etmek için, alacaklara dair hüküm veren asıl mahkemenin kurduğu hükmü kendi mahkemesinden “Tavzih” yolu ile açıklattırması yolunu seçmek yerine, bir başka mahkemeden almış olduğu kararla asıl hüküm mahkemesinin yerine geçerek ve o mahkemenin kendi kurduğu hükümdeki iradesini değiştirerek ya da farklı yorumlayarak yeni bir hüküm ihdasına neden olması, dolayısı ile hem asıl mahkemesini ve hem de icra müdürlüğünün kararlarını bir başka mahkemenin kararı ile ortadan kaldırılmasının sağlanmasının hukuka, hakkaniyete ve etik kurallara aykırılık teşkil etmiş olduğundan müvekkillerinin mağduriyetlerinin önlenmesi için, asıl alacaklarının dayanak ilamı olan mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilamındaki “Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücreti” yönünden tahsilatın, “Davalılardan Müştereken ve Müteselsilen Alınmasına” mı yoksa,  “Davalılardan ½ şer Oranında Alınmasına” mı şeklinde anlaşılması gerektiği hususunda açıklayıcı bir tavzih kararı verilmesini istemiştir.<br>Mahkemece ....... tarihli ek karar ile; \"...Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin ......... EK sayılı kararı ile \"...Davalı .... Vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.  Davacı vekili ....... tarihli dilekçesi ile \"....asıl alacak yönünden “Müştereken ve Müteselsilen” tahsilata hükmedildiği; feri nitelikteki aşacaklar yönünden de aynı icrai kararın verilmesi gerekirken, sehven “Davalılardan tahsiline” şeklinde bir karar verildiği hususu nazara alınarak; mahkemeniz kararının hüküm kısmındaki mahkeme masrafları ve vekalet ücreti yönünden de –TAVZİHEN- “Müştereken ve Müteselsilen Tahsiline” hükmünün kurulmasına ...\" şekilinde beyanda bulunmuş ise de, Dava dilekçesi, gerekçeli karar, davacı vekilinin talep dilekçesi hep birlikte değerlendirildiği, HMK 305/2 maddesi \"Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" hükmü gereğince davacı vekilinin talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde; hüküm altına alınan tazminat alacakları yönünden davalılardan ... ile.........'nin “Müşterek ve Müteselsil Kusurlu ve Sorumlu” bulunarak davacılardan ...’in ........ TL, davacı ...’in ........ TL zimmete geçen paraları ile .........‘er TL manevi tazminatın davalılardan “Müştereken ve Müteselsilen” istirdadına dair hüküm kurulduğunu, ancak yerel mahkemenin asıl alacaklar yönünden “Müştereken ve Müteselsilen” şeklinde hüküm kurarken “Yargılama Giderleri” ile “İlam Vekalet Ücreti” yönünden “Müştereken ve Müteselsilen” cümlesi yerine, “Davalılardan Tahsiline” şeklinde yazıldığını, kendilerine göre bu cümlenin sehven yazıldığını, zira asıl alacakların infazı ile feri alacakların infazının aynen infazı gerekirken, asıl alacağın “müşterek müteselsil” yargılama gideri ve vekalet ücretinin “davalılardan ayrı ayrı” tahsilinin infaz sırasında kargaşaya ve çelişkiye neden olduğunu, bu durumun kanun hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemenin kararı 2016 tarihinde A......... Esas sayılı takibi ile icraya konulduğu ve takibin kesinleştiğini, .......'nın mahkeme kararını “İstinaf” ederken “Tehiri İcra Kararı” almak üzere icra dosyasına “Teminat Mektubu” konulması için icra müdürlüğünden “Dosya Kapak Hesabı” yaptırdığını, davalı-borçlu bankanın gerek icra emrinin kendisine tebliğinden sonra ve gerekse “Dosya Kapak Hesabı” yapıldığında yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ½'den sorumlu olduğuna dair herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu hesaplamalar yapılırken Avukatlık Ücreti ve Yargılama Giderlerinin Tamamının hem icra emrine ve hem de “dosya kapak hesabına” eklenerek davalıya verildiğini, bu resmi belgelerin icra dosyası içerisinde olduğunu, 2016 tarihinden beri davalı bankanın tüm alacaklar yönünden “Müştereken ve Müteselsilen “ sorumlu olduğunu bildiğini, .......... Karar sayılı ilamındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacaklarının da, asıl alacaklar yönünden kurulan “Davalılardan Müştereken ve Müteselsilen Alınarak…“ şeklindeki “İnfaz” şeklinin tabi olduğu hükme uygun şekilde yazılarak “tavzih” edilmesi gerekirken, tavzih taleplerinin HMK'nın 305/2 maddesi hükmüne göre reddine karar verildiğini, yerel mahkemenin tavzihi istenilen hükmünde taraflara tanınan ve yüklenen borçların kesin ve net bir şekilde açıl olmadığını, verilen hükmün duraksamaya ve tereddüte neden olacak şekilde kurulduğunu, tarafları ve konusu aynı olan bir davada, “asıl alacaklar “ için “müştereken ve müteselsilen” denirken, yargılama gideri ve vekalet ücreti için “davalılardan…” denerek infaz şeklinin tereddüte neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen ek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.<br>İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava, banka nezdindeki mevduatın banka çalışanı tarafından zimmete geçirilmesi nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. İlk derece ......... Karar sayılı kararı, Dairemizin ........ Karar sayılı kararı ile kesinleşmiş, davacılar vekili ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden tavzihini talep etmiş, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ....... tarihli ek karar ile; HMK 305/2 maddesi gereğince \"hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği\" ne dair düzenleme gereği talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, tavzih talebinin reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan REDDİNE,<br>2-İstinaf isteminde bulunan davacılar tarafından yatırılması gereken ....... TL istinaf karar harcından peşin alınan ....... TL harcın mahsubu ile bakiye ...... TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,<br>5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024\t\t\t<br>\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır<br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br>...<br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br>...<br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. \"5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\"<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d43d99c43746b9c5","SID":"53c3cc8442b08085"}}