{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/600 <br>KARAR NO\t: 2024/262<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/02/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/653 Esas,  2022/74 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maluliyet artış tazminatı davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;30/10/2015 günü sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araç ile...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralanmasına sebep oluşan kaza da Kaza tutanağına göre asli ve tali kusurlar verilmesine karşın ATK raporu aldırıldığında araç sahiplerinin oransal kusurları netleşeceğini, bu olay sebebiyle Adana Asliye Tic. Mahkemesinde 2016/... E sayılı dosya ile her ne kadar müvekkili ile ... sigorta şirketi arasında bir sulh sözleşmesi yapılmış olsa da müvekkilinin sulh anlaşmasından sonra kaza sebebiyle maluliyetinde artış meydana gelerek daha fazla çalışamayacak duruma geldiğini, Adli Tıp Kurumunda yapılacak olan muayene sonucunda müvekkilinin meslekte kazanma gücü oranının artmış olduğunun orta ya çıkacağını, müvekkilinin bu olayda yolcu olduğunu bu nedenle kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarına göre sigorta şirketlerinin sorumluluklarının ortaya çıkacağını, bu nedenlerle 100,00 TL Maddi Tazminatın (Ödenen miktarların düşümü yapılarak) Davalı... Sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Reeskont Avans Faiziyle birlikte tahsiline, 100,00 TL Maddi Tazminatın (Ödenen miktarların düşümü yapılarak ) Davalı ... Sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Reeskont Avans Faiziyle birlikte tahsili ile yargılama harç ve masraflarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı... Sigorta Şirketi vekili  cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili Mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, dava tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine maluliyet tazminatını talebiyle dava açıldığını, iş bu dava devam ederken davacı taraf ile sulh olunduğunu, davacı tarafa 84.582,00 TL asıl alacak, vekalet ücreti, faiz ve ferileriyle birlikte toplam 103.569,00 TL sulhen ibraname makbuz feragat name karşılığında ödendiğini, davacı tarafın sulh nedeniyle tüm maddi tazminatlar açısından işbu davadan feragat ettiğini, feragat namede... Sigorta A.Ş ve Sigortalısı lehine maddi tazminat ve ferileri yönünden feragat edildiğinin belirtildiğini, bu nedenlerle aleyhlerine açılan davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihiden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,  dava konusu kaza nedeniyle davacının tüm taleplerinden feragat ettiğini, müvekkili şirketçe uzlaşmaya binaen davacı tarafa 15.000,00 TL anapara 1.800,00 TL dava vekalet ücreti ve 1.512,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 18.312,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, davanın derdestlik veya kesin hüküm sebebi ile dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,  davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu maluliyet raporlarının kabul edilemeyeceğini, maluliyet oranının adli tıp kurumunda tespit edilmesi gerektiğini, davanın kabul anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkili şirket poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın kesin hüküm veya derdestlik sebebiyle reddine, ödeme yapılıp maddi tazminata ilişkin tüm sorumluluğun yerine getirilmiş olması nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \" <br>Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, davacının davalı ... Sigorta şirketi ile yaptığı 15.08.2016 ve... Sigorta şirketi ile yaptığı 20.10.2016 tarihli ibra sözleşmelerindeki bedelin yetersiz olması nedeniyle açtığı maddi tazminat davasıdır. 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl  içinde, hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Davalı ... Sigorta davacı tarafa 15.08.2016 tarihinde, davalı  ..... Sigorta ise 20.10.2016 tarihinde ödeme yapmış ve davacı taraf davalıları kesin ve dönüşümsüz ibra etmiş, işbu dava ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle 31.12.2018 tarihinde açılmıştır. Davalılar yönünden davanın KTK'nın 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığın\"  gerekçesiyle \"Davanın reddine \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; yapılan sulh sözleşmesinden sonra müvekkilinin maluliyetinde artış meydana geldiğini, davanın  müvekkilinde meydana gelen maluliyet artışına ilişkin tazminat davası olduğunu, mahkemeden talep edilen, sulh nedeniyle yapılan ibra sözleşmesi sonucu belirlenen bedelin yetersiz olduğunun belirlenmesi değil, sulh için yapılan ibralaşmadan sonra müvekkilinin maluliyetinde artış meydana gelmesi sonucu maddi tazminatın ödenmesi talebi olduğunu, sulh anlaşmasından sonra kaza sebebiyle müvekkilinin maluliyetinde artış meydana geldiğini, daha fazla çalışamayacak duruma geldiğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maluliyet artış tazminatı   istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>30/10/2015 tarihinde ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı minübüsün karıştığı trafik kazası neticesinde  davacının  yaralanarak malul kaldığı, bu kaza sebebiyle Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2016/... Esas sayılı dosyası üzerinden davalılar... Sigorta A.Ş  ve ... Sigorta A,Ş aleyhine yürütülen davada davacının sulh olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, davacı vekili tarafından 31/12/2018 tarihinde açılan davada dava dilekçesi ile,  \"  Sulh anlaşmasından sonra kaza sebebiyle maluliyetinde artış meydana geldiği, daha fazla çalışamayacak duruma geldiği \"  ifade edilerek açılan davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde davanın reddi yönünde karar verildiği, davacı vekili tarafından \" sulh sözleşmesinden sonra müvekkilinin maluliyetinde artış meydana geldiği, ibra sözleşmesinin geçersizliği iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığı, maluliyetteki artışın tespit edilerek bunun tazmininin talep edildiği \" ifade edilerek kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından açılan davanın sulh ve ibra sebebiyle tazminatın eksik ödendiği noktasında olmadığı, davanın sulh sözleşmesinden ve ibradan sonra meydana gelen kazanın sonucu olarak davacının maluliyetinde artış meydana geldiği iddiasıyla açılmıştır. Dolayısı ile Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2016/... Esas ve 2016/...Karar sayılı dosyası getirtilerek  bu dosyadaki tedavi evrakları ve raporlar ile sulh sözleşmesi tarihinden sonra davacının sağlık kayıtları celbedilerek maluliyet durumunda bir artış durumu olup olmadığının tespiti amacıyla uzmanlardan oluşan heyetten bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre değerlendirme yapılarak olumlu veya olumsuz  bir karar verilmesi amacıyla davacının vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK 'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 02/02/2022 tarih ve 2018/653 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararının, HMK’nın 355, 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 355, 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının davacıya iadesine,<br>4-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere......  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7bb0941ae3598b6","SID":"68df88341dacc770"}}