{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/606 <br>KARAR NO\t: 2024/264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 19/01/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/141 Esas,  2022/41 Karar\t   <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi  tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;sürücü ....'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve bu olay nedeniyle malul kaldığını, müvekkillinin iş gücü kaybından dolayı davalılar aleyhine müracaat edildiğini, arabuluculuk için toplantı yapıldığı fakat anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin kaloriferci olarak çalıştığını, kaza nedeniyle müvekkilinin bir çok kez hastanelerde tedavi gördüğünü, Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkilinin yaralanması sebebiyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamında olmaması kaydıyla kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, bu nedenle kusur oranının tespiti gerektiğini, maluliyet durumunun tespit edilmesi gerektiğini, yeni düzelemeye göre müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun kaldırıldığını, davacı tarafın, sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre tespiti yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusur raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 80,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 09/01/2020 tarihinden, davalı .... yönünden 01/11/2018 tarihinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak\"  gerekçesiyle \"Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;80,16 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davalı sigorta şirketi yönünden 09/01/2020 tarihinden, davalı .... yönünden 01/11/2018 tarihinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,1.000,00 TL'nin 01/11/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili  istinaf dilekçesinde özetle; davalı araç sürücüsünün yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden davaya konu kazanın meydana gelmiş olması hususları göz ardı edilerek ATK raporunda kusur oranları tayin edilirken müvekkiline yüklenen kusur oranının oldukça yüksek olduğuna yönelik kusur raporuna karşı  itirazda bulunulduğunu, ancak belirtildiği üzere kazanın meydana gelmesinde davalının dikkatsiz davranışının asli etkili olduğu açık olmasına rağmen mahkemece itirazlar yerinde görülmeksizin kusur raporunun yeterli olarak değerlendirildiğini,  mahkemece maluliyet raporuna ilişkin itirazların yerinde görülmediğini  ve maluliyet raporunun hükme esas alındığını, müvekkilinin kazadan sonra maluliyeti mevcut olup bu maluliyet nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilebilmesi amacı ile dava  açıldığını, maluliyet raporunda yalnızca geçici iş göremezlik süresinin hesaplanması hatta bunun dahi çok düşük hesaplanmasının müvekkilinin  hakkını zedelediğini, bu nedenle yeniden rapor alınmaksızın bu rapora göre hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin yaşamış olduğu acı, elem ve korkunun da bir nebze olsun giderilmesi adına manevi tazminat talebinde bulunulduğunu , mahkemece kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin hakkının zedelendiğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi  tazminat   istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>01/11/2018 tarihinde davalılardan ....'ın sürücüsü bulunduğu, diğer davalı Sigorta şirketi nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan ...plakalı araç ile davacının yaya olarak karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak açılan davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde; davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Ceza dosyası kapsamında alınan  İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi 'nin 16/01/2020 tarih ve 2020/..../....sayılı kusur raporunda sürücü ....'in tali, yaya ....... 'in asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama aşamasında alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi 'nin 30/07/2021 tarih ve .....-.... sayılı kusur raporuna göre, sürücü ....'ın % 15 oranında, yaya ......... 'in % 85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, olayın gelişimine ve dosya kapsamına uygun olduğu, olayın irdelenerek kanaat bildirildiği anlaşıldığından, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddi gereklidir. <br>Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı 'nın 19/01/2021 tarih ve .... sayılı maluliyet raporuna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 10 güne kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Söz konusu rapor içeriğinden raporun \"  30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek  Sağlık Kurulu Raporları  Hakkında Yönetmelik \"  hükümlerine göre tanzim edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu  maluliyet raporuna 05/02/2021 tarihli dilekçe ile davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtirazda yönetmeliğin uygulanmaması gerektiği belirtilmiştir. Atatürk Üniversitesi tarafından tanzim edilen raporda uygulanan  yönetmelik kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliktir. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da 6100 Sayılı HMK 'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gereklidir. <br>Davacı vekilinin manevi tazminatın düşük olduğu yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde ise, dosya kapsamında hükme esas alınan kusur raporuna göre % 85 oranında asli kusurlu olduğu, maluliyet raporuna göre kendisinde sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığı, iyileşme sürecinin 10 güne kadar  uzayabileceğinin belirtilmesi tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminata hakim olan ilkeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince belirlenen manevi tazminat miktarının makul olması karşısında davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye  346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Gerekçeli kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere .......  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00d15d92ea5a2a7b","SID":"6830707e5035bf22"}}